Capital'e abone olun.

Projeksiyon

İş Makineleri Toparlanma Sürecine Girildi2 yıl önce 5,5 milyar liralık büyüklüğe ulaşan iş makineleri sektöründe, küçülme devam ediyor. 2008’de 3,8 milyar lira ciro gerçekleştirerek 2007’e göre yü...

Son Güncelleme: 01.09.2009

İş Makineleri

hedToparlanma Sürecine Girildi
2 yıl önce 5,5 milyar liralık büyüklüğe ulaşan iş makineleri sektöründe, küçülme devam ediyor. 2008’de 3,8 milyar lira ciro gerçekleştirerek 2007’e göre yüzde 30 küçülen sektörde, bu yıl krizin etkisi daha fazla hissediliyor. 2009’da sektörün toplam cirosunun 2,2 milyar liraya gerilemesi bekleniyor. Bu da yüzde 42’lik daralmaya işaret ediyor.

Satış adetlerinde de trajik kayıplar yaşanıyor. 2007’de, 11 bin 500 adet iş makinesi satılırken 2008’de bu sayı 6 bin 300’e geriledi. Yıl sonuna kadar 3 bin iş makinesinin satılması bekleniyor. Bu da satışlarda yüzde 52’lik gerilemenin yaşandığını ortaya koyuyor. İthalatta da küçülme devam ediyor. 2007’de 9 bin 200 olan yıllık ithalat adedi, 2008’de 5 bine indi. Bu yıl ise ithalatın 2 bin 250 adet olması bekleniyor.

Sektör temsilcileri ise satışlardaki iyileşmenin ancak 2010’un ikinci yarısından sonra olacağı görüşünde. Bu yılın ilk yarısında, sektörün geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 60 oranında daralarak dibi gördüğünü söyleyen İMDER Genel Sekreteri Faruk Aksoy, sektörü şöyle değerlendiriyor:

“Mayıs ayında dibi gören sektör, haziran ayında yeni yatırımlarla toparlanma sürecine girdi. Özellikle duble yol projeleri, baraj inşaatları, Nabucco ve İzmir Otoban projeleri sektörü tekrar hareketlendirecek.” 

hed Geçen yıl yüzde 30 daralan iş makineleri sektöründe, bu yıl küçülme yüzde 40’ı geçecek. Sektör temsilcileri, 2010’un ikinci yarısından önce satışlarda büyüme beklemiyor.

Süt ve Süt Ürünleri

hedÜretimde Sorun Var
Türkiye, yıllık 12 milyon ton süt üretimiyle dünyanın en büyük 16’ncı üreticisi. Son 5 yıldır yüzde 10 büyüyen sektörde, tüketim her yıl artıyor. İçme sütü, peynir, yoğurt-ayran, dondurma ve süt tozu gibi önemli alt kategorileri barındıran sektörde, en büyük artış içme sütü tüketiminde yaşanıyor. 2006’da 23,78 kilo olan kişi başı yıllık süt tüketimi, 2008’de 26,02 kiloya yükseldi. 2009’da ise küçük oranda bir artış bekleniyor. Ambalajlı süt tüketiminde de geçmiş yıllara göre artış var. 2004’te 10,2 kilo olan yıllık kişi başına ambalajlı süt tüketimi, 2008’de 13 kiloya kadar çıktı.

Sektörün üretimi ise geriliyor. Kayıt dışı, küresel ısınma ve sürdürülebilir hayvancılıkta yaşanan sorunlardan dolayı son 3 yıldır süt üretimindeki artış hızı düşüyor. 2007 yılında toplam 12 milyon 329 bin ton olan toplam süt üretimi, geçen yıl 12 milyon 243 bin tona gerilemiş durumda. Bu yıl da üretiminin 2008’le aynı seviyede gerçekleşmesi bekleniyor.  Başta Ambalajlı Süt ve Süt Ürünleri Derneği (ASÜD) olmak üzere sektör temsilcileri, 2008’deki tüketim ve üretim rakamlarının yakalanmasının büyük başarı olacağını söylüyor. ASÜD üyeleri, süt üreten hayvancılık işletmelerinin küçük ve dağınık olmasının maliyeti yükselttiğini ve sütün kalitesini düşürdüğünü söylüyor.

hed2009’da sektörün üretim ve tüketiminde bir değişiklik beklenmiyor. 2008 seviyesinin yakalanmasının bile başarı olacağı düşünülüyor. 

Özel Okullar

hedÖğrenci Sayısı Düşecek
Özel okullar, son 4 yıldır hızlı bir gelişim trendi içindeydi. 2004-2005 öğretim sezonunda özel okullarda 262 bin öğrenci okurken, 2008-2009 döneminde bu sayı 390 bine yükseldi. Sektörün büyüklüğü ise 7 milyar doları aştı. Özel okulda okuyan öğrenci sayısında ise 4 yıl önceye göre yüzde 50 oranında artış var.

Ancak özel okullar da krizin etkisiyle sıkıntı yaşamaya başladı. Öğrenci velilerinin ödeme güçlüğü yaşaması, taksit ödemelerinde gecikmelere neden oluyor. Ayrıca bundan dolayı öğrenci sayısında da azalma bekleniyor. 2009-2010 öğretim döneminde, özel okullarda okuyan öğrenci sayısının 375 bine gerileyeceği düşünülüyor. Bu, bir önceki öğretim dönemine göre yüzde 4 küçülme anlamına geliyor. Sektöre iyimser bakanlar, bu tahminin gerçekleşme olasılığını yüksek bulunuyor. En kötümser tahminler ise öğrenci sayısında yüzde 15 daralma olacağı yönünde.

Sektörde en yüksek büyüme ise anaokullarında yaşanıyor. 2007-2008 öğretim yılında toplam 755 anaokulu varken bu sayı 978’e yükseldi. Anaokulu sayısı 2008-2009 döneminde bir önceki yıla göre yüzde 29, öğrenci sayısında ise yüzde 64 oranında artış yakalandı. Özel anaokuluna giden öğrencilerin sayısı, bir yıl içerisinde 25 binden 41 bine yükseldi. İlköğretimde öğrenci sayısı aynı kalırken orta öğretimde yüzde 20 artış yaşandı.

Tüm bu olumlu gelişmelere rağmen sektörde gelecek yıla ilişkin beklentiler, büyümenin aynı hızda devam etmeyeceği yönünde. Türkiye Özel Okullar Birliği Başkanı Cem Gülan, gelecek öğretim yılında öğrenci sayısında en az yüzde 5 daralma beklediklerini söylüyor ve ekliyor: “Şu anda Türkiye’de toplam 2 bin 652 özel okul var. Bu sayıda çok büyük bir değişiklik olmasını beklemiyorum.”

hedSon 4 yıldaki hızlı büyüme rakamları geride kaldı. Özel Okullar Birliği, yeni öğretim yılında öğrenci sayısında en az yüzde 5 düşüş bekliyor.

Maden Suyu

hedKampanya Tüketimi Artırdı
Avrupa Birliği ülkelerinde kişi başına düşen yıllık mineralli su tüketimi, ortalama 120 litre seviyesinde. Türkiye’de ise tüketim bu rakamın çok gerisinde kalıyor. Sektör temsilcileri, maden suyu tüketimini artırmak için tanıtım atağına geçmiş durumda. Geçen yıl 6 litre seviyesinde olan kişi başı yıllık tüketim rakamı,  Nil Karaibrahimgil’in oynadığı son tanıtım kampanyası sayesinde bu yıl yüzde 25 oranında artarak 7,5 litreye kadar yükseldi. Sektörün 2010 hedefi ise yıllık tüketimi kişi başı 10 litre seviyesine çıkarmak.

Her yıl yüzde 10 ila 20 seviyesinde büyüyen sektörde, bir diğer önemli büyüme 2004’te aromalı maden sularının piyasa çıkmasıyla yaşanmıştı. Özellikle gençler tarafından tercih edilen aromalı maden suları ve tanıtımla birlikte sektör, önemli büyüme ivmesi yakalamıştı. Ancak hala sektörde işletilen maden suyu kaynağı düşünüldüğünde, potansiyelin oldukça altında kalındığı görülüyor. Toplam 225 madensuyu kaynağının sadece 38’inin ruhsatı bulunuyor. Fiilen işletilen kaynak sayısı ise 20. Bursa ise üretimde ilk sırada yer alıyor. Bursa’yı sırasıyla Ankara, Afyon, Manisa ve Tekirdağ takip ediyor. 10 milyon dolar olan maden suyu ihracatının çok az olduğunu belirten Maden Suyu Üreticileri Derneği (MASUDER) Genel Sekreteri Dr. Nizamettin Şentürk, sektörü şöyle değerlendiriyor: “Kaliteli maden sularına sahip olmamıza karşılık ne yazık ki bu yeraltı zenginliğimizi gerçek anlamda değerlendiremiyoruz. Eğer tüm potansiyelimizi kullanabilirsek Türkiye’ye 4-5 milyar dolarlık katma değer sağlayabiliriz.”
hedGeçen yıl 6 litre olan kişi başı tüketim reklam kampanyaları sayesinde 7,5 litreye çıktı.

 

Salça

hedStoklar Üretimi Düşürdü
600 milyon dolar büyüklüğe ulaşan salça sektöründe, satışların azalmasından dolayı stok sorunu yaşanıyor. 2008’de bir önceki yıla göre yüzde 60 oranında büyüyerek 350 bin tonluk rekor üretimin yapıldığı sektörde, bu yıl üretimin yüzde 28 oranında gerilemesi bekleniyor. Geçen yıl üretilen 340 bin ton salçanın 140 bin tonu iç pazara verildi. 110 bin tonu ise ihraç edildi. Geriye ise 90 bin tonluk stok kaldı. Stok fazlasından dolayı bu yıl üretim ve fiyatlar olumsuz etkileniyor. Bu yüzden 2009’da üretimin 250 bin ton seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. Salça ihracatında ise geçen yılki 110 bin ton seviyesinin yakalanacağı tahmin ediliyor. Sektörün en önemli pazarları arasında Irak, Japonya, Suudi Arabistan ve Rusya öne çıkıyor.

Sektörde yaşanan küçülmenin en büyük nedenlerinden biri olarak catering pazarında yaşanan daralma gösteriliyor. Bunun yanında finans kuruluşlarının kredi musluklarını kapaması, sektör oyuncularını olumsuz etkiliyor. Sektörde yeni yatırım beklemediğini söyleyen Salça İhracatçıları ve İmalatçıları Derneği Başkanı Murat Savaşkan, şu değerlendirmeyi yapıyor: “Kurulu kapasite yeterli. Ancak önümüzdeki günlerde sektörde fabrika el değiştirmeleri veya yeni oyuncuların katılımı görülebilir. Ayrıca Avrupa Birliği potansiyelini değerlendirmek gerekiyor. Türkiye şu anda kotalardan dolayı AB pazarına salça ihraç edemiyor. Ancak AB, domates üreticilerine uyguladığı sübvansiyonları kaldırıyor. Yakın gelecekte AB’nin salça tedarikçisi olabiliriz.”

hed90 bin ton stok fazlasının olduğu sektörde, hem fiyatlar hem üretim geriliyor. 2009’da toplam üretimin 250 bin ton seviyesinde olması bekleniyor.

Ağaç ve Orman Ürünleri

hedİhracat Artışı Durdu
Sektör, oldukça geniş bir alanı kapsıyor. Alt kategorileri arasında kağıt karton ürünlerinden mobilyaya, bebek bezlerinden suda yüzen taşıt araçlarına kadar 4 önemli sektör var.

Sektörün, dünyadaki ticaret hacmi, 1,4 trilyon dolar seviyesinde. 700 milyar doların üzerinde de ihracat hacmi bulunuyor.

Türkiye’nin bu alandaki ihracatı ise son 5 yılda yüzde 32 oranında artarak 2008’de 5,7 milyar dolara çıktı. Dünyada ise bu alanda en çok ihracat yapan ülkeler arasında 27’nci sırada yer alıyor. En fazla ihracat yapılan ülkeler arasında ise ilk sırada Malta, İtalya ve Irak var.

Ancak Türkiye, bu yıl krizden dolayı ihracatta 5 yılın ardından ilk kez gerileme yaşıyor. 2008’de sektörün ihracatı, 5,7 milyar dolar olacak gerçekleşmişti. 2008’in ilk 7 ayında 3,5 milyar dolar ihracat yapan sektörün, bu yılın aynı dönemindeki ihracatı 2,6 milyar dolara düştü. Dolayısıyla 2009’un ilk 7 ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 26 gerileme yaşandı. Sektör temsilcileri 2009’un son 5 aylık döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine benzer performansın yakalanması durumunda, toplam ihracatın 4,8 milyar dolar olabileceğini belirtiyor. Bu da ihracatta 2008’e göre en iyi ihtimalle yüzde 15 oranında daralma yaşanacağı anlamına geliyor. Ağaç Mamulleri ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Tever, 2010’dan önce toparlanma beklemiyor ve ekliyor: “Beklentimiz 2010 ihracatının 2 yıl önceki rakamları yakalaması yönünde.”

hedSon 5 yılda ihracatını artıran sektörde krizden dolayı gerileme yaşanıyor. Bu yıl ihracatın, en iyi ihtimalle 4,8 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor.

Ayçe Tarcan Aksakal
aaksakal@capital.com.tr

  

Etiketler:

İsminiz:

Yorumunuz:


FOTO HABER