Capital'e abone olun.
6 GRUBUN YENİ KİMLİĞİ

6 Grubun Yeni Kimliği

Nüfus cüzdanı, ehliyet belgesi, pasaport ve diğerleri... Ortak özellikleri, kişilerin temel verilerini ortaya koymasıdır. Adından doğum yerine, kan grubundan baba adına... Bizim hazırladığımız kiml...

Son Güncelleme: 01.01.2003

Nüfus cüzdanı, ehliyet belgesi, pasaport ve diğerleri... Ortak özellikleri, kişilerin temel verilerini ortaya koymasıdır. Adından doğum yerine, kan grubundan baba adına... Bizim hazırladığımız kimlik kartları da gelir grupları için aynı bilgileri içeriyor. Mensup oldukları ailelerden, bulundukları yere; gelirlerinden sahipliklerine, kritik verileri bünyesinde bulunduruyor. Bu yeni kartlarla, Türkiye’deki gelir gruplarının yeni yapılarını, harcama eğilimlerini, gelecekteki davranış ve ihtiyaçları tahmin etmek mümkün...  
 
Capital’i takip eden okuyucularımız, geçtiğimiz ay yayınladığımız “29 sınıfa dikkat!” başlıklı yazıyı hatırlayacaklardır. Türkiye’deki farklı sosyal sınıfları ve yaşam tarzlarını konu alan bu yazı büyük ilgi gördü. Bu ilgi, iş dünyasının iç pazarın artık ne kadar sofistike hale geldiğini çok iyi kavradığının da bir işareti... Yeni dönemde başarının yolu, tüketicilerin ve toplumun dinamiklerini anlamaktan geçiyor. Ancak o zaman farklı segmentlerdeki müşterileri yakalamak ve harekete geçirmek mümkün olabilecek...  
 
Çünkü, değişen yaşam biçimlerini, trend ve eğilimleri dikkate almadan iç talep yönetilemiyor. İç talebi doğru okuyamayanlar ise farklı toplum sınıflarını ve müşteri kitlelerini çözemediği için ipi göğüsleyemiyor. O nedenle gelir gruplarını ve onların yaşam biçimlerindeki değişimleri yakından izlemek gerekiyor. Gelirlerinden, sahiplik oranlarına; aile sayısından teknoloji kullanımına, iyi analiz edilen veriler, iş dünyasında başarıyı da getiriyor.  
 
Capital’in bu araştırması, sözünü ettiğimiz ihtiyaca bir ölçüde katkıda bulunacak. “Gelir gruplarının yeni kimlik kartını” ortaya koyan bu çalışma için, Veri Araştırma şirketinin 2002’de yaptığı “Veri SGT 2002” araştırmasından yararlandık. Bu çalışma sosyo-ekonomik statü, yaşam biçimleri, gelir dağılımı ve tüketim alışkanlıklarını inceliyor.    
 
Araştırma nasıl yapıldı?  
 
Veri Araştırma 2 yılda bir gerçekleştirdiği “Veri SGT (statü-gelir-tüketim) Kentsel Türkiye Araştırmaları” dizisinin 2002 yılı bulguları, Türkiye’deki kentli nüfusun profilini çiziyor. Veri-SGT araştırması, kentsel Türkiye’nin hane ve birey bazında fotoğrafını çekiyor.  
 
Bu araştırmanın saha çalışması 2002 yılı nisan ve mayıs aylarında gerçekleştirildi. Araştırmanın, örneklemi Türkiye’de nüfusu 20 bin ve üzerinde olan 279 kenti temsil ediyor. Araştırma, Türkiye’de bu kentlerdeki  9 milyon 720 bin hanede yaşayan nüfusunun 38 milyon 755 bin olduğunu temeli üzerine kurulmuş.  
 
Bu çalışma kapsamında toplam 1.940 hane ve 4.970 kişi ile görüşüldü. Elde edilen bulgular; gelir dağılımından, sosyo-ekonomik statü gruplarına, tüketim alışkanlıklarından beklentilere kadar çok farklı konulardaki analizlerde kullanılabilir.  
 
Ortalama kentli aile  
 
Farklı sınıfları anlatmaya geçmeden önce ortalama kentli bir ailenin profilini çizmekte fayda var. Türkiye’de kentli aileler ortalama 103 metrekare büyüklüğünde evlerde oturuyor ve 74 dolar kira ödüyorlar. Yıllık gelirleri ise 5 bin 105 dolar. Metropol kentlerde evin genişliği 94 metrekareye düşüyor, kira değeri ise 95 dolara yükseliyor. Diğer kentlerde ise evlerin büyüklüğü 110 metre, ortalama kira bedeli ise 58 dolar.  
 
Buzdolabı kentli ailelerin tamamında var. Kentli ailelerin evindeki buzdolapları pek de genç sayılmaz; neredeyse 10 yaşını doldurmuş durumda. Üst gruplarda ise no-frost buzdolapları yaygın ve bu cihazlar 5 yaşında.  
 
Türkiye’de 15 yaş üzerindeki kentli nüfusun yüzde 66’sı tatil yapmak için kent dışına çıkmıyor, yüzde 17’si sadece memleketine gidiyor. Yazlığına gidenlerin oranı yüzde 4, turistik tesislerde konaklayanların oranı ise sadece yüzde13.  
 
A tipi yaşam tarzı  
 
“En üsttekiler” olarak nitelenebilecek A sosyo-ekonomik statü grubundaki haneler yüksek yaşam standartlarıyla farklılaşıyor. Bu aileler 3-4 kişiden oluşuyor. Yaşadıkları evlerin büyüklüğü Türkiye ortalamasına göre daha geniş.  
 
* Yuvalarının ortalama büyüklüğü 141 metrekare. Bu grupta yer alan her dört aileden üçü kendi evinde oturuyor.  
 
* A grubundaki bu ailelerin neredeyse tamamı otomobil sahibi. Beyaz eşyaların önemli bölümü de bu evlerde kullanılıyor.  
 
* “En üst” tabakadaki 147 bin hanenin yüzde 80’inde bilgisayar kullanılıyor.  
 
* Bu hanelerin yarısına her gün düzenli olarak gazete giriyor. Oysa, Türkiye genelinde her gün gazete giren hanelerin oranı ancak beşte bir düzeyinde.  
 
* Refah düzeyi yüksek olan bu şanslı ailelerde tatil, alışveriş ve yurtdışına çıkma sıklıkları da çok yüksek... Yüzde 68’i tatillerinde otel-motel gibi yerlerde konaklıyor.  
 
* Bu kesim Türkiye’nin ve kendilerinin ekonomik gidişi konusunda diğer kesimler kadar karamsar değil.  
 
En eğitimli grup  
 
Çocuklar ve öğrenciler dışında kalan aile fertleri genellikle çalışıyor. A’lar ev kadınına en az rastlanan kesim. “Ekonomik açıdan aktif nüfus” oranı bu grupta en yüksek düzeye ulaşıyor.  
 
* Bu kesim Türkiye’nin en eğitimli bölümünü oluşturuyor. Öğrenim sürecini tamamlamış kişilerin yüzde 55’inin yüksekokul mezunu olması da bunu ortaya koyuyor. Ayrıca, yüzde 7,8’i ise yüksek lisans ve doktora derecesine sahip.  
 
* A grubu yetişkinler arasında lise mezunu olanların oranı yüzde 23. Lise mezunu olmayanlar ise genellikle yaşlılar ve eski kuşaklar.  
 
* Okul çağındaki çocuklar genellikle okula devam ediyor. 7-21 yaş aralığında olan çocuk ve gençlerin tamamı öğrenci. Bu açıdan A tabakasında okullaşma oranı Türkiye ortalamasının çok üzerinde.  
 
* Eğitim düzeyinin yüksek olması, bu kitlenin tutum ve davranışlarına da yansıyor. Dış çevreye, teknolojiye ve Avrupalılığa en açık kesim, bu grup içinde yer alıyor.    
 
* Dünyayı televizyon/radyo dışında gazete ve internetten de izleyenlere en fazla A’lar arasında rastlanıyor.  
 
B’de hareket var  
 
“Ortanın üstü” olarak adlandırılabilecek B sosyo-ekonomik statü grubunda olan kentli aile sayısı 647 bin. Bir aile ise 3-4 kişiden oluşuyor. Yaşadıkları evlerin büyüklüğü ortalama 121 metrekare. Üçte ikisi kendine ait evde yaşıyor.  
 
* B grubundaki bu hanelerde otomobil ve bulaşık makinesi sahipliği yüzde 80 düzeyinde. Diğer beyaz eşyaların tamamı bu hanelerde bulunuyor. A ile B’yi ayrıştıran en önemli iki eşya ise otomobil ve bulaşık makinesi.  
 
* Çocuklar ve öğrenciler haricindeki aile fertleri çalışıyor. Öğrenim sürecini tamamlayan yetişkinlerin yüzde 3’ü lisansüstü ve doktora derecelerine sahip, yüzde 36’sı üniversite mezunu. Bu grupta lise mezunlarının oranı yüzde 34 düzeyinde.  
 
* B grubunda evlerdeki bilgisayar oranı yüzde 44 olarak hesaplanıyor. Gazete okumada A grubuna yakın bir düzeydeler. Ailelerin yüzde 41’i tatillerinde otellerde konaklıyor.  
 
Tüketimde B faktörü  
 
B’lerin güçlü bir “sınıf atlama arzusu” var. Aralarından çok sayıda girişimci çıkması da, bu görüşü destekliyor. Bu grupta üst düzey bürokratlar, özel sektörde çalışan beyaz yakalılar yer alıyor.    
 
Ayrıca, orta büyüklükteki işyeri sahipleri, tüccarlar, büyük kuruluşlarda çalışan sendikalı ve kıdemli işçiler de bu gruptan çıkıyor. B’yi güçlü kılan tüketim özellikleri ise şöyle:  
 
* Bu grup 2000 yılında gelirinin yüzde 64’ünü harcamalara ayırıyordu, 2002 yılında, krizin de etkisiyle bu oran yüzde 53’e geriledi.  
 
* Opel, Volkswagen ve Peugeot gibi prestijli otomobil markalarına ilgi gösteriyorlar.  
 
* Onlarda çocuklarını yurtdışında okutmaya çalışıyorlar. Yurtdışında okuyan öğrenci sayısının 30 bini aştığı tahmin ediliyor. Marks& Spencer, Tods, Louis Vuitton, Beymen gibi lüks markaların müşterilerinin önemli bir bölümü bu gruptan.  
 
C1’in yeni portresi  
 
Türkiye’de orta sınıfı oluşturan C1 grubu kentli ailelerin sayısı 1 milyon 170 bini geçiyor. Kentli orta sınıfın nüfusu ise 6 milyon 688 bin kişi.  
 
* Ortalama 4 kişilik çekirdek ailelerden oluşan bu grubun yaşadığı evler ortalama 111 metrekare. Üst orta grubunda tıpkı B grubu gibi üçte ikisi kendi evinde oturuyor. Konut, “gelecek garantisi” olarak görülüyor. İnsanlar kendilerini güvence altına almak için konut sahibi olmayı hedefliyor.  
 
* Otomobil sahipliği yüzde 52.9’a, bulaşık makinesi sahipliği ise yüzde 43 düzeyinde. Otomatik çamaşır makinesi bu hanelerin neredeyse hepsinde mevcut.  
 
* Bu orta halli ailelerin yüzde 22’si tatilini bir otelde geçiriyor. Yetişkinlerin yüzde 13,5’i yüksekokul ve üzeri eğitim seviyesine sahip, yüzde 32’si ise lise mezunu.  
 
Tüketim hevesi köreldi  
 
Ortanın üstündeki bu grubun tüketim eğilimi yüksek. Bu nedenle, tasarruf miktarları düşük. 2000 yılında gelirlerinin yüzde 67’sini harcıyorlardı, 2002’de bu oran yüzde 60’a geriledi. Kriz üst orta sınıfın tüketim arzusunu da köreltti.  
 
Kullandıkları otomobiller 3 yaş ve üzerinde. Ailelerin büyük bölümünde birden fazla kişi çalışıyor.  
 
Yazlık ev sahibi olma arzuları yüksek. Bu bireylerde marka bilinci var. Elbiseleri arasında iyi markalı birkaç giysi bulunuyor. Bu ailelerdeki gençlerde şirketler için iyi bir potansiyel. Çünkü, bu gruptaki aileler çocukları için tüm olanaklarını seferber ediyor.  
 
C2’ler ortalama Türk ailesi  
 
Pek çok açıdan kentsel Türkiye ortalamalarını yansıtan C2’lerin nüfusu oldukça kalabalık. “Ortanın altı” olarak niteleyebileceğimiz bu kentli grupta 1 milyon 953 bin hane ve 8 milyon 218 bin insan yer alıyor.  
 
* Onları, diğer ailelerden farklılaştıran en önemli özellik, ortalama 4,2 kişilik nüfusuyla, Türkiye’nin en büyük hanelerini oluşturması.  
 
* Aileleri büyük olmasına rağmen, yaşadıkları konutların genişliği 103 metrekare düzeyinde. Eşya sahipliği açısından da genellikle Türkiye ortalamaları civarındalar. Örneğin, kentsel Türkiye genelinde her 4 aileden biri otomobilli. C2 grubunda da otomobil sahipliği aynı düzeyde.  
 
* Her 5 aileden 1’inde bulaşık makinesine rastlanıyor. Otomatik çamaşır makinesi sahipliği ise yüzde 89’ ulaşmış durumda ve Türkiye ortalamasını aşıyor. Otomatik çamaşır makinesi bulunmayan hanelere C2 grubu hanelerde başlanıyor. Buzdolabı ve televizyona tüm hanelerde rastlanıyor.  
 
* Her üç kişiden biri tatil amacıyla yaşadığı kent dışına çıkıyor. Bunlar da ya memleketlerinde ya da turistik tesiste tatilini geçiriyor. C2’lerde Tatillerinde turistik tesislerde konaklayanların oranı yüzde 12’ye iniyor.  
 
Tasarruf olanakları kısıtlı  
 
Gelirlerinin yüzde 70’e yakın büyük bir bölümü harcamalara gidiyor. Bu nedenle, tasarruf olanakları kısıtlı.  
 
* Bu kesimdeki yetişkinler arasında yüksekokul mezunlarının oranı yüzde 5’i geçmiyor. Liseyi bitirmiş olanların oranı da yüzde 22’lerde kalıyor. Başta kadınlar olmak üzere çoğunluğun (yüzde 45,6) ilkokul mezunu olduğu görülüyor. Okul çağındakilerin okula devam etme düzeyleri de Türkiye ortalaması ile aynı.  
 
* Bu grup çocuklarını ancak devlet okullarında okutabiliyor. Kentsel Türkiye genelinde olduğu gibi dörtte birlik kesim her gün gazete okuyor. Hanelerin beşte birine her gün gazete giriyor. Ancak, internet kullanımı ve evde bilgisayar sahipliği seviyesi açısından C2 grubundaki aileler Türkiye ortalamasının altında kalıyor.  
 
* “Ortanın altı” dediğimiz bu tabakadaki her 10 kişiden 4’ü insanlığın geleceği konusunda kaygı taşıyor. Kendi ekonomik durumları ve ülkenin ekonomik durumu konusunda da  yüzde 60’ı karamsar.  
 
Varoşlardaki “D”ler  
 
* Kentin varoşlarında rastlanan D grubu ailelerin nüfusu bir hayli yüksek.  
 
* Konut büyüklüğü ve aile büyüklüğü çok değişmiyor. Buzdolabı ve televizyon tüm hanelerde var.  
 
* Otomatik çamaşır makinesine ise bu konutların dörtte üçünde rastlanıyor. Kentlerde yaşayan 2 gözlü gecekondularda oturuyor. Evleri 95 –100 metrekare kadar.  
 
* Veri Araştırma Genel Müdürü Kadir Gürtan, “Evlere gözlem yapmaya gittiğimizde, koltuğunu koyacak yerlerinin olmadığını görüyoruz. Ancak, henüz daha ambalajından çıkarılmamış, açılmamış çamaşır makineleri ile karşılaşıyoruz. Bu hanelerde otomatik çamaşır makinesi sahibi olmak önemli. D tabakasındaki hanelerde otomobil ve bulaşık makinesine rastlanma düzeyi çok düşüyor” diyor.  
 
* Otomobil ve bulaşık makinesi sahiplik oranı yüzde 7’ye düşüyor.  
 
* Çocuklar dışındaki aile fertleri çalışıyor. Bir zamanlar gecekondu bölgesi olan şimdi ise kent entegre olma sürecini yaşayan semtlerde yaşıyorlar.  
 
* Gelirleri ancak zorunlu ihtiyaçlarını karşılamaya yetiyor. Semt veya kasaba pazarlarından alışveriş yapıyorlar. Çocukları okutmaya çok eğilimli değiller. Gençler genellikle 8 yıllık zorunlu eğitim sonrası bir işyerine çırak verilerek hayata atılıyorlar.Şanslı olanlar meslek liselerine, imam hatip liselerine gidiyor. Bu grubun dini inanışları güçlü.  
 
EN ALTTAKİ E’LER  
 
Bu haneler yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Şu günlerde “E” sosyo-ekonomik grubundaki bu ailelere yönelik yardım ve geliştirme planları üzerinde tartışılıyor. Aç kalmamak için çabalıyor. Kullandıkları ev eşyaları ise ekonomik ömrünü tamamlamak üzere.  
 
* Türkiye’de 14 yaşın altında olup çalışan 2,5 milyonu aşkın çocuğun hemen hepsi bu kesimden.  
 
* İşsizlik oranı da en yüksek seviyeye bu kesimde ulaşıyor. İşsizlik oranı 2002 yılında bu kesimde yüzde 11 düzeyine ulaştı. Kentlerde hemen hepsi kayıt dışı ve marjinal işlerde çalışıyor. Önemli bölümü ise sosyal güvenlik şemsiyesi altında değil.  
 
* Tasarruf olanakları neredeyse hiç yok denecek düzeyde... Tüm gelirlerini ihtiyaçlarını karşılamak için kullanıyorlar.  
 
* En alttaki “E” hanelerde otomatik çamaşır makinesine rastlanma oranı yüzde 50. Otomobil ve bulaşık makineli hane hemen hemen yok.  
 
* Eğitim düzeyleri çok düşük. Bu grupta yüksek öğrenim görmüş insan yok. Sadece yüzde 1,3’ü lise mezunu. Hiç okula gitmeyen ve herhangi bir okul mezunu olmayanların oranı yüzde 46. E grubu yetişkinlerin yüzde 2,8’i ortaokul, yüzde 50’si ilkokul mezunu.  
 
* Konut bir güvence olarak görüldüğü için gecekondu da olsa kendi evinde oturmak istiyorlar. E’lerin yüzde 43’ü kendi evinde, gecekondusunda yaşıyor.  
 
METROPOL SINIFLARI DİĞER KENTLERDEN FARKLI  
 
Türkiye’de metropol kentler denilen İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerde yaşayan aileler ile daha küçük kentlerde yaşayanlar arasında bazı farklılıklar göze çarpıyor.  
 
Örneğin, metropolde yaşayan A sosyo-ekonomik statü grubundaki bir ailenin yıllık geliri  17 bin 251 dolar iken, diğer kentlerde yaşayan A grubu ailenin ki 13 bin 94 dolar. Metropol haricindeki kentlerde yaşayan A grubu hanelerin 13 bin dolar civarında olan ortalama geliri, metropolde yaşayan B grubu ailelerin gelirinden daha az.  
 
Bu farkın sebeplerinden biri metropollerde hayatın daha pahalı olması, diğeri ise metropollerdeki ekonomik yaşamın canlılığı.  
 
Araştırma sonuçları metropolde yaşayan ailelerin daha küçük evlerde oturduğunu ve daha fazla kria ödediğini de ortaya koyuyor.  
  

Etiketler:

İsminiz:

Yorumunuz:


FOTO HABER