Capital'e abone olun.
KREDİDEKİ DÜŞÜŞÜN SIRRI

Kredideki Düşüşün Sırrı

Eximbank, ihracatçı şirketlerin önemli bir fon kaynağı. İhracatın önemli bir bölümü de bu bankanın kredileriyle fonlanıyor. Ancak, kredi kullanımında son aylarda ciddi düşüş olduğu dikkati çekiyor....

Son Güncelleme: 01.05.2002

Eximbank, ihracatçı şirketlerin önemli bir fon kaynağı. İhracatın önemli bir bölümü de bu bankanın kredileriyle fonlanıyor. Ancak, kredi kullanımında son aylarda ciddi düşüş olduğu dikkati çekiyor. Düşüşün arkasında ise geçmişte yaşanan “tatlı kazanç” serüveninin sona ermesi var. Krediyi alıp, yüksek faizli mevduata yatıran işadamı, oranlar gerileyince, bu tip krediden de soğudu. Şimdi bankalar Eximbank kredisi satacak şirket arıyor...

 

“Tatlı kar dönemi geride kaldı” ifadesini bugüne kadar çok duyduk. Bu ifadeyle Hazine bonolarından elde edilen karlar kast ediliyordu. Ama biz Hazine bonolarından elde edilen tatlı karları değil, şirketlerin Eximbank’tan kullanılan sevk öncesi ihracat kredilerden elde edilen kazançlardan söz ediyoruz. Buna hem TL, hem de döviz kredileri dahil. Bir bankacı, “Müşteri ziyaretlerimizde ilk sordukları, pazarlık konuları Eximbank kredileriydi” diyerek şirketlerin geçmişte bu kredilere olan yoğun ilgisini anlatıyor.

 

Ancak, bu dönem artık geride kaldı. Üstelik neredeyse 5-6 aydan beri, Eximbank kredileri ihracatçı kesim için cazip değil. Banka sayısındaki azalmaya rağmen, çok şubeli bankaların dahil olduğu grubun aracılık ettiği Eximbank kredilerinin hacminde düşüş olduğu söyleniyor.

 

Çok şubeli bir bankanın kredilerden sorumlu genel müdür yardımcısı, “Geçtiğimiz yıl, o sıkıntılı dönemde bile 3 ayda 70 milyon dolarlık krediye aracılık etmiştik. Bu yıl ise rakam sadece 17 milyon dolarda kaldı” diyerek var olan eğilime işaret ediyor. Bunun nedenleri araştırıldığında, eskiye dönmek ve Eximbank’ın kullandırdığı ihracat kredilerinin oranına bakmak gerekiyor.

 

Çarklar nasıl dönüyordu?

 

Bankacıların ve factoring şirket yöneticilerinin anlatımlarından yola çıkıyoruz. Bir bankacı, “Ziyaret ettiğimiz şirketlerin yöneticileri, öncelikle Eximbank kredilerini soruyordu” diyor.

 

Örneğin 31 Aralık 2000 tarihinden önce bir şirket, libor+1 ile sevk öncesi ihracat kredisi kullanabiliyordu. Libor’un o dönemlerde yüzde 6 düzeyinde olduğunu anımsatalım. Böylece 3 ay vadeli bir krediyi, yüzde 7 gibi basit faizle kullanan bir şirket, bu parayı bir başka bankaya yıllık yüzde 15-16 gibi net bir faizle yatırabiliyordu. Sonuçta, Eximbank’a ödenecek 3 aylık dönem faizini, 1 aylık faiz geliriyle karşılıyordu, 2 aylık faiz geliri de cebe kalıyordu.

 

Çünkü, o dönemde 1 milyon dolarlık mevduata yüzde 28 net faiz veren Bank Kapital gibi bir banka vardı. Yine aynı dönemde aylık net yüzde 15-16 faiz oranı veren Sümerbank, Egebank, Yurtbank gibi bankalar vardı. Kamu bankalarını da unutmayalım…

 

Yine bir ihracatçı kuruluş, diyelim ki, benzer tarihlerde 500 bin dolarlık ihracatı karşılığında, yüzde 25 faiz oranıyla TL cinsinden Eximbank kredisi kullandı… Bu parayı 6 ay vadeli alan bir şirketin, Halk Bankası, Ziraat Bankası veya yukarıda saydığımız bankalarda yüzde 40-45 arasında yıllık net faizle değerlendirmeleri mümkündü. 

 

Arbitraj sevdasına son

 

Bir factoring şirketinin genel müdürü, kısa bir süre öncesine kadar çalışan çark için şu değerlendirmeyi yapıyor:

 

“Çoğu firma, sırf arbitraj yapmak için Eximbank kredisi kullanıyordu. Düşünün, 2000 yılı başında 4 ay vadeli TL kredisinin faiz oranı yüzde 45 düzeyindeydi. Bu parayı alan, anında kamu bankalarına veya şu anda olmayan bankaların birine gidiyordu ve en az 20-25 puan üzerinde bir oranla mevduat yapıyordu.”

 

Elde edilen gelirin büyüklüğü karşısında, en büyük övünç, bu arbitrajı yapan şirketlerin finansman müdürlerinin oluyordu. Aynı yönetici, “Bu şirketlerin finansman müdürleri, yaptıkları bu karları övünerek anlatıyorlardı. Sonuçta, şirketler bu şekilde para kazanıyordu, üretimden değil.”

 

Tersine dönüş başladı

 

Ancak, bu süreç son 5-6 aydan beri tersine dönmüş durumunda. Bu yüzden bankaların aracılık ettiği Eximbank kredi hacminde de bir düşüş olduğu ifade ediliyor. Hatta, bu yüzden birçok ihracatçı kredi kullanmak yerine kendi kaynaklarıyla ihracatını finanse etmeyi tercih ediyordu.

 

Çok şubeli bir bankanın genel müdürü, “Kurdaki dalgalanma yüzünden şirketler ne ihracat ne de ithalat için bizden kredi kullanmayı tercih etmiyor. Kendi paralarını kullanıyorlar, döviz mevduat hacmindeki düşüş de bundan kaynaklanıyor” diyor.

 

Şirketleri bu yola iten nedenlerin başında ise döviz mevduatına verilen faizlerin sürekli düşüş göstermesi yer alıyor. Bir süreden beri yüzde 3-4 aralığına kadar gerileyen yıllık basit faizler, bugünlerde yüzde 2-3 aralığına oturdu. Üstelik yüklü miktardaki döviz mevduatına teklif edilen ek faiz yüzde 0.25, bilemediğiniz yarım puan.

 

Bir bankacı, “Artık eskisi gibi, kimse onların peşinde koşup, çok yüksek faizler vermeye yanaşmıyor” diyor. Bir yıl öncesinde yüzde 30-35 net faizle bankalara döviz mevduatı yapan şirketler, o günleri sadece tatlı bir anı olarak hatırlıyor.

 

Eximbank’ın faizleri yüksek

 

Bir diğer etken ise Eximbank kaynaklarının bugün itibariyle neredeyse bankaların uyguladığı faiz oranlarından daha yüksek olması. Bu durumu rakamlarla ifade edelim: Eximbank, 1 Nisan 2002 tarihinden itibaren 1 milyon dolarlık, 3 ay vadeli bir sevk öncesi döviz kredisine libor+3.25 faiz oranı uyguluyor. Libor’un şu sıralarda yüzde 2.70 düzeyinde olduğu dikkate alınırsa, kullanılacak kredinin yıllık basit maliyeti yüzde 6’yı aşıyor. Üstelik, bu krediyi kullanmak için bankalardan teminat mektubu alınması gerekiyor. İyi bir firmanın bile bu böyle bir mektup için yüzde 1 komisyon ödeyeceği biliniyor. Bu da faizin yüzde 7’nin üzerine çıkması anlamına geliyor. Bankaların kredibilitesi iyi şirketlere kullandırdığı döviz kredilerinin faiz oranı libor+1, 2 arasında değişiyor. Bu da yüzde 4-5 basit faiz anlamına geliyor.

 

Bir de TL kredileri için hesap yapalım. 500 bin dolar karşılığı sevk öncesi kredide faiz oranı yüzde 52 düzeyinde. Bu parayı alan bir şirket, daha düşük bir rakamla bankaya yatırmak veya bu maliyete katlanmak zorunda. Oysa, söz konusu şirketin kredibilitesi iyi ise bankalardan bu faiz oranının altında bir oranla borçlanabilir. Üstelik, yine teminat mektubu komisyonu gibi bir masrafa girmeden, bürokratik yapıyla uğraşmadan…

 

Bankalar kimseyi kaçırmıyor!

 

Çok şubeli bir bankanın krediler müdürü, bugünkü koşullar için şunları söylüyor:

“Bugün iyi bir şirketin Eximbank kredilerine ihtiyacı yok. Çünkü, bankaların o şirkete önerecekleri döviz kredisinin faizi, Eximbank’ın oranlarından daha avantajlı. Bankaların elinde ciddi bir kaynak var ve zaten gelen bu tür müşterileri kimse kaçırmıyor. Üstelik, Eximbank kredisi için teminat mektubuna bir komisyon ödemek durumunda kalmıyor.”

 

Bir başka bankacı da, “Bu tür müşteri geldi mi, banka onu kaçırmıyor. O şirkete ‘Gel bizden kullan, oranlarımız iyi’ diyerek kredi vermeyi teklif ediyor” diyerek şu andaki durumu aktarıyor.

 

Bir bankanın genel müdürü ise “Bankalar, parayı satacak sağlam müşteri arıyor. Kulağımızdan para fışkırıyor. Ya burada libor +1,2’ye satarsınız veya Londra’ya götürür, libor-0.5 puan ile yatırırsınız. Tercih sizin… Siz bakmayın, o kredi kullanamıyoruz diye bağıranlara… İyi müşteri hiç sesini çıkarmadığı gibi bizlerden TL de döviz kredisi de kullanıyor” diyor.

 

EXIMBANK KAYNAKLI KREDİDE “TATLI KAR” ÇARKI NASIL ÇALIŞTI?

 

*İşadamı Eximbank’dan yıllık yüzde 6 faiz ile 1 milyon dolar ihracat kredisi alıyor.

 

*Bunu, o dönem yıllık yüzde 15 net faizle mevduata yatırıyordu.

 

*Üç ay sonunda 1 milyon dolar için 37 bin 500 dolar faiz geliri elde ediyordu.

 

*Bunlar olurken, kredi aldığı bankaya, yüzde 6 faizin karşılığı olarak 15 bin dolar ödüyordu.

 

*Hesap ortada; üç ayda sadece kredi alarak 22 bin 500 dolar kazanıyordu.

 

*Bunu yılda dört defa tekrarladığında, 1 milyon dolar krediden, 100 bin dolara yakın gelir elde ediliyordu.

 

*Şimdi ise işler değişti. Eximbank faizi libor+2.75’e geriledi, ancak dövize eski oranları veren bankalar yok. Geçmişteki işlemi tekrar edenler, kar bir yana, zarar ediyorlar.

 

BİR BANKACININ AĞZINDAN EXİMBANK KREDİLERİ

 

“Şirketler, eskiden Eximbank’tan aldıkları kredileri götürüp bankalarda mevduat yapıyordu. Şu anda ise böyle bir kullanım yok. Çünkü, faizler eskisi gibi değil.

 

Türkiye’de ihracatçı şirketlerin bir özelliği, kısa sürede mal teslim etmesi. Doğal olarak parası da kısa sürede geliyor. Bu nedenle 1-2 aylık vadeyle rahat dönebiliyor. Böyle olunca, Eximbank kredisine ihtiyaç duymuyor. Zaten şu anda onlar için cazip de değil. Onların ihtiyaçları yatırım kredisi. O da şu anda yok.

 

Bizim banka olarak aracılık ettiğimiz Eximbank kredilerinde neredeyse yüzde 75-80 oranında düşüş oldu. Çünkü, demin bahsettiğim gibi, aldığı krediyi gidip başka bir bankaya yatırıyordu veya açık pozisyon taşıyordu. O zaman yüzde 5’le aldığı döviz kredisini, gidip 8-9’la, hatta bazı bankalarda daha da yüksek oranlarla değerlendiriyordu. Şimdi ise faiz kazancı ortadan kalktı. Açık pozisyon riskli olduğundan da bunu da yapamıyorlar. Aslında, bankacılık sisteminin de firmalar için de sağlıklı bir noktaya geldik denilebilir…”

 

 

 

 

 

 

  

Etiketler:

İsminiz:

Yorumunuz:


FOTO HABER