Capital'e abone olun.
KÜÇÜLEN HANE ETKİSİ

Küçülen hane etkisi

Türkiye'de, hep kalabalık haneler öne çıktı.

Son Güncelleme: 01.07.2011



Bu eğilim, çok odalı evleri, büyük ambalajlı ürünleri, geniş arabaları, geniş hacimli beyaz eşyaları öne çıkardı. Ancak son 10 yılda büyük bir değişim yaşandı. Türkiye'deki hane sayısı artarken hane halkı sayısı azaldı.Bugün her 10 kişiden 8'inin kentte yaşadığı Türkiye'de, son 10 yılda 2 kişilik haneler yüzde 65, 3 kişilik haneler yüzde 59, 1 kişilik haneler yüzde 58 arttı. Bu artış, konuttan beyaz eşyaya, mobilyadan gıdaya birçok alanda ürün ve hizmetleri değiştirdi. Uzmanlar, küçülmenin süreceğini düşünüyor. Şirketler de oyun planlarını bu gerçek üzerine kuruyor. Çok değil 10 yıl önce, kentlerdeki 3 milyondan fazla hanede, 5 ve daha fazla birey yaşamını sürdürüyordu. Aileler, genellikle 3+1 evleri, büyük boy ürünleri, geniş arabaları, hacimli eşyaları ile kalabalık bir hayata sahipti. Aradan geçen zamanda, 5 ve daha fazla bireyin yaşadığı büyük haneler giderek küçüldü. Son 10 yılda hanelerdeki değişime baktığımız zaman 1, 2 ve 3 kişinin yaşadığı küçük hane sayısında müthiş bir artış ortaya çıktı. İşte bu artış, pek çok sektörde büyük bir değişim başlattı. 10 yıl önce 1+1 diye bir konut kavramı yokken, bugün yapılan projelerde dairelerin yüzde 75- 80'i 1+1 ve 2+1 dairelerden oluşuyor. Mekanlar küçüldükçe, mobilyada metrekareleri verimli kullanmak ve multifonksiyonel ürünler tasarlamak ihtiyaç haline geliyor. Artık kapılar duvarların içine sürülüyor, duvara monte edilen kitaplık ünitesi misafir yatağına dönüşüyor. Gıda tüketiminde de talep hazır ve dondurulmuş gıdalar ağırlıklı olmak üzere paketli gıdalara kayıyor. Mikrodalga fırınlar, dondurucular gibi zaman kazandırıcı ürünlere talep artıyor. Eğlence ve tüketim kalıpları yeniden şekilleniyor. Özetle son yıllarda birçok sektörde ihtiyaçlar yeniden belirlenirken satış ve pazarlama kuralları da yeniden yazılıyor.
Solo yaşam 8 alanı nasıl değiştirdi? Tablosu için görsele tıklayın

KENTLEŞMENİN CAZİBESİ
Türkiye'de 1950'lerde sanayileşmeyle başlayan kentleşme hala devam ediyor. Kentleşme oranı, 2002'den
2009'a dek yüzde 10 artarak yüzde 76'ya ulaştı. Yani bugün her 10 kişiden 8'i kentte yaşıyor. Geçmiş yıllarda olduğu gibi son 7 yılda da kentleşmedeki artışı, kentlerin ekonomik ve sosyal olarak daha cazip bir yaşam vaat ediyor olması tetikledi. Bu durumun artık sadece sanayileşme süreci ile özdeşleştirilemeyeceğini belirten Prof. Dr. Emre Kongar, kırsaldaki yaşam koşullarının elverişsizliğinin kentleşmenin itici gücü olduğunu ifade ediyor. Koç Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Marka ve Pazarlama Bölümü'nden Prof. Dr. Semih Yalman, artışın Türkiye'nin kendisini fırsatlar ülkesi olarak konumlamasıyla ilgili olduğunu söylüyor ve ekliyor: "Bazı hayat tarzlarının moda hale gelmesi, web, TV ve mobil aygıtların her türlü içeriği her noktaya taşıması ve mutluluk kavramının 'olma' halinden 'satın alma' haline dönüşmesi önemli rol oynuyor." Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü'nden Doç. Dr. Banu Ergöçmen de nüfusun büyük çoğunluğunun kentlere akmasını, kentsel yaşam tarzının egemen hale gelmiş olmasına bağlıyor.  
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4

  • Etiketler:

    İsminiz:

    Yorumunuz:


    FOTO HABER