Capital, 2 yıldır yaptığı araştırmayla, illere ve pozisyonlara göre ücretlerin nasıl farklılaştığını inceliyor, “Anadolu’nun ücret profili”ni ortaya koyuyor. Araştırmanın bu yılki sonuçları, Anadolu ile İstanbul arasındaki ücret makasının geçen yıla göre biraz kapandığını gösteriyor. 2005’te Anadolu’daki çalışanlar İstanbul’daki meslektaşlarına göre yüzde 50 daha az ücret alırken bu yıl fark yüzde 30’a düştü. Danışmanlar, bunu, krizlerin geride kalması nedeniyle büyük kentlerden transferlerin azalmasına bağlıyor. Ayrıca, “Şirketlerde kurumsallaşma çabası arttı. Daha fazla sayıda şirket ücret konusunda danışmanlık almaya başladı” diyerek bir başka farka da dikkat çekiyorlar.
Ücret yönetimi, son yıllarda iş dünyasının üzerinde en çok durduğu konuların başında geliyor. Bunun nedeni, düşük enflasyonlu dönemde doğru ücretlendirmenin daha da önem kazanması. Tek haneye düşen enflasyon nedeniyle, eskiden olduğu gibi yüksek zamlar yapamayan şirketler, kalifiye çalışan bulmak ve iyi elemanları elde tutmak için doğru bir ücret politikası uygulamak zorunda.
Capital de, iş dünyasının gündeminde özel bir yer tutan bu başlıkta özel çalışmalar yapıyor. Her yıl güncellenen ücret araştırmasının yanı sıra, son 2 yıldır da Anadolu’daki şirketlerin ücret politikalarına ışık tutuyor. Ücretlerin illere ve pozisyonlara göre nasıl değişiklik gösterdiğini araştırarak “Anadolu’nun ücret profili”ni ortaya koyuyor.
Bu yılki araştırmamızın sonuçları, Anadolu illerindeki ücret konusuna yaklaşımda geçen yıllara göre önemli farklılaşmalar olduğunu gösteriyor. Ortaya çıkan en önemli sonuç, İstanbul ile Anadolu arasındaki ücret farklılıklarının azaldığı yönünde. Geçen yıl, Anadolu’daki yönetici ve çalışanlar İstanbul’da benzer konumda çalışan meslektaşlarına göre yaklaşık yüzde 50 daha az ücret alırken, bu yıl aradaki fark yüzde 30’a düşmüş durumda. Bunun başlıca nedeni, Anadolu’da kalifiye eleman bulmanın giderek zorlaşması.
Araştırmamızda ulaştığımız bir başka önemli sonuç ise, Anadolu’daki şirketlerin ücretlendirme konusunu daha fazla ciddiye almaya başladıkları. Bu konuda danışmanlık alan, araştırma yaptıran şirket sayısı giderek artıyor.
Human Resources Management Kurucu Ortağı Aylin Coşkunoğlu Nazlıaka da bu görüşü destekleyerek şunları söylüyor: “Personel devir hızı yükseldikçe, nitelikli elemanlarını rakip firmalara kaptırmaya başladıkça, şirketler ücret yapısını sorgulamaya başlıyorlar. Anadolu şirketlerinin yaklaşık yüzde 30’unun bu bakış açısına sahip olduğunu ve bu oranın giderek arttığını söyleyebilirim.”
Pozisyon tanımları gri
Bu yılki araştırmamızda dikkat çeken bir başka nokta da, Anadolu’daki şirketlerin kurumsallaşma yönünde çabalarının artması. Adecco CEO’su Pembe Candaner de bu görüşe katılıyor. Son dönemlerde Anadolu’da aile şirketi yapısından çıkıp, kurumsallaşmayı hedefleyen firmalarla çok sık karşılaştıklarını belirtiyor. Profesyonel yöneticilerle çalışma eğiliminin giderek arttığını söylüyor. Candaner, sözlerini şöyle sürdürüyor:
“Ancak, kurumsallaşma problemleri hala yaşanıyor. Anadolu’da tanıdık aracılığıyla kadroları doldurma alışkanlığı hala görülüyor. Bu da bir süre sonra düşük verim ile çalışan bir tanıdık kliğine dönüşüyor.”
Anadolu’daki şirketler en büyük sıkıntıyı ise pozisyon tanımlarında yaşıyor. Şirketler çoğunlukla pozisyonları tanımlarken ne istediklerini tam olarak bilmiyorlar. Candaner, pozisyon tanımlarının çok gri olduğuna dikkat çekiyor ve ekliyor:
“İşe alınan çalışanın her işten anlaması, her işi yapması beklenebiliyor. ‘Bayi satışından da anlasın, uluslararası pazarlama sorumluluğunu da götürsün’ anlayışı çok doğru bir anlayış değil. Bir de muhafazakar aile şirketleri ile çalışabilecek nitelikte uzman-yönetici kadrolar bulmak gerekiyor.”
Büyük şehir transferine son
Anadolu’ya büyük şehirlerden yönetici transferleri özellikle kriz dönemlerinde artıyor. Büyük şehirlerde iş olanaklarının daralması, yöneticiler için Anadolu seçeneğini gündeme getiriyor. Ancak, krizlerin geride kalması nedeniyle, son bir-iki yılda büyük şehirlerden yönetici transferi, geçmişte olduğu kadar çok yapılmıyor. Anadolu’da faaliyet gösteren şirketler çoğunlukla aynı bölgedeki şirketlerden yönetici transfer ediyorlar.
Human Resources Management Ege Bölgesi Yöneticisi Pınar Gelin, “Büyük şehir olarak İstanbul’dan transfer söz konusu. Ancak, bazı yöneticiler ücret ve kültürel olarak kolay uyum sağlayamayarak 1 yıl içinde geri döndüğü için, yerel transferler tercih ediliyor” diyor.
Human Resources Management Kurucu Ortağı Aylin Coşkunoğlu Nazlıaka da Anadolu’ya yönetici transferlerinde düşüş olduğu görüşünde. Ona göre, ancak özelleştirme kapsamında el değiştiren ya da ilk kez girdiği bir sektöre yatırım yapan şirket sahipleri, alanında deneyimli kişileri transfer etmeyi tercih ediyor. Bu kişiler çok uzun vadeli olmasa bile, şirkete deneyimlerini aktarıp sistem kuruyor, firmanın önünü açıyor.
Ücret nasıl belirleniyor?
Anadolu’da ücretlerin belirlenmesinde çalışılacak şehrin yaşam şartları en etkili faktör olarak dikkat çekiyor. Daha sonra ise piyasadaki benzer firmaların çalışanlarına uygulamış olduğu ücret politikaları örnek alınıyor ve bu ücretler baz alınarak değerlendirme yapılabiliyor.
Adecco CEO’su Pembe Candaner, Anadolu’da genellikle profesyonel bazda ücret araştırmasının yapılmadığı ve şirketlerin benzer iş kollarında faaliyet gösteren firmaların ücret ortalamalarını kullanarak çalışanlarının ücretlerini belirlediklerine değiniyor. Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde kişisel ilişkilerin işe yerleştirme ve ücretlendirmede hala önemli olduğuna dikkat çekiyor.
Human Resources Management Ege Bölgesi Yöneticisi Pınar Gelin, enflasyon ve benzer iş kollarında ücret artış oranlarının dikkate alındığına dikkat çekerek “Ayrıca farklı iş kollarındaki benzeri pozisyonlar da baz alınıyor, ki bu çok yanlış sonuçlara neden olabiliyor. ‘Adama göre ücret’ politikası da özellikle İK uygulamalarına geçmemiş KOBİ’lerde yaygın” diyor.
Fark yüzde 30’u buluyor
Bu yılki “Anadolu’nun ücret profili” araştırmamızı yaparken, 2005 yılına göre daha az zorlandık. Bu, hem daha fazla sayıda şirketin ücret konusunda danışmanlık hizmeti almasıyla, hem de kurumların ücret politikasını daha kurumsal bir tarzda yönetmeye yönelmesiyle ilgili. Geçen yıl, hem şirketler hem de danışmanlar il ve sektör ortalamaları konusunda rakam vermekte zorlanırken, bu yıl daha net rakamların telaffuz edildiğine tanık olduk.
Şirketlerden ve danışmanlardan aldığımız bilgiler, Anadolu ile İstanbul arasında benzer pozisyonlar için ücret farkının yüzde 25 ile 30 arasında değiştiğini gösteriyor. Ancak bazı yönetim pozisyonlarında ücretler birbirine yakın olabiliyor.
Human Resources Management’tan Aylin Coşkunoğlu Nazlıaka, Anadolu şirketlerindeki ücretlerle ilgili şunları söylüyor:
“Anadolu’da sadece şirkette kritik rolleri olan yöneticiler ya da patron yakınları baz ücretin dışında ek ödeneklerle ödüllendiriliyor. Bu şirketlerde, baz ücret yüzde 80, özendiriciler yüzde 15, ücret dışı yararlar ise yüzde 5 civarında oluyor.”
My Executive danışmanlarından Elif Baydar ise İstanbul ile kıyaslandığında Anadolu’daki ücret skalasının yaşam standardıyla paralel olarak daha düşük olduğuna dikkat çekiyor. Eskiden daha mütevazı şartlara razı olarak iş bulma ümidiyle Anadolu’da çalışmayı kabul eden yöneticilerin artık bu tarz tekliflere daha temkinli yaklaştıklarına değiniyor.
Hangi ilde ücret ne kadar?
İzmir üç büyük şehirden biri olsa da ücretler İstanbul’a göre çok daha düşük. Human Resources Management’tan Pınar Gelin, İstanbul’da ücretlerin, İzmir’e göre yüzde 30 ile 50 arasında daha yüksek olduğunu söylüyor. Ücretlerin nispeten yüksek olduğu iki sektör ise otomotiv ve gıda.
İzmir ile Denizli’deki ücretler de birbirine çok yakın. Bu iki şehirde pazarlama müdürü ve muhasebe pozisyonun maaşı bin 500 ile 3 bin YTL arasında değişiyor. Fabrika müdürünün maaşı ise 2 bin 500 ile 4 bin YTL arasında.
Ankara’da ücretler, İstanbul’a göre düşük olsa da diğer Anadolu’ya göre daha yüksek. Adana ve Antalya’da pazarlama müdürlüğü ve muhasebe müdürlüğü için şirketler bin 500 ile 3 bin YTL arasında ücret ödüyorlar. Ankara’da ise aynı pozisyonlar için ödenen maaş 2 bin YTL ile 4 bin YTL arasında değişiyor.
Konya ve Trabzon da Anadolu’da ücretlerin düşük olduğu iki il. Konya’da pazarlama müdürünün aylık geliri bin ile 3 bin YTL, Trabzon’da ise bin ile 2 bin YTL arasında değişiyor. Anadolu’da satın alma ve insan kaynakları departman yöneticilerinin maaşı ise illere göre farklılık gösterse de bin ile 2 bin YTL arasında.
Yabancı şirketlerde ücret yüksek
Yabancı şirketler, ücret yapılarını bölgesel ücret skalasına ve işgücü profiline endeksli olarak revize ediyor. Ancak, tüm Anadolu şehirlerinde yabancı şirketler, en yüksek ücret verenler olarak öne çıkıyor. Bu şirketler, nitelikli iş gücünün çekim merkezini oluşturuyor. Örneğin, tarım sektöründe faaliyet gösteren bir yabancı firma pazarlama müdürüne aylık net 5 bin.500 dolar ücret öderken, bir Türk şirketinde aynı pozisyondaki kişi 3 bin 500 YTL alıyor.
Adecco CEO’su Pembe Candaner, bilisim, tıp ,otomotiv ve gıda sektörlerinde ücretlerin daha yüksek olduğunu belirtiyor ve “Hizmet ve tekstil sektörlerinde daha düşük bir ücret politikası var” diyor.
Turizm gibi hizmet ağırlıklı sektörlerde yönetici ücretleri yüksek düzeylerde. Örneğin, Bodrum’daki uluslararası bir zincir otelin satış müdürü, İstanbul’daki bir başka benzer yapıdaki otel müdüründen daha yüksek ücret alabiliyor. İstanbul’a kıyasla daha zayıf sosyal ve kültürel olanaklara sahip olan şehirlerde, nitelikli kişileri şirkette tutabilmek için yüksek ücretler verilerek işin cazibesi artırılıyor.
Dil bilmek büyük avantaj
Anadolu’daki şirketler insan kaynaklarında en büyük sorunu kalifiye eleman bulmakta yaşıyor. Teknik personel bulmakta çok zorlanmasalar da dil bilen, teknolojiye yakın, sektördeki gelişmeleri yakından takip eden kalifiye eleman bulmak oldukça güç.
İstikbal Mobilya İnsan Kaynakları Müdürü Halit Bayhan, ithalat-ihracat gibi uzmanlık gerektiren alanlarda ve nitelikli iş gücü gerektiren pozisyonlara eleman bulmanın zor olduğunu söylüyor ve ekliyor:
“Tecrübesi olmayan endüstri mühendisi, makine mühendisleri var. Ama dil bilen, deneyimli eleman sıkıntısı yaşıyoruz. Mavi yakalılarda da lise mezunu olmayı şart koştuğumuz için döşemeci, mobilyacı bulmakta sıkıntı çekiyoruz.”
İzmit’te ise şirketler İstanbul’a yakın olmanın dezavantajını yaşıyorlar. Tezcan Galvaniz İnsan Kaynakları Bölüm Yöneticisi Gökçen Yargan, bunu şöyle açıklıyor: “Bizim ilimizde yaşadığımız sıkıntıların başında İzmit bölgesinde olan bir şirket olarak İstanbul’a yakın olmak bulunuyor. Burası sanayi bölgesi olduğu için teknik eleman bulmakta sıkıntımız yok. Zaten bu anlamda göç alan bir bölge. Ancak idari departmanlarda çalışacak personeli çok zor buluyoruz. Bu civardaki birçok firma da benzer sorunları yaşıyor. Firmaların genel müdürlükleri çoğunlukla İstanbul’da olduğu için muhasebe, finansman, dış ticaret gibi alanlarda çalışacak elemanlar çoğunlukla İstanbul’da oluyor.”
PEMBE CANDANER / ADECCO CEO’SU
BÖLGE MÜDÜRLÜKLERİNDE YAN HAKLAR DAHA FAZLA
FAYDA PAKETİ KÜÇÜK Anadolu’da ücret ve fayda paketi İstanbul standartlarına göre daha düşük. Baz maaş dışında çok fazla yan hak verilmiyor. Ancak, İstanbul merkezli uluslararası firmaların bölge müdürlükleri yan haklar paketini aynı standartta uygulayabiliyor.
Kira ve lojman desteği en çok göze çarpan yan hak. Kaliteli kadroları Anadolu’nun farklı şehirlerinde istihdam edebilmek kira-lojman yardımı motive edici bir unsur olarak kullanılıyor..
BEKLENTİLER KARŞILANAMIYOR Kurumsallaşma aşamasında olan firmalar büyük şehirlerden yönetici transferleri gerçekleştirmeye çalışıyorlar. Ancak bu başarılsa bile kişilerin beklentilerini karşılayabilme yüzdesi ne yazık ki çok düşük. Sunulan ücretler bölgesel ücretlerden daha yüksek olmakla birlikte, şirketler bu ücreti farklı şekillerde kompanse ederek çeşitli kısıtlamalara gidebiliyorlar. Bu da transfer edilen yöneticiyi demotive edip şirketten ayrılmasına kadar giden sonuçlar doğuruyor.
İLLERE GÖRE ÜCRETLER NASIL DEĞİŞİYOR?
YABANCI DİL FARK YARATIYOR Bursa, Adana, Gaziantep, Kayseri, Trabzon, Manisa, Konya gibi illerde yabancı dil bilen elemanlar daha avantajlı oluyor. Bu durum benzer pozisyonda çalışanlar ile aralarında yüzde 30 ile yüzde 60 oranında bir ücret farkı getiriyor.
EGE’DE DENİZLİ ÖNE ÇIKIYOR Ege Bölgesi’nde Manisa ile İzmir’de ücret seviyeleri aynı. Manisa’da üretim, gıda ve beyaz eşya sektörleri ağırlıkta. Ücretler, büyük şehir ortalamasının biraz altında. Denizli’de ise ücretler bu iki ile göre çok daha yüksek.
KONYA VE TRABZON AYNI Dışarıdan istihdama çok açık iller olmadıkları için bu iki ilde ücret seviyesi oldukça düşük. Büyük illerden yönetici transferleri yok denecek kadar az. Büyük şirketler, kendi bünyelerinde yetişen yöneticilerle çalışmayı tercih ediyor.
KAYSERİ’DE ÜCRETLER EŞİT Bu ilde faaliyet gösteren firmaların ücretleri genellikle birbirine çok yakın olarak belirleniyor. Üretim sektörü burada diğer illere göre çok daha yoğun. Mavi yakalılar işgücü içinde ağırlıkta olduğu için ortalama ücretler düşük kalıyor.
ANTALYA’DA YÖNETİCİLER ŞANSLI Antalya’da işgücünün büyük çoğunluğu inşaat ve turizm sektörlerinde bulunduğu için bu profildeki insanların ücretleri oldukça düşük. Yönetim pozisyonlarında çalışanlara ise daha yüksek bir ücret paketi sunuluyor.
ANTEP ORTALAMAYI YÜKSELTİYOR Gaziantep’te farklı sektörlerde faaliyet gösteren çok sayıda şirket var. Tekstil ve üretim sektörünün yoğun olduğu iller arasında yer alan ilde aile şirketlerinin sayısı çok daha fazla. Ücretler ise bölge ortalamasının üzerinde.
BURSA İSTANBUL’UN GERİSİNDE Bursa’da otomotiv, tekstil ve gıda sektörlerinde çok fazla istihdama ihtiyaç duyuluyor. Bu sektörlerde çok büyük şirketler faaliyet gösteriyor. Bursa’da ücretler ise İstanbul’a göre yüzde 25 oranında daha düşük.
DR. BARBAROS KON / PERYÖN EGE BÖLGE BAŞKANI VE DENTAŞ YÖNETİM TEMSİLCİSİ
“İL TAKINTISI OLANLAR DENİZLİ’YE GELMİYOR”
DENİZLİ EN GELİŞMİŞ İLLERDEN Denizli Anadolu’daki en gelişmiş illerden biri ve çok sayıda kurumsal şirket var. Öyle ki profesyoneller İzmir yerine bile Denizli’yi tercih edebiliyorlar. Ancak İstanbul dışında yaşamak istemeyen profesyoneller çalışacakları şirket ne kadar kurumsal olursa olsun, Denizli olduğu için gitmek istemiyorlar.
KALİFİYE ELEMAN BULMAK ZOR Ben de İstanbul’dan gelen bir yöneticiyim. 7 yıldır Denizli’de çalışıyorum. Ancak il takıntısı olan profesyonelleri Denizli’de çalışmak konusunda ikna edemiyoruz. Dentaş, Abalıoğlu Holding’in bir şirketi. Ücret skalamız grup olarak yüksek. Kurumsallaşmış bir grubumuz var. Denizli her yere yakın bir il olmasına rağmen kalifiye elemanları buraya getirmede biz bile sıkıntı yaşıyoruz.
YETKİNLİK BAZLI ÇALIŞIYORUZ 2000 yılından beri yetkinlik bazlı seçme yerleştirme gerçekleştiriyoruz. Bunu entegre bir sistemin parçası olarak uyguluyoruz. Şirketin genel yetkinliklerini ve değerlerini tespit ettik. Bu yetkinlik ve değerlere göre de evrensel göstergeleri de kullanarak pozisyonlar ve görev tanımları belirledik. Performans, eğitim, kariyer yönetiminde ve seçme yerleştirmelerde yetkinlik bazlı çalışıyoruz.
“ŞİRKETLERİN YÜZDE 30’U ÜCRET ARAŞTIRMASI YAPTIRIYOR”
Human Resources Management kurucu ortağı Aylin Coşkunoğlu Nazlıaka, Anadolu’da ücret araştırması konusunda danışmanlık alan şirketlerin sayısında ciddi bir artış olduğunu belirterek “Günümüzde birçok patron nitelikli elemanları şirketine çekebilmek ya da rakiplerine eleman kaptırmamak için sektörel ve bölgesel bazda ücret verilerine sahip olmayı önemsiyor. Bunun rekabette avantaj sağladığını düşünüyor” diyor.
Patronların çalışanı kabul ettirebileceği en düşük ücret ile işe başlatmayı istediğine dikkat çekerek şöyle devam ediyor: “Ancak personel devir hızı yükseldikçe, nitelikli elemanlarını rakip firmalara kaptırmaya başladıkça, ücret yapısını sorgulamaya başlıyor. Anadolu şirketlerinin yaklaşık yüzde 30’unun bu bakış açısına sahip olduğunu ve bu oranın giderek arttığını söyleyebilirim.”
My Executive Danışmanlarından Elif Baydar ise Anadolu’daki şirketlerin kurumsallaşma çabalarının sonucunda “Adama göre ücret politikası”nın yerini, giderek daha profesyonel yaklaşımların aldığına dikkat çekiyor. Sanayileşmiş şehirlerde gerçekleştirilen yeniden yapılanma faaliyetlerinin firmaları yetkinlik bazlı sistemlere geçmeleri konusunda yönlendirdiğini söylüyor.
Fadime Çoban
fcoban@capital.com.tr