Capital'e abone olun.
DEĞİŞİM MESAJLARI GELİYOR

Değişim mesajları geliyor

“Yönetim Kurulu Araştırması 2009”, somut bilgiler içeriyor.

Son Güncelleme: 01.09.2009

CAPITAL’İN GELENEKSELLEŞEN “Yönetim Kurulları 2009” araştırmasının sonuçları ilginç mesajlarla dolu. Bu yıl 3’üncü kez yapılan araştırmanın sonuçları, Türk yönetim kurullarının üye profili, bağımsız üye sayısı, etkinliği, toplanma sıklığı, performansı ve ücret politikası gibi pek çok konudaki yeni gelişmelere ışık tutuyor.
Capital’in Deloitte ile birlikte hayata geçirdiği Türkiye’nin ilk ve tek “Yönetim Kurulu Araştırması”, katılımcı profiliyle de göz dolduruyor. Araştırmaya katılan 128 CEO ve yönetim kurulu üyesinin yüzde 40’ı, 500 milyon doların üzerinde ciroya sahip şirketlerin üst düzey yöneticileri. Halka açıklık oranına bakıldığında ise katılımcı kişilerin faaliyette bulunduğu şirketlerin yüzde 33,8’inin halka açık olması dikkat çekici.
Araştırma, bu yıl 3’üncü kez üst düzey yöneticilerin katılımıyla hayat bulmuş durumda. Araştırmada sorulan sorular ise kurulların şirket yapısındaki etkinliğini ve önemini anlamak üzere oluşturuldu. Araştırma, son 3 yıldır Türk iş dünyasındaki en güçlü mercilerden biri olan yönetim kurullarının profilini ortaya koymasıyla da çarpıcı sonuçlar içeriyor.
BAĞIMSIZ ÜYE SAYISI ARTIYOR
Yönetim kurullarında dünyada en önemli konuların başında bağımsız üye sayısı geliyor. Spencer Stuart’ın, S&P 500 şirketlerinin yönetim kurullarına yönelik yaptığı araştırmaya göre yönetim kurulları her geçen yıl daha da bağımsızlaşıyor. 2008 yılı verilerine göre kurulların yüzde 82’sinde bağımsız yönetim kurulu üyesi mevcut.
Türkiye ise bağımsız yönetim kurulu üyesi açısından dünya ortalamasının gerisinde. Yine de geçtiğimiz yıla göre bağımsız üye sayısında önemli bir artış olması da dikkat çekici. Geçen yıl yüzde 25 oranında yönetim kurulunda bağımsız üye varken bu yıl bu oran, yüzde 40,6’ya çıkmış durumda. Bağımsız üyesi bulunan kurullarda ise yüzde 44,4 oranında 1, yüzde 37 oranında 2, yüzde 11,1 oranında 3 bağımsız üye mevcut. Araştırmaya katılan yöneticilerin yüzde 36,8’i ise yönetim kurulunda yer alan bağımsız üyelerin şirket operasyonları hakkında büyük ölçüde bilgi sahibi olduğunu söylüyor.
Yönetim kurulunda yer alan kişilerin görevlerine baktığımızda ise geçtiğimiz yılki tablodan ufak da olsa bazı farklılıklar olduğu göze çarpıyor. Yönetim kurullarının yüzde 82,8’inde şirket CEO’ları yer alıyor. Bu oran, geçtiğimiz yıl yüzde 81 idi. CFO’ların temsil oranında ise bir artış olduğu gözleniyor.
Geçtiğimiz yıl yönetim kurulunda CFO olan kurulların yüzdesi 35,1 iken bu yıl bu oran yüzde 40,3’e çıktı. Kurullardaki kuvvetler ayrılığı ise halen devam ediyor. Kurulların yüzde 77,8’inde yönetim kurulu başkanı ve CEO aynı kişi değil.
Dünyada ise Türkiye’nin tersine bir trend hakim. Dünyadaki yönetim kurullarının yüzde 61’inde CEO aynı zamanda yönetim kurulu başkanı olarak görev yapıyor. Bu oran, dünyada bundan 5 yıl önce yüzde 77, 10 yıl önce ise yüzde 84’tü. Her ne kadar CEO ve yönetim kurulu başkanı rollerinde zaman içinde bir ayrılma söz konusu olsa da S&P 500 şirketlerinin henüz bu konuda Türkiye kadar kuvvetler ayrılığına sahip olmaması dikkat çekici.
PERFORMANS DEĞERLENDİRİLMİYOR
Yönetim kurulları, etkisi ve aldığı kararlarla şirketler dünyasının en önemli mercilerinden biri. Bu nedenle kurulun performansının değerlendirilmesi de aslında kritik önem taşıyor. Yine de araştırmadan çıkan sonuçlara baktığımızda,  Türkiye’nin bu konuda henüz emekleme aşamasında olduğu görülüyor. Türk yönetim kurullarının yüzde 69,8’inde bir performans değerlendirmesi yapılmıyor. Yüzde 30,2 oranında performans değerlendirmesi yapılan yönetim kurullarında ise bu değerlendirmenin nasıl yapıldığını yüzde 46,9 oranında katılımcı açıklamak istemiyor.   
  • 1
  • 2
  • 3

  • Etiketler:

    İsminiz:

    Yorumunuz:


    FOTO HABER