Capital'e abone olun.
TEHLİKE VAR MI?

Tehlike var mı?

Krediler, mevduattan hızlı artıyor ki 2014’te kredi/mevduat oranı yüzde 122’yi gördü. Bu oranla bankacılık tehlikeli bir sınıra mı yaklaştı? Genel müdürler ve danışmanlar, bu oranı Türkiye için yönetilebilir buluyor. Global likidite sürdükçe bu oranın daha da artacağını, hatta yüzde 200’e çıkacağını düşünenler bile var. Ancak ekonomi yönetimi, bu oranın aşağı çekilmesi için tedbirler alıyor. Bu tedbirlerle kredilerin uzun vadeye yayılması, bankaların maliyetini yükseltecek. Danışmalara göre bankaların kredi verme iştahı kesilebilir. Bu da özel sektörün banka dışı kaynak arayışını artıracak.

Son Güncelleme: 01.08.2015

Türkiye’de mevduat artış oranı, kredi artış oranının temposuna yetişemiyor. Bunun sonucunda da kredi/mevduat oranı, son 10 yılda yüzde 55’ten 2014 sonunda yüzde 122’e kadar yükseldi. Bu yıl mayıs ayı verilerine göre sektörde kredi/mevduat oranı yüzde 118’lere ulaştı. Bu, bankaların topladıkları her 100 TL mevduata karşılık 118 TL kredi verdikleri anlamına geliyor. Her ne kadar 2015’te hızlı artış eğilimi bir nebze kırılmış gibi görünse de ekonomi yönetimi, bu alanı pür dikkat izliyor. Mayıs ayında Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, “Mevduatın yüzde 122’si kadar bir kredi hacmi oluştu ve hemen tedbir almak zorunda kaldık” dedi. Böylece ekonomi yönetimi, bankaları daha çok özkaynak ve mevduata yönlendirirken daha az ve uzun vadeli dış borçlanmayı teşvik ediyor. Bankacılık uzmanları, sistemin sağlığı açısından kredi/mevduat oranının yakından takip edilmesi gerektiğinde hemfikir. Oliver Wymann bankacılık uzmanı Lale Dağlı Ertok, “Son 3 yıl yüzde 100’ün üzerine çıkan bu oran, hem mevduat yarışını kızıştırıyor hem bankaları dışarıdan borçlanmaya yöneltiyor” yorumunda bulunuyor. EY Türkiye Danışmanlık Hizmetleri Başkanı Selim Elhadef de burada asıl kırılmanın 2011 sonrasında gerçekleştiğine, bu tarihten itibaren bankaların mevduat dışı kaynaklara daha fazla yöneldiğine dikkat çekiyor.
YÖNETİLEMEZ Mİ?
Bank Pozitif Genel Müdürü Hasan Akçakayalıoğlu’na göre 120’ye tırmanan bu oran, uluslararası standartlarda aşırı yüksek veya alarm verici bir seviyede değil. Ancak, Akçakayalıoğlu, Türkiye gibi gelişmekte olan bir ekonomi için enflasyon, cari açık gibi yapısal sorunlar çözülmeden kredi/ mevduat oranının mevcut seviyelerini aşmamasının doğru olacağını düşünüyor. Bu oranın yükselmesinin temelinde tasarrufların düşük olması yattığından, ekonomi için kırılganlık yaratıyor. TEB Genel Müdürü Ümit Leblebici, “Gelişmekte olan ve tasarruf alışkanlığı olmayan ülkelerde, bankalar kontrollü olarak kredi mevduat oranlarını yüzde 100’ün üzerinde tutabiliyor. Böylece olumlu anlamda daha fazla kaynak kredi olarak ihtiyaç sahiplerine kazandırılırken aksi tarafta bankaların bilanço yönetiminde esneklikleri azalıyor” diyor. Leblebici, sektörde kredi/mevduat oranının orta vadede bugünkü seviyelerinde dalgalanmasını bekliyor ve ekliyor: “Bu oran yönetilemez bir oran değil. Örneğin 2004-2008 arası AB ülkelerinde ortalama kredi mevduat oranı yüzde 120-125 arasındaydı.”. Albaraka Türk Genel Müdürü Fahrettin Yahşi, burada asıl tehlikeyi şu sözlerle vurguluyor: “Bugünkü tabloda bankacılık sisteminde şimdilik önemli bir risk yok desek de bankaların kaynak sıkışıklığı yaşaması durumunda likidite sorunu ortaya çıkabilir.”
  
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4

  • Etiketler: bankacılık,krediler,Mevduat

    İsminiz:

    Yorumunuz:


    FOTO HABER