Capital'e abone olun.
GELECEĞİN AĞI

Geleceğin ağı

Sokak lambalarından çamaşır makinelerine, rüzgar parklarına çok yakında tüm makineler internete bağlı olacak. Geleceğin interneti, nesnelerin interneti olacak.

Son Güncelleme: 01.02.2013

Günümüzde kullanılan nesnelerin ve makinelerin çoğunun içinde, çalışmalarını kontrol eden ve kullanışlı uygulamaları çalıştıran mikro bilgisayarlar var. Bu iliştirilmiş sistemler, her geçen gün giderek artan oranda tek bir "Nesneler İnterneti" şemsiyesi altında bir araya getiriliyor. Gelecekte, ağlar altında birbirine bağlanan bu makineler üretim, enerji dağıtımı ve ulaştırma sistemlerinde birer devrim yaratabilir. Mikrokontrolcüler bugün artık her yerde. Hızla büyüyen bir işlevler evrenini aslında makinelerin içine iliştirilmiş bu minicik bilgisayarlar yönetiyor. Örneğin çamaşır makinelerinde yıkanacak giysilerin, elektronik etiketlerinde yazılı bilgilere erişerek ütü istemeyen kumaştan mı yoksa yünden mi yapıldıklarını anlayabiliyorlar. Diğer sensörler ise çamaşırların ne derece kirli olduklarını algılıyor. Ayrıca hem su vanalarını kontrol edebiliyor hem çamaşır makinesinin kapısının güvenli bir şekilde kapatılmasını da sağlayabiliyorlar. DVD oynatıcılar ve elektronik aletlerden otomobillere, hatta bilgisayarlı tomografi sistemlerine kadar pratikte bütün makinelerde iliştirilmiş mikrokontrolcülere rastlamak mümkün. Ancak boyut ve işlemci gücü bakımından klasik PC'lerden farklılar. İliştirilmiş sistemlerde genellikle bir mikroişlemci, bir hafıza kartı ve dış dünyayla irtibat kuran arayüzler var. Ancak PC ekranlarından bir hayli küçükler.

Sıklıkla tek bir çipin içinde yığınla entegre devre bulunur. Her ne kadar bu türden mikrokontrolcüler minicik olsalar da üzerlerinde yüklü yazılımlar aracılığıyla son derece karmaşık makineleri bile kolaylıkla kontrol edebilirler. Alman bilgisayar bilimcisi Karl Steinbuch, 1966 yılında şöylesi bir kehanette bulunmuştu: "Birkaç on yıl sonra, içinde bilgisayar olmayan endüstriyel ürün bulmak neredeyse imkansız olacak". Onun bu tahmini aslında oldukça uzun bir süredir gerçekleşmiş durumda ve Alman endüstri kuruluşu Bitkom ile Roland Berger yönetim danışmanlığı şirketinin ortaklaşa yürüttükleri bir araştırmanın tahminlerine göre, bugün iliştirilmiş sistemlerin küresel pazarı yaklaşık 200 milyar Euro değerinde.

Bu pazar büyük bir hızla da büyümeye devam ediyor. Siemens açısından iliştirilmiş sistemlerin özel bir önemi var, çünkü bu neredeyse gözle görünmez minicik bilgisayarlar şirketin sattığı tıbbi cihazlar ve otomasyon teknolojilerinden bina yönetim sistemleri, trenler, enerji dağıtım sistemleri ve türbinlere kadar hemen her ürünün içine monte ediliyor. Mikrokontrolcüler de tıpkı bilgisayarlar gibi Siemens'in çok ciddi bir uzmanlık alanı olan yazılımlar ile çalıştırılıyor. Siemens yaklaşık 17 bin programcı istihdam ediyor ve her yıl sadece yazılım geliştirmeye 3 milyar Euro civarında yatırım yapıyor. Siemens'in yazılım geliştirme faaliyetleri sadece iliştirilmiş sistemlerle sınırlı da değil. Siemens Kurumsal Geliştirmeler'den Gerhard Kress, "Şu anda SAP'den sonra Avrupa'nın ikinci en büyük yazılım şirketiyiz" diye konuşuyor. Siemens bu alanda "dikey BT" denilen ve Kress'in ifadesine göre "sadece belirli sektörler için terzi usülü özel olarak hazırlanmış" bilgi teknolojileri çözümlerine odaklanıyor.  
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6

  • Etiketler:

    İsminiz:

    Yorumunuz:


    FOTO HABER