
Anadolu'yu yeterince işlemiyoruz. Büyük kentlerde yükselen dalganın
üzerinde sörf yapıyoruz. Türkiye'de araçların neredeyse yüzde 80'i
krediyle satılıyor. Anadolu'da yaşanacak ekonomik gelişme sonucunda
inanılırlık artacak, avantajlardan daha fazla faydalanacaklar." Peugeot
Türkiye Genel Müdürü Jean Pierre Vieux, bu sözleri 2010 yılında
söylemişti.Anadolu'ya yönelmek gerektiğini, hatta bu konuda geç bile
kalındığını sadece o düşünmüyor. Farklı sektörlerden birçok üst yönetici
onunla aynı fikirde. Zaten bu durum büyüme stratejilerine de yansıyor.
Söz konusu canlanmayı bankacılıktan otomotive, hazır giyimden
gayrimenkule kadar tüm sektörlerde görmek mümkün. Örneğin 2005 yılında
satılan her 100 konutun 68'i Anadolu'dayken
2010'a gelindiğinde bu rakam 71'e çıktı. TÜİK verile rine göre
otomotivde de 5 yılda 2 puanlık bir artış yaşandı. Anadolu'nun payı
yüzde 51,2'den 52,3'e yükseldi.Şirketler bazında bakıldığında ise
potansiyeli çok daha çarpıcı biçimde görmek mümkün. Bazı markalar var ki
5 yıl öncesine göre Anadolu'daki paylarını 10 puanın üzerinde artırmayı
başardı. Örneğin Teknosa'nın 2005'teki toplam satışları içinde
Anadolu'nun payı yüzde 30 iken bugün yüzde 60'a kadar çıktı. Koton,
Çilek Mobilya, Kiğılı ve Doğuş Otomotiv de Anadolu'daki gücünü
artıranlar arasında.
Peki bu istikrarlı ilerlemenin ardındaki nedenler neler? Görüştüğümüz
uzmanlar 6 önemli trend etrafında birleşiyor. Bunlar; doymamış pazar,
alım gücünün yükselmesi, kredi kullanımının artması, tüketici
alışkanlıklardaki değişim, AVM yatırımları ve markaların Anadolu'yu
keşfetmeleri.
DOYMAMIŞ PAZAR FARKI
Anadolu'daki bu istikrarlı büyümenin en önemli nedeni olarak
doymamış pazar gösteriliyor. Rakamlar da bu doymamış pazarı net biçimde
gözler önüne seriyor. Örneğin, otomotiv sektöründe 2010 verilerine göre
Ankara'da 1.000 kişiye düşen otomobil sayısı 190 iken, bu rakam Adana'da
88, Gaziantep'te 70, Samsun'da 73, Diyarbakır'da ise sadece 22. Yani
daha gidilecek çok yol var. Üstelik benzer rakamlar konut, bankacılık
hizmetleri ve perakende sektörü için de geçerli.Toyota yetkilileri,
otomotivdeki pazar fırsatlarını şöyle yorumluyor: "Son yıllarda, düşük
faiz oranları ve uzun vade süreleriyle dikkat çekici miktarda yeni
otomobil müşterisinin ortaya çıktığını görüyoruz. Türkiye binek otomobil
pazarında önemli bir gelişme gözleniyor. Anadolu'da kişi başına düşen
otomobil sayısı büyük şehirlere oranla çok daha düşük. O nedenle bu
şehirlerdeki satış potansiyelinin daha yüksek olduğunu söyleyebiliriz."
Beymen Genel Müdürü Elif Çapçı da Anadolu illerindeki doymamış pazara
dikkat çekiyor ve mağazalaşma stratejilerini bu yönde geliştirdiklerini
belirtiyor. Çapçı, şu bilgileri veriyor: "Anadolu'da Beymen ürünlerine
olan ilgi gün geçtikçe artıyor. 2010 satışlarının yüzde 10'u İstanbul,
Ankara, İzmir dışındaki illerde gerçekleşti. 2005'te ise bu oran yüzde 7
idi. En son 2010'un son çeyreğinde Gaziantep Beymen mağazasını açtık.
Ayrıca Adana, Antalya, Bursa, Mersin'deki mağazalarımızın 2010
satışlarında da son yılların en yüksek artışlarını gördük."
ALIM GÜCÜ YÜKSELİYOR
Alım gücünün yükselmesi ve ekonomideki iyileşme de Anadolu'daki
hızlanmayı tetikleyen faktörler olarak öne çıkıyor. En büyük 3 il
dışındaki yapılanmasını son 5 yılda ciddi biçimde artıran Teknosa'nın
genel müdürü Mehmet Nane de bu görüşe katılanlar arasında.2009 yılında
ertelenen pek çok satın alma kararının 2010 itibarıyla hayata geçtiğini
belirten Nane, "Bu tablo, Anadolu'daki satın alma kararlarını da
etkiledi.