Capital'e abone olun.

Projeksiyon

Kesme Çiçek Talep Ucuz Ürünlere KayacakKesme çiçek sektörünün dünya genelindeki pazar büyüklüğü 20 milyar dolar civarında. Almanya ve Rusya, dünya genelinde en büyük çiçek tüketicisi. Bu iki ülke...

Son Güncelleme: 01.02.2009

Kesme Çiçek

Talep Ucuz Ürünlere Kayacak
Kesme çiçek sektörünün dünya genelindeki pazar büyüklüğü 20 milyar dolar civarında. Almanya ve Rusya, dünya genelinde en büyük çiçek tüketicisi. Bu iki ülke, Türkiye’nin de en önemli ihraç pazarları arasında üst sıralarda yer alıyor. Yıllık ihracatı 46-47 milyon doları bulan Türk üreticilerin rakipleri arasında İspanya, Kolombiya ve Kenya başı çekiyor. En önemli ihraç pazarlarımız ise Rusya, Ukrayna ve AB ülkeleri.

hedGeçen yıl ihracatı yüzde 2 civarında düşen sektörün bu yıla ilişkin öngörüleri ise tüm kriz ortamına rağmen olumlu. Sektöre ilişkin görüşlerini aldığımız Antalya Kesme Çiçek İhracatçıları Birliği Başkanı Osman Bağdatlıoğlu’nun pazar hakkındaki yorumları ve gelecek beklentileri şöyle:

“Sektörümüz yüzde 95 katma değerli bir pazar. Yani ithalata dayalı olmayan, ihracat ağırlıklı bir sektörüz. Geçen yıl sabit giderlerdeki ani fiyat artışları nedeniyle birçok şirket, iç pazara yöneldi ve ihracatımız yüzde 2 civarında düştü. Ancak 2009’da bu trendin tam tersi olacak. Çünkü pazardaki talebin görece daha ucuz olan ürünlere yönelmesini bekliyoruz. Türkiye de bu alanda üretim yapıyor. Ayrıca nakliye avantajımız da var. Dolayısıyla birçok sektör, ihracat anlamında yüzde 30-40 düşüş yaşarken tamamen tarıma dayalı olan kesme çiçekte yüzde 20 düzeyinde ihracat artışı bekliyoruz.”

Gülen Surat: Sektör temsilcileri krize rağmen ihracata odaklanıyor. 2009’da, ihracatın 55 milyon doları aşması bekleniyor.

Değerli Maden-Mücevher

İhracatta Değişiklik Yok
Türkiye’de değerli metallerden yapılmış ziynet eşyalarının ihracatı, özellikle son 10 yılda önemli ölçüde arttı. Resmi verilere göre Türkiye kuyumculuk sektörü, her yıl yaklaşık 400 ton altını ve 300 ton gümüşü işleme kapasitesine sahip. Son yıllarda özellikle altın mücevherat alanında adını duyuran Türkiye, dünya sıralamasında ilk 5 üretici ülke arasında yer alıyor. Sektörde 50’nin üzerinde büyük ölçekli şirket bulunuyor. Yaklaşık 250 bin kişiye istihdam olanağı sağlanıyor.

hedDeğerli maden ve mücevher sektöründe en önemli payı ise altın alıyor. Altın mücevherat sektörü, son yıllarda ihracata yönelmiş durumda. 1992 yılında 2,8 milyon dolar olan altından mamul mücevher eşyası ihracatı, 2007’de 1,5 milyar dolara ulaştı. Türkiye’nin en büyük ilk 3 ihraç pazarı ise ABD, Birleşik Arap Emirlikleri ve İsviçre.

Sektör temsilcilerinin 2009 beklentilerine gelince… Krizin de etkisiyle ihracat rakamlarında önemli oranda değişiklik beklenmiyor. Jival Yönetim Kurulu Başkanı Naim Gençoğlu’nun pazara ilişkin yorumları şöyle:

“ABD, İsviçre ve Almanya’nın öne çıkan yatırım altını talebi ve Fransa’da fonların altın talebinin artıyor olması, tüm dünyada da fiyatların yukarı doğru hareket etmesine destek verdi. Bu nedenle dolar bazında artış çok daha fazla. Atın fiyatlarının yükselişinin süreceğini düşünüyorum. Mücevher ihracat rakamının ise ton bazında gerilemesini bekliyoruz.”
Normal Surat: 2007’de 148 ton olan altın ihracatı, 2008’in son 2 çeyreğinde geriledi. Benzer trendin 2009’da sürmesi bekleniyor. Değer bazında ise artış yaşanacak.

Plastik Mutfak Eşyası

İhracat 10 Yılda Yüzde 500 Arttı
Plastik sektörünün önemli kalemlerinden biri de ev plastikleri pazarı. Türk Plastik Sanayicileri Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı’nın (PAGEV) 2007 yılı verilerine göre plastik sektöründeki şirket dağılımında ev plastikleri dördüncü kategori durumda. Plastik ev eşyaları alanında, özellikle plastik mutfak eşyasında hızlı bir gelişim göze çarpıyor. Rakamlar da sektördeki bu gelişime ispatlar nitelikte. 1998’de 33 milyon 800 bin dolar ihracat geliri elde eden plastik mutfak eşyası sektörü, 2008 sonunda yaklaşık 201 milyon dolarlık ihracatla 10 yıllık dönemde yüzde 500 artışa imza attı.

hedEv plastikleri sektörünün ihracat performansını değerlendiren İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamülleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Başkanı Murat Akyüz, 2008 ihracatının, değer bazında 23,27’lik, miktar bazında ise yüzde 1,78’lik artış gösterdiğine dikkat çekiyor.

Ancak sektör, ihracatını her yıl artırmasına rağmen bazı sorunlarla da mücadele ediyor. Murat Akyüz, bu sorunları ve pazara ilişkin değerlendirmelerini şöyle sıralıyor:

“En büyük sıkıntı, sektörün hammadde konusundaki dışa bağımlı yapısı. Kendi hammaddesini üretemeyen sektör, dış tehditlere karşı açık bir pozisyon sergiliyor. Diğer bir sorun ise plastik sektörü şirketlerinin yüzde 99’unun KOBİ niteliğinde olması. Bunların yanı sıra sektör, kalifiye eleman bulmak başta olmak üzere bazı altyapı eksiklikleri de yaşıyor. Tüm bu sorunlara rağmen ülkemiz plastik üretim kapasitesi, rakip ülkelere kıyasla çok daha yüksek bir büyüme hızına sahip. Bunun sonucunda sektörümüz taleplere hızlı cevap verebiliyor.”

Gülen Surat: Sektörün ihracatı her yıl değer bazında yüzde 15-25 aralığında artıyor. Pazardaki gelişim 2009’da da sürecek.

Hazır Çorba

Çalışan Kadın Pazarı Büyüttü
Türk tüketicisi hazır çorba kültürüyle henüz tanışsa da bu alışkanlık her geçen yıl daha da yerleşiyor ve pazarın büyümesi istikrarlı biçimde devam ediyor. Nielsen’in pazar araştırma verilerine göre sektör büyüklüğü 2007 yılında değer bazında yaklaşık 80 milyon dolar, tonaj bazında ise 17 bin ton seviyesinde. 2008 yılında ise bu rakamlar, miktar olarak 93 milyon dolara, tonaj olarak da 18 bin tona ulaştı.

hedSektör temsilcileri, bu büyümenin önümüzdeki yıllarda da süreceği konusunda hem fikir. Özellikle çalışan kadın nüfusunun artmasıyla hazır gıda tüketimine olan talebin yükseldiğini belirten Knorr Ürün Müdürü Ali Coşkun, pazarla ilgili şu bilgileri veriyor:

“Çalışan kadınların yanı sıra yalnız yaşayanların ve öğrenci evlerinin de tercihi olan hazır çorbaların yarattığı pazar giderek büyüyor. Örnek olarak Türkiye’de günde 2,6 milyon kase hazır çorba içiliyor. Bu her saniye 60 kase hazır çorba içiliyor demek. Çabuk çorbada ise günlük rakam 40 bin bardak. Tüketicilerin ev yapımı çorbaya kıyasla çok daha uygun fiyata satılan hazır çorbalara yönelecek olması, özellikle 2009 boyunca sürecek olan küresel kriz ortamında pazarı etkileyecek en önemli faktörlerden biri. Giderek daha da keskinleşen küresel kriz, özellikle ev ve mutfak bütçelerini büyük ölçüde zorlarken bilinçli tüketici bu alandaki güvendiği markaları satın alarak ev ekonomisine katkıda bulunmayı sürdürecek. Bu önemli trendin, 2009 yılında hazır çorba pazarını büyük ölçüde genişleteceğini öngörüyoruz. Bu anlamda 2009 projeksiyonlarımızın oldukça olumlu olduğunu söyleyebiliriz.”

Gülen Surat: Sektör temsilcilerine göre geçmiş yıllarda yakalanan yüzde 10’luk büyüme trendi, bu yıl da devam edecek.

Otomotiv Yan Sanayi

Kriz Yan Sanayiyi de Vurdu
Otomotiv yan sanayi, bugün 13,5 milyar dolar bir iş hacmine sahip. Bunun 7 milyar dolarını ihraç eden sektör, 200 bini aşkın istihdam sağlıyor. Türkiye, 350’si küresel olmak üzere 1.000’in üzerindeki yan sanayi şirketiyle global pazarda da gelişmiş bir tedarikçi üssü konumunda. Küresel krizin nedeniyle ciddi darbe alan dünya otomotiv ana sanayinin son aylardaki daralması, diğer ülkelerde olduğu gibi Türk otomotiv yan sanayini de önemli biçimde etkiliyor.

hedTürk otomotiv sektörü, 2007’yi 20 milyar dolar ihracatla lider sektör olarak kapatırken yan sanayi de 6,5 milyar dolar doğrudan ihracat gerçekleştirmişti. Ancak krizin etkileri 2008 yılının ikinci yarısından itibaren hissedilmeye başlandı. 2008 başında 1 milyon 300 bin araç üretim hedefiyle yola çıkan ana sanayi, maalesef yıl sonunda 1 milyon 170 bin adette kaldı. Taşıt araçları ihracatı 15 milyar dolar olurken yan sanayi ihracatı ise ancak 7 milyar dolar düzeyine çıkabildi. 2007’de otomotiv yan sanayinde yaşanan yüzde 40’ın üzerindeki ihracat artışı, 2008’de ancak yüzde 10’lar düzeyinde kalmış oldu.

Sektör temsilcilerinin 2009 öngörüleri ise oldukça karamsar. Ana sanayideki yüzde 50’lik küçülmenin yana sanayide de yaşanması bekleniyor. Taşıt Araçları Yan Sanayicileri Derneği (TAYSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Burhanoğlu’nun değerlendirmeleri şöyle: “Daralma bu yıl da devam edecektir. Krizin ve etkilerinin 2010 sonuna dek süreceğini düşünüyoruz. Bu yıl ana sanayideki hedefimiz, 1,5 milyon adet araç üretmekti, ancak 700 bin adet seviyelerinde kalacağımızı öngörüyoruz. İhracatın ise ancak 14 milyar dolar düzeyinde kalacağını tahmin ediyoruz.”

Üzgün Surat: Otomotiv ana sanayi gerek üretim gerek ihracatta yüzde 50 daralma bekliyor. Yan sanayinin 2009 beklentisi de benzer düzeyde.

İş Makineleri

Satışlar Yarı Yarıya Düştü
İş ve inşaat ekipmanları ve makineleri sektörü, Türkiye ekonomisinin yaklaşık yüzde 2’sini oluşturuyor. Sektör, toplam 16 bin kişiye istihdam yaratıyor. 2007 itibarıyla 5 milyar dolar büyüklüğe sahip olan pazarın ihracatı ise 800 milyon-1 milyar dolar civarında. 50 ülkeye ihracat yapılıyor ve bunların 13’ü AB üyesi. Avrupa’nın 5’inci büyük pazarı konumunda bulunan sektörün hedefi, 10 yıl içinde Avrupa’nın en büyük üçüncü pazarı olmak. Ancak bu hedef, özellikle “kara yıl” olarak anılan 2008’de önemli oranda sekteye uğradı. Geçen yılın başında KDV oranlarının yüzde 1’den yüzde 18’e yükseltilmesi, iç satışlarda yüzde 40 düşüş yarattı. Buna global krizin etkisiyle daralan ihraç pazarlarındaki küçülme de eklenince sektörde önemli oranda daralma gözlendi ve pazar büyüklüğü 5 milyar dolardan 3 milyar dolara geriledi. Sektör, 2008 yılının ekim ayını yüzde 70, kasım ayını ise yüzde 80 daralma yaşayarak geçirdi. Yıl ortalaması ise yüzde 50 oldu. 2007’de 11 bin 500 adet olan makine satışı, 2008’de 6 bin 250’de kaldı.

hedTürkiye İş Makineleri Distribütörleri ve İmalatçıları Birliği (İMDER) Başkanı Rızanur Meral’in verdiği bilgiye göre sektörün eski hızını yakalaması için ciddi önlemlerin alınması gerekiyor. Öncelikle KDV oranında yeni bir düzenleme beklediklerini belirten Meral, pazarın mutlaka canlandırılması gerektiğini söylüyor ve ekliyor:

“Bu da devlet kaynaklı yatırım projelerinin ertelenmemesi ve bütçelerinin kısıtlanmamasıyla olabilir. Bütün bu zorluklara rağmen şirketlerimiz ihracat yoluyla ülke ekonomisine katkıda bulunuyor. 2009 yılı için sektörün ihracatının yüzde 50 daralacağını tahmin ediyoruz.”

Üzgün Surat: 2008’de yüzde 50 oranında daralan sektör, bu yıl için de benzer oranda bir küçülme bekliyor.

Hazırlayan: Yasemin Erdoğan
yerdogan@capital.com.tr

  

Etiketler:

İsminiz:

Yorumunuz:


FOTO HABER