Capital'e abone olun.

Projeksiyon

DENİZ TAŞIMACILIĞI    Türkiye’nin dış ticaret taşımalarından denizyolunun payı yeniden artıyor. Taşımalardan 1994’te yüzde 92 pay alan denizyolunun payı 1997’de yüzde 85...

Son Güncelleme: 01.05.2004

DENİZ TAŞIMACILIĞI  
 
Türkiye’nin dış ticaret taşımalarından denizyolunun payı yeniden artıyor. Taşımalardan 1994’te yüzde 92 pay alan denizyolunun payı 1997’de yüzde 85’e düşmüştü. 1998’den 2001’e kadar taşımalardan yüzde 88 düzeyinde pay alan, 2001’de oranı yüzde 87’ye gerileyen denizyolu, eski payına yine yaklaşmaya başladı. 2002’de yüzde 87.3 olan pay, geçen yıl yüzde 87.6’ya çıktı. 2001’de payını artırarak yüzde 10,6’ya çıkaran karayolu taşımacılığı geçen yıl taşımalardan yüzde 10.5 oranında pay aldı. Geçen yıl 160 milyon tonluk dış ticaret hacminin 140 milyon tonu denizyoluyla, 1,3 milyon tonu demiryoluyla, 16,8 milyon tonu karayoluyla, 179 bin tonu havayoluyla ve 1,5 milyon tonu ise diğer yollarla taşındı.  
Deniz Ticaret Odası’nın verilerine göre, toplam deniz taşımacılığında da geçen yıl önceki yıla göre artış gözlendi. 2002 yılında 125 milyon ton olan taşımalar 2003’te yüzde 12 arttı.  
 
Taşımalar ithalat ve ihracat olarak incelendiğinde de ithalatın yine deniz taşımacılığından daha büyük pay aldığı görüldü. Toplam deniz taşımalarının 99 milyon tonunu ithal, 41 milyon tonunu ihraç taşımalar oluşturdu. Ancak uluslararası taşımalardan Türk bayraklı gemilerin aldığı pay düştü. 2002’de yüzde 32 olan pay, geçen yıl yüzde 24’e geriledi. 2002’de 125 milyon tonluk toplam taşımaların 41 milyon tonunu Türk bayraklı gemiler yaparken, 2003’te toplam taşımalar artarken Türk bayraklı gemilerin taşıdığı yük miktarı 24 milyon tonda kaldı.  
 
Sektör için beklentiler olumlu. Navlunlardaki yükselişin önümüzdeki dönemde de süreceği düşünülüyor. Bu olumlu gelişme konusunda en önemli referans kaynağı Uzakdoğu. Bir diğer olumlu gelişme de liman devletleri tarafında. Liman devleti denetimlerinde Türk filolarının yaşadığı olumsuzlukların, Türk devletinin katkılarıyla düzelmesi bekleniyor.  
 
MARGARİN  
 
BÜYÜME TRENDİ BAŞLADI
 
 
Kriz yılı 2001’e kadar sabit bir pazar olan, ancak o tarihte düşüşe başlayan sofra margarinleri pazarı yeniden büyüme trendine girdi. AC Nielsen verilerine göre, bu tarihte yüzde 16’lık tonaj düşüşü yaşayan sektör, 2002’de yüzde 10, 2003’te ise yüzde 5 azaldı. Ancak, bu yılın ilk 3 aylık verileri sofra margarinlerde büyüme trendinin işaretlerini veriyor. Geçen yılın aynı dönemine oranla pazarda yaklaşık yüzde 1,5’luk artış söz konusu. Yaşadığı düşüşe rağmen, margarin pazarı çok yüksek tonajlara sahip ve yoğun rekabete sahne olan bir pazar özelliğini hala koruyor.  
 
Türk Henkel Marka Yöneticisi Tülay Dalkılıç, geçen yılın en önemli gelişmesini fiyat savaşı olarak gösteriyor. Dalkılıç, şu değerlendirmeleri yapıyor: “Geçen yıla kadar, kase dışındaki, tüm margarinler ortalama yüzde 85 yağ içeriyordu. Geçen yıl yağ oranı yüzde 25 azaltılan düşük yağ oranlı margarinler piyasaya sürüldü. 2003’ün de en büyük değişimi böyle bir kategorinin yaratılması oldu. Düşük maliyetli bu kategorinin fiyatları aşağı çekmesi sonucu ciddi bir fiyat savaşı başladı ve özellikle yılın son aylarında, sektör ciddi olarak değer kaybetti.”  
 
Bu yılın geçen yıla göre daha iyi başladığına işaret eden Dalkılıç, 2004’ün ilk 3 ayında 32 bin 800 euro değerinde 21 bin 450 tonluk margarin satışı yapıldığını belirtiyor. 2002’de 46 bin 800 euro değerinde 22 bin 200 ton olan satış miktarı geçen yıl ise 32 bin 500 euro değerine ve 21 bin 140 tona seviyesine gerilemişti.  
Önümüzdeki dönem ise tüketici kitlelerini oluşturmuş, oturmuş bir pazar bekleniyor. Bir diğer beklenti ise fiyatların da artacağı yönünde. Yılın ilk aylarında gözlenen düşük oranlı büyümenin yıl sonuna da yansıyacağı düşünülüyor.  
 
İLAÇ  
 
İHRACAT İKİYE KATLANDI
 
 
Ekonomideki olumlu hava geçen yıl ilaç sanayine de yansıdı. 2002 yılında üretici fiyatlarıyla 3 milyar dolar olan Türkiye ilaç pazarı, 2003 yılında üretici fiyatlarıyla yaklaşık 4.2 milyar dolara ulaştı.Yaklaşık 1 milyar 100 milyon kutu satışı gerçekleşti. İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası (İEİS) verilerine göre geçen yıl endüstride, 2.4 milyar dolar değerinde ithalat, 246 milyon dolar değerinde ihracat yapıldı. Türk Lirası’nın reel olarak değer kazanması, ihracatçı için bir sorun olsa da sektör, 2002’de 157 milyon dolar olan ihracatını geçen yıl yüzde 57 oranında artırdı. İhracatın ithalatı karşılama oranı da bir puan artarak yüzde 10,2’ye ulaştı.  
 
AB ülkelerinde ortalama 215, Japonya’da 377, Macaristan’da 101 dolar olan kişi başına ilaç tüketim miktarı ise geçen yıl Türkiye’de üretici fiyatlarıyla 60 dolar olarak gerçekleşti.    
 
Bu yılın ilk 2 ayında da geçen yılın aynı dönemine göre ünite bazında yüzde 7,3’lük bir büyüme yaşandı. Endüstrinin 2004 yılı ilk 2 aylık satışları 714 milyon dolar değerini buldu.  
Geçtiğimiz dönemde en önemli gelişme, ilaç fiyatlandırma usul ve esaslarını yeniden belirleyen Fiyat Kararnamesi ve ilgili tebliğin yayınlanması oldu. Kararnamede belirtilen sistemle, yurtiçinde üretilen ve özellikle ithal edilen ilaçlarda belli miktarda fiyat düşüşü yaşanacak. Aynı dönemde, yüzde18 olan ilaçta KDV oranı, yüzde 8’e indirildi ve bu indirim ilaç fiyatlarına yansıtıldı.  
 
14 Şubat 2004 tarihli kararnamenin de değişikliğe uğrayacak olması ve dolayısıyla ürün akışındaki daralmanın Haziran ayına kadar sürmesi ve yaz aylarının durgun geçmesinin 2004 satışlarını olumsuz etkilemesi bekleniyor.  Önümüzdeki sürecin durgunluk ve belirsizlik içerdiği göz önüne alındığında, olumlu Ocak– Şubat rakamlarının tüm yıla yansımayacağı düşünülüyor.  
 
BUZDOLABI  
 
SATIŞLAR YÜZDE 46 ARTTI
 
 
Beyaz eşya sektörü eski günlerine dönüyor. Fiyatlarda büyük bir oynama olmaması, ekonomik istikrarla birlikte ertelenen taleplerin gündeme gelmesi ve kampanyalarla birlikte satışlar artmaya başladı. Geçen yıl toplamında artış gösteren rakamlar bu yılın ilk 2 ayında da büyüme eğilimini sürdürdü. 2003 toplamında iç satışlar yüzde 25 artış gösterdi. 2002’de 1 milyon 88 bin 35 adet olan iç satışlar, 2003’te 1 milyon 361 bin 804 adede çıktı. 2003’te toplam üretim miktarı da yüzde 29 oranında arttı.  
 
2002’de 3 milyon 318 bin adetlik üretim, 4 milyon 285 bin adet oldu. İhracattaki artış ise yüzde 35 oldu. 2002’nin 2 milyon 247 bin adetlik ihracat miktarı 2003’te 3 milyon 34 bin adede yükseldi. Bu yılın ilk 2 ayında da tüm rakamlar artış gösterdi. Bu dönemde iç satışlar yüzde 46 artarak 216 bin 980 adet oldu. Üretim ise 462 bin 740 adetten yüzde 35’lik artış göstererek 628 bin 935 adede ulaştı.  
 
Vestel Dayanıklı Tüketim Malları Pazarlama Beyaz Eşya Pazarlama Müdürü Buket Besen, planlarını pazarın büyümesine yönelik yaptıklarını belirtiyor. Besen, “Gerek beyaz eşyada, gerekse elektronikte neredeyse her ay ürün gamımıza yeni ürün ekliyoruz ya da mevcut ürünleri geliştiriyoruz. Tüm pazarda dikkat çeken soğutucu ürün gruplarına yönelik ürün sayısını ve çeşitliliğini artırma, serileri geliştirme ve A Sınıfı gibi ürünün teknolojisine yapılan yatırımların, pazarı büyütmeyi ve geliştirmeyi hedefleyen çalışmaların uzun dönemdeki etkilerinin bu büyümeyi istikrarlı hale getireceğine inanıyoruz” diye konuşuyor.          
Yıl sonu beklentileri de olumlu. 2004 yıl sonu itibariyle toplam buzdolabı pazarının ilk 2 ayda eriştiği büyüme eğilimi paralelinde 1 milyon 400 bin adede ulaşması bekleniyor.  
 
ÇİMENTO  
 
OLUMLU SİNYALLER GELİYOR
 
 
İnşaat sektöründeki durgunluktan yoğun biçimde etkilenen çimento sektöründen toparlanma sinyalleri gelmeye başladı. Geçen yıl ulaşılan rakamlar 2000 yılına yaklaştı. 2003 yılında genel sanayi üretimindeki yüzde 9,1 oranındaki artışa paralel olarak çimento üretimi de yüzde 7,13 oranında arttı. Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği’nin verilerine göre çimento iç satışlarında ise yüzde 4,8’lik bir artış meydana geldi. 2002’de 32 milyon 758 bin ton olan çimento üretimi, geçen yıl 35 milyon 95 bin tona çıktı. 26 milyon 811 bin ton olan iç satışlar da 2003’te 28 milyon 106 bin tona yükseldi. 2002’nin 5 milyon 959 bin tonluk ihracatı ise geçen yıl 7 milyon 363 bin ton oldu.  
 
Bu yılın Ocak ayı verileriyse sektörün şimdilik geçen yılın gerisinde olduğunu gösteriyor. 2003’ün Ocak ayında 1 milyon 806 bin ton olan üretim bu yıl 1 milyon 725 bin tonda kaldı. Geçen yılın 1 milyon 387 bin tonluk iç satış rakamı ise bu yıl 1 milyon 153 bin ton seviyesinde. Üretim ve iç satış rakamları dana az olsa da ihracatta artış gerçekleşti. Geçen yılki 379 bin tonluk ihracat rakamı bu yıl Ocak ayında 535 bin tona yükseldi.  
2004 yılının ilk ayında geçtiğimiz yıla oranla üretim ve satış miktarlarında az da olsa gözlenen düşüş zor kış şartlarına bağlanıyor. Ancak önümüzdeki aylarda satışların artması bekleniyor.  
 
Son 5 yılda devamlı gerileyen inşaat sektörünün önündeki en büyük engel kamu yatırımlarına yeterince pay ayrılmaması. Kamu yatırımlarına öncelik verildiği zaman her iki sektörde de büyüme gözleneceği tahmin ediliyor. 2004 yıl sonunda iç satışların yüzde 4, üretimin ise yüzde 5 artması bekleniyor.  
 
HAZIR GİYİM  
 
İHRACATTA YÜZDE 23 ARTIŞ
 
 
Hazır giyim ve konfeksiyon ihracatı geçen yıl toplamında yüzde 25 oranında artış gösterdi. İhracatçı Birlikleri kayıtlarına göre 2002’de 9 milyar 172 milyon dolar olan ihracat değeri, geçen yıl 11 milyar 518 milyon dolara yükseldi. Geçen yıl 47 milyar 892 milyon dolar olan Türkiye’nin genel ihracatı içinden hazır giyim ve konfeksiyon ihracatı bir önceki yıla göre azalarak, yüzde 24 oranında pay aldı. Sektörün 2002 yılı genel ihracatından aldığı pay ise yüzde 25 olarak gerçekleşmişti.  
 
Ülke grupları itibariyle ihracat rakamları incelendiğinde AB ülkelerinin geleneksel pazar olma özelliğini koruduğu görüldü. Hatta AB ülkeleri ihracattan aldıkları payı artırdılar. 2002’de 6 milyar dolarlık ihracatla toplam ihracattan yüzde 68 pay alan AB ülkelerinin, geçen yıl toplamında 8 milyar dolarlık ihracatla aldığı pay yüzde 69’a yükseldi. İhracattan aldığı pay düşen tek bölge diğer OECD ülkeleri oldu. 2002’de 1,6 milyar dolarlık ihracatla yüzde 17 olan pay, 2003 yılında ihracat miktarı 1,7 milyar dolara yükselmesine karşın yüzde 14’e geriledi. Bunun arkasında yatan en önemli etken ABD için kayda alınan ihracatın 2003 yılında fazla bir gelişme göstermemesi olarak değerlendiriliyor. Diğer bölgelerde ise yüzde 13 ile 47 arasında değişen oranlarda pay artışları gözlendi.  
 
Hazır giyim ve konfeksiyon ihracatının 2003 yılındaki performans kaybının en önemli nedeni kuşkusuz, Euro/Dolar paritesi ve TL’nin önemli ölçüde değerlenmiş olması. 2003 yılının son dönemine damgasını vuran bir diğer gelişme de Çin’in ABD’Den fazla miktarda pamuk alması dolayısıyla tüm dünyada pamuk fiyatlarının artması.  
 
Bu yıl da sektörün ihracatında artış bekleniyor. Yıl sonunda ulaşılacağı düşünülen rakam 13 milyar dolar.  
  

Etiketler:

İsminiz:

Yorumunuz:


FOTO HABER