Capital'e abone olun.

Projeksiyon

Demir Çelik Maliyet Artışı Sektörü Zorluyor2007 itibarıyla 15 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşan demir çelik sektörünün gündeminde yer alan sorunların başında yassı-uzun ürün ve üretim-tüketim denge...

Son Güncelleme: 01.06.2008

Demir Çelik

Maliyet Artışı Sektörü Zorluyor
2007 itibarıyla 15 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşan demir çelik sektörünün gündeminde yer alan sorunların başında yassı-uzun ürün ve üretim-tüketim dengesizliği geliyor. Türkiye’nin üretiminin uzun ürün ağırlıklı olması, öte yandan talebin yassı ürüne kayması, aradaki farkın ithalatla kapatılmasını zorunlu kılıyor. İthalat-ihracat dengesizliği rakamlarda da net biçimde kendini gösteriyor. 2006’da 9,8 milyon tonluk yassı nihai mamul tüketimine karşılık, ancak 3,9 milyon ton üretim seviyesine ulaşılabildi. Demir Çelik Üreticileri Derneği Genel Sekreteri Veysel Yayan, sektöre ilişkin şu bilgileri verdi:

“2008’in başından itibaren, başta demir cevherinde yapılan yüzde 65-70 oranındaki artış olmak üzere, hurda ve navlun fiyatlarında yüksek oranlı artışlar gözleniyor. Hurda fiyatları 700 dolar/ton seviyelerine yaklaştı. Bu gelişmeler, Türk üreticiler için tahrip edici sonuçlar doğuruyor. Üreticilerimiz, teknolojilerini sürekli yeniliyor ancak bu çaba, üretim ve ihracatı sürdürülebilir kılmaya yetmiyor. Yatırımların sonuçlandırılmasıyla kişi başına ham çelik tüketiminin, 5 yılda 500 kg seviyesini aşacağını öngörüyoruz. 2008’de ham çelik üretiminde yüzde 12-15, ihracatta ise yüzde 20 artış bekliyoruz.”

2008’deki üretimin 28,8 milyon tona ulaşması bekleniyor. Hammadde fiyatlarındaki artış ise firmaları ihraç pazarlarında zorluyor.

Gsm

Hizmet Rekabeti Artacak
Telekomünikasyon Kurumu verilerine göre, 2006 yılında 52,6 milyon olan abone sayısı, 2007 yılında yüzde 17,7 oranında artış göstererek 62 milyona ulaştı. 2008’in ilk üç aylık verileri de pazardaki gelişmenin sürdüğünü gösteriyor. İlk çeyrek rakamlarına göre 2008 Mart sonu itibarıyla toplam abone sayısı 62,9 milyona ulaştı. Sektör uzmanlarının 2008 yılına ilişkin beklentileri olumlu. Ortalama yüzde 8-9 aralığında bir büyüme bekleniyor. Pazara ilişkin görüşlerine başvurduğumuz Avea Stratejik Planlama Direktörü Mehmet Tunç Berkman, şu değerlendirmeyi yapıyor

“Numara taşınabilirliğinin gerçekleşmesiyle birlikte pazarda bir hareketlilik bekliyoruz. GSM abonelerinin gerçek operatör tercihlerini yapabilmeleri için bunun önemli bir fırsat olduğunu düşünüyoruz. Hem fiyat rekabeti abonelerin lehine daha da artacak hem servis anlamında tüm operatörler abonelerine daha iyisini sunmak için daha sıkı bir yarış içine girecek. Bu da sektörün gelişimini olumlu yönde etkileyecek. Numara taşınabilirliğinden sonra beklediğimiz 3G lisanslarının verilmesiyle, özellikle data servislerinde hızın artmasıyla çok daha fazla servis sunulabiliyor olacak. Ayrıca servis kaliteleri de yükselecek.”

Numara taşınabilirliği ve 3G lisanlarının verilmesiyle sektör hareketlilik kazanacak. 2008’de abone sayısının 67 milyonu aşacağı tahmin ediliyor.

Akaryakıt

Kriz Olmazsa Büyümeye Devam
Petrol Sanayi Derneği’nin (PETDER), pazarın yüzde 95’ine hakim olan 11 akaryakıt dağıtım firmasının verilerinden yola çıkarak “2007 Sektör Raporu” hazırladı. Buna göre, 2006 yılında yaklaşık 44 milyar YTL olarak gerçekleşen akaryakıt pazarının toplam büyüklüğü, 2007’de yüzde 8,2 oranında artarak 48 milyar YTL’ye ulaştı.

Miktar bazında tüketim, 2007’de bir önceki yıla göre yüzde 2,8 oranında artarak 18,1 milyon ton olarak gerçekleşti. Değer bazındaki artış oranının, tüketim miktarı artış oranından daha yüksek olması ise birim fiyatları ve vergileri daha yüksek olan beyaz ürün tüketiminin toplam akaryakıt ürünleri tüketimi içindeki payının artmasından kaynaklanıyor. Global krizin etkilerinin iç pazarda hissedilme oranına göre dalgalı bir yıl yaşanabileceğini bekleyen sektör temsilcileri, 2008’e temkinli yaklaşıyor. TOBB Akaryakıt Meclis Komisyon Başkanı Canan Ediboğlu, pazara ilişkin şu bilgileri veriyor:

“Geçtiğimiz 2 yılda sektör, ekonomik büyümenin üzerinde büyüdü. Bu yıl ise petrol fiyatlarının yüksekliği ve ekonomik durgunluğun etkisiyle yüzde 4-5 arasında büyüme bekliyoruz. Ürün bazında motorinde yüzde 5, oto gazda da yüzde 10 artış bekleniyor. Benzindeki daralma bu yıl da sürer. Toplam işlem hacmi, 50 milyar YTL’yi biraz aşacaktır.”

Dış faktörlerin yarattığı dengesizlik, akaryakıt tüketimine ilişkin öngörü yapmayı zorlaştırıyor. 2008 büyüme öngörüsü yüzde 5.

Beyaz Et

Kuş Gribinin Yaraları Sarılıyor
2007 ilk çeyreğinde toplam piliç eti üretimi 220 bin ton olurken 2008’nin aynı döneminde bu rakam 54 bin ton artarak 274 bin tona çıktı. Böylece yılın ilk çeyreğinde üretim miktarı yüzde 24,5 artmış oldu. Ancak sektör temsilcileri bu artışa temkinli yaklaşıyor. Çünkü 2006 ve 2007’yi kuş gribi baskısıyla geçiren sektördeki üretim miktarı, son 2 yılda geleneksel rakamların yüzde 20’ler düzeyinin altına inmişti. Dolayısıyla üreticilerin kendilerini asıl kıyasladıkları yıl, kuş gribi etkisinin olmadığı 2005. O nedenle bu yıl yaşanan yüzde 24,5’lik artış yeterli görülmüyor. 220 bin tonluk bu üretim, aslında 2005 yılının aynı döneminde 233 bin ton olan üretim miktarından yüzde 6 daha düşük. Dolayısıyla sektör uzmanları yaşanan büyümeyi “olumlu ancak yetersiz” olarak değerlendiriyor. Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçılar Birliği (BESD-BİR) Genel Sekreteri Yüce Canoler, görüşlerini şöyle aktardı: “2006 ve 2007 yıllarının ilk çeyrek dönemlerinde kuş gribi baskısı nedeniyle normal seviyelere ulaşılamamıştı. 2008 ilk çeyreğinde bu baskılardan kurtulmayı beceren sektör, normal seviyede üretimi hedefledi. 2007’nin kârla kapatılmasının da verdiği cesaretle 2008 üretim planları iyimser yapıldı.”

Son 3 yıldır duraklama yaşayan sektör, 2008’de eski günlerine dönmeyi hedefliyor. 2008 hedefi 1 milyon 150 bin ton üretim.

Çay

Yerli Üretici Kaçak Mağduru
Türkiye çay pazarında toplam tüketim her yıl ortalama 230 bin ton civarında gerçekleşiyor. Yaş çay üretimi, mevsim şartlarına göre 1 milyon ile 1 milyon 200 bin ton arasında değişirken, çiftçiden alınan ve işlenerek pazara sunulan kuru çay miktarı ise 200-240 bin ton arasında gerçekleşiyor. Tüketimin her yıl ortalama 230 bin ton civarında olduğu hesaplanırsa, Çaykur ile özel sektör üreticilerinin toplam kuru çay üretimi iç pazardaki talebi rahatlıkla karşılayacak düzeyde. Ancak, yerli üreticinin en büyük sıkıntısı pazara giriş miktarı her yıl biraz daha artan kaçak çay. Üretim miktarıyla talep birbirini karşılamasına rağmen her yıl 50-55 bin ton civarında ürün elde kalıyor. Bu durum, yılda yaklaşık 50 bin tonluk kaçak giriş olduğunun bir ispatı niteliğinde. Çay Sanayicileri ve İşadamları Derneği (ÇAYSİAD) Başkanı Rahmi Üstün, şöyle konuşuyor:

“Her yıl toplanan yaş çay miktarı 1 milyon ile 1 milyon 200 bin ton arasında değişiyor. Üretilen kuru çay ise bunun yüzde 20’si civarında oluyor. Toplam üretim, talebi karşılayacak kapasitede. Ancak kaçak çay yerli üreticiyi zor durumda bırakıyor. Kaçaklardan dolayı 2008’e 55 bin ton stokla girdik. 2008 öngörümüz ise 1 milyon 150 bin ton civarında yaş çay alımı olacağı yönünde. ”

Her yıl pazara 50-55 bin ton civarında kaçak çay giriyor. Bu durum üreticiyi zor durumda bırakıyor.

Deri

Uzakdoğu, Ar-Ge İle Yenilecek
2007 yılında deri ve deri ürünleri ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 5,2 artarak 1,24 milyar dolara ulaştı. Türk deri sanayinin en büyük ihraç pazarı ise yüzde 48,5’lik pay ile AB-27 ülkeleri. Avrupa ekonomisinin global krizin etkisiyle durgunluğa gireceği beklentisi, deri sektörünü yakından ilgilendiriyor. Sektörün gerileme içinde olduğunu belirten Türk Deri Vakfı Başkanı Mahmut Yeşil, şöyle konuşuyor:

“Önümüzdeki engeller; AB ülkeleri ve ikinci büyük pazar olan Almanya’da yaşanan ekonomik durgunluk, bavul ticaretine getirilen engeller, küresel ısınma ve Çin gibi ucuz üretim gücüne sahip ülkelerden gelen ithalat ve rekabet zorluğudur.” Yoğun biçimde Uzakdoğu mallarıyla rekabet ettiklerini doğrulayan Türkiye Deri Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Bülent Hazer ise tüm olumsuzluklara rağmen iyimserlikten vazgeçmediklerini dile getiriyor ve ekliyor, “Bu darboğazdan çıkış yolu olarak, Türk derisinin imajını güçlendirmeye çalışıyoruz. Üreticimiz Ar-Ge ve moda-tasarım çalışmalarıyla kalite çıtasını yükseltiyor. Türkiye, üretim ve kalite açısından İtalya’dan sonra 2’nci konumda bulunuyor. Belirlediğimiz ilk hedef 5 milyar dolar ihracattır ve bu hedefi gerçekleştirecek alt yapıya sahibiz.”

İtalya’nın ardından 2’nci büyük üretici olan Türk deri sanayi, tasarım ve Ar-Ge’ye odaklanacak. Sektörün ihracat hedefi 5 milyar dolar.

Yasemin Erdoğan
 yerdogan@capital.com.tr

  

Etiketler:

İsminiz:

Yorumunuz:


FOTO HABER