Capital'e abone olun.
PETROL VE DOĞALGAZA İHTİYAÇ SÜRECEK Mİ?

Petrol ve doğalgaza ihtiyaç sürecek mi?

Dünya genelinde petrole olan talep artmaya devam ediyor. Bu eğilimi düşük fiyatlar da körüklüyor...

Son Güncelleme: 09.11.2016

Petrol fiyatları, sadece birkaç aylık zaman dilimi içinde yere çakıldı. 2014 yaz aylarında “siyah altının” bir varili (159 litre) 100 doların üzerindeydi. 2016 Ocak ayına gelindiğinde ise bir varilin fiyatı 40 doların altındaydı. Peki aslında ne olmuştu? Bir yandan piyasaya daha fazla miktarda petrol gelirken diğer yandan da talep düşmüştü. Bu petrol fiyatlarının dibe vurduğu ilk sefer değil. Bilhassa petrol ve doğalgaz işi olmak üzere Siemens’in enerji işlerinden sorumlu olan ve Siemens’in yönetim kurulunda üye olarak yer alan Lisa Davis, petrol fiyatlarının her zaman inişli çıkışlı bir seyir izlediğini, ancak son on yıllık dönemde bu çalkantıların daha da arttığını ifade ediyor. Düşük petrol fiyatları, bu endüstri için hem bir meydan okuma hem bir fırsat anlamına geliyor. Bugün güçlü olan ve iyi işletilen petrol ve doğalgaz (O&G) şirketlerinin fiyatlar dibe vurup sıçrayarak tavan yaptıktan sonra bu süreçten çok daha güçlenmiş olarak çıkacağı kesin. Her ne kadar öncelikleri petrol sahalarının ve ilgili teçhizatın elverişliliğine yönelik olsa da fiyatların düştüğü bir dönemde maliyet etkin üretime odaklanmaları için her türlü nedenleri mevcut. Bu durum sıklıkla yeni teknolojiler kullanmak ve süreçleri daha da iyileştirmek anlamına geliyor.
Üretim mühendisleri için hüner gerektiren görevler
Siemens onlara bunu başarmalarında yardımcı olabilir. Şirket, Rolls-Royce şirketinin aeroderivetif gaz türbini işini satın aldı ve bu endüstrinin önde gelen ortaklarından Dresser-Rand’ı kendi bünyesine kattı. Lisa Davis, “Bizim özellikle de elektrifikasyon, otomasyon ve dijitalizasyon alanlarında sunacak çok şeyimiz var. Bu her üç alanda da hedefimiz çok daha yüksek verimlilik seviyelerini yakalamak” diyor. Üretim maliyetlerinin düşürülmesi, bu endüstrinin hemen karşılanmasını istediği bir beklenti değil. Aynı zamanda uzun vadeli bir iş. Karada ve yüzeye yakın olduğu için ve yüksek basınçla yapılan ilk delmeden sonra kolaylıkla yeryüzüne çıkarılabilen petrol olan “kolay petrol”ün çoğu zaten yer altından çıkarılmış durumda. Gelecekte petrol yer altında çok daha derinlerden ya da açık denizlerdeki rezervlerden çıkarılmak zorunda olacak. Doğalgazın uzak yerlerden nakliyatı ise boru hatları veya LNG tankerleriyle sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) şeklinde yapılmak zorunda kalınacak. İşte bu durum, üretim mühendislerinin hünerlerini hiç olmadığı kadar konuşturmasını gerektirecek. Bütününe bakıldığında petrol ve doğalgaz üretimi giderek daha çetrefilleşiyor. Ancak iyi haberler de yok değil: Üretim yöntemleri sürekli iyileştirildiği takdirde petrolün ve doğalgazın daha pahalı olmasını gerektirecek hiçbir neden kalmaz. Geçmişte de teknolojik inovasyonlar ve daha verimli süreçler sayesinde giderek daha meydan okuyucu olan koşullar altında üretim maliyet etkin bir hale dönüştürülmüştü. Daha şimdiden birkaç eğilim şekillenmeye başladı bile:
* Gelecekte mevcut alanlar, daha uzun süreler boyunca işletilecek ve getirileri rezervin basıncını artıracak CO2 gibi gazların veya suyun enjekte edilmesiyle artırılacak.
* İçinde petrol veya doğalgaz bulunan kaya formasyonlarının hidrolik kırılması (fracking) gibi gelenek dışı çıkarma yöntemleri muhtemelen ABD’nin dışında da yaygınlaşacak.
* Katran kumundan petrol yağı üretimi giderek daha çevre dostu ve daha az enerji yoğun olacak. n Sıvılaştırılmış doğalgaza (LNG) yönelik global talep güçlü bir şekilde artmaya devam edecek. Sonuçta günümüzde boş yere yanan ve dolayısıyla israf edilen doğalgaz gelecekte kullanılabilecek ve pazarlanabilecek.
* Denizin dibinde, birkaç bin metre derinlikte, bakım gerektirmeksizin 10 yıllar boyunca otomatikman çalışabilen petrol alanları vizyonu bir gün gerçek olabilir.  
  • 1
  • 2

  • Etiketler: gelecek trendler siemens petrol doğalgaz

    İsminiz:

    Yorumunuz:


    FOTO HABER