Capital'e abone olun.
2011 NASIL GEÇİYOR?

2011 nasıl geçiyor?

Türkiye, 2011 yılının ilk yarısında gelişmekte olan ülkeler arasında en kötü performans gösteren piyasalar arasında yer aldı.

Son Güncelleme: 01.07.2011



Küresel risk iştahındaki bozulma, ekonominin aşırı ısındığına yönelik endişeler, Merkez Bankası'nın uyguladığı "yeni normal" politikalarla ekonomide intizamlı bir düzeltme sağlanılacağına güvenilmemesi kötü performansımızın arkasındaki temel gerekçeleri oluşturuyor. Küresel risk iştahındaki bozulma ile başlayalım. Yunanistan'ın borcunu yeniden yapılandırmak zorunda kalacağına yönelik endişeler, küresel büyümenin hız kestiğini gösteren veriler ve FED'in QE3'ün konusunda cesaret vermemesi küresel risk iştahını bozdu. Dolar yüzde 8'e yakın değer kazanırken, dünya borsalarında yüzde 3 civarında gerileme yaşandı. Risk iştahındaki gerilemenin, "dünya ekonomisinde çift dip" endişelerinin konuşulduğu 2010 Mayıs'ındaki gibi sert bir düzeltmeye dönüşüp dönüşmeyeceğini henüz bilmiyoruz. Ama ekonomideki yavaşlamaya rağmen enflasyonun yükselmeye başlaması genişleyici politikalarla durgunluğa karşı mücadeleyi zorlaştırıyor. Haziran ayı PMI verileri ABD ve Avrupa'da büyümenin ivmesini kaybettiğini, Japonya ekonomisinin durgunluğun sınırında olduğunu gösteriyor. Genişleyici maliye politikalarının devreden çıkmasıyla birlikte ABD ve Avrupa ekonomilerinde büyüme zaten hız kesmeye başlamıştı. Kuzey Afrika'da yaşanan toplumsal hareketler nedeniyle petrol fiyatlarındaki yükseliş, Avrupa ülkelerinde yaşanan borç krizi ve Japonya'daki deprem felaketi küresel büyüme üzerindeki baskıları daha da artırdı. 

Türkiye sermaye piyasası büyüyor tablosu için görsele tıklayın

Mevcut konjonktür gelişmiş ülkelerin, özellikle G3 Merkez Bankaları'nın, genişleyici para politikasını uzun süre devam ettirmesini gerektiriyor. Ancak emtia fiyatlarındaki yükseliş ve Asya'dan yapılan ithalatın maliyetindeki artış merkez bankalarının parasal genişlemeyi sürdürmesini zorlaştırıyor. Avro bölgesi borç sorunu risk iştahını bozan bir diğer faktör. Avrupa'nın zayıf ülkeleri Yunanistan, İrlanda ve Portekiz'in borç sorununun kısa vadeli istikrar paketleri ile çözülemeyeceği anlaşıldı. Borç yükü aşırı yüksek olan bu ülkelerde uzun vadeli bir istikrar programıyla mali dengelerin onarılması ve özel kesimin uluslararası rekabet gücünün yeniden kazandırılması lazım. Avro bölgesinin zengin ülkelerinin bu süreci "piyasaya göre daha ucuz ve uzun vadeli kredilerle" desteklemeleri gerekiyor.

AVRO BÖLGESİNİN 2 SEÇENEĞİ VAR
Ancak son bir yıldır yaşanan gelişmeler ümit verici değil. Ne bu ülke vatandaşları reel ücretlerinde önemli düşüşlere neden olacak uzun süreli bir kemer sıkma programını uygulamaya razı, ne de Avro bölgesinin zengin ülkeleri uzun yıllar çalışarak elde ettikleri birikimleri bu ülkeleri desteklemek için kullanmak istiyor. Avro bölgesinin önünde orta vadede iki seçenek var. Ya sorunu olan ülkeleri birlikten ihraç edecekler ya da parasal birliğe dayanan mevcut sistemi bir mali birliğe doğru ilerleyecekler.   

  • 1
  • 2
  • 3

  • Etiketler:

    İsminiz:

    Yorumunuz:


    FOTO HABER