Capital'e abone olun.
“HEDEFİMİZ YÜZDE 10 PAZAR PAYINA ULAŞMAK”

“Hedefimiz Yüzde 10 Pazar Payına Ulaşmak”

Jean Paul Votron, Avrupa’nın en büyük finans kuruluşlarından Fortis’in CEO’su… Dışbank’ın satın almasının ardından, yaklaşık 18 ay sonra Türkiye’ye geldi. Fortis...

Son Güncelleme: 01.08.2006

Jean Paul Votron, Avrupa’nın en büyük finans kuruluşlarından Fortis’in CEO’su… Dışbank’ın satın almasının ardından, yaklaşık 18 ay sonra Türkiye’ye geldi. Fortis’in Türkiye planlarını anlattı. Fortis’in hedefinin gelişen bir pazar olan Türkiye’de büyümek olduğunu söyleyen Votron, “2009’a kadar pazar payımızı iki katına çıkaracağız. Bunun için şube sayımızı 300’e çıkarıp, 6 bin 300 yeni eleman alacağız” diyor. Ardından da “En büyük değil, en etkin olmayı hedefliyoruz” diye ekliyor.

Avrupa’nın en büyük 20 kuruluşundan biri olan Fortis, Dışbank’ı 2005 yılının Nisan ayında satın aldı. Bankacılık sektörünün ivmesinin yükseldiği bir dönemde, 880 Euro’yu aşan bedeliyle bu satın alma, hem sektördeki hesapları yukarı çekti hem de büyük bir heyecan yarattı. Aradan geçen 18 aydan sonra, Fortis’in CEO’su Jean Paul Votron, geçtiğimiz ay Türkiye’deydi. Üstelik Fortis’in tüm üst yönetimini de beraberinde getirdi.

Bunun Fortis için bir ilk olduğuna dikkat çeken Votron, “Ben Türkiye ekonomisinin çok sağlam dinamikleri ve ciddi bir potansiyeli olduğuna inanıyorum. Bunu bankanın tüm yönetim kurulu üyelerine de anlatmak, Türkiye’de iş yapmamızın ne kadar önemli olduğunu göstermek istedim” diye konuşuyor.

Fortis’in Türkiye ile ilgili planları ise oldukça net. Fortis 2009 yılına kadar Türkiye’de pazar payını ikiye katlamayı, 300 şubeye ulaşmayı ve 6 bin 300 yeni eleman almayı planlıyor.

Jean Paul Votron, Fortis’in Dışbank’ı satın almasından önce de çok kez Türkiye’ye gelmiş. Özellikle Citibank’ın EMEA Başkanı olduğu dönemde mesaisinin önemli bir bölümünü Türkiye için harcadığını söyleyen yönetici, “Bugün Fortis olarak Türkiye’de olmamızın en önemli nedenlerinden biri benim Türkiye’de olmaktan büyük keyif duymamdır” diyor.

Fortis’in Dışbank’ı satın alıp Türkiye pazarına girmesinde etkili olan uzun bir liste olduğuna dikkat çeken Votron, “Sadece Fortis’in gelecek stratejisini oluşturan gelişen ekonomilerde faaliyet gösterme planı değil, Dışbank’ın çok iyi bir banka olması, büyüyen ekonomi, güçlü nüfus, KOBİ’ler tarafındaki müthiş potansiyel de Türkiye’de iş yapma isteğimizi kamçıladı” diye konuşuyor.

Fortis’in CEO’su Jean Paul Votron ile geniş bir söyleşi yapma imkanı bulduk. Votron, Capital’e verdiği söyleşide, bankayı başarıya taşıyan yönetim anlayışından kendi liderlik anlayışına, Fortis’in yeni döneme ilişkin planlarından global pazarda öne çıkan trendlere kadar pek çok konuda çok özel açıklamalar yaptı.

Jean Paul Votron’un sorularımıza verdiği yanıtlar şöyle:

*Fortis-Dışbank alımı süreci öncesinde Türkiye'ye gelmiş miydiniz? Türkiye ve Türk ekonomisi hakkında neler düşünüyordunuz?
Daha önce de pek çok kez Türkiye’de bulundum. Özellikle Citibank’da görev yaptığım süre içerisinde çok sık Türkiye’ye geliyordum. O zamanlar Citibank’ın EMEA Bölgesi’nin yönetimini üstlenmiştim ve zamanımın önemli bir bölümünü Türkiye için harcıyordum.

Bugün de Fortis olarak Türkiye’de olmamızın en önemli nedenlerinden biri benim Türkiye’de olmaktan büyük keyif duymamdır. Türkiye ekonomisine gerçekten inanıyorum. Fortis gibi kurumların da Türk ekonomisinde önemli bir rol oynadığını düşünüyorum. Fortis’in Türkiye’ye gelişinden önce de bu yönde düşünüyordum, bugün de aynı şekilde düşünüyorum.

Türkiye’de bazı iniş-çıkışların geri döndüğünü görüyoruz. Ancak, bu dalgalanmayı belirli bir perspektif içerisinde değerlendirmek gerekiyor. Geçmişte nasıldı, ona bakmak gerekiyor. Türkiye çok daha yüksek dalgalanmalar gördü. Her zaman bu dalgalanmalarla baş edebilme becerisini gösterdi. Son birkaç yıldır istikrar anlamında da çok şey yapıldığını görüyoruz.

Ayrıca, son dönemdeki hareketlilik tüm dünya ekonomilerinde kendini gösteriyor. Bu çerçevede değerlendirme yaptığımda, son tablonun Türkiye için çok da önemli olmadığını düşünüyorum.

*Fortis’i Türkiye’de banka satın almaya iten en önemli 3 etken neydi? Hangi göstergelerden etkilendiniz?
Aslında üçten fazla etken var. Birincisi, Fortis gibi bir şirketin gelecek stratejisi rekabetçi olduğu alanlarda gelişen ekonomilerde de faaliyet göstermek yönünde. Bu anlamda Türkiye’de iş yapmak bizim için çok önemli.

Dışbank çok iyi bir banka. Ancak, dışarıya verdiğimiz mesaj da bir o kadar önemli. Türkiye’de olmamın nedeni yönetim kurulu toplantımızı burada yapacak olmamız. Tüm yönetim kurulunu Türkiye’ye getirdik. Bu çok önemli çünkü Fortis bunu ilk kez yapıyor. Bunu yapmamızın nedeni de, Fortis’in tüm yönetim kurulu üyelerine Türkiye’nin çok önemli bir pazar olduğunu göstermek.

Bir diğer neden de elbette ekonominin seyri. Büyüyen ekonomisi, ilginç bir pazar olması, güçlü nüfusu, KOBİ’lerinin potansiyeli gibi pek çok neden Fortis’i Türkiye’de olmaya itti.

*Fortis’in Türkiye'deki uzun vadeli planında neler var? Ne ölçekte bir banka olmayı planlıyorsunuz?
Büyük olmak, kendi başına bir amaç olamaz. Ben daha çok Türkiye’de hangi rekabetçi unsurlarımızı, kârlı bir şekilde pazar payı kazanmak için nasıl etkin olarak kullanabiliriz konusuna odaklanıyorum. Türkiye pazarına girdiğimiz noktada imtiyazımın büyüklüğü en az yüzde 5 gibi bir pazar payına tekabül ediyordu. Hedefimiz, bunu iki katına çıkarmak.

Bunun için de bugün büyüklüğümüzü artırmak için çalışıyoruz. 2009’a kadar şube sayımızı 300’e ulaştırmayı hedefliyoruz. Yine bu dönemde 6 bin 300 yeni eleman almayı planlıyoruz. Her hafta 4 bin yeni müşterimiz, bin yeni KOBİ müşterimiz oluyor.

Kalitemiz ve rekabetçi unsurlarımızı düşündüğümüzde, pazar payımız çok rahatlıkla yüzde 5’in üzerine çıkabilir. Ama bakış açımız en büyük olmak değil, en etkin olmak yönünde.

*Planlar, Türkiye’nin yanı sıra bölgeyi de kapsıyor mu? Büyüme yolunda yeni satın almalar gündeme gelecek mi?
Önceliğimiz elbette ki Türkiye. Her zaman ana yatırımı Türkiye’ye yaptığımızı ve Türkiye pazarına girdiğimizi söylüyoruz. Ama Türkiye’deki rekabetçi gücümüzü bölgeyi anlamak için de kullanacağız. Bölgedeki ülkelerin pek çoğu çok ciddi gelişme gösteriyor.

Türkiye, coğrafi konumu ve ekonomisinin doğası itibariyle diğer ülkelerde neler yapabileceğimiz konusunda bize yardımcı olacak diye düşünüyoruz. Çalışmalarımız, analizlerimiz devam ediyor. İnsan kaynağımız bölgeye çeşitli ziyaretler yapıyor. Şu anda planlanan bir satın alma yok. Henüz bölge hakkında bilgi birikimi edinme sürecindeyiz diyebilirim.

*Dışbank’ın satın alınması, Fortis’in global pazardaki genişleme politikasının bir parçası… Avrupa’dan başlayarak Fortis dünyanın geri kalanında neler yapıyor?
Avrupa’da çok iyi ilerliyoruz. Tüm Avrupa’da yaklaşık 20 ülkede çok başarılı bir ticari bankacılık ve özel bankacılık operasyonuna sahibiz. Satın almalarımız dünya genelinde gerçekleşiyor. Perakende bankacılık tarafında, bugüne kadar faaliyette olduğumuz alanların dışına da genişleme kararı aldık.

Almanya’ya, Polonya’ya, Türkiye’ye yatırım yaptık. Şu anda İrlanda’ya yatırım olanaklarına bakıyoruz. Ayrıca gemicilik, dış ticaret finansmanı gibi çeşitli uzmanlık alanlarımızda da dünya çapında yatırımlar yapıyoruz.

Asya-Pasifik’ten Kuzey Amerika’ya kadar genişleyen bir alanda faaliyetlerimiz devam ediyor. Sigortacılık alanında da daha uluslararası bir varlığımız olsun istiyoruz. Bu alanda yatırımlarımız artacak. Bugün Fortis’in Portekiz ve İspanya’da dünyanın en büyük hayat sigortası şirketleri ile işbirlikleri var. İngiltere’de çok büyük bir otomobil sigortası şirketi ile evliliğimiz var. Fransa’da, Malezya’da, Tayland’da, Çin’de benzer yatırımlarımız var. Hindistan’a yatırım planlarımız var.

 Planlarımızı yaparken, Türkiye de dahil olmak üzere, yatırım yaptığımız ülkelerde pazarın gelişeceğini ve rekabette üstün olduğumuz unsurları bu süreçte kullanabileceğimizi düşünüyoruz. Özellikle orta sınıfa yönelik ürün ve hizmetlerde öne çıkabiliyoruz.

Global Pazarda Öne Çıkan Trendler

İki Alanda Büyük Değişim Kurumsal bankacılıktan perakende bankacığa kadar sektörün genelinde öne çıkan pek çok yeni yaklaşım var. Ancak özellikle tüketici tarafında çok ciddi gelişmeler söz konusu. Tüketiciler özellikle iki alanda giderek çok daha sofistike hale geliyor. Bunlardan biri teknoloji, diğeri ise ürünler...

“Anında Erişim” Devrimi Bugün bir tüketici bir finansal ürünü alıp kullanması için ATM’lerden çağrı merkezlerine, şubelerden internete kadar pek çok kanal var. Finansal ürünler tarafında tüketiciler için en önemli değişim ve gelişim “anında erişim” (Instant Access) oldu diyebilirim. Günün 24 saati finansal kuruluşunuzla iletişim kurabiliyorsunuz. Perakendeciliğin başka hiçbir alanında bu yok.

Daha Sofistike Ürünler Diğer yandan ürünler tarafında çok ciddi bir gelişim oldu. Dünya tüketicileri artık yatırım yaptıkları, tasarruf ettikleri ya da borç aldıkları para konusunda ne istediklerini daha iyi biliyorlar. Bu da herhangi bir tüketicinin ulaşabildiği bilginin genişliğinden kaynaklanıyor. Bugün bir gazeteyi açıyorsunuz ve sayfalarca yatırım fonu görüyorsunuz. Aynı şekilde internette istediğiniz her şeyi bulabiliyorsunuz. Bu nedenle finansal kuruluşların da artık tüketicilerin taleplerini pro-aktif olarak anlaması ve son derece planlı bir şekilde cevap veriyor olması gerekiyor.

Kişiye Özel Pazarlamanın Yükselişi Tüketici olarak beklentilerinizde, iletişimin etkisiyle çok ciddi değişiklikler oldu. Eskiden bir banka şubesine gidiyor ve bir çek hesabı açtırmak istiyordunuz. Bugün veri tabanı yönetimi, çağrı merkezleri, birebir pazarlama gibi uygulamalarla banka ile interaktif bir iletişim içerisine giriyorsunuz. Gelecekte çok daha kişiye özel pazarlama yaklaşımları görüyor olacağız.

“Yönetimde Bir Numaralı Önceliğimiz İnsan”

57 Bin Kişiyi Yönetiyorum Fortis’te dünya çapında 57 bin kişi çalışıyor. Ben CEO olarak bu 57 bin kişinin yöneticisiyim. Her yöneticinin farklı bir yöneticilik anlayışı vardır. Ben kendi yönetim anlayışımı, doğrudan iletişime dayalı, açık ve anlaşılabilir, objektif, insanları motife eden, başarıyı ve başarısızlığı konuşan, adil olarak tanımlayabilirim.

Değişimi Anlamak Önemli İyi bir yönetici olarak işinizi yaparken önce değişen koşulları ve şirketinizin bu değişen koşullara nasıl ayak uydurabileceğini anlamanız gerekiyor. Değişimin sinyallerini önceden görmek, bunları stratejiniz içerisine yerleştirebilmek, şirketteki herkesi tek bir amaç etrafında toplayabilmek çok önemli. Bunu başardığınız noktada iyi bir yöneticisiniz demektir.

İnsan Kaynakları Yaklaşımı İnsan kaynakları, Fortis’i başarıya götüren yönetim anlayışının en önemli unsurlarından biri. Yönetici olarak benim de önceliklerimin en üst sırasında yer alıyor. Her zaman söylediğim gibi biz insan işindeyiz. Müşterilerimize, çalışanlarımıza, hissedarlarımıza yani insanlara karşı sorumluluklarımız var. Biz makine satmıyoruz. Uçaklar, arabalar değil insanlara yine insanlar aracılığıyla finansal enstrümanlar satıyoruz. Bu nedenle Fortis gibi şirketlerin en önemli önceliği her zaman insandır. En iyi insanlarla çalışmak zorundasınız ki müşterilerinize en iyi hizmeti verebilesiniz.

Hande D. Süzer
Hdemirel@capital.com.tr

  

Etiketler:

İsminiz:

Yorumunuz:


FOTO HABER