Capital'e abone olun.
"ÜLKEMİZE İNANIYORUZ,ÇALIŞMAYA DEVAM"

"Ülkemize inanıyoruz,çalışmaya devam"

Adnan Bali ile yeni dönem büyüme planlarını,Türkiye ve dünyadaki gelişmelerin bankacılık sektörüne etkilerini konuştuk..

Son Güncelleme: 20.04.2017

Elçin Cirik
ecirik@capital.com.tr

Türkiye’nin en büyük özel bankası İş Bankası, 2017 yılında kredilerde yüzde 12, mevduatta yüzde 14 büyümeyi hedefliyor. “Bunlar agresif değil, ekonominin büyümesi ile dengeli hedefler” diyen İş Bankası Genel Müdürü ADNAN BALI, bu yıl büyümenin KOBİ’ler başta olmak üzere işletme segmentinden ve kredi kartları ile ihtiyaç kredilerinden geleceğini söylüyor. Bali, bu yıl acil tedbirlere başvurmayacaklarının sinyallerini veriyor ve “Biz zor dönemlerde istihdam azaltmaya ya da şube kapatmaya kalkışmayız. Çeyrek bazlı performanslarla banka yönetmiyoruz” diye konuşuyor.

İş Bankası, bugün 70’e yakın ilde en büyük özel kreditör konumunda. Kalan illerde de ikinci durumda. Pazar göstergelerini yakından takip ettiklerini anlatan İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, göreve geldiği 2011 yılından bu yana bankayı kredilerde 3 kattan ve mevduatta 2 kattan fazla büyüttü. Bu süreçte bankanın kârı da yüzde 60 artış yakaladı. Banka bu süreçte büyümenin kalitesine de özel önem gösterdi. “2016 sonunda sorunlu alacak rasyosu sektörde yüzde 3,3 iken İş Bankası’nda yüzde 2,38” diyen Bali, 2017’de ülke ekonomisinin yüzde 3,2, bankacılık sisteminin kredilerde yüzde 11,6, mevduatta yüzde 11,9 büyüyeceğini öngörüyor. İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali ile yeni dönem büyüme planlarını ve Türkiye ve dünyadaki gelişmelerin bankacılık sektörüne etkilerini konuştuk:
* 2011 yılında ilk göreve geldiğinizde “Süvari vizyonuyla yeni liglere talip olacağız” demiştiniz. Aradan geçen sürede hedeflerinizi ne ölçüde gerçekleştirdiniz?
 Banka o tarihten bu yana çok ciddi bir dönüşüme uğradı. 2011’de nakdi kredilerde yüzde 43 büyüdük. Adeta bankaya orta ölçekli bir banka ilave oldu. Kredi rakamımız 64 milyar TL’den 91 milyar TL’ye çıktı. Nicel boyutunun yanında bu büyümenin zamanlaması önemliydi, çünkü net faiz marjlarının daha yüksek, aktif kalitesinin daha iyi olduğu bu dönemde büyüme özkaynağa daha fazla katkı sağlayabildi. Biz buna proaktif büyüme diyoruz. Daha sonra ekonominin ılımlı büyüdüğü dönemde ise dengeli büyüme programlarıyla verimliliklerimiz nicel ve nitel olarak çok farklılaştı. Personel ve şube başına kredi, mevduat, kâr rakamlarımızda çok ciddi oranlarda artışlar görüldü. 2011’den bu yana şube sayımız ancak yüzde 20 arttı. Aşağı yukarı 1.100’ün biraz üzerindeyken yüzde 20’lik artışla 1.373 şubeye ulaştık. Her yıl yeni istihdam sağlamamıza rağmen emekli olanlar ve ayrılanlarla denge sağlandığı için çalışan sayımız hiç değişmedi. Biz bu dönemde tüm çalışanlarımıza “Bu kaynaklarla önden yüklemeli pozisyondayız. Büyümenin tüm olanakları hazır, şimdi dükkanlarımızın içini dolduracağız” mesajını verdik. Bu dönemde kredilerimiz 3 kattan, mevduatımız 2 kattan, öz kaynaklarımız 2 kattan, kârımız da yüzde 60’tan fazla arttı. Bugün 150 milyar TL’yi aşkın nakdi ticari kredi toplamıyla özel bankaların içinde lider konumdayız.
* Bu büyüme bankanın pazardan aldığı payları nasıl etkiledi?
 Bizim toplam ticari kredilerimiz içinde KOBİ’lerin payı yüzde 30. KOBİ’lerin en çok kullandığı taksitli ticari kredilerde yüzde 20’nin üzerinde pazar payımız var. Türkiye’de 70’e yakın ilde en büyük kreditör özel bankayız, bunları tek tek inceliyoruz. Diğer illerde de ikinci sıradayız. Son 5 yılda tüm müşterilere dokunarak çok yaygın şekilde büyüdük. Ben özellikle hızlı büyüme dönemlerinde yurt içinde yılda 70 bin mil uçuyordum. Bu çalışmalar sonucu pazarda ticari kredilerde pazar payımız yüzde 9’dan yüzde 20’ye kadar geldi. Bankamızda en büyük 100 şirketin toplam ticari kredilerden aldığı pay yüzde 40 civarındaydı. Bugün bu oranı yaygın büyümeyle yüzde 25’in altına çektik. Yanlış anlaşılmasın, bu büyük şirketlerdeki paylarımızı azalttığımız için olmadı, onlarda da büyüdük. Aynı dönemde büyük işlerden, kritik projelerden geri kalmadık. 5 yılda 7 milyar doları enerjide olmak üzere toplamda 13 milyar dolarlık proje finansmanı gerçekleştirdik. Altyapı finansmanlarında, Osmangazi Köprüsü, 3. Köprü, Avrasya Tüneli, özelleştirmeler ve kamu özel iş birliklerinde aktif rol oynadık.
* Bu büyümeyle birlikte sorunlu alacak tarafında nasıl bir yol izlendi? Bugün bankanın sorunlu alacak rasyosu ne kadar?
 Büyümenin kalitesine özel önem veriyoruz. Sorunsuz büyüme hedefiyle sektörden daha hızlı büyümeyi ve sektörden daha az sorunlu krediye maruz kalmayı başardık. Sorunlu kredi rasyosunda 2010 yılında yüzde 3,6 ile ilk kez sektörle eşit hale geldik. Sektörün bu bakımdan en iyi hale geldiği 2013’e kadar ise görece daha az takibe intikal ve daha fazla tahsilat ile sektörde yüzde 2,6 olan sorunlu krediler rasyosunu bankamız için yüzde 1,6’ya indi. 2016 sonuna kadar bilinen nedenlerle burada yukarı doğru bir dönüş oldu. 2016 sonunda sorunlu alacak rasyosu sektörde yüzde 3,2 iken İş Bankası’nda yüzde 2,38 olarak gerçekleşti. Bu oran en büyük özel kreditör olarak intikalde ve tahsilatta iyi bir kas geliştirdiğimizin göstergesi… En büyük özel bankanın sorunlu alacak rasyosunu aşağı çekmesi, ülkenin kaynak tahsisi için de çok önemli. Sadece aktif kalitesini değil gelir kalitesini de iyileştirdik. 5 yılda hizmet gelirlerimizi 2,5 kat artırdık. Hizmet gelirlerinin toplam gelirler içindeki payını yüzde 15’lerden 5 yılda yüzde 19’a çıkardık. O sayede de sermaye yeterliliğimizi yüzde 15’in üzerinde tutmayı başarabiliyoruz. Özkaynaklarımız 17 milyar TL’den 36 milyar TL’ye geldi. Tüm bunlar 2016 yıl sonu 4,7 milyar TL’ye ulaşan kârımızı da açıklıyor. İş Bankası’nın kârı Türkiye’nin kârıdır ve Türkiye’nin kârınadır. Çünkü o kârı buharlaştırmıyoruz, bir yere transfer etmiyoruz. Çok makul bir kısmını dağıttıktan sonra kalanını özkaynağa ekliyor, yeni kredi yeni iş ve yeni istihdam için kullanıyoruz.  
  • 1
  • 2
  • 3

  • Etiketler: adnan bali iş bankası

    İsminiz:

    Yorumunuz:


    FOTO HABER