
Sigorta Sektörü son birkaç yılda çok sayıda yabancı sermayeli yatırıma konu oldu. Bunun son halkası, geçtiğimiz yıl Fiba Grubu'nun sahibi olduğu Fiba Sigorta'mn Japon Sompo'ya satılmasıydı. Düşük enflasyonun, yoğun rekabetin, yeni yasal düzenlemelerin ve bunların sonucu olan ciddi kâr sıkıntısının yaşandığı bir yılda, Fiba'nın satışı, sektöre heyecan veren nadir gelişmelerden biri o ldu. Gelecek ay adı Sompo Japon Sigorta olarak değişecek Fiba Si- gorta'nın tecrübeli genel müdürü Recai Dalaş, "Sermayedarımızın el değiştirmesi bizde de büyük heyecan yarattı" diyor.
Fiba Sigorta şu anda yüzde 3 düzeyinde bir pazar payıyla sektörde 11'inci sırada yer alıyor. Kuruluşundan bu yana büyümeden ziyade kârlılığa odaklanan ve agresif olmayan bir strateji ile ilerlediklerini söyleyen Recai Dalaş, yeni dönemde de benzer strateji ile hareket edeceklerine dikkat çekiyor. Orta ve uzun vadede ise büyümek gerektiğine işaret eden yönetici, "Bunun organik-inorganik yollarının araştırılması gerektiğini düşünüyorum. Bizim gibi bir şirket makul bir sürede, belki 3-5 yıl içinde yüzde 5 ve üzeri pazar payına ulaşmalı. Sağlıklı olanı budur" diyor. Fiba Sigorta Genel Müdürü Recai Dalaş ile Japon sigortacıların Türkiye'ye bakışını, yeni döneme yönelik planlarını ve hedefleri konuştuk:
Capital: Bugüne kadar hep Avrupalı şirketler pazara yatırım yaptı. Sigorta sektörü için Japonlar yeni. Sigortaya bakış açıları nasıl, iş yapma anlayışlarında farklılıklar var mı?
- Gelişmiş ekonomilerin sorunları aynı. Nüfusları artmıyor ve giderek yaşlanıyor. Bu nüfus giderek daha az harcıyor.Dolayısıyla buralardaki büyüme potansiyeli sınırlandıkça sermaye giderek büyüme potansiyeli olan ülkelere kayıyor. Japonların Türkiye'ye gelme nedeni de bu. Yeni sermayedarımız olan Sompo Grubu aslında yurtdışında çok büyük yatırımları olan bir grup değil. Bu anlayışa henüz yeni geçiyorlar. Hatta bize yaptıkları yatırımın Japonya adına yaptıkları en büyük yatırım olduğunu söyleyebilirim. Japonlar, son derece kibar ve saygılı. Eski sermayedarımız da şirket yönetimine hiç karışmazdı, şu anda da oldukça özgür biçimde çalıştığımızı söyleyebilirim.
Capital: Peki sizi nasıl buldular? Sizden önce başka şirketlerle de görüşmüşler mi?
- Bizden başka şirketlere de bakmışlar diye biliyorum. Klasik bir satın alma süreci oldu. Biz de başka muhtemel alıcılarla görüştük. Sevindirici bir husus, bu satın almadan sonra olumlu tepkiler aldık. Biliyorsunuz acente kanalı sigortacılık için çok önemli. Şirketimizin Japonlar tarafından satın alınmasının acenteler tarafından çok memnuniyetle karşılandığını gördük. Ülke genelinde çok pozitif tepkilerle karşılaştık. Bunu ben Türkiye'de Japonlara karşı var olan sempatiye bağlıyorum. Japonların titiz, dakik, sözünün eri, Doğu terbiyesine ve saygısına sahip olan insanlar olduğunu düşünürüz. Ayrıca teknolojide ileri olduklarını biliriz. Şirketimizi Avrupalı gruplardan biri alsaydı bugün yaratılan heyecanın yaratılamayacağını düşünüyorum açıkçası.
Capital: Hüsnü Özyeğin ile ilişkileriniz devam ediyor mu?
- Beraber çok mutlu ve başarılı bir 9 yıl geçirdik. Bundan sonra da ilişkilerimiz sürecek. Hem Fiba Holding hem Fiba Holding'in yakında işlemleri tamamlanacak yeni bankası Millen+nium Bank şirketimiz acenteleri olarak devam edecek.
Capital: Kendisi bir sigorta şirketi kurmayı düşünüyor mu? Japonlarla yapılan anlaşmada herhangi bir kısıtlama var mı?
- Bildiğim kadarıyla hayat dışı sigortacılıkta birkaç yıllık bir kısıtlama var ama emin olun tam bilmiyorum.