Capital'e abone olun.
MORTGAGE VE TARIM SİGORTAYI BÜYÜTECEK

Mortgage Ve Tarım Sigortayı Büyütecek

Murat Güvenel, Yapı Kredi Sigorta’nın genel müdürü…Sigortacılık sektörünün 2005 yılında hızlı büyüdüğünü, yasal sorunlarını çözdüğünü söylüyor. Ortaya çıkan rakamların da bunu desteklediğini belirt...

Son Güncelleme: 01.01.2006

Murat Güvenel, Yapı Kredi Sigorta’nın genel müdürü…Sigortacılık sektörünün 2005 yılında hızlı büyüdüğünü, yasal sorunlarını çözdüğünü söylüyor. Ortaya çıkan rakamların da bunu desteklediğini belirtiyor. Ancak, prim üretiminin GSMH’ya oranının hala çok düşük olduğuna dikkat çekiyor ve 2006 için umutlu konuşuyor: “Özellikle inşaat, emlak ve tarım sigortalarında büyük bir büyüme bekliyoruz.”

Avrupa Birliği sürecine bankacılık sistemi ne kadar hazırsa, sigorta sektöründe de bir o kadar sorun var. Sermaye yetersizliği, teknik karlılığın azlığı, yasal düzenlemelerdeki yetersizlik, prim üretiminin GSMH’ye oranının AB ortalamasının çok altında olması, şirketler arasında rasyonellikten çok uzak olarak yaşanan fiyat rekabeti… Tüm bunlar, sigorta sektörünün en önemli sorunlarından sadece bir kaçı..

Sorunlar böyle olunca da hem yasal düzenlemeler için hükümete, hem de bunların uygulanması için sektör oyuncularına büyük iş düşüyor.  Sektörün önde gelen şirketlerinden biri olan Yapı Kredi Sigorta’nın Genel Müdürü Murat Güvenel,  Avrupa yolunda sektörü bekleyen en önemli sorunun sermaye yetersizliği olacağını söylüyor.  Ülkelerin gelişmişlik seviyeleri ile sigorta sektörünün gelişmişliğinin paralel değerlendirilmesi gerektiğini belirten Güvenel, Capital’in sorularını yanıtladı:

SİGORTANIN PERFORMANSI
2005, Türkiye ekonomisi açısından olumlu geçen bir yıl oldu. Türkiye’nin çeşitli kredi kuruluşlarından aldığı notlar yükseldi, tüm piyasalara güven geldi, finans da dahil olmak üzere pek çok sektörde ve GSMH’de de reel büyüme yaşandı.

Sigorta sektörü de bu olumlu gelişmelerden etkilendi ve 2005 yılı içerisinde reel olarak büyüdü. Diğer yandan konut kredisi faiz oranlarında yaşanan düşüşe bağlı olarak, uzun süredir sessiz kalan inşaat ve emlak sektöründe yaşanan hareketliliğin, sigorta sektörüne yansımaları da olumlu oldu.

Biz müşteri memnuniyetini arttırmaya yönelik çalışmaları 2005 yılında da devam ettirdik. Anlaşmalı sağlık kurumlarımıza ve anlaşmalı servislerimize de yenileri eklenmiş durumda.. Ayrıca 2005 yılında kasko ürünü için aktüeryal çalışmalar yaptık ve yeni fiyatlandırma esasları kullanmaya başladık. Çalışmalarımızın olumlu sonuçlarını 2006 yılı içerisinde almayı planlıyoruz.

2005 YILI NASIL KAPANDI?
Ülke ekonomilerinin geliştiği dönemlerde, yani GSMH reel olarak arttığında, sigorta sektörü de olumlu etkileniyor,  prim üretimi de reel olarak artıyor. Benzer durum Türkiye ekonomisi için de geçerlidir. 2005 yılının ilk 9 ayına baktığımızda, sektör prim üretiminin GSMH’ya oranının 1.6 düzeyinde kaldığı ve sigorta sektörünün gelişmesi yönünde önümüzde daha uzun bir yolun olduğu görülüyor.

Biz Yapı Kredi Sigorta olarak, 2005 yılı sonunda bir önceki yıla göre yüzde 15’in üzerinde bir büyüme ile 470 milyon YTL’ye yakın bir ciro elde etmeyi beklemekteyiz. Piyasalara bağlı olarak azalan mali gelirler ve yaşanan yoğun fiyat rekabetine karşın, 2005 yılını da kârlı kapatmayı ve kârlı branşlara yoğunlaşarak, sektör ortalamasının üzerinde bir büyüme hedefliyoruz.

YASAL DÜZENLEME ETKİSİ
2005 yılı içerisinde sigorta sektörüyle ilgili olarak Hazine Müsteşarlığı’nca önemli düzenlemeler yapıldı. Sigorta sektörünün uluslararası uygulamalarla uyumlu hale getirilmesi ve sigorta şirketlerince verilen hizmetin kalitesinin denetlenebilmesi amacıyla hazırlanan “Sigortacılık Kanunu Tasarısı Taslağı” üzerindeki çalışmalar tamamlandı. Taslağın en kısa sürede Meclis’e sunulması bekleniyor. Sigorta sektörünün şeffaflaştırılarak, uluslararası standartlar ile uyumlu hale getirilebilmesi amacıyla hazırlanan Sigortacılık Muhasebe Sistemi yine 2005 yılı başından itibaren yürürlüğe konuldu.

Çiftçilerimizin karşılaşabilecekleri çeşitli risklerin olumsuz etkilerini bertaraf etmek amacıyla büyük önemi olan Tarım Sigortaları Kanunu ve ilgili uygulama yönetmeliği yine bu yıl içerisinde çıkarıldı. Ancak konu ile ilgili uygulama belirsizliğinin şirketlerin aksiyon almalarını engellediğini belirtmeliyiz.

MORTGAGE ETKİSİ ÖNEMLİ
Eylül 2005 sonu itibariyle tarım, kaza ve makine montaj (mühendislik) oransal olarak sektör ortalamasının üzerinde bir artış gerçekleşti ama, yangın ve nakliyat branşlarında ise reel bir artış olmadı. Sağlık branşı ise sektörle paralel bir oransal büyüme yaşıyor.

Mortgage sisteminin 2006 yılında uygulamaya alınmasıyla, inşaat ve emlak sektöründeki canlanmanın daha da artması ve olumlu etkilerinin sigorta sektörüne yansıması beklenmektedir. Tarım sigortaları da 2006 yılında sektörümüzün gündeminde yer alacak bir diğer konu olacaktır.

AVRUPA BİRLİĞİ’NE UYUM
Tarama sürecinde Türk sigorta sektörünü, likidite yükümlülükleriyle ilgili kısmın zorlayacağı, Avrupa yolunda bekleyen en önemli sorunun sermaye yetersizliği olacağını düşünüyorum. Sektörde yer alan şirketlerin risklerini, reasürans şirketleri ile paylaşması da bunun bir göstergesi. Ayrıca, ülkelerin gelişmişlik seviyeleri ile sigorta sektörünün gelişmişliği paralel değerlendirilmeli. 

Finansal hizmetler alanında Avrupa Birliği’nin temel önceliklerinden biri sigorta sektöründe bir tek pazar yaratmaktır. Tek bir sigorta piyasası içerisinde şirketler ürünlerini Avrupa Birliği üyesi tüm ülkelerde serbestçe satabildikleri gibi, kişiler de sigorta işlemleri için kendi yerleşik bulundukları ülke dışında herhangi bir üye devlet sigortacısına başvurabiliyor.

AB İLE FARK VAR MI?
Türk sigorta sektörü ile AB sigorta sektörü arasındaki asıl farklılık hayat sigortalarından kaynaklanıyor. AB’de hayat sigortaları ağırlık taşırken, Türkiye'de ağırlığı hayat dışı branşlar alıyor ve özellikle son yıllarda da Türkiye’de hayat sigortalarının ağırlığı gittikçe azalıyor.

AB’de üretimin yüzde 58’ini hayat sigortaları oluşturuyor.

Hayat dışı branşlardan elde edilen prim oranı ise yüzde 42 civarında. Hayat sigortacılığında Türkiye, AB’de 18. sırada yer alan Macaristan’ın da gerisinde..

Rekabet ve daha iyi ürünlere erişim konusu bizi en çok zorlayacak konuların başında geliyor.
Türkiye’de aktif olarak girilmeyen sigorta alanlarına eğilimin artması ise yaşanacak bir olumlu gelişme olabilir.

AB’ye uyum sürecinde Türkiye’nin de bu ortalamaları yavaş da olsa yakalamasını bekliyoruz.  Ancak bunun gerçekleşebilmesi için gerekli kanunların uygulamaya alınması, ayrıca devlet desteğinin de sağlanması gerekmektedir.

 “SİGORTACILIKTA ANADOLU ÖN PLANA ÇIKACAK”
Genel stratejilerimizi özellikle teknik kârı önemseyen bir bakış açısıyla belirliyoruz. Pazar yapısını ön planda tutarak, kârlı alanlarda, verimli bölgelerde yoğunlaşmayı planlıyoruz. Özellikle Anadolu’nun çok daha ön plana çıkacağı bir yıl geçireceğimizi tahmin ediyorum.

YENİ ÜRÜNLER Sağlık dışı branşlarda mümkün olduğunca detaylı, özelleştirilmiş risk ve fiyat değerlendirme politikaları ile müşterilerimiz için en uygun ve doğru yapıdaki poliçelerle pazarda yerimizi alacağız.

Sağlık branşında ise yeni sigortalı kazanma ve pazarı büyütme politikamız devam edecek. Özellikle geniş kitlelere hitap edecek ürünler ve kanallar ile pazar payımızı artırmayı hedefliyoruz.

“FİYAT REKABETİ SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİL”
Kaza branşı altında yer alan ve üretiminin büyük bir yüzdesini oluşturan kasko ürünü ve sağlık branşı aynı zamanda en yoğun rekabetin yaşandığı, teknik karın kimi zamanlarda negatif olduğu, sektörün kırılganlaştığı noktalar.

RASYONEL DEĞİL Bugüne kadar pek çok şirket, sektörde rekabet edebilmek adına rasyonel olmayan fiyatlarla çalıştılar. Şirketlerin finansal yapılarını zayıflatan ve global teknik karlılığını olumsuz etkileyen bu durum bence sürdürülebilir değil.

REKABET ALANI Sektör lideri şirketlerin fiyatlarını sadece piyasa şartlarına göre değil, aynı zamanda rasyonel ilkelere göre de belirlemeleri artık kırılma noktasına gelindiğinin bir göstergesi. Rekabetin kırılganlaşan fiyat üzerinde değil, ürün çeşitliliği, hizmet kalitesi gibi konularda olması gerektiğini düşünüyorum.

  

Etiketler:

İsminiz:

Yorumunuz:


FOTO HABER