Capital'e abone olun.
HİBRİD GÖRÜNTÜLEME

Hibrid görüntüleme

Bilgisayarlı tomografi ve nükleer tıptaki görüntüleme birleştiğinde tümör hücreleri salkımlarının teşhisi kolaylaşıyor.

Son Güncelleme: 01.08.2010

Kanser tedavisinin tek bir temel kuralı vardır. Bu savaşa mümkün olduğunca erken başlamak. Ancak ne yazık ki bu hastalık genellikle fark edilmeden önce çok yol almış olur. O aşamada da tedavi planının en büyük derdi, habis hücrelerin nerelere yayıldıklarını tespit etmektir. Burada zaruri olan, sadece organların iç kesitlerini gösteren değil, aynı zamanda biyokimyasal süreçleri de gözle görünür kılan süreçlerdir. Çünkü hastalıklı hücreler, kendilerini değişen metabolizmalarıyla ele verirler. Örneğin alışılmadık derecede şeker tüketen doku hücreleri kontrolsüz bir hücre büyümesinin işaretidir. Siemens’in Biograph Molecular CT’sinin (mCT) görüntüleme kapasitelerini birleştirebilme yeteneği, onu kanser teşhisinde en ideal kılan özelliği. Vücudun tamamını tarayan bir tarayıcı olan Biograph, pozitron emisyon tomografisini (PET), üç boyutlu bilgisayarlı tomografinin (CT) X ışını görüntüleriyle birleştirir. PET taraması, hafif bir radyoaktif iz sürücü olan ve hastanın vücuduna önceden şırınga edilmiş ve genellikle bir şeker bileşeni olan F-18- FDG’nin (18F Fludeoksiglikoz) konsantrasyonunu ölçer. Radyoaktif iz sürücüler, kendisini en hızlı metabolize eden alanlarda yani tümörlerin etrafında yoğunlaşır. Glikoz metabolizması süreci boyunca F-18, parçalanarak daha sonra PET ünitesi tarafından algılanan ve bir görüntüye çevrilen fotonlara dönüşen pozitronlar yayar. Aynı sırada halka şeklindeki CT ünitesi, vücudun incelenen kısmının yüksek çözünürlüklü 3 boyutlu X ışını görüntülerini üretir. Sonuçta ortaya tümörlerin yerlerini ve boyutlarını gösteren birleştirilmiş bir görüntü çıkar. Siemens PET/CT ünitesinin 2009 ortalarında hizmete alındığı Almanya’daki Jena Üniversitesi Hastanesi Nükleer Tıp Kliniği’nin Başhekimi olan Dr. Martin Freesmeyer, “Hibrid görüntüleme bize her iki tekniğin de tek başlarına uygulanmasına kıyasla dikkate değer derecede daha fazla bilgi veriyor” diyor.

Yeni standartlar
Biograph sadece ölçümleri diğer bütün sistemlerden çok daha hızlı yapmakla kalmıyor aynı zamanda görüntülerin netliği konusunda da yepyeni standartlar getiriyor. Konvansiyonel sistemler, PET görüntü çözünürlüğünde ancak 4-5 milimetreye ulaşabilirken Biograph mCT, kaydedilen bölgenin neredeyse tamamını 2 milimetrelik çözünürlükte gösterebilen görüntüler üretiyor. Bunu da daha önce görülmesi imkansız olan glikoz metabolizmasındaki değişiklikleri yakalayabilen ve toplamda 32 bin 448 tane algılayıcı içeren 4 adet algılayıcı halkası sayesinde başarabiliyor. Bu yeni sistem çok hızlı çalıştığı için hastalara büyük faydası dokunuyor. Rutin bir tarama 4 veya 5 dakikadan uzun sürmüyor. Bu sayede hastaların birkaç X ışını incelemesinden geçmesine ve dolayısıyla yüksek derecede radyasyona maruz kalmalarına gerek kalmaksızın, tek bir tane birleştirilmiş PET/CT taraması ile doktorların eline yüksek çözünürlüklü teşhis görüntülerinin geçmesi sağlanıyor. Erlangen’deki Siemens Healthcare’de Biograph satışlarından sorumlu Norbert Franke, gerekli incelemelerin azaltılmasının çok büyük faydası olduğuna inanıyor. “Daha iyi bir keşif şansı ile daha az incelemenin birleşmesiyle tedavi maliyetleri düşüyor” diyor. Almanya’da şu anda 50 adet Biograph ünitesi faal durumda. Franke, “Bugün artık Asya’da ve diğer Avrupa ülkelerinde de bu cihaza olan talebin ciddi bir şekilde arttığını görüyoruz” diye konuşuyor. Bu cihazın yaygın kullanımını engelleyen en önemli faktör satın alma maliyeti. Bir Biograph mCT cihazının fiyatı, kendine has özelliklerine bağlı olarak 3 milyon Euro’ya kadar çıkabiliyor. Ancak aynı zamanda bu hibrid cihaz, birden fazla inceleme yapılması ihtiyacını ortadan kaldırarak da tedavi maliyetlerinin azalmasını sağlıyor. Amerikalı ve Avrupalı radyoloji uzmanları ile onkologlar ayrıca radyoaktif iz sürücülerinin kullanılmasıyla kanserin çok daha etkin bir şekilde tespit edilebildiğine de inanıyor. Bu teknolojiye acilen ihtiyaç var çünkü Alman Kanser Yardım Derneği’ne göre Almanya’da her yıl 436 bin yeni kanser vakası tespit ediliyor ve yılda 211 bin 500 insan bu hastalık yüzünden hayata veda ediyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), global nüfus içinde yaşlı insanların oranı artacağı için dünya genelinde kanser kurbanlarının sayısının 2030 yılına kadar yüzde 50 oranında artmasını bekliyor. WHO tarafından yayınlanan Dünya Kanser Raporu’nun son sayısında, dünya genelinde kanserin çok kısa bir zaman içinde bir numaralı ölüm nedeni olan kalp damar hastalıklarının yerini alacağı tahminediliyor.  
  • 1
  • 2

  • Etiketler:

    İsminiz:

    Yorumunuz:


    FOTO HABER