Garanti Emeklilik Genel Müdürü Erhan Adalı, bireysel emeklilik sisteminin 2009’daki büyüme temposunu, 2010’da da koruyacağı görüşünde. Uzun vadede ise potansiyelin çok daha yüksek olduğunu söylüyor, “Gelecek 20 yılın hedefinde 5,5 milyon katılımcı, 120 milyar TL fon büyüklüğü var” diyor. Adalı’ya göre yeni dönemde başarılı olmak için banka desteği şart. Bireysel emekliliğin, acente gibi geleneksel kanallarla yapılamayacağını söyleyen yönetici, “Banka kanalı olmayanlar şirketler zorlanabilir. Önümüzdeki 3 yılda bir takım birleşmeler ve şirket sayısında bir miktar azalma öngörüyorum” diye konuşuyor.
Bu yıl bireysel emeklilik sistemi, dünyada ve Türkiye’deki ekonomik daralmaya rağmen büyümesini sürdürdü. Hem katılımcı sayısı hem fon hacminde büyüme yakaladı. Garanti Emeklilik Genel Müdürü Erhan Adalı, sistemin yılı 2 milyon düzeyinde katılımcı ile kapatacağını söylüyor. Fon büyüklüğü tarafında elde edilen performansın çok daha yüksek olduğuna işaret eden yönetici,
“Yılın ilk 10 ayında fon büyüklüğünde, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 36 artış yaşadık. Sektörde fonların getirisi de yıllık yüzde 26’ya ulaştı” diye konuşuyor.
BES’in 2010’da da bu yılkine yakın bir performans gösterebileceği düşünülüyor. Adalı, katılımcı sayısında yüzde 15 artış olabileceğini, fonların da bu yılki yüksek getirilerini sürdüreceğini öngörüyor ve ekliyor: “2011’den itibarense sektörün, 2006-2007’deki yüksek büyüme hızına tekrar geri döneceğini düşünüyorum.”
Garanti Emeklilik, sektörün önde gelen oyuncularından… Erhan Adalı, 2009’un ilk 10 ayında katılımcı sayısında yüzde 26,5 pazar payına ulaştıklarını söylüyor. Yıla başlarken bu oranın yüzde 19,3 mertebesinde olduğuna işarete eden Adalı, “Yani pazar payı almaya devam ediyoruz. Pazardan daha fazla büyüyoruz. 2010’da da bu tempoyu koruyacağız hatta daha fazla büyüyebileceğimizi düşünüyoruz” diyor.
Garanti Emeklilik Genel Müdürü Erhan Adalı ile bireysel emeklilik sisteminin performansını, yeni döneme yönelik plan ve hedefleri konuştuk:
-Türkiye bireysel emeklilik sistemi (BES) ne kadarlık bir hacme ulaştı? Yıl sonu sektör büyüklükleri ne düzeyde olur?
Hem dünya hem Türkiye ekonomisi küçülürken sektörde, bizim için sürpriz olmayacak şekilde büyüme var. 2008 sonundan ekim 2009’a kadar geçen sürede, katılımcı sayısında yüzde 11-12 civarında bir büyüme gerçekleştirdik. Sistemin şu anda yaklaşık 1 milyon 950 bin düzeyinde katılımcısı bulunuyor. Fon tarafında ise daha da inanılmaz bir performans söz konusu. Son 10 ayda fon büyüklüğünde yüzde 36 düzeyinde artış yaşadık. Sektörde fonların getirisi de yılda yüzde 26’ya ulaştı.
Türkiye’de BES yeni ve büyüme trendinde. Son 5 yılda ciddi bir büyüme ivmesiyle gelişiyordu. Son 1 yılda bu ivmede bir miktar düşüş oldu. Yılı 2 milyon katılımcıyla bitirmeyi planlıyoruz. Kriz olmasaydı bu rakam çok rahatlıkla 2 milyon 200 bin olurdu. Bu yılki performansın çok rahat 2 misli bir performans gösterebilirdik.
Tam krizden önce, 2008’in ağustos ayında, kurum katkılı grup sözleşmelerini devreye sokacak yasal altyapı tamamlanmıştı. Çok sayıda firma da bunu 2009 planları içine koymuştu. Kriz bütün bunların ertelenmesine sebep oldu.
2010 ve sonrası için beklentileriniz ne yönde? Sektör gelecek 10 yılda nasıl gelişecek?
Artık Türkiye’de bireysel emeklilik bir ihtiyaç haline geldi. Tıpkı cep telefonu gibi bağımlılık yaratmaya başladı. Bunun da çok basit bir sebebi var: Türkiye’de 2006-2007 yıllarında Sosyal Güvenlik Reformu yapıldı. Çok da doğru yapıldı, çünkü çok gerekli bir ihtiyaçtı. Geçmiş 30-40 yıla baktığınızda, Türkiye’de emekli olan insanların maaşları hiçbir zaman emeklilikte yaşam standardını aynı tutabilecek bir noktada olmadı. Dolayısıyla insanların, emeklilik dönemleri için bireysel olarak da birikim yapmaları gerektiğinin bilincinde olmaları çok önemliydi. BES bu ihtiyacı çok iyi karşıladı. Önümüzdeki 5 yılda sistem çok daha fazla kabul görüyor olacak.
2010’da, 2009’daki büyümeyi tekrarlayacağımızı düşünüyorum. Katılımcı sayısında yüzde 15 düzeyinde bir artış olabilir. Fonlar da yine bu yılki yüksek getirilerini sürdürür. 2011’den itibarense sektörün, 2006-2007’deki yüksek büyüme hızına tekrar geri döneceğini düşünüyorum.
-Daha uzun dönem için tahminleriniz var mı?
10 yıl sonrasına yönelik yaptığımız projeksiyonlarda çok çarpıcı rakamlar ortaya çıkıyor. Örneğin 2020 yılında fon büyüklüğünün 120 milyar TL’ye ulaşmasını bekliyoruz. Yaklaşık 5,5 milyon yatırımcıyı geçeceğimizi öngörüyoruz.
Bunlar mevcut koşullarda devam ettiğimiz durumda beklediğimiz rakamlar. Bu mütevazi rakamların daha da üzerine çıkılabilir. Macaristan, Çek Cumhuriyeti gibi ülkelerde BES’in GSMH’dan aldığı pay yüzde 10’ların üzerinde. Bu orana da 8-9 yılda ulaştılar.
Sektöre yeni şirketler girdi. Şirket sayısı gelecek yıl ve sonrasında da artmaya devam eder mi? Bu durum rekabeti nasıl etkileyecek?
Şirket sayısı Deniz Emeklilik ile beraber 13’e ulaştı. Gelecek yılın sonuna doğru bu sayının, Axa ve Ziraat’in emeklilik şirketlerinin sisteme katılmasıyla birlikte 15’e ulaşması bekleniyor. Bunların dışında pazarı başka takip edenlerin de olduğunu duyuyoruz ama onların harekete geçmeleri biraz daha zaman alabilir.
Bugün sektörün ilk 4 oyuncusu yüzde 75 gibi bir pazar payına sahip. Bunların da ortak özelliği, arkalarında bankacılık sektörünün de ilk 4 oyuncusu olan bankaların olması. Bu tablonun gelecek dönemde de çok fazla değişmeyeceğini düşünüyorum.
Yeni katılımcılar, bireysel emeklilikte başarılı olmak için banka dağıtım kanalıyla birlikte hareket etmeli. Önümüzdeki yıllarda banka dağıtım kanalı olmayan şirketlerde biraz sıkıntı olabileceğini düşünüyorum. Bu, acente gibi konvansiyonel sigorta dağıtım kanallarıyla yapılabilecek bir iş değil. Dolayısıyla önümüzdeki 3 yılda bir takım birleşmeler ve şirket sayısında bir miktar azalma öngörüyorum.
BES şirketleri kârı geç yakaladı. Bundan sonraki dönem kârlılıklar nasıl olur?
Bireysel emeklilik şirketleri işe başlarken, yatırımların kendini amorti etmesi için 6-7 yıl gibi bir süre öngörmüşlerdi. Bu aslında birçok yatırım için uzun bir süre. Ancak sektör, sistemin başlangıcında öngörülen performansın üzerine çıktığı için bazı şirketler para kazanmaya, kâr üretmeye başladı. Bu çok önemli bir gelişme. Eskilerin deyişiyle biz, evladiyelik bir iş yapıyoruz ve sağlıklı büyüyebilmemiz için bu işten para kazanmamız gerekiyor. Diğer yandan doğru bilanço yönetimiyle bu işin, makul ve mantıklı bir iş olduğunu hissedarlarımıza da göstermemiz gerekiyor. Sonuçta işin sürekliliği onların inanmalarına bağlı.
Tüm şirketler bu yılı kârlı kapatacak. Ancak bu kârların içinde hayat branşı da olacak. Hayat branşından arındırıldıktan sonra bazı şirketler hala kâra geçmemiş olabilirler. Sektördeki şirketlerin yüzde 25-30’unun henüz hala kârsız çalıştığını zannediyorum. Kârlılık gelecekte şirketler için çok daha önemli olacak.
Sistem ilk emeklilerini vermeye başladı. BES şirketleri emeklilerin maaş ödemelerine yönelik ne gibi çalışmalar yapıyor? Bu anlamda gelecekte yeni ürünler görecek miyiz?
Asında bundan 2-3 yıl öncesinde emekli vermeye başladık. Bunlar sistemden paralarını çekip başka enstrümanlara yatırım yaptı. Geçtiğimiz eylül ayında ise sistem, emeklilerini sistemin içerisinde tutarak emekli etmeye başladı. Şimdi artık fonlarını sistemde bırakarak belli bir tutar, belli bir zaman ya da belli bir endekse bağlı olarak istedikleri yöntemle maaş alabiliyorlar. Bundan sonraki dönemde artık fonları çeşitlendirmemiz gerekiyor. Bir süredir de bunun üzerinde çalışıyoruz. İlgili kamu otoriteleriyle görüşmelerimiz devam ediyor.
Şu anda sistemin bin 700 düzeyinde emeklisi var. Bunlar hayat tarafından gelen müşterilerden oluşuyor. 2013’te sistemin 5 bin 200 civarında emekli vermesi öngörülüyor. 2018 için öngörülen rakam 80 bin düzeyinde.
Büyümenin Yarısı Hayattan Geldi
Lokomotif Ürün
2009 yılında sigorta sektörü yaklaşık yüzde 3 civarında büyüdü. Bu büyümenin yarısı elementer sigortadan kalanı da hayat sigortalarından geldi. Yani hayat sigortaları bu yıl sektöre önemli bir katkı sağladı. Bir anlamda sektörün büyümesinin lokomotifi oldu.
Önemi Arttı
Türkiye’de hayat sigortacılığı bir maratona benziyor. İnsanlara hayat sigortasının ne kadar önemli bir enstrüman olduğunu, ödenen küçük primlerle ne kadar büyük riskleri teminat altına aldıklarını sürekli anlatıyoruz. Bu çabanın etkisini artık görmeye başladık. Dolayısıyla hayat sigortacılığı bireysel emeklilik şirketleri için şirketi kâra geçiren bir unsur olmaktan çıkıp başlı başına çok önemli bir ürün konumuna geldi.
Rekor Performans
Bir ülkede hayat sigortalarının performansını, o ülkenin gelişmişlik seviyesi olarak da görüyorum. Zaman içinde hayat sigortaları bugünkünden çok daha iyi bir yere gelecek. Hayat branşının gelişimine yeni ürünler de çok katkı sağlıyor. Örneğin bu yıl işsizlik sigortası ürünüyle biz çok önemli bir performans yakaladık. Bugüne kadar yaklaşık 60 milyon TL prim ürettik.
Gelecek Dönem
İşsizlik sigortası, dünyada çok uzun zamandır var olan ama Türkiye’de olmayan bir üründü. 2008 yılında hayatımıza girdi ve çok da anlamlı bir büyüklüğe ulaştı. Önümüzdeki dönem işsizlik sigortası gibi olmasa da onun versiyonu çeşitli yeni ürünler yine olacak. Örneğin biz Garanti Emeklilik olarak 2010 başında yeni bir ürünle piyasaya gireceğiz.
“3 Yıl Sonra Pazar Lideri Olacağız”
2010 Hedefleri
Katılımcı sayısında 2009’un ilk 10 ayında yüzde 26,5 pazar payı ile sektör lideriyiz. Yıla başlarken bu oran 19,3 mertebesindeydi. Yani pazar payı almaya devam ediyoruz. Pazardan daha fazla büyüyoruz. 2010’da da bu tempoyu koruyacağız hatta daha fazla büyüyebileceğimizi düşünüyoruz. Pazar ne olursa olsun biz mutlaka pazarın üzerinde büyüyeceğiz. Bu strateji ile hareket ediyoruz. Fon büyüklüğü tarafında da bu yıl ilk 9 ayda pazarın bir miktar üzerinde büyüdük. Burada da yüzde 16 düzeyinde pazar payına ulaşmış durumdayız.
Katkı Payına Dikkat
Bir de katkı payı kriteri var. Bu, sisteme sokmuş olduğunuz katılımcılardan her ay düzenli olarak toplamış olduğunuz paya işaret ediyor. Bu kritere bakıldığında yüzde 19 payla çok önemli bir performansa sahibiz. Bu oranla da sektörde 2’nci sıradayız. Bu da doğru müşterilerle sürdürülebilir bir büyüme sağladığımız anlamına geliyor. Öncelikli hedefimiz katılımcı sayısında liderliği yakalamak olacak. Gelecek 3 yılda da sektörde, her kritere göre liderliği yakalamak hedefindeyiz.
3 Önemli Odak
Bu hedefe ulaşmada öncelikli olarak ana dağıtım kanalı olarak kullandığımız Garanti Bankası’nın desteği etkili olacak. Geçtiğimiz 2 yılda Garanti Bankası bünyesindeki alternatif dağıtım kanallarını çok iyi kullanmaya başladık. Bu ilave bir bankayı dağıtım kanalı almak gibi bir etki yarattı. Garanti Bankası’nın desteğinin yüzde 25-30’u kadar bir performansı buradan yakaladık. Yeniliklerin de hedefe ulaşmada etkili olduğunu düşünüyoruz. Örneğin geçtiğimiz temmuz ayında bir fon çıkardık. Hazine’nin çıkarmış olduğu gelire endeksli senetler var. Kurmuş olduğumuz alternatif esnek fon da içinde gelire endeksli senetlerin bulunduğu bir fon. Bu fonun bizim için önemli bir müşteri potansiyeli taşıdığına inanıyoruz.
Hande D. Süzer
hdemirel@capital.com.tr