Capital'e abone olun.
OTOMASYONDA ÖNEMLİ FIRSAT

Otomasyonda önemli fırsat

Gelecekte akıllı binalar, istikrarsız güneş ve rüzgar enerjisi kaynaklarından bağımsız olarak kendi elektrik tüketimini kendisi ayarlayabilecek.

Son Güncelleme: 01.08.2011



Yeni bir araştırma, konfordan ödün verilmeksizin havalandırma sistemleri ve pompaların açılıp kapatılmasıyla bu yaklaşımın teknik anlamda mümkün olduğunu gösteriyor. ABD'de şebekedeki aşırı yüklenmelerin önlenmesi için yüksek tüketimli cihazların fişten çekilmesi uzunca süredir kullanılan yaygın bir uygulama. Yeni otomasyon teknolojileri ise bunu çok daha verimli bir yoldan yapacak.Yenilenebilir kaynaklardan gelen enerji kullanımının giderek artması, gelecekte enerji şebekeleri üzerindeki baskıların artmasına yol açacak. Alman Enerji Ajansı'na göre Almanya'da sadece elektriğin tüketicilere ulaştırılabilmesi için 2020 yılına kadar 3 bin 600 kilometre uzunluğunda yeni enerji hatlarının döşenmesi gerekiyor. Ancak bu bile yeterli olmayacak. Daha fazla şeffalık, çok daha esnek fiyatlandırma modeli ve daha iyi bir elektrik dağıtımı gerekecek ve şebekeler de artık çok daha akıllı hale gelmek zorunda kalacak. Tartışılmakta olan konulardan bir diğeri ise rüzgar estiği ve güneş parladığı zaman ihtiyaç fazlası elektriği saklayabilen ve rüzgar durup gökyüzü bulutlandığında onu şebekeye geri verebilen elektrik depolama üniteleri. Buna ilaveten, elektrikli araçlardan gelecekte sayısız pilden oluşan dev bir enerji havuzu olarak da faydalanılabilecek. Tüketim üretimi izliyor. Şimdi enerji bulmacası için sadece karmaşık bir yazılım paketinin uygulanmasından ibaret olan yeni bir potansiyel çözüm ortaya çıkıyor. "Yük Aktarma" olarak bilinen bu sistemde ana fikir, elektrik tüketicilerinin veya binaların yükünü, sadece rüzgar türbinlerinin ve fotovoltaik modüllerin aşırı enerji ürettikleri yani elektriğin ucuz olduğu zamanlarda ortaya çıkmasına izin verecek şekilde yönetmek. Tersi durumda, yani geceleri veya rüzgarın durduğu zamanlarda mümkün olduğunca çok sayıda elektrikli alet fişten çekilecek. Benzin ve kömür yerine fosil yakıt ile çalışan enerji tesisleri, evlerdeki, fabrikalardaki ve ofislerdeki enerji tüketimi davranışlarına göre kendilerini ayarlayacaklarından bu bir paradigma değişikliğine neden olacak. Ancak gelecekte, bu durum kelimenin tam anlamıyla tersyüz olacak. Binalar kendi elektrik taleplerini mevcut enerji tedarikçilerine göre değiştirecek. Yani tüketim, üretimi takip edecek.Münih Teknik Üniversitesi'nden (TUM) araştırmacılar, Siemens Bina Teknolojilerinden uzmanlarla birlikte çalışarak, her tür binada geniş bir yelpazede yer alan cihazların çok basit bir uygulamayla açılıp kapatılabileceklerini keşfetti. Bu takım, bina yönetim sistemlerindeki havalandırma sistemlerinden su pompalama faaliyetlerine ve ofisler ile konferans salonlarındaki sıcaklık derecelerine kadar her şeyle ilgili verileri toplamak için aylar harcadı. TUM'da Bina Klimatolojisi ve Bina Hizmetleri Bölümü'nde araştırma asistanı olan Timm Rössel, "Bizim için kilit soru, bir odada veya ofiste konforu etkilemeksizin belirli cihazları ne kadar süreyle kapalı tutabileceğimizdi" diyor. Alman bina standartları, konforlu çalışma şartlarının tesis edilebilmesi için ofis sıcaklığının 21 derecenin altına düşmemesini zorunlu kılar. Rössel ile Enerji Sistemleri ve Uygulama Teknolojiler Bölümü'nden meslektaşı Johannes Jungwirth, araştırmalarında ofis ve idari binalar, hastaneler, kapalı yüzme havuzları ve okullar olmak üzere 4 farklı türden binayı analiz etti. Analizler sonucunda ofis binalarında yük aktarma potansiyelinin bir hayli yüksek olduğunu gördüler. Örneğin, makul insan sayısı olan ofislerdeki havalandırma sistemleri yarım saat gibi uzun bir süre kapatılsalar bile odanın havası boğucu bir hal almaz ve bu iş günde birkaç kere tekrarlanabilir. Aynı durum yeraltındaki garajların havalandırma sistemleri için de geçerlidir. Araştırmacılar ayrıca ofis binalarındaki asansörlerin hangi sıklıkta ve daha da önemlisi hangi hızda kullanıldıklarını da incelediler. Ardından asansör hızlarının sabah ve akşamki izdihamlar dışındaki saatlerde birkaç saat düşürülebileceğine ve dolayısıyla elektrik tüketiminde yüzde 10 civarında tasarruf yapılabileceğine karar verdiler. Onlar ayrıca asansör kullanıcılarının hızın düşürülmesinden hiç de rahatsız olmadıklarını da gördüler. Modern sistemler. Almanya'da bu yıl uygulamaya giren yeni bir düzenleme, enerji tedarikçilerinin gün içinde değişen arz ve talebe uygun düşecek şekilde değişken elektrik tarifeleri sunmasını zorunlu hale getiriyor.  
  • 1
  • 2

  • Etiketler:

    İsminiz:

    Yorumunuz:


    FOTO HABER