M. Rauf Ateş İş Yatırım’la birlikte 3 ayda bir
organize ettiğimiz Geniş Açı toplantımıza hoş geldiniz. Bu akşam konumuz halka
arzlar olacak. Öncelikle tüm konuklarımıza hoş geldiniz diyorum ve hemen SPK Başkanı
Prof. Dr. Vedat Akgiray Bey’le başlamak istiyorum.
Vedat Bey, gündemde yeni bir tebliğ taslağı var. Onun sektöre neler
getireceğini anlatır mısınız? Ne gibi tepkiler aldı?
Prof. Dr. Vedat Akgiray Bürokrasiyi sadeleştiren, daha küçük ölçekli
şirketlerin halka açılmasını daha fizible yapan, halka açılma oranlarında,
açılış değerlemesinde, fiyatlamasında ve İMKB’de şirketin ilk pazara girişinde
ticari yapıda esneklik getiren bir tebliğ. Geçmişteki arzlarda yaşanan veya
söylenen birtakım pürüzleri, sıkıntıları giderme amacı taşıyor. Olması gereken
düzeltmeler, yani önerilen düzeltmelere pek bir itiraz gelmedi. Gelmesi de
beklenmiyor zaten. Piyasadan birkaç müdahale daha isteniyor. Onu da tekrar
toparlayıp tebliği yayınlarız.
M. Rauf Ateş Halka arz yapacak şirketlerin hayatını etkileyecek çok
önemli yenilikler içeriyor mu? Birkaç tanesinden bahsedebilir misiniz?
Prof. Dr. Vedat Akgiray Halka açıklık oranında minimum seviye daha aşağı
çekilecek. Yüzde 5’e kadar çekeceğimizi düşünüyorum. Yüzde 5’ten aşağı bir
halka açılma da zaten anlamsız olur. Belki minimum sınır yüzde 10 olur ama
yüzde 20-30’ları konuşmuyoruz. Bunu büyük şirketlerden ziyade küçük şirketler
ve yeni girişimler için düşünüyoruz. KOBİ’ler de borsaya girebilsin istiyoruz.
Çünkü örneğin ufak bir aile şirketi, az finansmanla işe başlamak isteyecektir,
daha işin başında şirketin önemli kısmını dağıtmak istemez. İşin tadını
aldıktan sonra açıklık oranını artırır. Aslında şu an halka açık şirketlerin
halka açıklık oranını nasıl artırabiliriz konusuna da kafa yoruyoruz. Bu daha
zor bir konu.
M. Rauf Ateş O konuda teşvik ya da başka çalışmanız var mı?
Hamdi Akın Başkanım, ben hemen bir şey sormak istiyorum. Ne düşündünüz
de halka açıklıkta minimum sınırı yüzde 5-10’lara düşürme ihtiyacı hissettiniz?
Prof. Dr. Vedat Akgiray Böyle bir talep geldi. Yüzde 25 yüksek
bulunuyordu. Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları’nda (GYO) sınır yüzde 49’du onu
da yüzde 25’e çektik.
Hamdi Akın Böyle bir durumda halka açılan şirketin motivasyonu da
kaybolabilir. İşin bir de bu tarafı var. Mesela yüzde 5-10’la açılır,
başlangıçta ürkek davranır, ama 5-10 olunca ufak açıldı diye yatırımcıdan çok
talep gelmeyebilir. Çünkü yüzde 5-10 hissenin spekülatörün elinde kalma
ihtimali büyük. Dolayısıyla o halkı arzı yapan şirketin de morali bozulur. Yani
minimum halka açılma oranını düşürme işinin menfi yanları müspet yanlarından
biraz yüksekmiş gibi geliyor.
Diğer yandan biraz önce söylediğiniz gibi halka açık şirketlerin halka açıklık
oranını da nasıl artırırız konusu var. Demek ki doğrusu aslında derinliğin
artırılması, asıl önemli olan bu oranı artırmak. O zaman halka arzları artırmak
istiyorsak, KOBİ’lerin de halka arz olmalarını istiyorsak, halka arz için
gereken minimum giriş oranını düşürmek yerine birtakım vergi indirimleri ya da benzeri
uygulamalar yapmak mümkün olmalı.
Prof. Dr. Vedat Akgiray Doğru söylüyorsunuz ama Türkiye’de şöyle bir
alışkanlık olmuş. Piyasada, Sermaye Piyasası Kurulu’nun belirlediği minimum ya
da maksimum sınır doğruymuş gibi bir algı var. SPK bunun fiyatını belirlesin,
SPK alt sınırı koysun… Tabii ki yüzde kaçının halka açılacağının kararını
verecek olan şirket, şirketin ihtiyacı, mülkiyet yapısıdır.