“Sektörün uzun vadeli stratejiye ihtiyacı var”
Recep Konuk, Türk tarım sektörünün gelişebilmesi için, uzun vadeli stratejilere ihtiyaç olduğunu söylüyor.
Kısaca ve öncelikle sektörün kalkınabilmesi ve ülke ekonomisine katkı verebilmesi için 25-30 yıllık bu bakış açısı değişecek. İkincisi üretim altyapısının iyileştirilmesine yönelik projeler tamamlanacak. Dünya bu meselelerini halledeli belki 50 yıl oldu. Biz hala sulama kanallarıyla uğraşıyoruz. Tüm bunlarla birlikte tarımsal bilgiye, bilgi üretimine yatırım yapılacak.
Konya Şeker, kuruluş, üretim tesisleri ve üretim miktarları hakkında bilgi verir misiniz?
Konya Şeker’in kuruluşundan bahsetmeden önce sektörle ilgili önemli bir hususu vurgulamamız gerekiyor. Ülkemiz imparatorluk döneminde önemli bir şekerli mamuller ihracatçısıydı, belki de İmparatorluğun tek işlenmiş gıda mamulü ihracatını bu kalem oluşturmaktaydı. Ancak bir çelişkiden de söz etmeliyim; şekerli mamul ihracatçısı ülkede sadece bir tane şeker fabrikası yoktur. Sektörün ve halkın şeker ihtiyacının tamamı ithalat yoluyla karşılanmaktadır. Dolayısıyla sektör dış piyasalara bağımlıdır ve bu bağımlılığın etkisi Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla etkisini göstermiştir. Çarpıcı bir rakam vermek istiyorum; 1914 yılında İstanbul’da şekerin fiyatı 3 kuruştur, 1918 yılında ise 195 kuruştur. Artış oranı tam 65 kattır. Geçtiğimiz yüzyılın başında Avrupa’nın en önemli şekerli mamuller üreticisi olmasına rağmen, ülkemizin bugün bu alanda dünya devi olmuş markalara sahip olmasındaki gecikmişliğinin nedenini ben sektörün o yıllardaki ithalata bağımlılığında görüyorum. Bu tespit önemlidir ve bu tespitin öneminin altını çizmek istiyorum. Bugünkü üretim yapımızda da bu tespitten yola çıkarak alacağımız pek çok tedbirin olduğunu hatırlatmak istiyorum.
Konumuza dönersek, bu tespiti Cumhuriyet’in kuruluşunda Cumhuriyet İdaresi üreticilerde yaptı ve 1923 yılında toplanan İzmir İktisat Kongresi iddialı bir karar aldı. Kararda şu ifadeler yer alıyordu; “Memleketimizde pancar yetiştirilerek şeker fabrikaları tesis ve ziraatta münavebe usulünün tevsi’i ve bu suretle hayvanatımızın ve hububatımızın ıslah ve çoğaltılması.” Şeker sanayini kuran ve şeker pancarı tarımını ülkemizde başlatan bu karardır ve bu kararın arkasındaki irade de o toplantıya iştirak eden çiftçi temsilcilerine aittir. Yani şunu söylemek istiyorum; ülkemizde şeker sanayi kurulması fikrinin müellifi çiftçilerdir ve şeker sanayinin telifi de onların mirasçısı üreticilerdedir. Nitekim bu karardan sonra ilk girişimi başlatan da yine bir üretici olan Nuri Şeker Ağabeyimizdir. Uşak’taki ilk şeker fabrikasını kuran Nuri Şeker, bu fabrikanın sermayesini köylüden topladığı yumurta, hububat gibi zirai ürünleri nakite çevirerek toplamış ve fabrikayı inşa etmiştir.
Şeker sanayinde ikinci atılım 1952 yılında Konya üreticisinden gelmiş ve Konya Şeker tamamı üreticiler ve halktan toplanan 10 milyon Lira sermaye ile 1953 yılında inşa edilmeye başlanmış ve 1954 yılında da üretime başlamıştır. Konya Şeker’in kuruluşunun mana ve önemi şu iki cümle ile anlaşılabilir: Konya Şeker Fabrikası, şeker sanayinin o yıllar için pancar ekmeyen sahalara doğru ilerleyişinin ilk adımıdır ve asırlarca buğdayın ve arpanın sapsarı manzarasını seyreden Konyalıların pancarın yeşilinden refah üretme hamlesidir.
Bu açıdan Konya Şeker’in kuruluşu başlı başına özelliği olan bir süreçtir. Farklılığı olan bir süreçtir. Bu farklılığı yaratan da Türk çiftçisinin girişimci olarak 1952 yılında sürece dâhil olmasıdır. Bu vesileyle şirketimiz hakkında tam bilinmeyen bir hususu da aydınlatalım. 1954 yılında Konya Şeker fabrikasının üretime başlamasından sonra işletmesinin Türk Şeker tarafından yapılmış olması, sanki bizim fabrikamızı devlet kurmuş ve sonra özelleştirme uygulamasıyla kooperatiflere devretmiş gibi bir yanlış algılamaya sebebiyet olmuştur. Oysa şirket ve fabrikanın kuruluşu tamamen pancar çiftçisinin girişimiyle gerçekleşmiştir. O yıllarda özel sektör gelişmediği için kooperatifler, kendi adına bu fabrikayı işletme yetkisini kamuya emanet etmişlerdir. 1990’lı yılların başında da devlet çiftçinin fabrikasını asli sahiplerine geri vermiştir.