Capital'e abone olun.
NASIL BÜYÜYECEĞİZ?

Nasıl büyüyeceğiz?

Türkiye’nin en temel sorunu olan istihdamı ve istihdam odaklı bir büyümenin mümkün olup olmadığı sorusuna yanıt arandı.

Son Güncelleme: 01.07.2010



M. Rauf Ateş

Hoş geldiniz. Geniş Açı toplantılarını İş Yatırım ile 2004 yılından bu yana yapıyoruz. Her sayısında öne çıkan güncel bir konuyu iş dünyasından, üniversitelerden, sivil toplum örgütlerinden katılımcılarla tartışıyoruz. Bu ayın konusunu da “Kriz sonrası büyüme” olarak belirledik.
Dolayısıyla Merkez Bankası’ndan, DPT’den, üniversitelerden ve sivil toplum örgütlerinden temsilcilerimiz var.  Ben ilk sözü Merkez Bankası’ndan Şeref Bey’e vereceğim. 
Durgunluk geride kaldı diye bir değerlendirme var. Büyüme dönemine geçtik ya da geçiliyor diye düşünüyoruz. Siz Merkez Bankası araştırma bölümündesiniz, iş dünyasını, piyasaları ve ekonomiyi yakından izliyorsunuz. Sizin gözlemleriniz ve değerlendirmeleriniz ne yönde? Türkiye büyüme dönemine girebildi mi?

Şeref Saygılı
Rakamlara baktığımız zaman büyüme rakamları bu sene için iyi gelecek gibi görünüyor. Diğer kamu kuruluşlarının tahminleri de bu yönde, ancak ben büyüme kavramına farklı bir boyutuyla bakmanın daha anlamlı olacağını düşünüyorum. Doğrudan potansiyel büyüme oranıyla, ekonomide 10 yılda yaratılan cari değerle katma değer arasındaki farkı dikkate alarak kriz sonrası dönemi incelemenin daha mantıklı olacağını düşünüyorum.
Her ülkenin bir üretim kapasitesi var. Eğer bir ülke üretim kapasitesini artırabiliyorsa, potansiyel olarak orta uzun vadede daha fazla üretme yeteneği kazanmış anlamına geliyor. Ancak kısa vadelerde potansiyelinizi çok artırmasanız bile çok kısa vadeli de olsa, iç ve dış talep gelişmeleriyle büyüme rakamlarını bir süre olumlu şekilde izlemek de mümkün olabilir. Biz geçmişte de böyle bir durum yaşadık. 2002 sonrasındaki dönemde de rakamlar yüzde 7 civarında bir büyümeyi gösteriyorken, Türkiye ekonomisi gerçekte o kadar değil de yüzde 5 civarında büyüme göstermişti. Aradaki temel fark ise bu yüzde 7’nin içinde krizden çıkış etkileri, küresel ekonomi ve Türkiye ekonomisinde gözlenen “iş çevrimleri” dediğimiz döngülerin etkisinden kaynaklandı. Bunları arındırdığımız zaman yüzde 5 gibi bir rakama ulaşmıştık. Şu anki durumu ve daha sonrasını değerlendireceksek bu ayrım üzerinden bakmanın daha mantıklı olacağını düşünüyorum.
Bu çerçevede çeşitli kaynaklardan açıklanan son iyimser rakamların potansiyel büyüme rakamının yerine daha konjonktürel ve geçici etkileri yansıttığını düşünüyorum. Bu anlamda, şu an tartışılan rakamlar tam büyüme rakamları değil. Bunlar cari olarak ekonominin büyüklüğünü ve katma değeri yansıtan rakamlar ve bu rakamlar şu anda aslında olumlu gelişmeleri işaret ediyor. Yüzde 6’lara, 7’lere giden rakamlar telaffuz ediliyor. Açıkçası burada benim açımdan sıkıntılı olan nokta şu: Bu rakamlar olumlu gibi. Tabii olumlu seyretmesinde biraz baz etkisi var. Sıkıntılı olan ise geçmiş dönemden farklı olarak daha dengesiz bir büyüme yapısı karşımıza çıkıyor. Bu dengesizlikten kastım, talep bileşeni olarak daha çok iç talebe dayalı bir büyümenin öne çıktığını, dış talebin yeteri kadar toparlanamadığını ve diğer harcama kalemlerine baktığımızda da yatırımda çok ciddi bir toparlanma olmadığını, daha çok tüketim kanallı bir toparlanmanın gerçekleştiğini görüyoruz. Böyle bakarsak kısa vadeli iyileşmenin ötesine geçmenin biraz güç olduğu sonucunu çıkarmak mümkün.
Zira bu “cari” ve “potansiyel” ayrımlarını dikkate aldığınız zaman hali hazırda Türkiye ekonomisinde yüzde 6-7 civarında bir atıl kapasite zaten var. Mevcut durumda da aslında iç talepte bazı sektörlerin öne çıktığı, öncüllediği bir gelişim süreci var. Ama bu bizi ne kadar öne taşır, orada ciddi problemler var. Kanaatimce karşımıza çıkacak olası problemlerden biri şu: Eğer ekonomi geçmişten farklı olarak bundan sonra “daha fazla” iç talebe dayalı olarak büyüyecekse, -örneğin cari açık Türkiye’nin geleneksel problemlerinden biridir- bu durum geçmişten daha fazla önem arz eden bir problem olarak ortaya çıkacak. Zira ithalat ve ihracat arasındaki açığı kapatmak için yeteri kadar işlev göremeyecek.   

Etiketler:

İsminiz:

Yorumunuz:


FOTO HABER