Capital'e abone olun.
GİRİŞİMCİ ORTA SINIF YÜKSELİŞTE

Girişimci Orta Sınıf Yükselişte

Türkiye’de “kalkınmış orta direk” hedefi sonunda gerçeğe dönüşüyor. Orta sınıftaki girişimcilerin yükselişi bu kitleye güç katıyor. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, “Türkiye’de girişimci orta sın...

Son Güncelleme: 01.06.2005

Türkiye’de “kalkınmış orta direk” hedefi sonunda gerçeğe dönüşüyor. Orta sınıftaki girişimcilerin yükselişi bu kitleye güç katıyor. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, “Türkiye’de girişimci orta sınıfın yükselişine tanık oluyoruz” değerlendirmesini yapıyor. TESEV Başkanı Can Paker’de, Türkiye’de bireyselleşme ve ilerlemenin bayrağının artık bu sınıfın elinde olduğunu düşünüyor. Sayıları 1.2 milyonu aşan bu girişimcilerin hareketli bölümünü de bu grup oluşturuyor. Gelirleri birbirinden farklı da olsa  ortak bir kültürde buluşuyor. Üstelik ekonomi bir yana bölgesel ve ulusal politikada da etkin rol oynuyorlar.

“TOBB, 1,2 milyon üyesi ve ülkemizin tüm sathına yayılmış örgüt yapısıyla Türkiye’de değişimin öncüsü durumundadır. Ülkemizdeki toplumsal dönüşümü ve gelişmeyi önemli ölçüde üyelerimiz, yani ‘girişimci orta sınıf’ sürüklüyor. Türkiye’de girişimci orta sınıfın yükselişine tanık oluyoruz. Girişimci orta sınıfın yegâne temsilcisi olan TOBB, ülkemizin geleceğini şekillendirmede büyük bir toplumsal sorumluluk yükleniyor.”

hedBu sözler Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na ait. Kendi üyelerini “girişimci orta sınıf” olarak tanımlayan Hisarcıklıoğlu, bu grubun yükselişine dikkat çekiyor ve “Oda ve borsalardaki demokratik yarış, girişimci orta sınıfın kurumlarıyla birlikte yükselişinin göstergesidir” diyor.

Gerçekten bu grubun yükselişinin, etkinliklerinin artışının sinyalini bu yıl ki oda seçimleri de verdi. Türkiye genelindeki oda seçimleri, ilk kez bu kadar yüksek katılımla gerçekleştirildi. Ankara Ticaret Odası’nda sandığa gidenlerin sayısı 5 kat, İstanbul Ticaret Odası’nda ise 2 kat arttı. Anadolu’da katılım oranı yüzde 90 düzeyine ulaştı. Aday sayısındaki artış da dikkat çekiciydi. Küçük bir ildeki sanayi yada ticaret odası başkanlığı için 3-5 arası aday çıktı. Bu tablo, yıllardır seçimleri izleyenleri bile şaşırttı.

Bu gelişmeyi değerlendirenler, işin sırrını, “Girişimci orta sınıfın” yükselişine, ekonomi ve politik açıdan gücün onların eline geçmesine bağlıyorlar. Bu sınıftan büyük yatırımlar geliyor, Anadolu Kaplanları efsanesinin yeni üyeleri “Girişimci orta sınıftan” çıkıyor, yerel ve ulusal politikadaki etkileri de sürekli artıyor. 

Güç girişimci orta sınıfta

“Girişimci orta sınıfta kimler yer alıyor?” sorumuzu Rifat Hisarcıklıoğlu şöyle yanıtlandırıyor:

hed“Şirketleşen tüm girişimciler, odalar ve borsalar kanalıyla TOBB’a üye oluyor. Bu 1,2 milyon üyenin yüzde 99’unu ise KOBİ niteliğindeki yapılanmalar oluşturuyor. TOBB, tüm iş dünyasının temsilcisi durumunda. Bunun en önemli ayağı da Türkiye’nin çimentosu olan girişimci orta sınıfın temsilidir.”

Yani, TOBB başkanının girişimci orta sınıfı olarak tanımladığı kitleyi KOBİ’ler oluşturuyor. Gerçektende Türkiye ekonomisinin bel kemiğini oluşturan KOBİ’ler önemli bir yere sahipler. DİE 2002 Genel Sanayi İş Yerleri Sayımı’na göre, Türkiye’de faaliyet gösteren işletmelerin yüzde 99’u KOBİ’lerden oluşuyor. Yani, KOBİ’ler ekonomi içinde çoğunluğu temsil ediyorlar. Akbank Şirket Bankacılığı Pazarlama Müdürü Gökhan Ertürk de KOBİ’lerin ekonomi içinde çok önemli bir yere sahip olduklarına dikkat çekiyor. Gökhan Ertürk, “Toplam istihdamın yüzde 77’si KOBİ’lerde çalışıyor. Buradan yola çıktığımızda bu işletmelerin durumunun ülke ekonomisi ve siyasetini doğrudan etkilediğini söyleyebiliriz” diye konuşuyor.

Yüzde 85’i hizmet veriyor

Girişimci orta sınıfı oluşturan KOBİ’lerin profili nasıl? DİE verilerine göre, Türkiye’de toplam 2 milyon 139 bin işyeri bulunuyor. Bu iş yerlerinin 1 milyon 720 bini girişim olarak kabul ediliyor. Bu girişimlerin ise yüzde 94,9’u 1-9 kişi istihdam eden mikro işletmelerden oluşuyor. Orta ölçekli 53 bin 246 girişimde ise çalışan sayısı ise 10 ile 19 kişi arasında değişiyor. Girişimlerin yüzde 0,4’ünde 50-250 kişi arasında ve yüzde 0,11’inde ise 251 ve üstünde istihdam söz konusu.

Girişimci KOBİ’ler farklı sektörlerde yoğunlaşıyor. KOBİ’lerin yüzde 85’i hizmet sektörünün çeşitli alanlarında faaliyetlerini sürdürüyor. Girişimlerin 228 bini ise imalat sanayinde faaliyet gösteriyor. İmalat yapan KOBİ’ler mobilya, gıda işleme, metal, konfeksiyon gibi alanları seçiyor.

TÖSYOV (Türkiye Orta Ölçekli İşletmeler Serbest Meslek Mensupları ve Yöneticileri Vakfı) Başkanı Hilmi Develi, “Mesela mobilya düşük yatırım maliyeti ile yapılabilen bir iş. Bu nedenle girişimciler tarafından tercih ediliyor. Dolayısıyla KOBİ’ler çok fazla teknoloji, eğitimli istihdam ve finans gerektirmeyen işlerde çalışıyorlar” diyor.

KOBİ’ler, İstanbul, Ankara gibi büyük kentlerin yanı sıra Bursa, Denizli, Kayseri, Gaziantep gibi Anadolu Kaplanları’nın çıktığı illerde ağırlık kazanıyorlar. İmalatçı KOBİ’ler ise özellikle organize sanayi bölgelerini tercih ediyorlar.

Yükseliş ne zaman başladı?

Yukarıda profilini çıkarmaya çalıştığımız girişimci orta sınıfın yükselişinin ilk adımının Cumhuriyet’in kuruluşu ile başladığı düşünülüyor. Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiye’nin üç büyük dönüşüm projesinin girişimci orta sınıfın yükselişine ivme kattığını söylüyor. Cumhuriyet’in kuruluşu ilk büyük dönüşüm projesi olarak kabul ediliyor.1950’lerde start alan sanayileşme hareketi ikinci önemli dönüşümü oluşturuyor. 1980’lerde başlayan dışa açık büyüme hamlesi ise dönüşümün üçüncü ayağını temsil ediyor.

hedGerçektende dışa açılma politikaları ile büyümeye başlayan Türkiye, bu tarihten itibaren bambaşka bir boyuta taşındı. Rifat Hisarcıklıoğlu, bu nedenle girişimci orta sınıfın yükseliş miladını1980 olarak kabul ediyor. TOSYÖV Başkanı Hilmi Develi ise son 10 yılda KOBİ’lere yönelme olduğunu ve bu nedenle yükselişin hızlandığını düşünüyor. Ona göre, gelişen koşullar, özellikle globalleşmenin getirmiş olduğu yeni süreçler girişimcileri orta ve küçük ölçekli yapılara itiyor. Hilmi Develi bu eğilimi şöyle değerlendiriyor:

 “Girişimciler daha hızlı ve esnek olabilmek için küçük ve orta ölçekli yapıları tercih ediyorlar. Zaten krizler nedeniyle esnek üretime doğru bir yönelme var. Bu tarz yapılarda mevcut üretiminden bir başka konuya daha kolay geçebiliyor.”

Çıkışın arkasındaki ana dinamikler

Bütün dünyada ölçekler değişiyor. Otomotiv, dayanıklı tüketim gibi sektörlerde ölçekler büyüyor. Ancak, katma değerli ürün ve hizmetler veya ileri teknoloji üretmek için otomotivdeki veya dayanıklı tüketimdeki gibi büyük yatırımlara ihtiyaç duyulmuyor. Hilmi Develi’ye göre, bu nedenle de artık girişimciler küçük ve orta ölçekli işletmelere yöneliyorlar. Bu trend sadece Türkiye’de değil, dünyada da yaşanıyor. İşte bu süreç, Hisarcıklıoğlu’nun girişimci orta sınıf olarak adlandırdığı KOBİ’lerin yükselişinin de ana dinamiklerinden birini oluşturuyor.

Yukarıda anlattığımız bu dinamikler 1980-2000 yılları arasında KOBİ’lerin ekonomi içindeki güçlerini ve etkinliklerini artırmalarına yol açtı. Ancak, bu yükseliş, 2001 kriziyle sekteye uğradı. Ağır darbe alan KOBİ’ler takip eden yıllarda hızla toparlandı. Akbank Şirket Bankacılığı Pazarlama Müdürü Gökhan Ertürk de bunu doğruluyor. Ona göre, krizin etkilerini ağır bir şekilde hisseden KOBİ’ler ekonomik istikrarla birlikte tekrar çıkışa geçti. Rifat Hisarcıklıoğlu ise son 3 yılda ekonomide yaşanan büyümenin girişimci orta sınıfın eseri olduğuna dikkat çekiyor.

Yükseliş sürmek zorunda

Güçlü bir orta sınıf istikrarlı bir ekonomik ortam oluşmasına büyük katkı yapıyor. Rifat Hisarcıklıoğlu, girişimci orta sınıfın yükselişinin sürmek zorunda olduğunu söylüyor ve nedenlerini ise şöyle anlatıyor:

“Çünkü, Türkiye’nin 5 milyon işsiz stoku var. İşgücü piyasasına her yıl 700 bin yeni genç giriyor. Her yıl 700 bin yeni iş yaratmak için yapılması gereken asgari yatırım tutarı 35 milyar dolar. Devlet, uyguladığı ekonomik program ve değişen rolü nedeniyle artık ekonomi arenasında bir yatırımcı aktör olamıyor. Dolayısıyla, Türkiye, girişimci orta sınıfın omuzları üzerinde yükselmek zorunda.”

Hilmi Develi de girişimci orta sınıfın önümüzdeki dönemde gücünü artıracağına inanıyor. Çünkü, ona göre değişim işaretleri KOBİ’lerde gözleniyor. Artık, KOBİ’ler kendilerini oluşan yeni koşullara ve rekabet ortamına hazırlamak için bilişim teknolojilerini ve CRM gibi modern teknikleri kullanmaya başlıyorlar. Bu da onların yükselişini destekliyor.

Tarımda istihdam edilenlerin nüfusun yüzde 35’i civarında olduğu düşünülüyor. AB’yle entegrasyondan sonra bu oranın kademeli olarak yüzde 10’lara gerilemesi öngörülüyor. Dolayısıyla kırsal kesimden kopacak nüfusu da kentte iş sahibi yapmak zorunluluğu oluşacak. Rifat Hisarcıklıoğlu’na göre, bu misyon da bir şekilde girişimci orta sınıfın omuzlarına yüklenecek.

Bankalardan KOBİ’lere destek

Girişimci orta sınıfın yükselişinin sinyalleri bankacılık sektöründen de izleniyor. Bankaların KOBİ’lere yönelik ürün ve hizmetlerine ivme kazandırması da yükselişin süreceğinin bir göstergesi. Akbank Şirket Bankacılığı Pazarlama Müdürü Gökhan Ertürk, öz sermayesini artırmaya çalışan, kur riskinden kaçınan ve piyasa riskini dağıtmak için dışarıya açılmaya ve ihracat yapmaya çalışan bir KOBİ profili gözlemlediklerini söylüyor. Bu büyüme ve değişimde en büyük ihtiyacın finansman olduğuna dikkat çeken Ertürk, şöyle devam ediyor: “Akbank olarak KOBİ’lere kullandırdığımız krediler 2,5 katrilyon TL seviyesine ulaştı. Bu geçtiğimiz yıla göre yüzde 100’ün üzerinde bir artış ifade ediyor. Kredi kullanan KOBİ müşterilerimizin sayısı 140 bine ulaştı. Uzun vadeli yatırım kredilerine olan ilgi, önümüzdeki günlerde kapasite artışı ve büyüme yaşayacağımızı gösteriyor.”

Akbank gibi bankacılık sektöründe yer alan orta ve büyük ölçekli bankalar daha fazla KOBİ’ye ulaşmak için ürün ve hizmet geliştiriyor. Hatta bu kitleye yönelik hizmetlerde ciddi bir rekabet yaşanıyor. Ancak, bütün bunlara karşılık toplam kredilerin ancak yüzde 4-5’ini KOBİ’ler alıyor. Uzmanlar bu oranın KOBİ’lerdeki yükselişe paralel olarak önümüzdeki dönemde artacağını düşünüyorlar.

ORTA SINIFTA KİMLER VAR?

FARLILAŞMAYI TALEP EDİYORLAR Orta sınıfın hakim olduğu toplumlarda insanlar farklılaşıyor. Çünkü, ekonomi onları farklılaştırıyor. Piyasa ekonomisinin ilerlediği toplumlarda insanlar çok farklı işlerle meşgul oluyorlar. Kimi sigortacılık yapıyor, kimi bankacılık, kimi tezgahtarlık, kimi şirket kuruyor. İş dünyasının kazandırdığı unsurlar onları farklı kılıyor. Bunları yaşayabilmek için orta sınıf farklılıkların savunucusu oluyor. Türkiye’de her alanda bireyselliğin bayrağını orta sınıf taşıyor.

MİNİMUMUN ÜSTÜNDE YAŞIYORLAR Orta sınıfın çok çeşitli tarifleri yapılabilir. İşin bir gelir boyutu bulunuyor. Yani, orta sınıf minimumların üstünde yaşıyor. Bu, geniş bir kitledir. İşçiler, memurlar, bankacılar, sigortacılar da bu grup içinde yer alıyor. KOBİ sahipleri, firmalar, Anadolu kaplanları, önemli yöneticiler de bu grupta bulunuyor. Orta sınıf kavramı sadece gelirle tarif edilmez, ideolojiyle de tarif edilen bir kavramdır. O ideolojide bir sosyal davranış biçimidir.

İŞ ALANLARI ÇEŞİTLİ Bu grup köylülükten uzaklaşmış, mesleği farklılaşmış bir kitledir. Çünkü, herkesin ekonomik süreçte yer alışına göre yaşam tarzı belirlenir. Etrafımıza baktığımızda bu değişimi görüyoruz. Bankacılıktan sigortacılığa, lokantacılıktan taşımacılığa çok geniş bir servis sektörü var. Bunun yanında üretim sektörü, mağazacılık var. Eskiden bunların hiçbiri yoktu. TOBB’un verilerine baktığımızda 1950’de bin 230 olan üye sayısının 2004’te 1 milyon 100 bine ulaştığını görüyoruz. Buradaki sosyal değişimi reddetmek mümkün değil.

BİLGİ TOPLUMUNA GEÇİŞ Oto yan sanayisi orta sınıftır. Burada çalışan işçi de, teknisyen de, şirketin patronu da orta sınıfın çeşitli katmanlarını oluşturur. Otomotiv Türkiye’nin ciddi ihracat yapan alanlarından biri. Demek ki orta sınıfın Türkiye’nin ihracatına ve otomotiv sektörüne çok ciddi etkisi oluyor. Bir süre sonra yazılım firmaları, orta boy danışmanlık firmaları gelecek. Bilgi toplumunun gerektirdiği işlere de giriyorlar. 2 milyar dolar ihracattan 64 milyar dolar seviyesine çıktık. 2 milyar doların çok büyük bir kısmı tarım ürünüydü. Şimdi ihracatın çok önemli bir bölümü sanayi ürünü oldu.

KOBİ’LER YAPISAL OLARAK DEĞİŞİYOR

KENDİLERİNİ GELİŞTİRİYORLAR KOBİ’lerde son yıllarda yaşanan en büyük değişimin farkındalık olduğunu düşünüyoruz. KOBİ’ler yapısal olarak da değişiyorlar. Çünkü, büyük bir kısmı sadece yerel pazarda değil küresel bazda da rekabet edebilecek şekilde kendilerini geliştirmek durumunda olduklarının farkındalar. İhracat yapmak konusunda daha hevesliler. Gelişen pazarları takip etmeye çalışıyorlar. Ucuz girdi konusunda ithalat fırsatlarını da kovalıyorlar. KOBİ'lerin kendi potansiyellerinin ve yurtdışı pazarların farkına vardıklarını rahatlıkla söyleyebiliriz.

FİNANSAL SEÇENEKLER SUNULDU Bu farkındalığın en büyük tetikleyicisinin, 1980'ler sonrasında devletin KOBİ'lere daha çok eğilmesi, bu gruba yönelik örgütlenmeleri desteklemesidir. Ayrıca, finansal kurumların bu segmente yönelik pazarlama faaliyetlerini hızlandırması, hatta bu yönde yeni organizasyon yapıları kurulması da etkili oldu. Özellikle finansal alanda KOBİ'lere yönelik artan faaliyetler, bu kesimin finansmanında birçok seçeneğin de sunulmasına ve KOBİ'lerin bilinçlendirilmesine hizmet etti. Dolayısı ile farklı noktalardan hem kaynak transferi hem de know-how transferinin sağlanması sonucunda KOBİ'lerde büyük bir gelişim gözlenmektedir.

MARKA İLE İLGİLENMEYE BAŞLADILAR Pazarlama ve hatta müşteri ilişkileri yönetimi gibi olgular da artık KOBİ’ler tarafından çok önemseniyor. Mesela eskiden gündemlerinde olmayan marka yaratma artık KOBİ’lerin ilgilendikleri konuların arasına girdi. Teknolojinin gelişiminin kendilerine sunduğu imkanlardan daha çok haberdarlar. Bilgisayar alıyor, internet kullanıyor, hatta bankacılık işlemlerinin büyük kısmını internet üzerinden yapıyorlar. Bunu ticari internet bankacılığı ürünümüz ticari Teleweb’in kullanıcı sayılarındaki artıştan da çok net olarak görüyoruz.

ORTA SINIFIN YÜKSELMESİ KAÇINILMAZ

YARIŞ YÜKSELİŞİN GÖSTERGESİ TOBB camiası, özellikle son 4 yılda ekonominin toparlanmasında itici rol oynadı. Bu ülkenin en zor günlerinde, yapıcı eleştirilerde bulunmakla kalmayıp çözümün bir parçası haline geldi. Esasında, ülkemizdeki toplumsal dönüşümü ve gelişmeyi, bizim üyelerimiz, yani girişimci orta sınıf sürükledi. Bu, oda ve borsaları da çekim merkezi yaptı. Mart ayında yapılan oda ve borsa seçimlerinde katılım oranı eski seçimlere göre 4-5’e katlandı. Anadolu’da katılım oranı yüzde 90’ları buldu. Bu yarış, girişimci orta sınıfın kurumlarıyla birlikte yükselişinin göstergesi.

GİRİŞİMCİ ORTA SINIF GÜÇLENMELİ Girişimci orta sınıfın yükselmesi Türkiye’nin sosyal dokusu için de kaçınılmaz. Çünkü, ticaret hayatında rasyonalite hakimdir. Alışveriş ederken kimsenin dinine, mezhebine, ırkına bakmazsınız.  Tüm alışverişiniz tamamıyla verimlilik, menfaat ve rasyonalite üzerine oturmuştur. Siz girişimci orta sınıfı  geliştirdikçe, alt kültürel ayrımların hepsi folklorik niteliklere dönüşür. Bütün gelişmiş ülkelerde böyledir. O zaman Türkiye’nin gelişmesinde ve birbirine yapışmasını sağlayan zamkının güçlenmesinde girişimci orta sınıfın payının artması gerekir.

ORTA KOBİLER YÜKSELİŞE GEÇTİ

İLK YIL HIZLI BÜYÜYORLAR Enflasyonun düşmesi sonucu KOBİ’lerin yatırıma yönelimleri arttı. Dahası işletmecilik anlayışları temelden değişiyor. Faaliyet dışı gelir kalemleri azalarak faaliyet hacimleri ve çabaları artıyor. Ülkemizde büyüme ve gelişme trendindeki işletmeler özellikle ilk kuruldukları yıllarda hızlı büyüyorlar. Ancak, devam eden yıllarda kurumsallaşma, yönetim gibi nedenlerle büyümelerini kalıcı bir hale dönüştüremiyorlar.

GÜÇLERİ UZUN VADEDE SÜRECEK Bugün birçok girişimci işletmesinde ulaştığı kapasite ve hacimde sürdürülebilir bir yapı kurmaya çalışıyor. Girişimcilikleri ile geldikleri noktalarda kurumsal yapıları ile sağlam durma savaşı veriyorlar. Girişimci  KOBİ’ler bu sorunlarını hallettiklerinde orta ve uzun dönemde ekonomideki güçlerini sürdürecekler. 

MİKROLARDAN DAHA REKABETÇİLER Özellikle kriz sonrası dönemde sektörlerde sayısal ve kapasite bazlı değişikliler yaşandı. Çok sayıda olan mikro ölçekli KOBİ’ler artan talebe nitelik ve nicelik olarak cevap veremedi. Bunun sonucunda, orta ölçekli girişimci KOBİ’ler daha fazla devreye girdi ve yükselişe geçti. Çünkü, ellerinde kapasite var. Ölçek ekonomisi gereği daha rekabetçi fiyat ve kaliteler sunmaya ve kendi sektörlerinde daha da büyük istihdam ve kapasiteye ulaşmaya başladılar.

EBRU FIRAT
efirat@capital.com.tr

  

Etiketler:

İsminiz:

Yorumunuz:


FOTO HABER