Capital'e abone olun.
BİLANÇOYA SIKI TAKİP

Bilançoya sıkı takip

Bilanço yönetimi her zaman çok önemli oldu. Ancak zor yıllarda liderlerin öncelikli işi haline geliyor...

Son Güncelleme: 22.02.2017

Özlem Aydın
oaydin@capital.com.tr

2017’NİN ZOR BİR YIL OLACAĞI ARTIK KESİN gibi... Piyasalardaki volatilite, oynak kur, ihracat pazarlarındaki sıkıntılar ve gelişmeler de bunun göstergesi. Aslında şirketler, normal şartlarda yıllık bütçelerini eylül-ekim aylarında hazırlamaya başlıyor. Ancak, zor geçen 2016 ve gelişmeler, bütçe hazırlama tarihinde sarkmalara neden olmuş, büyük şirketlerde dahi 2017 bütçelerinin tamamlanması kasım-aralık aylarına sarkmıştı. Buna rağmen o bütçelerin hazırlandığı dinamikler de bugün farklılaşmış durumda. Örneğin, 2017 dolar kuru tahmini bütçelerde önce 3,25, sonra 3,45, ardından 3,50 olarak yer aldı. Ancak piyasalarda kurda yaşanan hareketlilik, bu tahminleri de boşa çıkardı.
Burada belirsizlik ve oynaklık sürüyor. İşte bu değişken tablo, CEO’ların 2017 ajandasında bilanço yönetimini ilk sıraya taşıyor. Zaten pek çok CEO da zor dönemde bilanço yönetiminin kritik olduğunu düşünüyor. Kalem kalem bilançoları sıkı takibe aldıklarını söyleyen liderler, likidite, kârlılık, borçlar, vade ve alacaklar, nakit akım ve fon akım tablolarını detaylı incelemeye almış durumda. Gece gündüz para piyasalarını izliyor, bilanço rasyoları çıkarıyor, kur riskini yönetiyorlar. Hatta Borusan Holding CEO’su Agah Uğur ile Zorlu Holding CEO’su Ömer Yüngül, şirketlerini bir banka yönetir gibi yönettiklerini söylüyor.

CEO’NUN GÖZÜ PİYASADA
Bugünlerde pek çok CEO, para piyasalarını sıkı takip ediyor. Yataş Genel Müdürü Nuri Öztaşkın, “Artık hepimiz gece gündüz para piyasalarını takip ediyoruz. Şirketler aynen kendilerine kredi veren bankalar gibi bilanço rasyolarını çıkarmak, dikkatle incelemek, kur riskini yönetmek, önlem almak zorunda” diyerek aslında durumu da özetliyor. Öztaşkın, şirketlerin bankalar gibi onlarca rasyoyu yorumlamakta zorlanabileceğine dikkat çekiyor ama bu sıkı takibin neden gerektiğini şöyle açıklıyor: “Önemli rasyolara mutlaka bakılmalı. Bunlardan en önemlisi likidite rasyoları. Likidite rasyolarının bozulmaması için daha pahalı ve meşakkatli olsa da özellikle yatırımlar başta olmak üzere kredilerin orta ve uzun vadeli temini için çalışılması çok önemli. Buradaki ölçü, döner değerlerle kısa vadeli borçların kabul edilmiş standartlara ulaştırılması olmalı. Bilançolarda kısa vadeli borç ve alacak kalemleri, 1 yıl için gösterilir ve ciddi tuzaktır. Ayrıntısına girip stok devir hızı, alacakların ortalama tahsil süresi, ticari borçların ortalama vadesi, finansal borç taksitleri birlikte değerlendirilmeli. Buradaki en önemli yardımcımız nakit akım ve fon akım tabloları.” Bilanço yönetiminin zor dönemlerde daha da önem kazandığına dikkat çeken DeFacto Finanstan Sorumlu Başkan Yardımcısı Önder Şenol, alacaklar, borçlar ve stok kalemlerinin en büyük odak alanları olacağını söylüyor. Şenol, bunu şöyle açıklıyor: “Sektör özelliği olarak önemli bir alacak riskine sahip değiliz. Ancak bunların dönüşüm hızları sürekli radarımızda. Kârlılık ve nakit akış odaklı birçok projemiz var. Daha likit bir bilanço ortaya çıkmış olacak. Kur riski için türev ürünleri kullanmaya devam edeceğiz. Bir yandan da doğal hedging oranını artırmak için yurt dışı satış faaliyetlerini artırıyoruz. Kur riski yönetimi günlük hayatımıza çok yoğun bir şekilde girdi.”

NAKİT AKIŞINA DİKKAT
Yeni TÜSİAD Başkanı olan Index Grup CEO’su Erol Bilecik, mali disiplin ve bilanço yönetiminin şirketlerin olmazsa olmazı olduğunu söylüyor. Grubu için bilançoda nakit akışı ve yönetiminin en önemli noktalar olduğunu belirten Bilecik, şöyle anlatıyor: “Düşük kârlılık ve çok yüksek işlem hacmine sahip bir yapımız var. Bu nedenle nakit akışı çok önemli. Operasyon giderleri de önem verdiğimiz bir kalem. Bu konuda masraflarımızı geçmiş yıllarda hep yüzde 3’ün altında tutmayı hedeflerdik. Bugün ise yüzde 1,9 seviyesinde tutuyoruz.” Bilecik, bilanço yönetiminde kur farkları ölçümlerini “forward” ederek, hedging yöntemini bu bağlamda kullanarak, kur farklarının yaratabileceği risklerin önüne geçtiklerini söylüyor. Bilançolarının yüzde 67’sinin TL kaynaklarından oluştuğuna dikkat çeken Bilecik, “Bu bağlamda kur dalgalanmalarından çok az etkilenen bir yapımız var” diyor. Otokoç Genel Müdürü Görgün Özdemir, tüm şirketlerin nakit akış yönetimine büyük önem vereceğini söylüyor ve şöyle açıklıyor: “Geçen yıla göre artmış olan kredi faizlerinin önümüzdeki dönemde daha da yükselme riski var. Süratle değer kazanan döviz kurları maliyetler üzerinde olumsuz etki yaratıyor. Finansal piyasalarda görülen sert dalgalanmalar şirket bilançolarında da sert hareketlere neden oluyor ve nakit yönetimini zorlaştırıyor.” Özdemir, nakit yönetimine önem vermeyi kararlaştırdıkları anda bilançoda öne çıkan önlemlerini ise şöyle açıklıyor: “2017’de alacaklarımızı daha yakından takip edip gecikmeye izin vermeyeceğiz. Yeni müşterilerimizin kredibilitesini ölçerken kriterleri biraz daha sıkacağız. Borç gün sayımızı yukarı taşıyabilmek için ilgili taraflarla yeni müzakereler yapmayı planlıyoruz.”  
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4

  • Etiketler: yeni dönem bilanço takip

    İsminiz:

    Yorumunuz:


    FOTO HABER