Capital'e abone olun.
KENDİ TRENİNİZİ YAPIN

Kendi treninizi yapın

Metro ve tramvaylar kentsel trafik sıkışıklığının azaltılmasında çok önemli bir rol oynuyor.

Son Güncelleme: 01.03.2012

Ancak sanayileşmiş ülke şehirlerinde tipik olarak rastlanan kitlesel transit sistemlerinin optimize edilmesi güç. Siemens'in geliştirdiği yeni bir platform konsepti, esnek ve ekonomik bir çözüm sunuyor. Giderek artan sayıda insan metropollere taşındıkça, mevcut transit sistemlerin sınırları test ediliyor. Dünyadaki şehirler bu sorunu farklı biçimlerde ele alıyor. Örneğin Çin, kamu ulaşımında büyük birgenişleme için yatırım yapıyor. Devasa projeler çok sayıda ürünün imalatını mümkün kılıyor, standardizasyon ve maliyet indirimleri sağlıyor. Metro ve tramvay şebekelerinin bazı durumlarda iyice yaşlandığı birçok Avrupa şehrinde ise tablo farklı. Bu sistemlerin çoğu zaman içerisinde genişletmeler ve yenilemeden mahrum kaldı. Sonuçta maliyet kısıtlama standardizasyonlarının optimizasyonu için çok az imkan veren karmakarışık sistemler olarak ortaya çıktı. Erlangen'deki Siemens Mobility'de tramvay ürünleri müdürü olan Matthias Hofmann, "Her tramvay sistemi kendi kavisi, eğimi, rayları ve her şeyin üzerinde kalitesiyle emsalsizdir" diyor. Tramvay tarihi uzun olan şehirler, örneğin, keskin kavislere ve köhne bir ray malzemesine sahiptir. Hoffman, "Eğer bir tramvay yola mükemmel şekilde uygunlaştırılmamışsa, bazı kavislerde inanılmaz bir zorlanma söz konusu olabilir. Yol ve araçtaki yıpranma da buna uygun olarak yüksek olur; bazı dönüşlerde yolcuların koltuklarından fırladığı vakalar biliyoruz" diye ekliyor.

Esnekliğe odaklanmak.

Siemens mühendisleri bu sorunun varlığına dayanarak Avenio adı verilen bir tramvay geliştirdi. Uzun bir araç gövdesi tarafından zorlanan katı bir şase yerine, ki geçmişte yaygın yaklaşım buydu, bu tramvayda vagonları merkezi bir konumda her bir modülün altında dönebilme özelliğine sahip. Basit bir ilke, ancak güçlerin simetrik dağılımı ve tramvay kavşaklarındaki streste büyük bir azalma sağlamak gibi büyük sonuçlar sağlıyor. Avenio'nun eski, köhnemiş ray sistemlerinde bile esnek olarak devreye alınabilecek olmasının nedeni de bu. Hofmann şu örneği veriyor: "Eski yollarıyla, bük-lümlü raylarıyla Budapeşte'de, tekerlek gruplarında aşırı tork yaratmadan, bir tramvayı 500 bin kilometre çalıştırdık. Tekerleklerdeki yıpranma ve hırpalanma, Batı Avrupa'da bakımı iyi yapılan tramvay sistemlerindeki çağdaş araçların kullandığı tasarımlara göre üçte bir daha azdı. Buradaki hoş bir yan etki de, azaltılan yıpranmanın yolculara daha rahat bir seyahat imkanı sağlaması. Seyahat daha düzgün ve sakin geçme eğiliminde, yolcular aniden bir tarafa yatmak, dönüşlerde de cayırtı ve gürültü dinlemek zorunda kalmıyor." Avenia aynı zamanda yolcuların kendilerinin belirleyebileceği esnek en ve boy imkanı sunuyor ve sofistike düşük zemin teknolojisini kullanıyor. Tekerlekler vagon alt düzeninin iki yanına konulduğu ve bakım için kolaylıkla erişilebilirolduğu için, tekerlekler arasındaki boşluk kullanılabiliyor. Buna bağlı olarak Avenio'da zemin düşük olabilmekte çünkü ray yatağının sadece birkaç santim üzerinde bulunuyor. Büyük çiftli kapılarıyla birlikte bu durum, örneğin tekerlekli sandalyeli olan ya da bebek arabalı yolculara tramvayı rahatlıkla kullanabilme imkanı sağlıyor. Avenio'yu ömür boyu düşük maliyetle tam bir kullanıcı dostu yapan diğer noktalar da, araç durana kadar çalışan elektrik fren sistemi, önceki modellerde bulunmayan bir avantaj, tren beklemedeyken kendisini kapatan yardımcı komponentler, akıllı bir enerji yönetim sistemi ve neredeyse yüzde 90 geri dönüşüm oranı olarak sıralanabilir.  
  • 1
  • 2
  • 3

  • Etiketler:

    İsminiz:

    Yorumunuz:


    FOTO HABER