Capital'e abone olun.

Mali kural

TBMM tatile girmeden yasalaşması hedeflenen mali kural kanun tasarısının, 2011 başında uygulamaya girmesi bekleniyor.

Son Güncelleme: 01.06.2010

Ekonomi yönetimi, geçen yıldan beri gündemde olan mali kuralla ilgili kanun tasarısına, biraz rötarlı da olsa sonunda son şeklini verdi. Geçen ay ayrıntıları kamuoyuna açıklanan mali kural kanun tasarısının TBMM tatile girmeden önce yasalaştırılması hedefleniyor. Mali kuralın uygulamaya girmesinin ise 2011 yılı başında olması bekleniyor. Ekonomi politikalarının birtakım kurallara bağlı olarak mı yoksa duruma göre mi yürütülmesi gerektiği, iktisat literatüründeki önemli tartışma konularından biridir. Son 20 yılda bu konudaki tartışmalar daha çok para politikası üzerineydi, ama şimdi bu durum yavaş yavaş değişiyor. Küresel resesyon sonrasında özellikle gelişmiş ülkelerin dev bütçe açıkları ve kamu borçlarıyla başbaşa kalması, aslında pek de yeni bir şey olmayan maliye politikası kurallarına yeniden ilgi duyulmasına yol açmış bulunuyor. Şu sıralarda sadece Türkiye’de değil başka ülkelerde de yeni mali kuralların tasarımı ve uygulamaya sokulması konusunda çalışmalar var. Bu ülkeler arasında Almanya ve Fransa gibi gelişmiş ülkelerin yanında Polonya, Sırbistan ve Meksika gibi gelişmekte olan ülkeler de yer alıyor.

POLİTİKACIYA SINIR
Kurala dayalı ekonomi politikası önerileri, kaynağını, duruma göre uygulanan ekonomi politikalarının yeniden seçilmek isteyen iktidardaki politikacılar tarafından genelde istismar edilmesinden alıyor. Bu istismarın önüne geçmek için bazı iktisatçılar eskiden beri kurala dayalı politikaların uygulanmasını önerip duruyor. Merkez bankalarına bağımsızlık verilmesi ve para politikalarının uygulanmasının politikacıların elinden alınıp tamamen bu kurumların inisiyatifine bırakılması, bu konudaki tartışmaların önemli sonuçlarından biri. Maliye politikası alanında benzer bir sonuca varılamamasının nedenini ise böyle bir durumda politikacılara yapacak pek bir iş kalmaması ve bunun da demokrasiyle bağdaşmaması oluşturuyor. Fakat maliye politikasını yürütme yetkisi politikacıların elinden tamamen alınmasa da bütçe dengesine, kamu harcamalarına, gelirlere veya borçlanma ve borç stokuna sayısal sınırlamalar getirilmesi şeklindeki bazı mali kurallar eskiden beri uygulanıyor. Bu tür mali kural uygulamaları Türkiye’nin geçmişinde de var. Mesela 2000’li yıllarda uygulanan IMF programlarındaki Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın (GSYİH) en az yüzde 6,5’i kadar faiz dışı fazla verilmesi hedefi, bu tür mali kurallardan biri sayılabilir. Aynı dönemde çıkarılan bir yasa ile Hazine’ye ancak bütçe açığı kadar borçlanmabilme yetkisi verilmişti ki bu da bir mali kural niteliğindeydi. Fakat geçen yıl bütçe açığı “hayali bütçe”deki sınırların çok ötesine taşınca bu sınır yasaya eklenen geçici bir madde ile 2009 yılına mahsus olmak üzere de olsa bütçe açığının 5 katına kadar çıkarılmıştı. Doğrusu bu da yeni bir mali kural tasarlamakta olan hükümetin kredibilitesi açısından pek iyi olmamıştı.   
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7

  • Etiketler:

    İsminiz:

    Yorumunuz:


    FOTO HABER