Dolar: 1,8185
Euro: 2,3170
Sterlin: 2,8950
İsv. Frank: 1,9300
Altın: 90,7788
İMKB: 58100,85
EKONOMİ
Anadolu'nun Dağıtım Kralı
Şükrü Demirayak, İç Anadolu ve Akdeniz bölgesinin en büyük dağıtım şirketi Afyonlu Demirayak Grubu’nun başkanı. Grup, Afyon’dan Denizli’ye, Antalya’dan Kütahya’ya  uzanan bölgede en büyük dağı...

hedŞükrü Demirayak, İç Anadolu ve Akdeniz bölgesinin en büyük dağıtım şirketi Afyonlu Demirayak Grubu’nun başkanı. Grup, Afyon’dan Denizli’ye, Antalya’dan Kütahya’ya  uzanan bölgede en büyük dağıtıcı. P&G’den Philip Morris gibi dev şirketlerin dağıtımını yapıyor. Ayrıca bakliyatta, ABC markalarıyla üretimleri var. Tüm bunların yanında Şükrü Demirayak hobileri olan özel bir işadamı.. Ona Afyon’un Robinson Crusoe’su diyen de var. Kurduğu dev stüdyoda elektronik müzik besteleri yapıyor. Bir diğer tutkusu ise adeti 15’e ulaşan Amerikan klasik otomobilleri.

ANADOLU’NUN DAĞITIM KIRALI

Afyon’a Antalya’dan arabayla ulaştığımızda, saat 12.00’ye yaklaşıyordu. O nedenle küçük bir sohbetin ardından, öğle yemeğine geçtik. İşte tam sırada Şükrü Demirayak’ın müzik stüdyosunu görme fırsatımız oldu. Bir anda sohbet iş dünyasından, müziğe geçti. Gerçekten muhteşem müzik düzeni synthesizer’lar, bir yanda bir bateri… Müzikle uğraştığını bilerek gelmiştik, ancak stüdyoyu görünce, yine de şaşırdık. O zaman neden Şükrü Demirayak’a Afyon’un Robinson Crusoe’su dendiğini anlatım. Demirayak, adeta Afyon’da kendine bir dünya yaratmış. Müzikle uğraşıyor, klasik arabaları ise gerçekten görünmeye değer. Hepsinin üzerine titriyor.

Anadolu insanının misafirperverliği ile çok iyi ağırlandığımızı söylememe gerek yok. Ancak, Demirayak yemekte de bize sürpriz yaptı. Kendisiyle birlikte çalışan ahçısının İtalyan tarzı yemekleri bizi adeta şok etti. Afyon’da konuklarını ağırlamak için böyle bir hazırlık yaptığını, bir ahçı ve içinde her türlü malzemenin bulunduğu özel bir mutfak hazırladığını anlattı.

Şükrü Demirayak’ın hobilerinden başladık. İnsan bu noktadan başlamadan edemiyor. Ama belki de biraz haksızlık ettik. Çünkü Demirayak Grubu, İç Anadolu ve Akdeniz Bölgesi’nin en büyük dağıtımcı şirketi. Philips Morris, P&G, Tariş, Orkide Yağları, Çay Kur, Eti Bisküvi gibi şirketlerin sayısı 2000’e ulaşan ürünlerini Demirayak Grubu dağıtıyor. Stok yönetimi bu şirketlerle kurulan network ağında, online olarak yapılıyor.

Şükrü Demirayak, geçtiğimiz yıl, kurumsallaşma çalışmalarını da başlatmış. Bunun için gruba bir CEO atanmış. İşte bu ilginç işadamı ile Afyon’da gerçekleştirdiğimiz söyleşi:

Şirketleriniz nasıl kurulmuş, ilk adım nasıl atılmış? Biraz bu öyküden bahseder misiniz?
Esas şirketleşmeyi yapan,  toptancılıktan bugüne gelmemizi sağlayan, şu anda onursal başkanımız olan babam Bekir Demirayak. Fakat esas esnaflığa başlayan, ticareti başlatan ise rahmetli dedem. 1924 yılında dedem, kardeşiyle birlikte Bakkal Nuriler diye bir dükkan açıyor. 1940’lı yıllara kadar birlikte devam ediyorlar.

Babam 1932 doğumlu. Belli bir yaşa gelince, ortaokulda babama diyor ki, “Oğlum sen istersen profesör ol, sonuçta döneceksin, yine benim yanımda esnaflığa başlayacaksın. O yüzden hiç boşuna yorulup da okuyayım deme”.

Babamda daha gencecik çocuk. Bu hevesle ortaokuldan sonra okula gitmiyor ve babamın yanında başlıyor. Ve 1940’lı yılların ikinci yarısında da babamı da ikna ederek daha özgür ve atak çalışmak için dedemle birlikte kardeşinden ayrılıp, Bizim Bakkaliye’yi kuruyorlar.

*Nasıl bir gelişim oluyor sonra?
Ondan sonra, 1950’lerde dehşet bir çalışma temposu var… Dedem riske girmekten korkuyor. Ancak, babam çok atak, onu zaptedemiyor. 1960’lı yıllarda artık eski yer babama yetersiz geliyor. Dedemden gizli olarak 1968 yılında çarşıda büyük bir yer alıyor ve burada Demirayak Kolektif Şirketi’ni kuruyor.
Afyon ve kazalarına ilk defa 1960’lı yıllarda müşterinin ayağına gidecek bir sistem kuruyor. Çünkü, daha önce müşteri gelip toptancıdan mal alıyor. Diyorlar ki, sen delirdin mi eski köye yeni adet getirme, ne demekmiş ayağına getirmek. Tabii dur durak bilmeyen Bekir Demirayak, 1970’li yılların başında Afyon’dan sonra Uşak, Kütahya, Isparta, Burdur, hatta Antalya’ya hizmet götürmeye başlıyor.
O günlerde 14 tane şehir farklı depolarımız vardı. Tabii stok kontrolünü yapamıyorsunuz. Babamda çok araştırmacı bir insandı. Yurtdışına da sanayici arkadaşlarıyla giderdi. Orada lojistiği, şehir dışındaki depolamayı, rampa sistemlerini görmüş. 1979 yılında şehir dışında 4 bin metrekarelik bir arazide 2500 metrekare bir depo yapıyor ve ilk defa palet sistemini uyguluyor.

1980’lerin başında da sektörde zannediyorum ilk defa bir bilgisayar sistemi getirdik. Faturalar kesilmeye, stoklar tutulmaya başlandığında çevreden gelen sanayiciler masalarda ekranları görünce, ne o Bekir Bey elemanlarınıza maç mı seyrettiriyorsunuz, ne bu televizyonlar diye sorarlardı.

*Peki o zaman sadece bakliyat mı vardı?
Hayır, her şey vardı. Yani pirinçten makarnaya, çikolatadan gofrete, sakızdan konserveye, aklınıza ne geliyorsa, depoda stoklarını yapıp satardık. Sonra 1983 yılında, Antalya’da Dempaş’ın bir kopyası, bir şubesi kuruluyor. Oradan mülkler alındı, depolar açıldı.
Antalya ve sahil şeridine hizmet veren bir şirket şubesi kurulmuş oldu. Depa, 1985 yılında özerkliğine kavuştu. 1990’larda hizmet verdiğimiz bölgelerimiz gelişmeye devam etti. 1989’un sonunda ABC markasıyla bakliyat üretimine girdik.

*Siz ne zaman katıldınız şirkete?
Ben liseden sonra biraz hareketli bir çocuktum, pek ele avuca sığmayan bir gençliğim vardı. O zamanlar babam benden umudu kesmişti. “Liseden sonra ben okumayacağım” dedim. “Madem öyle, o zaman gel sana bir genel müdür muavini odası yapayım” karşılığını verdi. Yanında güzel bir oda döşedi. Ben de çok hevesli ve havalı bir şekilde şirkete geldim. Bir baktım lojistik amiri içeriye geldi, elinde bir mavi işçi elbisesi… Bu ne dedim? “Sizin elbiseniz, babanızın talimatı” dedi. Babama gittim, “bu ne” dedim? “Madem okumayacaksın, burada okuyacaksın, o yüzden 1. sınıftan başlayacaksın. Giy bakalım işçi elbisesini” dedi. Ve böylece depo işçisi olarak şirkete başladım.

O günü hiç unutamam, çok moralim bozulmuştu. 1979 yılıydı zannediyorum. Depoda işçilik yaptım. Ondan sonra her kademede çalıştım. Ardından depo amiri oldum. İşçilik yaparken kamyonlarla sevkıyata da gittim. Neler yaşanıp yaşanamadığını bir anlamda görmemiz gerekiyordu. Müşteri ilişkilerini en iyi kamyoncu yaşıyor.

*Bugün nasıl bir büyüme stratejisi izliyorsunuz?
Bundan birkaç sene önce Konya’da dağıtım merkezi kurduk. Konya ve Karaman için. Isparta, Uşak ve Kütahya’da cep ofislerimiz var. Antalya’da yine büyük bir organizasyonumuz var. Artık şirketlerin büyüyebilmeleri ya da kârlı olabilmeleri, operasyonel maliyetlerinden geçiyor. Yani verimlilik.

Kendimizi enflasyonsuz ortama göre hazırlamak için var gücümüzle, 2000 yılından beri çalışıyoruz. Bu konuda çok önemli adımlar attık. Enflasyonsuz ortamda stok yönetimi, risk yönetimi ve maliyet kısıtlaması gibi konularda önlemlerimizi aldık. Bütün bunları hizmet kalitesini düşürmeden gerçekleştirdik.

Bu arada bunları yaparken kurumsallaşma çalışmamızın başlaması gerektiğini düşündük. Şirketlerimizi ve bazı ortaklıklarımızı konsolide ettik. Bu çerçevede 2003 yılında başkanlığı babamdan devraldım. Babam şu anda onursal başkanımız.

Başkanlığı üstlendikten hemen sonra, onun da iznini alarak kurumsallaşma çalışmalarını başlattım. Hemen şirketin şemasını, iskeletini tekrar kurmamız gerektiğini düşündüm. Şirkette çeşitli sorun ve çelişkiler vardı. Örneğin, ben hem yönetim kurulu başkanı, hem de genel müdürdüm. Bu bir çelişkiydi. Bunu çözmek için sektörü iyi bilen bir yöneticiyi Antalya’da şirketlerin genel müdürü olarak atadım. Eskiden Filiz Makarna’nın satış direktörü ve Oruçoğlu Yağ’ın genel müdürü olan Zeki Armağan Bey, bizim genel müdürümüz oldu. Ve onunla birlikte dışarıdan danışmanlık alarak kurumsallaşma çalışmalarımızı devem ettiriyoruz.

*Bugün grubun boyutları ne düzeyde?
2003 yılını 50–60 milyon dolar ciro ile kapattık. 340 çalışanımız var. 180 ufaklı büyüklü servis aracına sahibiz. İç Anadolu ve Akdeniz de bir fiil hizmet veriyoruz. Afyon, Uşak, Isparta, Burdur, Eskişehir, Denizli, Antalya, Konya ve Karaman gibi illerde faaliyet gösteriyoruz. Bu illerde rutin olarak her hafta müşterimizi ziyaret ediyoruz.

Şu anda Philip Morris’den Çaykur’a, P&G’den Eti Bisküvi’ye kadar çok sayıda büyük şirketin 2 bin ayrı ürününü pazarlıyoruz.

Bunun haricinde ABC markasıyla bakliyat üretimimiz var. Bakliyata, 1989 yılında deneme üretimiyle 5 ton ile başlamıştık. 1991 yılında da bayilikler vermeye başladık. Kendimizi yeniledik. ABC Grubu’nda da şu anda her türlü üretimi yapıyoruz. Günlük 120 ton kapasitemiz var. Günlük 5 tondan 120 ton işleyip paketleme yapabilecek kapasitedeyiz.

Kurumsallaşma çalışmamıza devam ederken, arama toplantıları yapmaya başladık. Ve bu toplantıda vizyonumuz misyonumuz ve temel değerlerimizi belirledik. 2010 yılının hedeflerini çizdik. 

“BİR MÜZİK STÜDYOSU VE KLASİK ARABA TUTKUSU VAR”

*Enteresan bir kişiliğiniz var… Siz hobilerinizle de ön plana çıkan bir işadamısınız? Ne gibi hobileriniz var bahseder misiniz?
İyi bir müzik arşivim var. Aynı zamanda müzik stüdyosuna da sahibim. Ve elektronik müzik yapıyorum. Bir albüm hazırladım, şimdi ikincisinin üzerinde çalışıyorum. İkincisine etnik tarzda diyebiliriz. Ondan sonra synthesizer (Sintizayzır) koleksiyonum var. 1960’lı yıllardan beri çıkan neredeyse her modelden bir örnek bende bulunur.

İlk önce iş önemli. Ancak, zamanım ve durumum müsait olduğu sürece bir müzesi yapacak hale geldim. Türkiye’de bunu ilk defa ben kurmak istiyorum. 1960’lı yıllardan bugüne çıkan tüm klavyelerden örnekler var.

*Bir de klasik araba tutkunuz var galiba?
Evet Amerikan klasik araba tutkum var.

*Kaç tane arabanız var böyle?
Geleceklerle birlikte herhalde 15 tane olacak.

*Nasıl başladı bu hobiler, özellikle müzik?
Ben 1975 yılında İzmir’de koleje gitmiştim. Orada Amerikalı öğrenciler vardı. Onların ellerinde görürdüm. Okulda moral geceleri yapardık. Demek içimizde varmış. Oradaki tınıları büyük wat’lı salonda dinleyince, birden kanımın kaynadığını hissettim. Zaten o arada babam yurt dışından 1974-75 yılında bir müzik seti getirmişti. Ben de oradan ufak tefek klavye çalmaya başladım.

İlk olarak rock müzik dinlemeye başladım. Elektronik müzik yapan çok az sayıda grup da olsa dünyada onları da arşivlemeye başladım ve beni acayip motive ediyordu. Bununla birlikte acayip kayıtlar, mix’ler yapmaya başladım.

Bu da tatmin etmedi, 1980 yılında ilk synthesizer’ımı aldım. Askerden sonra da evimde bir müzik odası yaptım. Ve bu arada klavye sayımı artırıp midi sistemiyle besteler yapmaya başladım. Kayıtlarımı o zaman daha amatörce yapıyordum. Sonra besteler birikmeye başlayınca, 1994’de Afyon da kendi stüdyomu 1994 yılında kurdum. Ve 1994 yılında stüdyo olunca bestelerimi çok daha profesyonelce yapmaya başladım.

“2010 HEDEFİ 300 MİLYON DOLAR CİRO”

*Nerede büyüyeceksiniz peki, dağıtım mı, üretim mi?
Bir defa bizim ana mesleğimiz dağıtım ve lojistik. Dolayısıyla, distribütörlük sistemimizi hiçbir zaman yere düşürmeden daha iyiye götüreceğiz. Üretim bölgemizi ve distribütörlük adedimizi fazlalaştıracağız ve bölgemizi genişleteceğiz.

*Bu bölgede en büyük dağıtıcı siz misiniz, öyle denebilir mi?
Denebilir… Dağıtımda büyüyeceğiz. 2004 yılı için 80–85 milyon dolar yıllık ciro hedefimiz var. Bundan sonra 2010 yılına da 300 milyon dolar hedefimiz var. Bunu yaparken distribütör bölgemizi genişletmek, dolayısıyla ayrıca distribütör firmalarının adedini genişletmek.
Aynı zamanda ABC kendi markamızdır, bunu da diğer belki başka markalarla gerek ABC’nin de ürün paletini genişleterek 2010 yılında bir yanlış yapmazsak hedefimiz 300 milyon dolar ciroya ulaşmak.







Haber : Capital Online / 01 Eylül 2004 Çarşamba
YORUMLAR (0)
Haber'e ait yorum bulunmamaktadır. İlk yorumu siz yapın.

Yorum ekleyebilirsiniz!
Kayıtlı isminizin görüntülenmesini istiyorsanız, yorumunuzu yazmadan önce üye girişi yapınız.

Kulis

Bu Blog'a ait yazı bulunmamaktadır.

Para & Borsa

Bu Blog'a ait yazı bulunmamaktadır.

Emlak

Bu Blog'a ait yazı bulunmamaktadır.

İş Dünyası

Bu Blog'a ait yazı bulunmamaktadır.
Sizce 2011 'de ekonomide iyileşme görülecek mi?
İş kitapları özetleri +TÜMÜ

Hoop!

Amerika'yı şekillendiren 20 fiyaskodan hayat dersleri
Otomotivdeki Gizli Şampiyon
Allah yollarını açık etsin.
Misafir tarafından gönderildi
İspanya Pazarı Onlardan Sorulur
TEBRİKLER GERCEKTEN DOĞRU İLETİŞİMİN NASIL YAPILDIĞINI BİZE GÖSTERİYOR.
Misafir tarafından gönderildi
En büyük şansım
Portföyler yenileniyor
Sıralamayı önemsemiyorum
Ne kadar global?
Yeni alımlar peşindeyiz

Dergi içeriğini görmek için tıklayın...
>> EKONOMİ
>> İŞ DÜNYASI
>> SEKTÖRLER
>> PİYASALAR
>> KOBİ
>> MORTGAGE
>> FİNANS
>> YÖNETİM
>> İLLER


CEO'ların en keyifli kent önerileri
İş insanlarının kentlere dair en keyifli seyahat önerileri...

İronik haberleri biriktiriyorum
TNT Express'in Genel Müdürü Turgut Yıldız ile hobilerini konuştuk...

Neşeli tekneci
"Deniz olmadan yaşayamam"
Bu yıl yapılmakta olan yeni halka arzlar borsada yatırımcı sayısını artırır mı?



Anadolu'nun yıldızları
Devamı için Tıklayın
"İzmir'e yön verenler" ödüllerine kavuştu
Devamı için Tıklayın
Başarıya Yürüyenler yarışıyor
Devamı için Tıklayın
Genç Aslanlar için geri sayım başladı
Devamı için Tıklayın
Başarıya yürüyenler yarışması başlıyor!
Devamı için Tıklayın
En başarılı emlak yatırımları
Devamı için Tıklayın
Ekonominin geleceği masaya yatırıldı
Devamı için Tıklayın
CFO'lar dış kaynağı konuştu
Devamı için Tıklayın
Türkiye'nin en büyükleri ödüllerini aldı
Devamı için Tıklayın
"Anadolu500" Ödülleri sahiplerini buldu
Devamı için Tıklayın
Girişimci gençler yarıştı
Devamı için Tıklayın
Trabzon'da "Biz bize sohbetler"
Devamı için Tıklayın
Kadın liderler ekonomiyi değerlendirdi
Devamı için Tıklayın
VOB şampiyonları ödüllerini aldı
Devamı için Tıklayın
CEO club perakende devlerini ağırladı
Devamı için Tıklayın
Girişimcilik haftası çıtayı yükseltti
Devamı için Tıklayın
Yarının yönetim kurulu üyeleri için workshop
Devamı için Tıklayın
Sürdürülebilir şehir yolculuğu
Devamı için Tıklayın
İzmir'e yatırım sözü
Devamı için Tıklayın
Biz bize sohbetler Eskişehir'de gerçekleşti
Devamı için Tıklayın
Yarışma sanal VOB piyasası gerçek
Devamı için Tıklayın
Bu kez üniversiteli girişimciler yarışıyor
Devamı için Tıklayın
CEO'lar sahnede
Devamı için Tıklayın
En başarılı turizmciler ödüllendirildi
Devamı için Tıklayın
CEO'lar buluştu
Devamı için Tıklayın
Tenis dünyasının gözü İstanbul'da
Devamı için Tıklayın
CEO'lar "Yeni normalde rekabeti"konuştu
Devamı için Tıklayın
Emlak Oscar'ı geliyor
Devamı için Tıklayın
Anadolu'nun en etkili iş insanları
Devamı için Tıklayın
Kobi'ler Antalya'da Ergun Özen'i ağırladı
Devamı için Tıklayın
En Beğenilenler ödüllerine kavuştu
Devamı için Tıklayın
"Yılın İş İnsanları"nın Ödül gecesi
Devamı için Tıklayın
Anadolu Markaları’nda 5. Durak Konya oldu
Devamı için Tıklayın
Global kobi Bursa’da toplandı
Devamı için Tıklayın
Hugo Boss'un CEO'sunu perakendeciler ağırladı
Devamı için Tıklayın
Anadolu'da marka yarışı başladı
Devamı için Tıklayın
Antep gelecek için toplandı
Devamı için Tıklayın
Başarıya Yürüyenler'de karar anı
Devamı için Tıklayın
CEO Club gelecek 10 yılı tartıştı
Devamı için Tıklayın
Anadolu Markaları yarışıyor
Devamı için Tıklayın
Büyük yarışta finale doğru
Devamı için Tıklayın
Capital 500'ün ödül gecesi
Devamı için Tıklayın
Anadolu 500'ün en büyükleri ödüllerini aldı
Devamı için Tıklayın
En etkili 50 iş insanı aranıyor
Devamı için Tıklayın
Chip en iyileri ödüllendirdi
Devamı için Tıklayın
Anadolu markaraları yarışması başladı
Devamı için Tıklayın
Başarıya yürüyenler yarışıyor
Devamı için Tıklayın
Capital dev CEO'ları ağırladı
Devamı için Tıklayın
Başarıya yürüyenler başlıyor
Devamı için Tıklayın
'Ceo club'da enerji konuşuldu
Devamı için Tıklayın
Mango'nun yaratıcısından Ceo'lara tavsiyeler
Devamı için Tıklayın
Global kobi Gaziantep'teydi
Devamı için Tıklayın
CEO'lar Godiva'nın öyküsünü dinledi
Devamı için Tıklayın
İş dünyası sinemada buluştu
Devamı için Tıklayın
CEO'lar 'fazla mesai'ye kaldı
Devamı için Tıklayın
Perakendenin liderleri buluştu
Devamı için Tıklayın
Asım Kocabıyık'tan CEO'lara yönetim dersi.
Devamı için Tıklayın
KOBİ'lerin e-dönüşümü Adana'dan başlıyor!
Devamı için Tıklayın
Sanal VOB'da ödül töreni
Devamı için Tıklayın
CEO CLUB ÜYELERİ BAKANLA BULUŞTU
Devamı için Tıklayın
En başarılı “gençler” ödüllendirildi
Devamı için Tıklayın
“Yılın iş insanları” ödüllerini aldı
Devamı için Tıklayın
100. YIL HESAPLARI
Devamı için Tıklayın
GELECEĞİNİ EDUCATURK’LE KAZAN
Devamı için Tıklayın
YATINIZ İÇİN DE YER VAR
Devamı için Tıklayın
ROCK’N DARK YOLA ÇIKTI
Devamı için Tıklayın
GLOBAL KOBİ ERZiNCAN’DA TOPLANDI
Devamı için Tıklayın
ALİ TARAN’DAN, “VESTEL’İN ROBOTU ARÇELİK’İN ÇELİK’İNİ YENER” YORUMU!
Devamı için Tıklayın
Son dönemece girildi
Devamı için Tıklayın
Club'a davet
Devamı için Tıklayın
Global KOBİ Kayseri'nin nabzını tuttu
Devamı için Tıklayın
“Konut almak için en iyi dönemdeyiz”
Devamı için Tıklayın
Kriz nedeniyle yönünü yurtdışına çevirdi
Devamı için Tıklayın
Global KOBİ platformu Denizli'deydi
Devamı için Tıklayın
İzmir buluşması umut verdi
Devamı için Tıklayın




Bizden haberdar olmak için.

E-posta adresiniz


Gelecek için akıllı çözümler
Ağlarla birbirine bağlı, aktif ve mobil!

Harekette esneklik
Otomobil 2050 yılında hala bizimle birlikte olacak ama sadece birçok ulaşım şeklinden birisi olarak...

Kendi treninizi yapın
Metro ve tramvaylar kentsel trafik sıkışıklığının azaltılmasında çok önemli bir rol oynuyor.