Capital'e abone olun.
YEŞİL OLAN KAZANACAK

Yeşil olan kazanacak

Son yıllarda markalar dünyasında yeni bir dönem başladı.

Son Güncelleme: 01.03.2013

Artık gelecekte var olmak isteyenler, daha yeşil olmak için mücadele veriyor. Tüm süreçlerinde çevreye en az zararı veren markalar yeşil unvanını alabilirken bu durumda tek kazanan çevre olmuyor. “Yeşil marka” olmanın kriterini yerine getirenler öncelikle itibar ve güven kazanıyor. Rekabette kolayca rakiplerinden farklılaşabiliyor. Üstelik tüketiciler yeşil markaları farklı bir noktaya koyuyor, bu tür markalara duydukları sadakat oranı daha yüksek oluyor. Yeşil olmak çalışanların en çok çalışmak istedikleri şirket olmada da etkili.on yıllarda çevreye karşı duyarlılık artarken artık şirketler de markalarının “yeşil” olması için çalışıyor. Tüm süreçlerinde çevresel etkileri minimum olan markalar da yeşil olarak tanımlanıyor. Yeşil markalar tüm süreçlerinde çevresel performanslarını ölçüyor, enerji verimliliği, sera gazı, su, atık gibi çevresel etkileri ile ilgili sorumlu hareket ediyor. Dünyanın en büyük araştırma şirketlerinden Interbrand da her yıl dünyanın en iyi yeşil markalarını belirliyor. Yaptıkları çalışmanın lider markaların sürdürü-lebilirlik arenasındaki performanslarını ortaya koymak olduğunu belirten Interbrand CEO’su Jez Frampton, yeşil markaların hem sürdürülebilirlik konusunda en iyi performansı sergileyen hem buna dair olumlu bir algı yaratmayı başaran markalar olduğunu söylüyor. Frampton, yeşil markaların özelliklerini de şöyle tanımlıyor. “En iyi yeşil markalar canlı, ilgili, güçlü ve öncü olanlar. Bu markalar kârlı, etik ve ekolojik olarak da sorumluluk sahibi. Daha şeffaf bir operasyon için mücadele ediyorlar.” Yeşil markaların sürdürülebilir gelecek için kaçınılmaz olduğunu belirten Sürdürülebilirlik Akademisi Yönetim Kurulu Üyesi Sevinç Onay, “Artık markaların çevredeki ve toplumdaki ayak izlerine önem veren bir tüketici var” diyor.

Tabloyu görmek için görsele tıklayın.
YEŞİL OLMA KRİTERLERİ
Peki yeşil marka nasıl olunur? Yeşil olmanın birçok yolu var. Yardım kurumlarıyla işbirliği yapmak, kârın bir bölümünü çevreci kuruluşlarla paylaşmak, sürdürülebilir ürünlerle üretim yapmak, yenilenebilir enerji, yenilenebilir kaynaklar kullanmak bunlar arasında. Ancak sadece yeşil olmak yetmiyor, ne kadar yeşil olunduğunun da iletişimini yürütmek gerekiyor. Bu noktada iş paydaşlarına, çalışanlara ve müşterilere yönelik iletişim şart. Sürdürülebilir yönetim uzmanı Profesör Michael V. Russo, yeşil marka olmak için tüketiciyle iletişimde çevresel değerleri ön plana çıkarmak gerektiğini belirtiyor. “Bir markanın yeşil olabilmesinin en iyi yolu yine çevreyle ilgili konuları hem şirket politikasınahem aksiyonlarına dahil etmesi” diyor. Sürdürülebilirlik yönetimi konusunda danışmanlık hizmeti veren Altensis’in kurucu ortağı Serkan Emin de her markanın savunmacılıktan uzaklaşıp dürüst bir şekilde yaptığı işi, ürettiği ürünü ya da verdiği hizmeti analiz edip yeşil marka olmanın kriterlerini bulabileceğini söylüyor. Ardından da şöyle ekliyor: “Gerçekten sürdürülebilir bir marka olmak için bu tip uygulamaları kısa vadeli olarak düşünmemek ve marka stratejisinin doğal bir parçası haline getirmek gerekir.  
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

  • Etiketler:

    İsminiz:

    Yorumunuz:


    FOTO HABER