Capital'e abone olun.
SENARYO 2060: OTOPARKTAN PARK BÖLGESİNE

Senaryo 2060: Otoparktan park bölgesine

Emisyon yok, araba gürültüsü yok, trafik sıkışıklığı yok. Onun yerine dönümlerce park ve yığınla kamusal alan var. Şehirlerin kendi altyapılarını modernleştirirken aynı zamanda şimdiye kadar hiç görülmedik kadar çok sayıda insanın hemen her şeyi evlerinden yapabilmesine olanak sağlayan dijital teknolojiler sayesinde, geleceğin akıllı şehirleri kendi sakinlerine metropolitan yaşam tarzının konforuyla kırsal yaşamın avantajlarını bir arada sunuyor olacak. Micha ve ailesi de işte bu yüzden yeni bir iş kurmak için tekrar şehre taşınmaya karar vermişti. Ancak burada gördüklerinin içinde doğup büyüdükleri şehirlerle uzaktan yakından hiçbir benzerliği yok.

Son Güncelleme: 01.07.2015

Gazetede yayınlanan bir videoyu internette izlerken kenarları sıra sıra ağaçlarla çevrili avludan gelen çığlık çığlığa bağrış çağrışla dikkati bir anda dağılır. Yerel bir pastane sahibi olan Micha, gözlerini tekrar aşağıya indirmeksizin gazetesini bir rulo halinde yuvarlar ve büyük bir keyif içinde karşısındaki manzarayı izlemeye koyulur. Eşi Carla ile kızı Freda, o sırada kızının Leopold adındaki evcil kazını bahçedeki havuzun etrafında dört dönerek kovalamaktadır. Loepold pastaya bayılan bir yavru kazdır. En sık yaptığı numara ise Micha’nın müşterileri pastanenin bahçesinde bir masaya oturduklarında, gizlice yaklaşıp onların tabaklarından “bir gaga dolusu” pasta aşırmaktır.
Şehirlerden veriler ekosistemine
Micha bir kahkaha atar. Bu kaz yavrusu onun küçük kızına pasta ve fırıncılık bayiliğini aldıklarında COSY AG tarafından verilen bir hoş geldiniz hediyesiydi. COSY ya da tam açılımıyla “Tamamen Organik Sosyal Bahçe”, aslında şehir planlamayla kentsel yaşam hakkındaki en son trendleri yakından takip eden global bir şirkettir. Şirket, kendini sürdürülebilirlik, bölgeselcilik prensiplerine ve işlevsel sosyal bir dokuyla herkesin serbestçe erişebildiği kamusal alanların yaratılmasına adamış organize bir kuruluştur. Micha ve Carla’nın COSY’nin felsefesiyle aynı çizgideki kendi dükkanlarını açmalarının üstünden 2 yıl geçmiş durumda. Dükkanları, şehirlerde giderek daha sık rastlanılan yerler haline gelen dikey çiftlik-binalarından birinin içinde yer alıyor. Bu binanın içinde hayvan üretimi ve bakımından meyve, sebze ve hububat yetiştiriciliğine kadar çeşitli tarımsal kuruluşların türlü türlü faaliyetlerine şahit olunuyor. COSY açısından sürdürülebilirlik yeni bir yerde bayilik vermeyi düşünürken dikkate aldığı en önemli faktörlerden biri. Eğer bugün artık hiç kimse akıllı binalardan bahsetmiyorsa bu onların günümüzde birer standart haline gelmiş olmalarının sonucudur. Tüm binalar, bugün saçaklarından birbirine bağlanmış ve ayrıca Şehir İstihbarat Platformları (CIP) denilen dijital bir kentsel altyapı aracılığıyla da iç içe geçmiş durumda. Oysa COSY ilk kurulduğunda ve Micha ile Carla şehre geri dönmek fikri üzerinde beyin jimnastiği yapmaya yeni başlamışken sürdürülebilirlik çok ciddi bir sorundu. COSY’nin çiftlikbinaları, endüstride zaten aşina olunan ve o zamanlar öncelikle tek tek binalar, ardından sokaklar ve nihayetinde bütün mahallelerden gelen verileri toplayan, entegre eden ve yöneten bir teknoloji olan otomasyon ve görüntüleme sistemlerini kuran binaların ilkleri arasındaydı. Bu aslında trafik akışlarını, enerji yönetimini, su dağıtımını ve tahliyesini ve daha da önemlisi, kentsel planlamayı iyileştirmek için sensör ağlarından gelen devasa boyuttaki verileri işleyen CIP’lerin yaratılması yönünde atılan ilk adımdı. Günümüzde tüm bu bilgiler, kendi kendini yöneten ve aslında akıllı bilgiler üretmek için devasa bir veriler selini elekten geçiren bir sistem olan sanal dijital ekosistem anlamına geliyor. Bu öyle bir sistem ki sinirsel ağlara bağlı olarak kendi kendine öğrenebiliyor ve kentsel altyapıların verimliliğini otomatikman artırabiliyor. 
  
  • 1
  • 2

  • Etiketler: teknoloji,akıllı şehir,altyapı

    İsminiz:

    Yorumunuz:


    FOTO HABER