|
SEKTÖRLER
|
|
|
Genç başkanın hedefi büyük
CENK ÇİMEN, dünya otomotiv pazarında büyümenin Asya’dan ve gelişmekte olan ülkelerden geleceğini öngörüyor.
Cenk Çimen, bundan 18 yıl önce “yetiştirme elemanı” olarak Koç Holding’e
katıldı ve otomotiv alanında çalışmaya başladı. Zaten otomotiv, onun
hayalini süsleyen bir alandı. Ford Otosan’da filo satış müdürüyken
Otokoç’un genel müdürlüğüne talip oldu. Dönemin Ford Otosan Genel Müdürü
Ali İhsan İlkbahar’ı ikna etmek için çok uğraştı ve başarılı oldu. O
tarihten itibaren de kariyer basamaklarını hızla tırmandı. Geçtiğimiz
haziran ayında ise Koç Holding Otomotiv Grubu Başkanı olarak atandı.
Bugün yönetimindeki şirketler, otomotivde Türkiye’deki ihracatın ve
üretimin yarısını, iç piyasa satışlarının yaklaşık yüzde 30’unu
gerçekleştiriyor.
Cenk Çimen, dünya otomotiv endüstrisinin yeniden şekillendiğini
düşünüyor. Bu ortamda da hem Türkiye’nin hem Koç Grubu’nun elindeki
imkanları iyi değerlendireceğine inanıyor. Gündemlerinde yeni işler ve
projeler olduğunu ve bunların üzerinde çalıştıklarını anlatan Çimen,
“Bundan sonraki hedefimiz de işlerimizi daha da büyütmek ve Türkiye
dışına da çıkarmak olmalı” diye konuşuyor.
Koç Holding Otomotiv Grubu Başkanı Cenk Çimen’in sorularımıza verdiği yanıtlar şöyle:
Capital: İş hayatına nasıl başladınız?
- Galatasaray Lisesi, ardından da İTÜ Endüstri Mühendisliği’ni
bitirdim. Üniversiteden sonra ve iş hayatındayken Indiana State
University, Stanford, UCLA gibi okullarda, farklı konularda yönetim
programlarına katıldım.
Yaz tatillerinde Club Med’lerde GO’luk (gentil organisateur) yapardım.
Bavul taşıdım, su sporlarında, resepsiyonda çalıştım. Üniversite
yıllarım boyunca özel ders verdim. Bir ara talebe sayım onun üzerine
çıkmıştı; Fransızca, matematik ve fen dersleri verirdim.
Capital: Koç Holding’e ne zaman ve nasıl katıldınız?
- Üniversiteden mezun olduktan sonra Koç Holding’e iş
başvurusunda bulundum. O dönemde yetkinlikleri kuvvetli, iyi
üniversitelerden mezun olanlar, şirketlerde “yetiştirme elemanı” olarak
istihdam ediliyordu.
Koç Holding İnsan Kaynakları Bölümü, beni 3 şirkete yönlendirdi.
Bunlardan ilki, Otosan’ın pazarlama şirketi olan Nasoto’ydu. Diğer
şirketlere gitmeme gerek kalmadan Nasoto’yla anlaştım. Otomotiv sektörü
çalışmak istediğim bir alandı. Satış ve pazarlama konusu da mühendis
olmama rağmen beni cezbetmişti.
Capital: Nasoto’da göreviniz neydi?
- İlk işim Taunus otomobillerinin satışıydı. Artık Taunus’un son
dönemine gelinmişti ve satışı da oldukça zordu. Yanlış hatırlamıyorsam
günlük 25-30 araç temposuna kadar düşülmüştü.
Benim görevim ise satış ekibi arasında, araçların dağıtımını yapıp
irsaliyelerini kesmek, bayilerle çek vadelerini konuşmaktı. Satış-stok
durumunu gösteren tek sayfalık bir raporu cetvelle çizip fotokopiyle
çoğaltıp dağıtırdım. En keyifli tarafı ise bayilerle olan çalışmalar ve
görüşmelerdi.
İstanbul bayileri, haftada birkaç gün, Anadolu bayileri ise ayda
muhakkak bir defa şirkete gelip hem iş konuşup hem sohbet ederdi. O
dönemde bu konuşmalardan, toplantılardan çok şey öğrendim. Ticareti,
pazarlık etmeyi, bayi yönetimini, hepsinden önemlisi iş hayatının
dürüstlük, güven, samimiyet, beraber kazanma ve ilişkiler üzerine kurulu
olduğunu öğrendim. Öyle bayilerimiz vardı ki bir sözleri yeterliydi.
Capital: Koç Holding’e başladığınız günlerde gelecek için neyi hedefliyordunuz?
- O dönemlerde bölge müdürü olmak çok önemliydi. Ben de
öncelikle bunu hedefliyordum. Bir yıl sonra İç Anadolu bölge müdürü
hemen ardından da Koç şirketlerinden sorumlu koordinatör oldum. Satışta,
pazarlamada çeşitli görevlerde çalıştım; ithalat, filo satış
müdürlükleri yaptım.
Escort otomobilleri projesinin satış ve pazarlama altyapısında, bayi
teşkilatının kurulmasında görev aldım.
Haber : Capital Online / 01 Eylül 2009 Salı
YORUMLAR (0)
Haber'e ait yorum bulunmamaktadır. İlk yorumu siz yapın.
Yorum ekleyebilirsiniz!
|