Capital'e abone olun.
DENGE ARAYIŞI!

Denge Arayışı!

Çimentoda bugün satılan ürünlerin fiyatı yüzde 40 geride. Yani sektör, hala 2008 fiyatlarıyla çalışıyor.  Hazır betonda fiyatlar, 2000 yılının bile altında. Kârın yüzde 1’in altına düştüğü sig...

Son Güncelleme: 01.05.2010

Çimentoda bugün satılan ürünlerin fiyatı yüzde 40 geride. Yani sektör, hala 2008 fiyatlarıyla çalışıyor.  Hazır betonda fiyatlar, 2000 yılının bile altında. Kârın yüzde 1’in altına düştüğü sigortada, 2004 yılı fiyatlarıyla hizmet veriliyor. 32 sektörü kapsayan çalışmamız, aralarında boya, turizm, otomobil, yazılım gibi önemli alanlarında bulunduğu 22 sektörde, bugünkü fiyatların geçmiş yılların seviyesinde olduğunu ortaya koyuyor. Bu tablo şirketlerin kâr ve maliyet baskısı altında olduğunu gösteriyor. 10 sektörde ise fiyatların seyri normal.

hed“İnşaat sektörünün 2011’in ikinci yarısından itibaren hareket kazanacağını düşünüyoruz. Bugün sektörümüzde hala 2008 rakamlarıyla mal satmaya çalışıyoruz. Fiyatlarda yüzde 40 gerileme var. Bu maliyetler sektörü sıkıştırıyor. Dolayısıyla yüzde 40 gerileyen fiyatlarla para kazanmak kolay değil. Bu nedenle gündemimizde maliyet düşürücü çalışmalar var.” Nuh Çimento Yönetim Kurulu Başkanı Atalay Şahinoğlu, fiyatlardaki bu seviyenin sektörü büyük bir baskı altında tuttuğuna inanıyor.

Araştırmamıza dahil olan 32 sektörden 22’sinde fiyatlar 2 yıl ve daha önceki yılların düzeyinde seyrediyor. Bunlar arasında sigorta, hazır beton, boya, turizm, rakı, otomobil, yazılım gibi pek çok sektör yer alıyor.

Buna karşılık fiyatların normal seviyede seyrettiği alanlar da var. “Nisan itibarıyla ciddi düzelmeler var. Tekrar etiket fiyatlarına döndük. Fiyatlarda yeni bir dengeye yerleştik. Çok kampanya yaptık ama sektör olarak çok iyi dayanarak başarılı olduk” diye konuşan Cem Boyner’in dikkat çektiği çok katlı mağazacılık bunlardan biri. Gıda perakendeciliği, deri, altın, bakır ve akaryakıt gibi alanlar 2010 fiyatlarıyla çalışıyor. Hatta içlerinde fiyatların yüksek olduğunu söyleyenler de var.

Capital, 32 sektördeki fiyat hareketlerini inceledi. Sektörde fiyatlar, hangi yılın seviyesinde, 2010’da fiyatlar dengeye geldi mi, sektörlerdeki fiyat hareketleri nasıl bir seyir izledi gibi sorularının yanıtlarını aradı.

4 Sektör Normalleşti
2010’da akaryakıt, AVM, boya ve teknoloji perakendeciliği olmak üzere 4 sektörde fiyatlar normal seviyede bulunuyor.

KDM AVM Danışmanlık’tan Murat İzci, 2009’da kriz nedeniyle mağaza kiralama fiyatlarında asgari yüzde 20 oranında indirimlerin gerçekleştiğini, ancak 2010’da çoğu AVM’nin indirimleri kaldırarak sözleşme kirası üzerinden faturalandırmalara başladığını belirtiyor. Bunun döviz kuru baz alındığında herhangi bir düşüş ya da artış olmadığı anlamına geldiğini ifade eden İzci, “Geçmiş yıllarda kira rakamları çok yüksekti. Metrekare fiyatları 100-150 dolar üzerinde seyrediyordu. Zamanla arz arttı. Lokasyonlarda alternatifler çoğalınca metrekare fiyatlarında düşüşler yaşandı. 2010 yılı itibarıyla kiralamalarda artık kira-ciro dengesi konuşulmaya başlandı. Bu doğrultuda 2010’da sektördeki fiyatlar için dengede tanımını kullanabiliriz” diyor.

Fiyatların 2002 seviyesinde olduğu boya sektörü, dengeyi bulan bir diğer sektör. Betek Boya Genel Müdürü Tayfun Küçükoğlu, 2010’da fiyatlarda en az yüzde 10-15 aralığında artış yaşanacağına dikkat çekiyor. Küçükoğlu, artışın ana nedeninin krizden çıkış eğilimi ve talebin artmasıyla beraber hammadde fiyatlarındaki paralel artış olduğunu söylüyor. Küçükoğlu, yüksek tonajda üretim yapan, Ar-Ge’yle verimlilik sağlayan şirketlerin yüksek kaliteyi daha uygun fiyata üretip satabildiklerini ve makul oranlarda kâr da edebildiklerine dikkat çekiyor. Ayrıca sektörde fiyatların daha fazla düşmesi ihtimalinin kaliteden ödün vermeden çok zor olduğunu dile getiriyor.

hedDüşüş Eğilimi Sürüyor
Kriz, 2008 son çeyreğinden itibaren tüketici talebini bıçak gibi kesti. Bunun sonucunda stoklar birikti, kapasiteler kullanılamaz hale geldi ve pek çok sektörde üretime ara verildi. Aralarında hazır beton, eğitim, meyve suyu, otomobil, yazılım, mobil takip ve sigortanın da bulunduğu sektörlerde fiyat düşüşü sürüyor. Bu sektörlerde fiyatların dengeye gelmesi için yakın bir gelecek öngörülemiyor.

Örneğin hazır betonda fiyat düşüşleri hiç durmadı. 2010 yılında da fiyatlarda yüzde 50’lere varan oranlarda düşüşler yaşandı. Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Başkanı Dr. Ayhan Paksoy, “Bu düşüşün nedenlerini haksız rekabet, günü kurtarmak ve vadesi gelmiş borçları ödemek amacıyla maliyetin altında yapılan satışlar, müşterilerin kaliteli beton yerine en ucuz olan betonu tercih etmeleri olarak sıralayabiliriz” diyor. Hazır beton fiyatlarının, 2000 yılından bu yana sektördeki en düşük seviyede olduğunu ifade eden Paksoy, “Fiyatların olması gereken seviyeye çıkması çok zor olacak” diyor.

Sigortacılık sektöründe de 2010 yılında fiyat hareketleri aşağı doğru seyrini sürdürüyor. Eureko Sigorta Genel Müdürü Okan Utkueri, “2010 yılında yaşanan rekabet sonrasında fiyatlar, bir önceki yıla göre örneğin kasko branşında ortalama yüzde 15’ler seviyesinde düşüş gösterdi. Bu oran iş bazında bakıldığında zaman zaman daha aşağılara da indi. Fiyatlar 2004-2005 seviyesinde, ancak tarife olmayan branşlarda bu yıllara göre bile daha dramatik düşüşler de gözleniyor” diyor. Düşüşün nedeninin tüm şirketlerin pastadan daha büyük pay almaya çalışması ile kıyasıya giden rekabet olduğunu ifade eden Utkueri, yüzde 1’e inen teknik kârlılıklarla sektörün sürdürülebilirliğinin tehlikeye girdiğini savunuyor.

2011’i Bekleyenler
Pek çok sektör, 2011’de işlerin yoluna gireceğini ve krizin etkilerinin tamamen yok olacağını öngörerek yatırımlarını ve büyüme planlarını 2011’e ertelemişti. Fiyat konusu için de aynı beklenti hakim. 2011’de fiyatların dengeye geleceğini düşünen sektörler içinde eğitim, lojistik, restoran, yazılım, hızlı tüketim ürünleri, turizm, konut ve otelcilik bulunuyor.

Turizm Yatırımcıları Derneği (TYD) Genel Sekreteri Koray Yetik, oda fiyatlarının düşmesi ve turistlerin kalış sürelerinin azalması nedeniyle 2009’u yüzde 3 gelir kaybıyla kapattıklarını belirtiyor. 2010’da fiyat artışının zorunlu olduğunu belirten Yetik, “Şu an fiyatlar 2007 seviyesinde, 2008 şartlarına dönmek için 2011’i bekliyoruz” diyor. İstanbul şehir otelleri ise 2010’da ortalama yüzde 5 fiyat artışı gerçekleştirdi. TUROB Başkan Yardımcısı Müberra Eresin, ara sezonlarda ise yüzde 5’a varan indirimlerin de yapıldığını belirtiyor. Fiyatların 2010’da son derece hareketli olduğuna dikkat çeken Eresin de fiyatların dengeye gelmesi için 2011’i beklediklerini belirtiyor.

Konut sektöründe ise uzun zamandır fiyat artışı yaşanmıyor. Bugünkü fiyatların 2007 seviyesinde olduğunu ifade eden Sur Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Altan Elmas, petrol dahil tüm emtia fiyatlarının artmaya başladığı, sadece inşaat demirinin yüzde 30 arttığı 2010’da, konut fiyatlarının da 2’nci çeyrekten itibaren yüzde 15-20 oranında artacağını söylüyor. Elmas, “Asıl artışın ve ivmeninse 2011’de yaşanacağını düşünüyorum. Ekonomik hayat daha dengeye geldikçe konut edinme talebi de fiyatlar da artacak” diyor.

Koç Eğitim Grubu Kurucusu Doç. Dr. Türer Özbeyler ise eğitim sektöründe 2 yıldır fiyat artışı yaşanmadığını ve 2011’de yüzde 10 fiyat artışı olacağını bekliyor.

hedSpekülatif Fiyatlar
2010 yılının ilk çeyreğinde bakır fiyatları, 2009’un ilk çeyreğine göre yüzde 150, ilk yarısının ortalamasına göre yüzde 100, yıl ortalamasına göre ise yüzde 43 artış gösterdi. Artışın en önemli nedenlerini Çin’in ithalatının artması ve hedge fonlarının fiyatları speküle etmesi olarak açıklayan Sarkuysan Yönetim Kurulu Başkanı Hayrettin Çaycı, hedge fonların metal piyasalarından çıkmadan fiyatların dengeye gelmesinin mümkün olamayacağını söylüyor. 2010 yılında bakır fiyatlarının bugüne kadarki en yüksek seviyesinde olduğunu belirten Çaycı, ani bakır fiyat hareketlerinden etkilenmemek için bakır pozisyonlarını hedge ederek korumaya çalıştıklarını belirtiyor. Şu andaki bakır fiyatlarının olması gerekenden yüzde 50 daha yukarıda olduğunu söyleyen Çaycı, fiyatların dengeye gelebilmesi için düşmesi gerektiğinin altını çiziyor.

Fiyatlarda denge için düşüş bekleyen bir diğer sektör ise deri ve deri ürünleri. Desa Yönetim Kurulu Başkanı Melih Çelet, 2010’da fiyatların yüzde 20-30 oranında arttığını, bu fiyat artışının gerçekçi olmadığını ifade ediyor. Çelet, şöyle devam ediyor:

“2009’da krize hazırlıksız yakalanan şirketler, çok yüksek oranlı indirimler yapmak durumunda kaldı. Bu da kârlılıklarına ciddi darbeler vurdu. Yaşanan bu tecrübe sonrasında şirketlerin büyük çoğunluğu, 2010’da sezon fiyatlarını belirlerken yüksek oranlı indirim yapacakları öngörüsüyle fiyatları ederinin çok üstünde belirledi.” Çelet, sektörün genelinde yaşanan bu durum nedeniyle 2010’da indirim dönemlerinde fiyatların gerçek ederini bulacağını, yüksek fiyatlar ve abartılı indirim oranları sürecinin çok uzun sürmeyeceğini düşünüyor.

Son 1 yılda onsu 500-600 dolar seviyelerinden 1.000 doların da üzerine çıkan altın fiyatları da dengeyi düşerek bulacak. Goldaş CEO’su Sedat Yalınkaya, “Fiyatlardaki artışlar spekülatif olduğundan, olması gereken düzeyde demek mümkün değil. Ekonomik belirsizlikler devam ettikçe fiyatlardaki istikrarsız yapı da sürecek. Umarız en kısa sürede fiyatlarda beklediğimiz istikrarlı yapı sağlanır” diyor.

En Şanssız Sektörler

Bakımda Rekabet Engeli
B’IOTA Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Teoman Kazan, kişisel bakım ürünleri ve kozmetikte, 2006’dan bu yana gramaj bazında ortalama nominal fiyatlarda artış olmasına karşın enflasyon oranlarından arındırıldığında fiyatların ciddi bir şekilde düştüğünü söylüyor ve devam ediyor: “Bu düşüşün ardındaki ana nedeni, pazarda yer alan oyuncular arasındaki rekabet. Son yıllarda pazara çok çeşitli global ve yerel marka giriş yaptı. Bu rekabet fiyatların gerektiği kadar yükselmesine izin vermiyor.”

Giyimde İndirim Sıkıntısı
Hazır giyim, fiyat hareketliliğinin çok fazla olduğu sektörlerden biri. Krizde hazır giyim şirketleri fiyatlarını artıramadı ve sürekli indirimlerle ayakta kalmaya çalıştı. 2010’da yaşanan yüzde 5’lik artış, fiyatları dengeye getiremedi. Unitim Holding CEO’su Cem Eriç, fiyatların 2007 yılı seviyelerinde olduğunu söylüyor. Eriç, 2010’da artışların devam edeceğini düşünüyor. VF Türkiye Genel Müdürü Alp Tiryaki de fiyatların olması gerekenden yüzde 35-40 daha aşağıda olduğunu ve dengeye gelmesinin uzun zaman alacağını ifade ediyor.

Sıfıra Kadar Düşebilir
Mobil takip sektöründe oyuncu sayısının artması ve pazarın kriz sonucu daralması gibi etkenler sonucu artan rekabet ortamı fiyatların düşmesine neden oluyor. Birim fiyatlarında ortalama yüzde 10 civarında bir düşüş olduğunu söyleyen Mobiliz Genel Müdürü Levent Aydoğan, sektörde fiyatların sürekli düştüğünü belirtiyor. Aydoğan, “Kaç yıl sonra olacağını bilemeyiz ama fiyatlar sıfıra kadar düşebilir. Yani tüm gelir hizmet tarafına dönüşebilir” diyor.

hed4 Sektör 2010’da Artış Bekliyor

Demir Çelikte Artış
2010 yılında, daha önce artış yaşasa bile fiyatların dengeye gelmesi için pek çok sektörde yükseliş beklentisi sürüyor. Bunlar arasında rakı, çimento, ev tekstili, kimya, mobilya ve yazılım gibi pek çok sektör de bulunuyor.

Demir çelik de bu sektörlerden biri. Demir Çelik Üreticileri Derneği Genel Sekreteri Veysel Yayan, 2010’un ilk 3 ayında, demir çelik fiyatlarında yüzde 40 artış yaşandığını söylüyor. Yayan, fiyatların 2008 Ocak ayındaki seviyesinde bulunduğuna dikkat çekiyor. Mevcut fiyat seviyelerinin üreticiler açısından henüz tatmin edici olmadığını ve önümüzdeki aylarda artışın sürmesini beklediklerini belirtiyor.

Çimentoda Fiyatlar Geri
Çimento, 2010’da fiyat artışının sürmesi beklenen bir diğer sektör. As Çimento Genel Müdürü Göksel Aybek, çimento fiyatlarının olması gereken yere göre çok geride olduğunu söylüyor. 2008-2009 fiyatlarının, 2006 ve 2007 fiyatlarından yüzde 30-35 daha düşük olduğuna belirten Aybek, 2010 fiyatlarının yükselerek 2007 fiyatlarına geldiğini dile getiriyor. Nuh Çimento Yönetim Kurulu Başkanı Atalay Şahinoğlu ise fiyatlarda denge için yüzde 40 artış bekliyor.

Kimyada Hareketin Yönü
İKMİB Başkanı Murat Akyüz, 2010’un ilk çeyreğinde kimya sektörü genelinde yüzde 20 fiyat artışı yaşandığını ve yıl içinde bu yukarı yönlü hareketin süreceğini belirtiyor. Fiyat seviyesi olarak 2008’e geldiklerini söyleyen Akyüz, sektörün uzun vadeli sözleşmeler imzalamadan, daha düşük miktarlarda satış sözleşmeleri imzalayarak olası yükselişte mağdur olmamaya çalıştığını dile getiriyor.

Rakıda Baskı Ağırlaştı
Rakı pazarında litre başına fiyat ortalaması 2008 ve 2009 yıllarında artmadığı gibi kademeli olarak 2007 yılının da altına indi. Maliyetler artarken fiyatlarda meydana gelen bu tersine yönlü hareket, şirketleri çok zorladı. Efe Alkollü içecekler CEO’su Egemen Demirtaş, hammadde fiyatlarının da artması nedeniyle fiyat artışı baskısının had safhada devam ettiğini söylüyor ve “Mevcut üzüm ve anason fiyatlarıyla rakı üretmek ve kâr ederek satmak mümkün değil. Fiyat artışlarının tüketicilerin kabul edebileceği hızda yapılması gerekliliği de sektörü sıkıntıya sokuyor” diyor.

Mehmet Nane / Teknosa Genel Müdürü

“Düşüş Sektörün Doğasında Var”

Sektör Dengede mi?
Teknoloji  perakendeciliğinde 2009’da, 2008 yılına göre ortalama birim fiyatlarda Euro bazında yüzde 15 düşüş gerçekleşti. Bu sektörün doğasında var. Yeni modeller pazara sunulunca eski modellerin fiyatları düşüyor. Ayrıca 2008-2009 yıllarında yaşanan fiyat rekabeti ve mağaza açılışlarında yapılan indirimler, fiyatları daha da düşürdü. Fiyatlar bir önceki yıla göre hep daha düşük seyrediyor. Ölçek ekonomisi de ürün fiyatlarının gerilemesinde bir diğer etken.

Ürün Karması Önemli
Fiyatların yükselmemesinin en öncelikli sebebi, daha iyi konfigürasyonda ürünlerin çıkması ve bir alt model ürünlerin fiyatlarının düşmesi olduğu için satılan ürün karmasını planlayarak kârlılığı korumak mümkün. Ayrıca yapılan kampanyalar ile satış adetleri artırılarak düşen brüt kâr yüzdeleri mutlak değer kâr artışı ile kompanse edilmeye çalışılıyor.

Uygun Fiyat Stratejisi
Fiyat, ürün çeşitliliği ve hizmet perakende sektörünün olmazsa olmazları. Satış sonrası servis ve müşteri  bizim için en önemli değerler. Bugüne kadar koruduğumuz en uygun fiyat stratejisini yine koruyacağız. Müşterilerimize farklı yelpazede ürünler sunmaya devam edecek, uygun  ödeme koşulları ve etkin hizmet sunarak  herkes için teknoloji sağlamayı sürdüreceğiz.

Mehmet Ballıbaba/Kiler Perakende Grubu Ceo’su

“Kontrolü Market Markalı Ürünlerle Sağlıyoruz”

Yükselişin Nedeni
Genel olarak bakıldığında, 2010’da fiyatlarda önemli bir yükseliş yaşandığı söylenemez. Satışlarda ağırlığı yüksek olan sigara, et ve süt ürünlerinde son dönemde gerçekleşen artışlar oldu. Bu gruplardaki artış oranları son 14 ayda sigarada yüzde 50, ette yüzde 40, süt ürünlerinde yüzde 25 seviyelerinde. Bu artışlar gerçekleşmeseydi toplamda fiyatlar hemen hemen aynı seviyede kalacaktı.

Maliyet Değişimi
Ancak bunların dışındaki birçok kategoride önemli düşüşler de gerçekleşti. Deterjan, içecekler, kişisel bakım ürünleri, yağlar, salça, bakliyat gibi gruplarda fiyatlar düştü ya da aynı seviyelerde kaldı. Bu artışların veya azalışların temel kaynağı maliyet değişimleri. Perakendeciler üretici kaynaklı bu fiyat değişimlerini büyük ölçüde perakende satış fiyatlarına yansıttı.

Kısıtlı Hareket
Perakende sektöründeki oyuncular, çok düşük kâr marjlarıyla ve yüksek rekabet ortamında çalıştıklarından bu tip maliyet hareketlerini absorbe etme imkanına sahip değil. Hareket alanımız çok kısıtlı. Her fiyat değişimini mağazalara yansıtıyoruz. Ayrıca maliyet düşürücü ve verimlilik artıcı önlemleri kullanıyoruz. Alış fiyatlarını kontrol altına alabilmek için belli gruplarda mağaza markalı ürünlere ağırlık vermeye çalışıyoruz.

Özlem Aydın Ayvacı
oaydin@capital.com.tr

  

Etiketler:

İsminiz:

Yorumunuz:


FOTO HABER