Capital'e abone olun.
8 DEVİN GİZLİ GÜCÜ

8 Devin Gizli Gücü

Ciro, üretim miktarı, çalışan sayısı, ihracat ve ödenen vergi… Bunlar, şirketlerin gücünü ortaya koyan temel rakamlardır. Ancak, ekonomiye dalga dalga yaydıkları güç, katma değer genelde dikkatlerd...

Son Güncelleme: 01.05.2005

Ciro, üretim miktarı, çalışan sayısı, ihracat ve ödenen vergi… Bunlar, şirketlerin gücünü ortaya koyan temel rakamlardır. Ancak, ekonomiye dalga dalga yaydıkları güç, katma değer genelde dikkatlerden kaçar. Oysa Arçelik’ten Tofaş’a, Oyak Renault’dan Siemens’e, Türkiye’nin sanayi devlerinin bazen 150 bin kişiye ulaşan “istihdam sağlama” güçleri vardır. Tedarikçileri ve bayileriyle milyarlarca dolarlık değer yaratırlar. Capital, bunlardan 8 önemlisini bir araya getirdi.  

Bugün Türkiye’de büyük bir şirket, 500 -600 bin kişinin geçimine katkıda bulunuyor. Abarttığımızı düşünmeyin. Arçelik’ten bahsediyoruz. Evet, şirketin kendi bünyesinde yurtiçinde ve yurtdışında 10 bin kadar çalışanı var. Ancak, yurtiçindeki tedarikçilerinden 400 bin Euro’dan fazla alım yapıyor. Arçelik’in 4 bin 500 bayisi ve  yüzlerce tedarikçisinde  çalışanlarda hesaba katıldığında, doğrudan ve dolaylı olarak yurtiçinde yaklaşık 125 bin kişinin istihdamına  katkıda bulduğu ortaya çıkıyor.

Ortalama bir ailenin 4 kişi olduğu düşünülerek bu rakam 4 ile çarpıldığında, en az 500 bin kişinin geçimine katkı yaptığı söylenebilir. Bu rakamlar ilk anda abartılı gelse de dev şirketler gerçekten de çok önemli istihdam odakları… Henüz gelişmiş ülkelerle karşılaştırıldığında az görünse de Türkiye’deki dev şirketler tedarik, bayi ve istihdam kanatlarının her birinde dev iş hacimlerine ulaşıyor.

Örneğin, otomotivin en büyüklerinden Oyak Renault bünyesinde 5 bin 200 kişi çalışıyor ancak tedarikçilerinin istihdamı 20 bini buluyor. Şirket, tedarikçilerine 500 milyon Euro’luk iş yaratıyor.

Ortadoğu Teknik Üniversitesi İktisat Bölümü öğretim üyelerinden Profesör Dr. Erol Taymaz, “Büyük firmaların ülke içindeki yerini ve önemini incelerken hem istihdam ve üretim içindeki paylarına, hem de ekonomik gelişme içindeki yerlerine bakmamız gerekiyor. Bu firmalar kendi çalışanlarına ek olarak tedarikçi firmalarda da önemli boyutta istihdam yaratıyorlar” değerlendirmesini yapıyor.

Bu şirketlerin yarattığı değeri incelerken sadece üretim ve istihdama bakmakta yeterli değil. Arçelik gibi büyük şirketler, yenilikçilik ve yabancı rakiplerle rekabet edebilme gibi bir takım konularda ülke ekonomisine ivme katıyor. Taymaz, “Büyük firmalar Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde sadece yarattıkları iş hacmi açından değil yeni teknolojilerin edinilmesi, geliştirilmesi ve yayılması bakımından da önemli bir rol üstlenebilir” diyor.

Elektronik ve telekomun devleri

hedSiemens, Türkiye’nin en büyük özel şirketlerinin sıralandığı Capital 500 Araştırması’nda 2004’te 510 trilyon TL ile 38’inci sırada. Şirketin yarattığı iş hacmi de oldukça ciddi rakamları buluyor. Araştırmamıza katılan büyük şirketler arasında en fazla sayıda tedarikçiyle çalışanı. Siemens AŞ ve grup şirketleri, tam 3 bin tedarikçiyle çalışıyor. Bunların arasında elektrik ve elektronik cihaz üretiminden bağlantı elemanı üretimine kadar geniş bir yelpazede üretici-toptancılar bulunuyor.

Diğer taraftan ise bakır, gümüş, pano, bobin teli gibi pek çok iş kolundan firmadan ise hammadde ve malzeme alınıyor. Bir diğer tedarik kanadı ise nakliye. Tüm tedarikçilere sağlanan iş hacmi ise 325 milyon Euro düzeyinde.

Siemens ve grup şirketlerinin toplam 4 bin 800 bayii var. Bayilere sağlanan iş hacmi ise 760 milyon Euro’yu buluyor. Şirketin toplam 7 bin 600 çalışanı var. Sağladığı dolaylı istihdam ise 87 bin kişiye yaklaşıyor. 

Nortel Networks Netaş ise toplam 120 tedarikçiyle çalışıyor. Yarattığı iş hacmiyse 40 milyon dolar düzeyinde. Şirketin Türkiye’de kurumsal çözümler alanında toplam 60 adet bayisi bulunuyor. Bu bayilere ise yaklaşık 15 milyon dolarlık bir iş hacmi sağlıyor. Şu anda şirkette 532 kişi çalışıyor. Toplam olarak, tedarikçilerinde yaklaşık 3 bin, bayilerde ise yaklaşık bin kişi çalışıyor.

Otomotivin en etkilisi

Türkiye’deki en büyük otomotiv fabrikalarından birine Tofaş sahip. Şirketin direkt yerli 162 malzeme tedarikçi var. Dolaylı alımlar için ise yaklaşık 900 tedarikçiyle çalışıyor. Şirketin toplam iş hacmi 1 milyar 80 milyon Euro civarında. Direkt yerli malzeme tedarikçileriyle ilgili iş hacmi ise 646 milyon Euro tutarında. Yakın çalıştığı 162 yerli tedarikçide doğrudan çalışan sayısı 5-7 bin kişi arasında değişiyor. İkinci, üçüncü seviye tedarikçileri de eklendiğinde bu rakam 40-50 bin kişiye kadar çıkıyor.

Toplam 142 noktada satış hizmeti, yine toplam 147 noktada da servis hizmeti veren şirket, bu kanatta yıllık yaklaşık 2 katrilyon TL’lik iş hacmi sağlıyor. Yaklaşık 5 bin 500 personel istihdam ediliyor. Satış ve servis tarafının toplam iş hacimlerinin yüzde 85’i Tofaş tarafından sağlanıyor.

Toyota Türkiye, Toyota’nın önemli üretim merkezlerinden biri. Pazarlama faaliyetleri ise ToyotaSA tarafından yürütülüyor. Şirketin 2004 yılı içinde Türk tedarikçiler için oluşturduğu iş hacmi 700 milyon Euro düzeyinde. 100’ün üzerinde Türk tedarikçisi mevcut. Kendi bünyesinde 3 bin 100 çalışanı bulunan şirketin tedarikçilerinde ise 7 bin 500 kişiye yakın istihdam bulunuyor. Doğrudan ve dolaylı 10 binden fazla kişiye iş yaratıyor.

Oyak Renault’nun farkı

Bazı şirketlerin tedarikçilerine sağladıkları iş hacmi sadece Türkiye’de yaptıkları üretim için aldıkları mallarla kalmıyor. Onlara ihracatın yolunu da açıyorlar. Özellikle yabancı şirketler, Türkiye’de birlikte çalıştıkları yan sanayilerine dünyaya açılma şansı da veriyorlar. Bunlardan biri de Oyak Renault…

Oyak Renault’nun tedarikçi paneli 2003 yılı sonu rakamlarına göre toplam 104 üreticiden oluşuyor. Üreticilerin yüzde 80’i Avrupalı üreticilerle işbirliği içinde. Şirketin yatırımlar harici parça satın alma cirosu yaklaşık 500 milyon Euro düzeyinde. Şirketin personel sayısı 5 bin 200. Ancak, çalıştığı üreticilerin toplam personel sayısı ise 20 bin kişinin üzerinde. Üreticilerin Oyak-Renault harici, Renault grubuna yaptıkları ihracat tutarı ise 150 milyon Euro’yu geçiyor.

Hyundai Assan, otomotiv parçaları üretimi ve yedek parça olarak 60 civarında tedarikçiyle çalışıyor. Ancak, kimyasal madde, boya ve ilk dolum yağları gibi diğer iş alanlarıyla bu rakam 100’ün üzerine çıkıyor. Tedarikçilere sağlanan iş hacmiyse yıllık 150 milyon dolar civarında. Türkiye çapında 68 yetkili bayisi bulunan şirket, bayi başına yıllık ortalama 12 milyon dolar iş hacmi yaratıyor. Bünyesinde yaklaşık bin 800 çalışanı bulunan Hyundai Assan’ın bayilerinde 3 binden fazla, tedarikçilerinde ise 5 bin kişi çalışıyor. Toplamda ulaştığı istihdam sayısı ise 10 bini buluyor.

440 milyon dolarlık pazar yaratıyor

Otomotiv endüstrisi kuşkusuz en çok tedarikçiyle çalışan alanlardan. Üstelik yarattıkları iş hacmi de diğer firmalara göre oldukça ciddi. Temsa AŞ, sektörde önemli iş hacmi yaratan firmalardan. Metal, lastik, plastik ve kauçuk, cam, hammadde, boya ve kimyevi madde iş kollarında toplam 250 tedarikçiyle çalışıyor. Tedarikçiler kanalıyla yapılan iş hacmi yaklaşık  yıllık 75 milyon dolar civarında. Ayrıca yan sanayicileriyle işbirliğini artırmak için kurduğu merkez de bu açıdan önemli. Adana’da atıl duran eski bir fabrika alanını “Adana Yan Sanayi Merkezi (AYM)” adında bir yan sanayi ihtisas merkezine dönüştüren şirket, tüm yan sanayiye açık olan bu merkezde 11 firmayı topladı.

Bayi kanadında ise 26’sı yurtdışında toplam 87 bayisi var. İç piyasadaki 61 bayisinin 6’sı otobüs, 40’ı otomotiv, 15’i ise iş makineleri bölümüne bağlı çalışıyor Ayrıca yine otomotiv bölümüne bağlı toplam 75 yetkili servisle 440 milyon dolarlık iş hacmi yaratıyor. Şirketin doğrudan ve dolaylı olarak sağladığı istihdam sayısı ise yaklaşık 10 bin.

Arçelik’in istihdam gücü yüksek

Özel sektörün en büyük şirketlerinden Arçelik, kuşkusuz yarattığı iş hacmiyle de sanayide önemli bir yer tutuyor. Avrupa’da ilk 5 üreticiden biri olan şirket, yaklaşık bin adet direkt malzeme firmasıyla çalışıyor. Yurtiçinden yaklaşık 400 -500 milyon Euro düzeyinde alım yapıyor.

Metal hammadde ve proseslerinden matbuata, elektronikten cama pek çok faaliyet alanındaki şirketin de iş kapısı konumunda. Türkiye genelinde Arçelik ve Beko olarak 4 bin 500 bayii bulunan şirketin bayileri toplamda 50 bin civarında çalışana sahip.

Diğer yandan bayilerine yeni cep telefonu, mobilya, hazır mutfak gibi yeni iş alanları yaratarak, iş hacimlerinin artırılması yönünde çalışmalarını devam ettiriyor. Arçelik’in yurtiçi ve yurtdışı olmak 10 bine yakın çalışanı bulunuyor. Tedarikçi olarak bakıldığında ise 100 bin civarında kişiye iş olanağı sağlıyor. Bir ailenin 4 kişi olduğu düşünülürse, basit bir hesapla, yurtiçinde doğrudan ya da dolaylı olarak 500 -600 bin kişinin geçimine katkıda bulunuyor.

BÜYÜK ŞİRKETLERİN EKONOMİDEKİ YERİNİN ANALİZİ

BÜYÜK FİRMA AZ Türkiye’deki bazı büyük şirketler, kendi sektörlerinde önemli pazar paylarına sahipler. Fakat mutlak büyüklüklere bakıldığında çok sayıda büyük firma olmadığı görülüyor. Örneğin Capital Dergisi’nin Türkiye’nin En Büyük 500 Firması listesine göre 2 bin 500’den fazla kişi çalıştıran firmaların sayısı yaklaşık 20. İstihdam verisi olan yaklaşık 456 firmanın toplam istihdamı da yaklaşık 400 bin kişi. Yani firma başına ortalama istihdam binden düşük.

İSTİHDAM YETERLİ Mİ ? Bu istihdamın yeterli ölçekte olup olmadığını değerlendirmek için öncelikle konunun talep yönüne bakmak gerekli. Türkiye’de nüfus artışı sonucu işgücüne katılanların sayısı her yıl yaklaşık 300-400 bin kişi. İşsizlik oranının artmaması için her yıl 500 büyük firmanın yarattığına eş değer istihdam yaratılması gerekiyor. Bu durum, büyük firmalardaki istihdamın yeterli olmadığını gösteriyor.

GELİŞMİŞ ÜLKELERDE DURUM Yarattıkları istihdam ve iş hacmi açısından Türkiye’deki firmaların gelişmiş ülkelerdeki firmalara karşı konumu çok zayıf. Örneğin, Capital 500 verilerine göre 2001 yılında Türkiye’de (istihdam açısından) en büyük perakende firması olan Migros yaklaşık 6 bin kişiye istihdam sağlıyor. Migros aynı zamanda ikinci büyük firma olarak görülüyor. ABD’de aynı sektörde faaliyet gösteren Wal-Mart’ta çalışan sayısı ise 675 bin, Sears’da ise 335 bin kişi. Sadece bu iki firmada çalışanların sayısı, Türkiye imalat sanayinde 10 ve daha fazla kişi çalıştıran tüm işyerlerindeki istihdama eşit. Benzer şekilde, Tofaş’ta 4 bin 500 kişi çalışırken GM 650 bin ve Ford 370 bin kişi istihdam ediyor.

ULUSLARARASI OLMAK Firmalar arasındaki bu farklılıklar sadece ABD ekonomisinin büyüklüğü ile açıklanamaz tabi. ABD’deki firmaların büyük olmasının bir nedeni de uluslararası düzeyde faaliyet göstermeleri. Örneğin GM’de çalışanların yaklaşık yüzde 40’ı ve Ford’da çalışanların yüzde 30’u ABD dışındaki işletmelerde çalışıyor. Türkiye’deki firmalar Hindistan ve Kore gibi ülkelerdeki benzerleri ile karşılaştırıldıklarında da göreli olarak küçük kalıyorlar.

ÜLKENİN KADERİ Küçük ekonomilerde büyük firmaların varlığı ve etkinliği de ayrı bir tartışma konusu. Bu ülkelerde bütün bir ekonominin kaderi, birkaç büyük firmanın performansına bağlı oluyor. Örneğin İsveç’te Ericsson ve Electrolux gibi hepimizin bildiği büyük, uluslararası firmalar çok önemli bir yere sahip. Bu firmalar son derece yenilikçi olduğu için İsveç ekonomisine büyük bir katkıda bulunuyorlar, fakat bu firmaların uluslararası rekabette başarısız olması İsveç ekonomisinde büyük sorunlara yol açabilir. Tabi Türkiye ekonomisi de bu ölçekte küçük sayılabilir fakat Türkiye’deki büyük firmalar da aslında küçük olduklarından, maalesef henüz, Ericsson ve Electrolux’un rolünü oynayabilecek firmalarımız yok.

YASEMİN BALABAN
ybalaban@capital.com.tr

  

Etiketler:

İsminiz:

Yorumunuz:


FOTO HABER