Capital'e abone olun.
KOÇ BİLGİ YEŞİL BİLGİ ELÇİSİ OLDU

Koç Bilgi yeşil bilgi elçisi oldu

Koç Bilgi Grubu, doğayı korumak için “Yeşil Bilgi Platformu”nu kurdu.

Son Güncelleme: 01.05.2010

Koç Bilgi Grubu, 2 yıl önce çevreyi korumanın yanında bu konuda ortak bir bilinç yaratmak için harekete geçti. Bu amaçla Yeşil Bilgi Platformu’nu oluşturdu. Grup çalışanlarının gönüllü elçi olarak yer aldığı bu platformda, çevrenin nasıl korunacağına ilişkin bilgi üretimi yapılıyor ve bu bilgilerin mümkün olduğu kadar çok kişiye ulaştırılarak konuya duyarlılık kazandırılması hedefleniyor.
Koç Bilgi Grubu Genel Müdürü Mehmet Nalbantoğlu, “Doğayı nasıl koruyup, nasıl daha yaşanılır hale getirmemiz gerekiyor? Bize ne tür görevler düşüyor? Bu soruların yanıtlarını bulup, herkese bu konularla ilgili bilgileri ulaştırıp, bilince dönüştürmek için liderlik yapmaya karar verdik. Projemizin özü bu. Bünyemizdeki 9 şirket bu projenin sahibi” diyor.
Koç Bilgi Grubu Genel Müdürü Mehmet Nalbantoğlu ile sosyal sorumluluk projeleri Yeşil Bilgi Platformunu, bu platformla yaratmayı düşündükleri değişimi konuştuk.
Yeşil Bilgi Platformu’nu kurmaya nasıl karar verdiniz?
2008 yılında sosyal sorumluluk bilinci çerçevesinde farklı ne yapabiliriz diye düşündük. Uzun bir arayış sürecimiz oldu. 2008 yılı itibariyle yapısını kafamızda oturttuk. Yeşil Bilgi Platformu’nun klasik sosyal sorumluluk projelerinin çok ötesinde bir anlamı var. Çünkü bu projenin sahibi tüm şirket çalışanları. Buradaki hedefimiz ülkeye, çevreye ve insanlığa katkı yapmak. Yeşil Bilgi Platformu’na destek verenlere ya da gönüllü olarak katılım sağlayanlara Yeşil Bilgi Elçisi diyoruz. Yeşil Bilgi Elçileri, Yeşil Bilgi Manifestosu’nun altına imza atarak gönüllü çevre elçisi olmaya söz veriyor. Bir de Yeşil Bilgi Anayasası var. Bu çevre korumayla ilgili çalışanlarımızın ortak hareket noktalarını belirleyen bir anayasa. Tüm sosyal sorumluluk projelerinden farklı olarak önce çalışanların konuyu içselleştirmesi ile bu projeye başlamak istedik. Çalışanlarımız için hazırlanan duyuruların yer aldığı elektronik ortamda yayınlanan mini bir gazetemiz var.
Bu projeyle tam olarak neyi hedefliyorsunuz?
Birçok şirket kendi marka değerini, markasını tüketiciye yakın hissettirmek için sosyal sorumluluk aktiviteleri yapıyor. Biz bu zihniyetle yola çıkmadık. Biz öncelikli olarak, şunu düşündük: “Yaşayacağımız bir dünya var. İki tane yok. Bir bütün olarak doğaya nasıl sahip olabiliriz, doğayı nasıl koruyup daha yaşanılır hale getirebiliriz, bize ne tür görevler düşüyor?”
İşte bu soruların yanıtlarını bulup, herkese bu konularla ilgili bilgileri ulaştırıp, bilince dönüştürmek için liderlik yapmaya karar verdik. Projemizin özü bu. Bünyemizdeki 9 şirket bu projenin sahibi.
Çalışanlarınızın hayatında Yeşil Bilgi Platformu kurulduktan sonra bir değişim yaşandı mı?
Çarpıcı bir örnek var. Çalışanların yüzde 96’sı bu projeyle birlikte şirketlerine olan bağlılıklarının güçlendiğini söyledi. Platforma üye şirketlerimizle iş yapan müşterilerin yüzde 92’si de projenin itibara olumlu katkı sağladığı yönünde görüşlerini dile getirdi.
Bilgi teknolojileri konusunda hizmet veren bir kurum olarak neden böyle bir platform kurdunuz? Son dönemde Yeşil BT gibi enerji tasarrufu sağlayan teknolojiler konusundaki çalışmalar hakkında ne söyleyebilirsiniz?
Biz bilgi teknolojileri alanında faaliyet gösteriyoruz. Dolayısıyla kitlelere çok rahat ulaşabilen ve profilleyebilen yeteneğimiz var. Paro, müşteri bağlılığını yöneten bir şirketimiz. Paro’nun veri bankasında 6,5 milyonun üzerinde tekilleştirilmiş birey var. Yeşil Bilgi Platformu çerçevesinde bunlardan 450 bin yakın kişiye çevreyle ilgili her türlü bilgiyi ulaştırabilme kabiliyetine sahibiz. Geçtiğimiz 1-1,5 yıl içinde bunu yaptık. Bizim çevreye yönelik TURMEPA, TEMA, WWF, ÇEVKO gibi 8 tane sivil toplum kuruluşumuz var. Bunların faaliyetlerini geniş kitlelere duyurabilmeye, ürettikleri bilgiyi milyonlara aktarmaya çalışıyoruz.   
  • 1
  • 2
  • 3

  • Etiketler:

    İsminiz:

    Yorumunuz:


    FOTO HABER