Capital'e abone olun.
MALİ KURAL GELMELİ Mİ?

Mali kural gelmeli mi?

Sistemin olumlu yönleri ve riskleri neler ? sorularına yanıt arandı.

Son Güncelleme: 01.10.2010


M. Rauf Ateş
Öncelikle hepinize hoş geldiniz demek istiyorum. Geniş Açı toplantılarımızı üç ayda bir İş Yatırım’la birlikte düzenliyoruz. Bu sayının konusu ise mali kural. Söze hemen Deniz Gökçe ile başlamak istiyorum. Deniz Bey, mali kural nedir? Ne anlama gelir?

Deniz Gökçe
Mali kural aslında çok yeni bir şey değil. Çok sayıda ülkede uygulanan bir yöntemdir. Hatırlarsanız, Avrupa Birliği’nin, “Bütçe açıkları Gayri Safi Milli Hasıla’nın yüzde 3’ünü geçemez, borç oranları 60’ı geçemez” kuralı da bir mali kuraldır. Tabii Avrupa Birliği açısından bakıldığı zaman mali kuralın, Türkiye’nin durumundan daha farklı bir anlamı var. Çünkü çeşitli politika araçları kaybedilmiş oluyordu. Devalüasyon mümkün değildi. Para basma bir merkezdendi. İşgücü piyasaları problemliydi. Bu nedenle faizlerin ve dolayısıyla borç düzeylerinin elden kaçmaması için mali kuralı Maastricht Kriterleri çerçevesinde getirmeye mecbur kaldılar. Ama daha genel bakarsak mali kural, bir ülkenin kendisini, hem bütçe açığı hem borç açısından problemsiz yönetmesi için gündeme gelen bir uygulama.
Türkiye’deki versiyonuyla mali kuralda bütçe açığı için belirli bir hedef alınıyor. Eğer gerçekleşen açık hedefe göre fazlaysa, hedef ile o yılki bütçe açığının arasındaki farkın bir miktarını, bir sonraki dönemde kapatmak için kendinizi zorluyorsunuz.
Diğer taraftan bütçe açığının iki yönü var. Biri, açık yaratması nedeniyle kötü etkileri, diğer taraftan da ekonominin gidişatında yavaş gidiş varsa bütçe açığı da Keynesyen çerçeve içinde büyümeyi destekleyen bir şey. Dolayısıyla bizdeki mali kuralın içindeki ikinci boyut da eğer büyüme hedefinden uzaksak, bu sefer bütçe açığını önceden belirlenen şekilde büyütüyoruz ki gidişat hem bütçe açığı hem büyüme açısından hedeflenen yerlere ulaşsın. Rakamsal büyüklükleri sonra konuşuruz ama hedef bu.
Bütçe açığının iki etkisi var. Biri negatif finansal etkisi, ikincisi makro ekonomik pozitif etkisi. Amaç, bu ikisi arasında bir denge bularak, ekonominin kontrolünün elden kaçmadan devam etmesini sağlamak. Kabaca mali kural bu.
Mali kuralın uygulandığı ülkelerde bir de hükümetin üstünde bağımsız bir kurum gündeme geliyor. Çünkü hükümetin bütçede ne yaptığını kontrol edecek bir mekanizma yok. Avrupa’da bile biliyorsunuz 2003 yılında Fransa ve Almanya bu kuralı gayet açık biçimde ezmişlerdi. İspanya ve diğer ülkeler de fena halde itiraz etmişlerdi. Çünkü Fransa ve Almanya’ya komisyonun gücü yetmiyordu. Türkiye’de de yanlış hatırlamıyorsam mali kural gündeme geldiği zaman hükümetin yaptığı çerçevede Sayıştay’ın denetim kurumu olarak göz önüne alınması düşünülmüştü ama bu durumda Sayıştay kanununun da değiştirilmesi gerekiyordu.Bu da Türkiye’de önemli bir tartışma konusu olacaktı. Mali kuralın kabaca çerçevesi bu.

M. Rauf Ateş

Yine bir ekonomist konuğumuzla devam edelim. Seyfettin Bey siz nasıl bir çerçeve çizersiniz? Bir de mali kural dünyada yaygın olarak uygulanıyor mu ve Türkiye benzeri ülkelerde başarıya ulaşıyor mu?

Seyfettin Gürsel
Merkez Bankası’nın bağımsızlığı para politikasını ne kadar öngörülebilir siyasal etkilerin dışına çıkartıyorsa, mali kural da bir anlamda maliye politikasını siyasetin etkisinin dışına çıkartmayı amaçlıyor. Tabii merkez bankalarının bağımsızlığı ve onun arkasındaki kuramsal çerçeve kadar tam oturmuş bir uygulama değil. Ama bununla birlikte yine de son yıllarda oldukça popüler olmaya başladı.   


Etiketler:

İsminiz:

Yorumunuz:


FOTO HABER