Capital'e abone olun.
ULAŞTIRMA PROBLEMİNE BÜTÜNCÜL ÇÖZÜMLER

Ulaştırma problemine bütüncül çözümler

Bir yerden bir yere ulaşım sadece Türkiye’nin değil tüm dünyanın sorunu. Sürdürülebilir ulaşım uzmanı Holger Dalkmann ile Buzzcarr kurucusu ve CEO’su Robin Chase, bu probleme değinerek gelecekte araba kullanımının nasıl değişeceğini demografik bir çerçevede gözler önüne seriyor. Yarınların kentsel ulaşım ekosisteminde toplu taşımacılığın, bilgi ve iletişim teknolojilerinin oynayacakları önemli rollere değiniyorlar. En önemlisi ulaşımda farklı şehir örneklerinden yararlanarak önemli mesajlar veriyorlar.

Son Güncelleme: 01.03.2015

Başarılı bir şekilde sonuçlanmış ve diğer bölgelere de uygulanabilecek iyi sürdürülebilir ulaştırma deneyimleri hangileri?
Dalkmann:
Sürdürülebilir ulaşım hakkında konuştuğumuz zaman sistemin bütününe bakmamız gerekir. Özel çözümler bakımından dünyanın dört bir tarafında metrobüs (BRT) ve araba paylaşımı gibi çok sayıda iyi örnek var. Eğer gerçekten bir değişiklik yapmak istiyorsak o zaman şehirleri ve onların vizyonlarını gözden geçirmeliyiz. Sürdürülebilir kentsel planlamaya yönelik olarak size iki tane başarılı örnek verebilirim. Bunlardan birisi Kopenhag... Bu şehir, 1947 yılında “Parmak Planı” olarak bilinen bir transitodaklı geliştirme planıyla uyumlu bir şekilde nasıl büyümek istediğine dair bir vizyon geliştirdi. Bu plan konseptinin yoğun şehir merkezi avuç içinden dışarıya doğru uzanan beş tane “parmağı” vardı. Kopenhag sakinleri yıllar içinde kendi hedeflerini tutturdu ve vizyonlarını daha da geliştirdi. Şimdi onların demiryolları ve diğer türden verimli çalışan ulaşım sistemleri var. Bunlara ilaveten Kopenhag kilit bir ulaşım sistemi olarak bisikleti seçti ve erkenden toplu taşımacılığa yatırım yapmaya başladı. En önemlisi ise toplu taşımacılık sisteminin etrafındaki alanların oldukça yoğun, karışık-kullanımlı ve bir hayli erişilebilir olması. Kopenhag, 1970’li yıllardan bu yana toplu taşımacılıkta model alınacak bir şehir olarak gösteriyor ve arazi kullanımı da Roberto Cervero’nun çığır açan kitabı Transit Metropol’de de (1998) altını çizdiği üzere biçilmiş kaftan. İkinci örnek ise kendi yaklaşımını bu oyunun oldukça geç bir aşamasında değiştirmeye başlayan New York şehridir. 1960’lı ve 1970’li yıllarda bu şehir otobanlar inşa etmiş ve otopark alanlarını ortadan kaldırmıştı ve 1980 ile 1990’lı yıllarda sıkışık ve güvensiz bir yer görüntüsü veriyordu. Toparlanmak için önemli çabalara 2002 yılında başlandı. PlaNYC 2030 ile New York’u “daha yeşil ve daha harika” bir şehre dönüştürecek sürdürülebilir kentsel gelişim için bütüncül bir planla ortaya çıktı. Bu kavramın içinde ulaştırma altyapısını büyütecek, trafik sıkışıklıklarını azaltacak ve toplu taşıma sistemiyle karayollarının fiziksel durumlarını iyileştirecek 14 tane belirli eylem noktası vardı. PlaNYC ile bisiklet kullanımını daha güvenli ve kolay bir hale getirmek ve yaya geçişlerini daha güvenilir kılmak gibi önlemler alınmıştı. Tüm bunların gerçekleşebilmesi için hibrid otobüslerle taksi filolarının yanı sıra şehir merkezlerine girişlerin ücretlendirilmesi gibi ezber bozan sistemlerin kullanılması gerekiyordu.
Chase: Sürdürülebilir ulaşımın iyi örneklerini ararken, yaşam boyunca yapılan ulaşımlar hakkında da düşünmek zorundayız. Bizim kendi yaşımıza ve her bir seyahatin türüne bağlı olarak farklı ulaşım gereksinimlerimiz var. Eğer çok aşırı iki uç örneği yani Houstan’a karşılık dağ başında kalmış bir Afrika köyünü karşılaştırırsak onların her ikisinde de sadece tek bir yönteme başvurulduğunu görürüz: Houston’da her şey arabaların etrafında döner, Afrika’da uzak bir köyde ise tek seçenek yürümektir. Aslında en iyi çözüm seçenek bolluğu. Bazı seyahatler en mükemmel yürüyerek yapılırken, diğerleri için ise en uygunu bisiklet, motosiklet, paylaşılan büyük arabalar, paylaşılan küçük arabalar ya da metrolar olabilir. Bu araçların her birinin insanların ulaşım gereksinimlerinde ayrı ayrı yerleri var. Mesafe 1 kilometreden az ise ben yürümeyi tercih ederim ama 1-3 veya 4 kilometrelik mesafelerde bisiklete binerim. Araba kullanmayı tercih ettiğim 10 kilometreden uzak olmamak kaydıyla 4 kilometreden uzak her mesafe için metroya Gelecek&Trendler 4 l Mart 2015 binerim. Eğer bir grup insanla veya küçük çocuklarla birlikte yolculuk yapıyorsam gereksinimlerim değişir ve benim ihtiyaçlarıma en iyi uyan ulaşım yolum da değişebilir.
  
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6

  • Etiketler: ulaşım,Ulaştırma

    İsminiz:

    Yorumunuz:


    FOTO HABER