Capital'e abone olun.
BÜYÜK RESİM

Büyük Resim

Bu kitap, size filmlerden öğrendiğimiz derslerle işinizi anlamanızda yardım edecektir.

Son Güncelleme: 01.07.2010

GÜÇLÜ YANLARINIZA OYNAYIN
Daha ilk bakışta, nadiren Karayip Korsanları kadar iş dersleri veren bir film olmadığı görülür. Ve bunu büyük bir eğlenceyle izlenecek bir paket halinde yapıyor.
Karayip Korsanları, iki büyük ders verir: Birisi pazarlamacılar, diğeri de bir şirketi yönetmek için. Şirketiniz güvertedeki tırabzanlarda yürümek zorunda kalmadan, her iki derse de kulak vermelisiniz. Bu dersler aynı karakterden, Johnyy Depp tarafından harika canlandırılan Kaptan Jack Sparrow’dan gelmekte.
İyi ya da kötü, adınızı bir şekilde kamunun önüne çıkarmalısınız. Elbette herkes iyi bir isme, iyi bir üne ve tüketiciyle iyi bir bağlantıya sahip olmak ister, ama Sparrow’un sözleri kulağa doğru geliyor: “Ama benden söz edildiğini duymuş olmalısın.” Karayip’te sayısız korsan var, sizin de rekabet etmeniz gereken sayısız ürün ve rakip var. O halde kendinize sorun: Adınızı kimse biliyor mu? Eğer bilmiyorsa bunu nasıl değiştireceksiniz?
Bu da bizi ikinci derse getiriyor. Adil dövüşmemiz gerektiğini kim söylüyor? Tıpkı Kaptan Sparrow gibi kazanma şansımızı artıracak şekilde dövüşmek isteriz. Elbette, Kaptan Sparrow’un aksine kazanmak için hile yapamayız.
Çok sayıda büyük şirket, rakibinin güçlü yanlarına saldırarak yanlış zeminde dövüşme hatasını yaptı. Bu nedenle örneğin birçok şirket, Walmart’ı fiyattan vurmaya çalışmakla sektörün dışında kaldı.
Zamanla ve acılı tecrübelerle bazı akıllı perakendeciler, Walmart’la birlikte yaşamanın, hatta onu yenmenin tek yolunun dev perakendecinin yapamayacağı şeyleri yapmak olduğunu öğrendi. Rakipler, küçük ölçekli mağazalarının ruhunu ya da özel hizmetlerini ya da eşsiz ürünlerini öne çıkardı.
İş dünyasında rekabetçi senaryolar nadiren bir film senaryosu gibi oynanır. Daha ziyade, rakiplerinizin güçlü ve zayıf yanlarını belirlemek için sıkı çalışmayı gerektirir. Kendi güçlü yanlarınızı daha da güçlendirmek ya da zayıf yanlarınızı düzeltmek ya da asgariye indirmek için sürekli çalışmayı gerektirir.
Sparrow, bize tavsiye dolu sözcükler vermektedir. Will Turner’a dediği gibi dünya, neyi yapıp neyi yapamayacağımızı anlama yeteneğimiz etrafında döner. Bir kez güçlü ve zayıf yanlarımızla dürüstçe yüzleştiğimizde, geleceğe yelken açabiliriz.
Heyamola!
ÇEŞİTLİLİĞİ KUTSAYIN
Dünya gezegeninde yaşayan insanları ayırmanın bir sürü yolu var: Birisi, Selena’yı bilen ve bilmeyen insanlar.
Cehaletimiz çok güçlü bir ders barındırır. Toplumumuz aklımıza bile gelmeyecek çeşitlilik yollarına sahiptir; sonuç olarak hiç haberdar olmadığımız bir sürü şey söz konusu.
Kısacası çevremizdeki çeşitlilikle etkileşimi sıklıkla beceremiyoruz ki bu da herhangi bir şirket için tehlikeli bir şeydir. Selena, bizim İspanyol kültür dünyasını görmemizi sağlıyor; dünyanın en hızlı büyüyen ve Amerika’nın en büyük azınlık nüfusu. Ve bu nedenle İspanyol olmayanların gelecekte başarılı bir işadamı ya da çalışan olmak için bu kültürden öğrenmesi gereken çok şey var.
Selena, etrafımızda var olan ama bizim dünyamızda olmadıkları için göremediğimiz dünyalar hakkında bir derstir. Ve tecrübelerimizin evrensel olmadığını hatırlatan değerli bir kayıttır.
Başarı işgücümüzü, müşterilerimizi, komşularımızı ve ulusumuzu oluşturan diğer kültürleri tanımamıza bağlı olabilir.
Buna uyan bir hatırlatma notu Selena’dan gelmektedir, ama Selena’nın gerçek hikayesinden. Ölümünden kısa bir süre sonra ünlü Howard Stern, matemle ilgili inanılmaz gösteriler hakkında bir şaka yaptı. Özür dilemekle sonuçlanmayan hakaretleriyle bilinen Stern, hemen İspanyolca özür diledi. Texas’ın o zamanki valisi George W. Bush, Selena’nın anısına bir gün belirlendiğini açıkladı.  
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4

  • Etiketler:

    İsminiz:

    Yorumunuz:


    FOTO HABER