Capital'e abone olun.

Projeksiyon

Halı Dünyayla Beraber BüyüdüHalı sektörü 2007 yılında, bir önceki yıla göre hem dünyada hem de Türkiye’de büyüme gösterdi. Türkiye halı sektörünün büyüklüğü ciro bazında 2005 yılında 1 milyar dolar...

Son Güncelleme: 01.03.2008

Halı Dünyayla Beraber Büyüdü
Halı sektörü 2007 yılında, bir önceki yıla göre hem dünyada hem de Türkiye’de büyüme gösterdi. Türkiye halı sektörünün büyüklüğü ciro bazında 2005 yılında 1 milyar dolarken, 2006 yılında 1.3 milyar dolar ve geçen sene 2 milyar dolara ulaştı. Ciroların yüzde 50’si iç piyasadan elde edilirken diğer yüzde 50’si ihracattan elde edildi.  Dünya halı ithalatı 2002 yılından itibaren ortalama yüzde 10 oranında artış sağlayarak 12 milyar dolar seviyelerine ulaştı. Dünya halı pazarının yaklaşık yüzde 84’ü makine halısı yüzde 16’sı el halısı ürünlerinden oluşuyor. Bu pazardaki en büyük halı ihracatçısı ve aynı zamanda Türkiye'nin rekabet etmek zorunda olduğu ülkeler Belçika, Hindistan, Hollanda, Çin ve ABD olarak sıralanıyor. Türk halı sektörü de dünya ile paralellik göstererek 2002-2007 yılları arasında sürekli artan ihracatını yaklaşık 1 milyar dolar seviyesine taşıdı. Bu büyümenin en önemli sebebi dünya halı pazarının gelişmesiyle birlikte Türkiye’nin yüksek arz kapasitesi ve çevresinde bulunan ülkelerin büyüme ve yeniden yapılanma içinde bulunmaları. İstanbul Halı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Yılmaz sektörün gelişimi hakkında şunları söylüyor: “Önümüzdeki dönemde dünya ekonomisindeki olası daralmanın etkisi ile bir nebze azalsa dahi, halı ihracatımızdaki artışın devam edeceğini düşünüyorum.” Yılmaz, sektörün gelişmesinde Orta Doğu, Rusya ve yeni AB ülkelerinde yeniden yapılanan inşaat sektörünün etkisi olduğunu söylüyor. Yılmaz şöyle devam ediyor: “Halının eskiden olduğu gibi bir yatırım aracı olmaktan çıkıp dekorasyonun önemli bir parçası ve tüketim aracı olması, sektörün gelişmesinde etkili oluyor.”

Bu sene ekonomide durgunluk yaşansa da Türkiye’nin halı ihracatının artması bekleniyor.

Kuraklık Salçayı da Vurdu
2007 yılı, kuraklık nedeniyle birçok sebzenin hasat verimliliğinin düştüğü ve beklenen rekoltenin gerçekleşmediği bir yıl oldu. Kuraklığa bağlı olarak yeterli sulamanın yapılamamış olmasının yanı sıra tarlada aşırı sıcağın da etkisiyle salçalık domateslerin gelişemediği görüldü. Bu durum ciddi verim kayıplarına neden oldu. Sektörün yaklaşık 400 bin ton salça üretim kapasitesi bulunmasına karşın üretilen domates salçası miktarı 2003 yılında 320 bin ton, 2004 yılında 270 bin ton, 2005 yılında 265 bin ton, 2006 yılında 220 bin ton, 2007 yılında ise 240 bin ton oldu. Türkiye’de 2007 yılında 1 milyon 650 bin ton sanayi domatesi işlendi ve yaklaşık 240 bin ton salça üretimi gerçekleştirildi. Ancak, üretici şirketlerin 2007 yılına stoksuz girmesi ve salça üretim miktarlarının kuraklığa bağlı olarak düşmesi sektördeki arz-talep dengelesini etkiledi. Tukaş Genel Müdürü Ahmet Uysal, “Salça, ülkemiz gıda ihracatında en önemli ürün kategorileri arasında yer almakta. Türkiye’de geçmiş yıllarda salça üretiminin yüzde 45’i iç pazarda tüketilirken, yüzde 55-60’ı ise ihraç edilmekteydi. Bu oran, şu anda tersine dönmüş durumda. Türkiye’nin yıllık domates salçası ihracatı, geçmiş yıllarda ortalama 150 bin ton iken, şu anda 100 bin ton değerlerinin altına geriledi” diye sektörün içinde bulunduğu durumu özetliyor. Türkiye’den yaklaşık 85 ülkeye domates salçası ve işlenmiş domates ürünleri ihracatı yapılıyor. A.B.D, Japonya, AB ülkeleri, Rusya Federasyonu, Malezya, Avustralya, Güney Kore, İsviçre, Güney Afrika ve Orta Doğu ülkeleri Türkiye’nin salça ihraç ettiği ülkelerin başında geliyor.

Kuraklığa bağlı olarak üretimde düşüşler yaşanıyor. Özellikle geçen sene yaşanan kuraklık 2008’in üretimini olumsuz yönde etkileyecek.

Kimya 10 Milyar Dolar Barajını Aştı
Türk kimya sanayi her yıl istikrarlı büyümesini sürdürüyor. 2007 yılını da oldukça parlak geçiren sektör, geçtiğimiz yıl yüzde 10 oranında büyüyerek Türk ekonomisinin lokomotiflerinden biri olduğunu gösterdi. Sektörün büyümesinde teknolojiye özellikle de nanoteknolojiye yapılan yatırımların artmasıyla markalaşma konusunda alınan yol etkili oldu. Türk kimya sektörü, 50 milyar dolarlık üretim hacmine ulaştı. Böylece sektörün gerek iç pazarda gerekse yurtdışı pazarlardaki stratejik rolü arttı. İhracatın 10 milyar doların üstüne çıkması Türk kimya sanayisi için rekor olarak nitelendirilebilecek bir gelişme oldu. Sektör bu oranla Türkiye’nin ihracatından yüzde 10’luk bir pay almış oldu. 2005 yılında 6,7 miyar dolar olan kimya ihracatı, 2006 yılında 8,8 milyar dolara ulaştı. 2007 yılı da Türk kimya sanayi için oldukça verimli geçti. Sektör bir önceki yıla oranla dolar bazında ihracatını yüzde 19,24 artırarak 10 milyar 452 milyon dolara çıkardı. İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz, sektörün daha da gelişeceğini şu sözleri ile ifade ediyor: “Katmadeğeri yüksek ürünlerin üretilmesi ile de ihracatımız önemli oranda artacak. Yerli hammadde konusundaki gelişmeler, yüzde 98’ini KOBİ’lerin oluşturduğu sektörümüzün gelişmesini sağlayacak ve dış ticaret açığımızı azaltacak.”

Her yıl ihracatın artması ve sektördeki olumlu gelişmeler 2008’de de artacağı yönde tahminleri doğruluyor.

Madencilik İhracatını Yüzde 30 Artırdı
Madencilik sektörü, tarım ile birlikte ekonominin iki temel ham madde üreticisinden biri konumunda. Sektör, hem ekonomiye doğrudan yaptığı katkı hem de ekonominin diğer alanlarına özellikle imalat sektörüne sağladığı girdiler nedeniyle büyük önem taşıyor. Madencilik sektörü, 2007 yılında ülkemizin 106 milyar dolara ulaşan toplam ihracatından yüzde 2,5 oranında pay aldı. Sektörün 2007 yılında ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 30,5 artış ile 2,7 milyar dolar olarak gerçekleşti. 2007 yılında, maden ürünleri ihracatında en önemli artış, fiyatlardaki gelişmelerle bağlantılı olarak metalik cevherlerde yaşandı. Türkiye’nin maden ihracatında önemli yer tutan feldspat, manyezit, tabii boratlar gibi önemli endüstriyel minerallerde ve işlenmiş traverten ürünlerinde ise ihracat artışı daha düşük kaldı. 2007 yılında Türkiye’nin en fazla ihraç ettiği maden ürün grupları arasında doğal taşlar 1,2 milyar dolar ile ilk sırada yer aldı. Doğal taşlar ürün grubunu, 866,7 milyon dolar ile metalik cevherler, 491,4 milyon dolar ile endüstriyel hammaddeler ve 103 milyon dolar ile maden dışı olarak nitelendirilen ferro alyajlar ile diğer ürünlerin ihracatı takip ediyor. İstanbul Maden ve Metaller İhracatçı Birlikleri (İMMİB) Genel Sekreteri M. Mutlu Öktem maden ve metal endüstrisinin gelişmesini dünyadaki olumlu gelişmelere bağlıyor ve şöyle devam ediyor: “Türk madencilik sektörü ihracatı, genel olarak uluslararası piyasalardaki talep düzeyi ve yurtiçi üretim kapasitesi olmak üzere iki temel faktörden öncelikli olarak etkileniyor. Özellikle metalik cevherlerin ihracat performansı üzerinde, uluslararası piyasalardaki talep düzeyi belirleyici konumda. Pazar koşullarının elverişli olmadığı yıllarda üretim düşerken fiyatların uygun olduğu yıllarda ise artış gösteriyor.”

2008 yılında madencilik sektörünün ihracat performansının, metal fiyatlarındaki gelişmeler sektörün büyümesine neden olacak.

Temizlik Kağıdında Pazar Çok Büyüyecek
AC Nielsen’in verilerine göre geçen seneye oranla ıslak mendil hariç temizlik kağıdı pazarı yüzde 18 büyüme kaydetti. Gene AC Nielsen’in verilerine göre en fazla büyüyen kategori yüzde 10 ile tuvalet kağıdı kategorisi oldu. Hayat Temizlik Kağıtları Kategori Pazarlama Müdürü Aysel Aydın, Türkiye’de temizlik kağıdı tüketiminin gelişmiş Avrupa ülkelerine nazaran oldukça düşük ancak pazarın büyüme potansiyelinin de oldukça yüksek olduğunu düşünüyor. Aydın şöyle devam ediyor: “Türkiye’de toplam hanelerin sadece yaklaşık yüzde 25’inde temizlik kağıdı tüketiliyor. Dolayısıyla ülkemizde temizlik kağıdı tüketen hanelerin sayısı arttıkça pazar da hızla büyümeye devam edecek.” Sektördeki trendlere bakılacak olursa 3 katlı tuvalet kağıdı ve 3 katlı havlu yönünde çok katlı ürünler kategorisi büyümeye devam ediyor. Bu nedenle önümüzdeki yıllarda da trendin bu şekilde devam edeceğini öngörülüyor.

Temizlik kağıdı pazarı 2006 yılında yüzde 20, geçen sene ise yüzde 18 büyüdü. Sektörün bu sene daha fazla büyüyeceği öngörülüyor.

Zeytinyağı İhracatında Artış Beklentisi
Zeytinyağı sektörü henüz istikrarlı bir yapıya kavuşamadı. Bunun pek çok nedeni olmakla birlikte, sağlıklı bir fiyat oluşum mekanizmasının kurulamaması, girdi maliyetlerinin yüksek olması, lisanslı depoculuk sisteminin henüz uygulamaya konulamaması, üreticiyi tatmin edici ve sürdürülebilir prim sistemine geçilememesi sektörün gelişmesini engelleyen sorunlar. Geçtiğimiz yıllara göre zeytinyağı sektörüne ilginin arttığı, büyük grupların sektörle ilgilenmeye başladığı gözleniyor. Zeytin fidanı dikiminde de ciddi bir artış yaşandı ama Zeytindostu Derneği Başkanı Metin Ölken iç tüketimi henüz kişi başına 1 kg’ın üzerine çıkaramadıklarını, markalı ve ambalajlı ihracatta da AB’nin uyguladığı yüksek vergiler nedeniyle gelişme sağlanamadığını ifade ediyor. Türkiye’de zeytinyağı üretimi yıllara göre 80 bin ton ile 200 bin ton arasında gerçekleşiyor. Yanlış hasat yöntemleri ve iklim koşulları nedeniyle zeytin rekoltesi bir yıl azalırken ertesi yıl artış gösteriyor. Ortalama üretim miktarı da bu nedenle yaklaşık 150 bin ton olarak geçekleşiyor. Ölken bu durumu şöyle yorumluyor: “Bunun yaklaşık 70 bin tonunun iç tüketim için olduğu düşünülürse sektörün büyük oranda ihracatla ayakta durduğu söylenebilir. Ülkemizde zeytinyağı sektöründeki gelişmelerin istikrardan uzak olmasının ana nedeni arzdaki dengesizlik. Ancak son 10 yılda yapılan ciddi dikimler sonrasında 90 milyondan 150 milyona ulaştığı tahmin edilen zeytin ağacı varlığımız sayesinde bu durum sona erecek ve sektör istikrarlı bir büyümeye ulaşacak. Ancak ne yazık ki son 2 senede özellikle zeytinyağı sektöründe bu tespite uygun bir süreç yaşanamadı. Geçtiğimiz sene yaşanan kuraklık üzerine bir de fiyat spekülasyonu ile zeytinyağı fiyatları dünyadaki üreticiler arasında en pahalı fiyat seviyesine ulaşınca sektör gerek ihracat gerek iç piyasa açısından sıkıntı ve daralma yaşandı.”

İhracattaki büyük düşüşün bu sene artması bekleniyor. Dünyadaki fiyat dengesizliğinin sona ermesi ile paralel olarak ihracatın artması bekleniyor.

Hande Yavuz
hyavuz@capital.com.tr

  

Etiketler:

İsminiz:

Yorumunuz:


FOTO HABER