Capital'e abone olun.
HEDEFİMİZ BUTİK BANKA

Hedefimiz Butik Banka

Çim Güzelaydınlı / Tekstilbank Genel Müdürü   Tekstilbank, Akın Holding ve GSD Holding ortaklığı ile kurulmuştu. 2002 başından itibaren ise yönetim GSD Holding’e geçti. Bu değişimi, Çim Güz...

Son Güncelleme: 01.08.2002

Çim Güzelaydınlı / Tekstilbank Genel Müdürü

 

Tekstilbank, Akın Holding ve GSD Holding ortaklığı ile kurulmuştu. 2002 başından itibaren ise yönetim GSD Holding’e geçti. Bu değişimi, Çim Güzelaydınlı’nın genel müdürlük koltuğuna oturması izledi. Çimgüzelaydınlı, istikrarlı büyümeye devam edeceklerini, en fazla 40 şubeye kadar çıkacaklarını söylüyor. Bireysel bankacılığı ise kurumsal müşterileri için geliştireceklerini belirtiyor. Ardından da ana yaklaşımlarını özetliyor: “İhracatın finansmanına aracılık eden, bankacılıktan başka hiçbir dalda faaliyet göstermeyen, şeffaf bilançoya sahip bir banka olacağız”.

 

Çim Güzelaydınlı... Tekstilbank’ın yeni genel müdürü. Henüz 42 yaşında ve zor bir dönemde önemli bir görevin başına gelmekten hiç korkmadı. Çünkü, bankacılık sektöründeki yeniden yapılanma tam hızla sürerken, 15 Mart’ta Tekstilbank’ın genel müdürlük koltuğuna oturdu.

 

Kriz dönemini fırsat yaratma zamanlaması olarak gördüklerini söylüyor. Uyguladıkları tasarruf önlemleri ile krizin ağır yaralarını da çok fazla hissetmediklerini anlatıyor.

 

“Benden mala sahip çıkmam istendi, ben de bunu yaptım” diyen Çim Güzelaydınlı, önümüzdeki 3 yıl sonunda hedeflerinin 40 şubeli butik bir banka olmak olduğunu söylüyor.

 

Tekstilbank’ın hiçbir zaman yüzlerce şubesi olmayacağına dikkat çekiyor. “Biz orta ölçekli, müşterisini çok iyi anlayan, çok iyi hizmet veren, kurumsal ihtiyaçlarını çok iyi karşılayan bir banka olmayı planlıyoruz” diyor. Çim Güzelaydınlı, Tekstilbank’ı ve geleceğe ilişkin planlarını ilk kez Capital’e anlattı:

 

Tekstilbank hisselerinin tamamının GSD Holding tarafından satın alınmasından sonra bankada neler değişti?

 

Tekstilbank yönetimi, kurulduğundan bugüne kadar risk kontrollü bir anlayışla hareket ediyor. Banka salt bankacılık faaliyetlerinden kar etmek üzere kurulmuş, bu doğrultuda kendi geleneklerini yerleştirmiş, muhafazakar bir yapıda hareket etmiştir. Dolayısıyla, herhangi bir yeniden yapılanma ya da bir değişim söz konusu değil.

 

Ancak, değişen ekonomik şartlara, yine, az önce bahsettiğim anlayış içerisinde uyum göstermemiz söz konusu oldu. Çünkü, ülke çok ağır bir kriz döneminden geçti. Bu krizin en temel nedenlerinden bir tanesi de, son 10 yıldır milletçe ürettiğimizden fazla tüketmemiz ve kazandığımızdan fazla harcamamızdı. Banka olarak bu krizin ertesinde her sorunda olduğu gibi bir tereddüt devresi yaşadık. Ancak, bu dönem, GSD Holding’in bankamız hisselerini devir alması ve gerekli sermaye artırımlarını yapması ile sağlıklı bir hale geldi.

 

Banka olarak kriz dönemini nasıl geçirdiniz?

 

Banka olarak kriz dönemini, bir imkan ve bir fırsat yaratma zamanlaması olarak gördük. Banka içerisinde çok ciddi tasarruf tedbirleri uyguladık. Geçen ay itibariyle kendi binamıza taşındık. Tasarruf tedbirleri çerçevesinde bazı şubelerimizi de kapattık. Şu anda 25 şubeli bir banka olarak hareket ediyoruz.

2000 yılı sonunda 1033 olan personel sayımız, 2001 yılı sonunda 652 kişiye geriledi. Bunların haricinde, Tekstilbank’ta çok ciddi bir değişim olmadı. Tüm bankacılık sektörünün yaptığı gibi biz de tasarruf tedbirleri uyguladık. Yapı ve strateji olarak bir değişim olmadı. Biz yine eski geleneklerimizle, muhafazakar yapımızla faaliyetlerimizi sürdürüyoruz.

 

Bankaların 2001 yılı bilançoları geçen ay açıklanmaya başladı ve tahmin edildiği gibi çok parlak değildi. Siz 2001 yılını nasıl geçirdiniz?

 

2001 yıl sonu itibariyle, tüm kriz koşullarına karşın, 1.2 katrilyon liralık aktif büyüklüğümüz ile sektördeki yerimizi korumaya devam ettik. Bankacılık sektörü yeniden yapılandırma programı kapsamında, üç aşamalı denetim sonucunda ortaya çıkan tablo da, Tekstilbank’ın konumunu net olarak üçüncü şahıslara duyurmuş oldu. Çünkü bu denetimlerin sonucunda, Tekstilbank’ın ilave sermaye gereksinimi olmadığı BDDK tarafından tespit edildi.

 

2001 yılı boyunca müşteri odaklı pazarlama stratejimiz devam etti. Şubat krizinden sonra önemi iyice ortaya çıkan likidite kavramının etkisi ve hızlı tahsilat programı ile portföyümüz, yıl sonu nakit ve gayri nakit krediler olmak üzere toplam 475 trilyon liraya geriledi. Mali yapısı kuvvetli firmalarla çalışmamız sayesinde, takipteki krediler için ayrılan provizyon, kredi portföyünün yüzde 1’ini dahi geçmedi. Tahmin ediyorum ki, bu rakamlarla, Tekstilbank takipteki alacakları en az olan halka açık banka konumunu da elde etmiş oldu.

 

Takipteki alacakların sektör genelinde çok arttığı bir dönemde, Tekstilbank’ın bu rakamlara ulaşmasında hangi faktörler etkili oldu?

 

Aktif kalitemizin çok yüksek olması ve takipteki kredilerin çok düşük olmasının en büyük nedeni, çok sağlam ve kaliteli bir müşteri portföyümüzün olmasıdır.

 

Söz konusu dönemde bankanızdan mevduat çekilişi yaşandı mı?

 

2001 yılında yaşanan olumsuz gelişmeler sektörden kaynak çıkışını da beraberinde getirdi. Buna rağmen, Tekstilbank olarak 2001 yılını 1,6 katrilyon liralık mevduatla kapattık. Mevduatın pasif toplamımıza oranı da yüzde 75’e ulaştı. Yine bu dönemde bireysel bankacılık faaliyetlerimiz ve buna bağlı olarak kredi kartlarındaki hizmetlerimiz de hiç kesintiye uğramadan devam etti.

 

Yatırım bankacılığı faaliyetlerimizi sürdüren Tekstil Menkul Değerler de, 2001 yılında 2 katrilyon liranın üzerinde işlem hacmi gerçekleştirerek, hisse senedi piyasasında iddialı kurumlar arasında yerini aldı.

 

Peki geleceğe yönelik hedefleriniz neler?

 

Biz 25 şubemizde ağırlıklı olarak kurumsal bankacılık yapmaya çalışan ve kurumsal bankacılığı hedefleyen bir bankayız. Önümüzdeki 3 yıl içinde azami 40 şubeye ulaşmayı, butik bir banka olarak hizmet vermeyi arzuluyoruz.

 

Tabii ki en önemli hedefimiz, yılda 600 milyon dolar ihracat gerçekleştiren GSD Holding’in sinerjisiyle, ihracatın finansmanına aracılık eden, bankacılıktan başka hiçbir dalda faaliyet göstermeyen, hiçbir mali ve sınai iştiraki olmayan, gerçek anlamda şeffaf bilançoya sahip bir banka olmak.

 

Bu hedef doğrultusunda 3 yıl sonunda bankacılık sektöründe olmak istediğiniz yer neresi?

 

GSD Holding’in bu sinerjisi bizim için çok önemli. Çünkü, arkamızda çok büyük bir potansiyel var. Onun desteği ve rüzgarıyla biz kurumsal bankacılıkta ve özellikle dış işlemlerin finansmanında sektörde ağırlığı olan bir banka olmayı hedefliyoruz.

 

Şunu açıkça belirtmek isterim ki, bizim hiçbir zaman yüzlerce şubemiz olmayacak. Biz orta ölçekli, müşterisini çok iyi anlayan, çok iyi hizmet veren, kurumsal ihtiyaçlarını çok iyi karşılayan butik bir banka olmayı planlıyoruz.

 

Kurumsal ağırlıklı bir banka olacağınızı söylediniz. Sektördeki bazı bankalar gibi bireysel bankacılıktaki faaliyetlerinizi rafa kaldırmayı mı planlıyorsunuz?

 

Hayır. Bireysel bankacılık faaliyetlerimiz devam edecek. Bireysel bankacılık alanında, öncelikle kendi kurumsal müşterilerimizin bireysel ihtiyaçlarını karşılamak için hizmet vereceğiz. Bu paralelde de faaliyetlerimiz devam edecek. Kredi kartı operasyonunu hiçbir zaman bırakmayı düşünmüyoruz. Hatta bireysel müşterilerimiz için ileriye yönelik yeni projelerimizin olacağını da şimdiden söylemek isterim.

 

Kurumsal bankacılıkla büyümeyi planlayan bir bankasınız. Ancak bu taraf ekonomik ve siyasi belirsizlikten ciddi bir biçimde etkilenmiş durumda...

 

Özellikle kredi piyasası tıkanmış durumda. Geleceğe yönelik plan yapılmasına olanak veren bir ekonomik ve siyasi istikrar sağlanırsa, tüketim ve üretimin artmasıyla yeniden büyümeye geçilirse, doğaldır ki kredi piyasası da canlanacaktır.

 

Tekstilbank aktif kalitesi en yüksek bankaların başında geliyor. Sorunlu kredilerinin toplam aktifler payı içindeki payı, yıllar itibariyle her zaman çok düşük seyretmiştir. Biz banka olarak en kötü şartlarda bile Türkiye’de gerek nakdi, gerek gayri nakdi kredi kullandırılabilecek güvende ve kalitede firmalar olacağına inanıyoruz.

 

Ancak, reel sektöre dayalı olarak büyümeyi hedefleyen bankamız, doğal olarak ekonominin ve reel sektörün gelişimine paralel olarak zaman zaman değişik stratejiler belirleme durumunda olacaktır. Çünkü, şartlar sürekli değişiyor. Biz de bu değişen şartlara göre, hızlı şekilde hareket ederek, pozisyonumuzu ona uydurmaya çalışıyoruz. Önümüzdeki günlerde siyasi istikrarın yeniden sağlanması  halinde strateji belirlemek de daha kolay olacaktır.

 

Yılın ilk aylarında kredi piyasasında bir canlanma olduğu söyleniyordu. Şimdi durum nasıl?

 

Çok doğru. Yılbaşından itibaren kredi piyasasında bir canlanma vardı. Biz de banka olarak bunu ciddi şekilde hissettik ve buna uygun şekilde hareket ettik. Ancak, son bir aydır, kredi taleplerinde bir anda bıçak gibi bir kesilme oldu.

 

Müşterilerle de görüştüğümüz zaman, herkesin kredi kullanımını ertelemekte olduğunu görüyoruz. Yani sadece bankalar kredi vermiyor değil, müşterilerden de bu yönde bir talep yok. Şu anda hem bankalar hem de firmalar bekleme döneminde diyebiliriz.

 

<b>Bankacılık sektörünün en önemli sorunlarından biri grup kredileriydi. Siz banka olarak bu konuda nasıl bir strateji izliyorsunuz? >

 

Gerek GSD Holding’in banka hisseleri devralmasından önce gerekse sonra, grup kredileri bizim bankamızda hiçbir zaman sorun olmadı. Çünkü, gerek yılbaşından önceki hissedarlarımız Akın Grubu, gerekse GSD Holding hiçbir zaman kredi ihtiyacı içinde olan gruplar olmadı. Son derece sağlam yapıda eski ve köklü şirketlerdir. Dolayısıyla bizim grup kredileriyle ilgili bir sorunumuz hiç olmadı. Bundan sonra da bu konuda herhangi bir sıkıntı yaşayacağımızı sanmıyorum.

 

Bankacılık sektöründe birleşme ve satın almalar, konuşulduğu kadar sık yaşanmasa da hep gündemde. Sizin bu yönde bir planınız var mı?

 

Hayır şu an itibariyle böyle bir planımız ve bu yönde yaptığımız bir görüşme yok. Ancak, ileride ne olacağı konusunda şimdiden kesin bir şeyler söylemek zor.

 

Bankacılık sektörünün yaşadığı kriz güven sorununu da beraberinde getirdi. Sizce yeniden yapılanma güven sorunun ortadan kaldıracak mı?

 

Bankacılık sektörü herkesin bildiği gibi büyük bir değişim içerisinden geçiyor. Ben inanıyorum ki, bu değişimi en kısa sürede özümseyenler ve doğru karar alanlar sektörde her zaman yer alacaklar.

 

Ben önümüzdeki dönemde, piyasada şu kadar banka kalır gibi bir kehanette bulunmak istemiyorum. İnanıyorum ki, işini iyi yapanlar, her sektörde olduğu gibi bankacılıkta da ayakta kalacaktır. Bizim sektörümüzün en önemli yanı, güvenilirliktir. Bankanın büyüğü küçüğü olabilir. Ancak güvenin azı çoğu olamaz. Bu önümüzdeki dönemde daha net olarak görülecektir.

 

“MEVDUATTA MOBİLİTE ÇOK YÜKSEK”

 

2001 yılında mevduat cephesinde ciddi bir hareketlenme oldu. Bir taraftan DTH’lar artarken, diğer taraftan TL mevduatlarda vadeler kısaldı. Bu durum sektörü nasıl etkiliyor?

 

Ekonomik sıkıntılar ve siyasi belirsizliklerin bulunduğu bir süreçten geçilirken, bankaların aktif tesis etmelerinin önündeki en büyük engellerden biri de, Türkiye’nin kaynak yapısının kompozisyonu ve niteliği. Sizin de söylediğiniz gibi, son 1.5 yıldır yaşanan ekonomik kriz ortamı, tasarruf sahiplerinin eğilimlerinde de değişimler yarattı.

 

Bankaların pasif yapılarının içinde döviz mevduatları giderek artan oranlarda yer tutmaya başladı. Döviz mevduatları, TL mevduatlara nazaran daha uzun vadeli yapılıyor. Buna karşın TL mevduatlar daha ziyade finansal yatırım amacı taşıyor ve ortalama vadeleri oldukça kısa. Gecelik mevduatlarda ciddi bir artış var. Üstelik bu mevduatlarda mobilite çok yüksek seyrediyor. Yani bir mevduat bugün A bankasındayken, ertesi gün B bankasına kayabiliyor.

 

Bütün bunlara, bu mevduatların zorunlu kaynak maliyetlerinin de eklenmesiyle TL mevduatlar gerekli stabiliteyi sunamıyor. Bu da reel sektöre yaygın ve uzun vadeli kredi sunmanın önünde engel olarak karşımıza çıkıyor.

 

“İNTERNET BANKACILIĞINA GİRİYORUZ

 

Bugüne kadar alternatif dağıtım kanallarına yatırım yapmayan ender bankalardan birisiniz. Bu konuda herhangi bir hazırlığınız var mı?

 

Evet, çok kısa bir süre zarfında internet bankacılığına geçiyoruz. Biz bu konunun çok önemli olduğuna inanıyoruz. Zaten müşterilerimizden bu yönde yoğun bir talep vardı. Bana göre, internet bankacılığı olmadan müşteriye eksik hizmet sunuyormuş gibi oluyorsunuz.

 

İnternet bankacılığı kullanımlarına baktığımızda, kurumsal müşterilerde de internet bankacılığı kullanımının son derece hızlı bir şekilde yaygınlaştığını görüyoruz. Biz de kurumsal bankacılık alanındaki faaliyetlerimizi daha da genişletmek arzusundayız. Bu nedenle de en kısa bir sürede, bu hizmeti de müşterilerimize sunmaya başlayacağız. İnternet bankacılığıyla ilgili tüm alt yapı çalışmalarımızı tamamladık. Şu anda da kendi grup şirketlerimiz aracılığıyla testler yapılıyor.

 

“MALIMIZA SAHİP ÇIKTIK”

 

Çim Güzelaydınlı, Türk bankacılık sektörünün en genç genel müdürlerinden biri. Üstelik, bir Türk bankasındaki ilk kadın genel müdür olma özelliği taşıyor. 1960 İstanbul doğumlu olan Güzelaydınlı, Notredame De Sion Lisesi mezunu. Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nü bitirdikten sonra aynı bölümde yüksek lisans yaptı. İş hayatına 1987 yılında Arthur Andersen’de atıldı. 1990 yılında Aktif Finans Factoring’e Mali İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak geçti. GSD Holding’le tanışması da Aktif Finans çatısı altında oldu.

Aktif Finans’ın fikir babası GSD Holding’di ve yönetim kurulu başkanı da Turgut Yılmaz’dı.

 

Buranın ardından yine GSD Grubu’nun ortak olduğu Tekstilbank’da Genel Müdür Yardımcılığı yaptı. Bu görevde altı ay kaldı. Ardından 1994 yılının başında da Tekstilbank’ın sahibi olduğu Tekstil Factoring’in başına geçti. Yaklaşık sekiz yıl bu görevini yürüttükten sonra 15 Mart’ta Tekstilbank’ın Genel Müdürlük koltuğuna oturdu.

 

Çim Güzelaydınlı, zor bir dönemde Tekstilbank’ın genel müdürlüğü görevine geçmesinin nedenini ise şöyle açıklıyor:

 

“Banka genel müdürlüğünü kendimi geliştirici bir unsur olarak gördüm. En önemlisi, GSD Holding benden sihirbazlık değil, mala sahip çıkmamı bekliyordu. Ben de öyle yaptım. Çünkü artık sihirbazlık dönemi bitti.”

  

Etiketler:

İsminiz:

Yorumunuz:


FOTO HABER