Capital Aylık İş ve Ekonomi Dergisi
Capital Aylık İş ve Ekonomi Dergisi
 
E-Posta
 Şifre   Abonelik İşlemleri
  Anasayfa Yazdır Arşiv Görüşleriniz Site Haritası Arkadaşıma Gönder
 


»
1 Şubat2003Hande D.Süzer
 
Server’da Neler Olacak
   
 
İşin içinde olmayanlar için biraz teknik konu… Orijinal adıyla Server, Türkçe’ye çevrilmiş haliyle Sunucu pazarından söz ediyoruz. Finanstan imalat sanayine, telekomdan perakendeye, her sektörün vazgeçemediği bir teknoloji yatırımı. Son yıllarda ortaya çıkan yeni gelişmelere paralel olarak Pazar büyüyor, şirketler arasındaki rekabet de artıyor. Dünyada 150 milyar dolarlık bir hacimden söz ediliyor. Türkiye’de ise sadece 150 milyon dolar. Ancak, uzmanlar, gelişmesi beklenen pazarlar arasına Türkiye’ye de alıyorlar.  
 
Diyelim e-mail göndereceksiniz. Önünüzdeki PC, bilgisayar terminolojisinde “istemci” olarak adlandırılıyor. Bu istemci, e-mailinizi gönderebilmeniz için bazı bilgilere ihtiyaç duyuyor. İşte bu bilgiler Server ya da Türkçe karşılığı ile Sunucu dediğimiz merkezden geliyor.  PC’nizle gerçekleştirebileceğiniz her türlü uygulama ve bilgiler bu merkezde saklanıyor. İstemci talep ettiğinde buradan gönderiliyor. Örneğin Turkcell…Türkiye’nin en büyük telekom şirketi de, verdiği hizmetlerin tümü için bir server kullanıyor. GPRS, SMS ve faturalandırma gibi uygulamaların tamamı buradan gerçekleşiyor. Kullanıcı olarak bu kez sizin istemciniz cep telefonunuz oluyor.  
 
Server’lar daha çok kurumsal kullanıcılara yönelik ürünler. İşletmelerin büyüklüklerine göre tipleri ve kullanım alanları da değişiyor. Genel olarak orta, büyük ve küçük boy olarak sınıflandırılıyorlar. “Mainframe” ya da “geleneksel” olarak adlandırılan büyük boy Server’lar pazarda bugün artık eskiye nazaran çok fazla talep görmüyor. Yine de mevcut büyük boy Server’ların güncellenmesi, bakımı söz konusu olduğu için, hala bir “mainframe” pazarından söz etmek mümkün.  
 
Sunucuları, ayrıca, Intel-32bit işlemcili ve RISC temelli sunucular diye ayırmak da mümkün. En temelde Intel-32bit üzerinde MS Windows ve Linux işletim sistemleri çalışıyor.  
 
RISC’lerin üzerinde her firmanın kendine özgü UNIX'i var. RISC sunucular daha çok arka uç diyebileceğimiz merkezi bilgi işlem odalarında büyük veritabanlarının ve ERP, CRM ya da SCM uygulamalarının çalıştırılması için kullanılıyor. Diğer Intel-32bit’lik sunucular ise daha çok uygulama ve erişim katmanında çeşitli orta ölçekliler için tercih ediliyor.  
 
İşletim sistemlerine dikkat  
 
Server’lar içerisinde işletim sistemleri kategorisinde dünyada ve Türkiye’de en fazla pazar payına sahip olan işletim sistemi UNIX. Büyük, orta, küçük fark etmeksizin her türlü boy server üzerinde kullanılabiliyor. UNIX’den başka Microsoft’un Windows2000, XP gibi işletim sistemleri var. Bunlar daha çok giriş seviyesinde, küçük işletmelerde kullanılıyor.  
 
Bir de son dönemde yavaş yavaş pazar payını artıran Novel işletim sistemi var. Bu da yine giriş seviyesi için uygun olan bir işletim sistemi. Server pazarının önemli bir bölümünü bu 4 alt grubu kapsıyor. Ciro değeri açısından bakıldığında, en fazla satılan işletim sistemi UNIX, adetsel olarak ise en çok Windows satılıyor.  
 
Server’lar, küçük ve orta büyüklükteki işletmelerde çok klasik olarak e-mail, dosyalar, çeşitli verilerin kurum içinde paylaşılması, faks gibi amaçlarla, yine çok tipik olarak ofis otomasyon yazılımlarında, muhasebe yazılımlarında kullanılabiliyor. Biraz daha orta büyüklükteki işletmelerde maliyet muhasebesi, risk yönetimi, ERP denilen kurumsal kaynak planlama yazılımları, CRM yazılımları gibi daha kapsamlı işlerde kullanıldığı görülüyor.  
 
İşletmelerin ölçekleri büyüdükçe, doğal olarak  Server’ların da kapasiteleri artıyor. Yüksek kapasiteli olanlar daha çok bankalarda; internet bankacılığı, çağrı merkezleri ya da ana bankacılık sistemleri için kullanılıyor. Sanayide ise üretim yönetimi, telekomünikasyonda tüm ileri teknolojiyle gerçekleştirilen işlemlerde bu ürünlerden yararlanılıyor.  
 
Pazarın büyük oyuncuları  
 
Server pazarı değişik kaynakların verdiği rakamlara göre dünyada ortalama 130 ile 150 milyar dolar arasında bir büyüklüğe erişmiş durumda. Sun Microsystems Türkiye Pazarlama ve Satış Kanalları Müdürü Özhan Toktaş’ın verdiği bilgilere göre, Türkiye’de ise bu pazarın büyüklüğü 100 milyon dolara yaklaşıyor.  
 
Bugün dünyada en büyük server üreticileri IBM, HP-Compaq ve Sun Microsystems. Bunların hemen arkasından son dönemde Dell’in adından söz ediliyor. Satış gelirlerine baktığımızda ise sıralama değişiyor. O zaman devreye üreticilerin satış kanalı olan sistem entegratörler giriyor. Bugün en büyük server üreticilerinden biri olan Sun Microsystems ürünlerini sadece sistem entegratörü firmalar aracılığıyla pazara sunuyor. HP ve IBM de bizzat kendi satışlarından daha çok sistem entegratörler aracılığıyla satış yapıyor.  
 
Türkiye pazarında da yine dünya pazarında olduğu gibi en büyük oyuncular IBM, HP ve Sun Microsystems olarak sıralanıyor. IDC’nin verilerine göre, 2001 yılında bu üretici firmaların pazar paylarının sırasıyla yüzde 19.7, yüzde 42.4 ve yüzde 2.7 olarak gerçekleşmiş.  
 
Türkiye’de satış gelirlerine bakıldığında server pazarında dünyada olduğu gibi sistem entegratörlerin öne çıktığı görülüyor. Interpro Araştırma Şirketi’nin 2001 yılı İlk 500 Bilişim Şirketi araştırmasına göre server gelirlerinde ilk 15 şirket arasında şu isimler öne çıkıyor:  
“IBM, HP, Koçsistem, İndeks, Meteksan, Servus, Sentim, Gantek gibi firmalar da yer alıyor.  
 
Yine Interpro’nun araştırmasına göre 2001 yılında ilk 15 sıralamasında yer alan firmaların server satışlarının toplam 159 trilyon liralık bir hacme ulaşmış olduğu görülüyor.  
 
Dünyanın gözü hangi pazarda?  
 
Uluslararası araştırma şirketi Gartner’a göre, dünya server pazarında son dönemde yaşanan konsolidasyonlar, üreticileri ABD, Batı Avrupa gibi gelişmiş pazarlardan alternatif ülkelere yöneltiyor. Bu alternatif pazarlar içerisinde ise bugün en çok Doğu Avrupa, Ortadoğu ve Afrika bölgeleri öne çıkıyor. Bu bölgelerde henüz çok yeni olan server pazarı, gelişmeye ve büyümeye açık.  
 
Batı’dan çok daha büyük potansiyel barındıran bu pazarlarda yerel üreticilerin sayıca az olması da, uluslararası satıcıların iştahını kabartıyor. Gartner’ın yaptığı araştırmada, bu bölgeler arasında en çok potansiyelin İsrail, Güney Afrika, Polonya, Macaristan ve Çek Cumhuriyeti’nde olduğu belirtiliyor. olarak sıralanıyor. Yine aynı araştırma, özellikle İsrail ve Güney Afrika’yı, Batı Avrupa’ya benzer özelliklerinden ötürü “hiç düşünmeden girilecek pazarlar” kategorisinde değerlendiriyor.  
 
Türkiye’den de umut var!  
 
Bunların arkasından da Avrupa Birliği yolunda bekleyen ve Türkiye’den farklı olarak üyelikleri 5-10 yıl içerisinde kesinleşecek olan Polonya, Macaristan ve Çek Cumhuriyeti geliyor. Gelecek vaat eden server pazarları sıralamasında bu ülkelerden sonra da Rusya ve Türkiye var.  
 
Türkiye pazarında 2001 yılında yaşanan krizin özellikle IT pazarı üzerindeki derin etkisi ve PC satışlarının yüzde 30 seviyelerinde düşüş göstermesi, yatırımcıları düşündürüyor. Diğer yandan krizin etkilerini atlatır atlatmaz pazarın ciddi bir gelişme göstereceğine olan inanç uzun vadeli planlar konusunda teşvik ediyor. Rusya da Türkiye ile hemen hemen aynı portreyi çiziyor.  
 
Son yıllarda büyüme sınırlı kaldı  
 
Dünyada global krizle birlikte donanım pazarında yaşanan küçülmeden server pazarı da büyük ölçüde etkilenmiş durumda. Ciddi bir yatırım gerektirdiği için dünya ölçeğinde yaşanan kriz ve durgunluk, firmaların donanımlarını tamamen değiştirmek yerine mevcut olanı update etmek yoluna gitmelerine sebep oldu. Bu da server pazarının satış hacmini önemli ölçüde daralttı. Yetkililer, daralmanın önümüzdeki dönem de sürmesini bekliyor.  
 
Server pazarına hali hazırda durağan bir “plato” olarak bakıldığını söyleyen Sun Microsystems Türkiye Pazarlama ve Satış Kanalları  Müdürü Özhan Toptaş, son 2 yıldır pek çok ülkede server pazarının ancak yüzde 2 ay da 3 düzeylerinde büyüme gösterdiğine dikkat çekiyor.  
 
Türkiye’de ise pazardaki büyümenin, henüz yeni gelişmekte olan bir pazar olmasından dolayı, dünya genelinden biraz daha fazla olduğunu kaydediyor. Buna rağmen yüzde 10 düzeyinde gerçekleşen bu büyümenin Türkiye pazarı için de yeterli olmadığını belirten Toktaş, “Hem dünyada hem Türkiye’de pazarda sağlıklı bir büyümenin, ancak 2005-2006 yıllarında gerçekleşmesini bekliyoruz” diyor.  
 
Sektörde 2003 hesapları  
 
Pazarın 2003 yılı beklentileri genel olarak da Toktaş’ın belirttiği doğrultuda. 2003’ün dünya server pazarının büyüklüğünün genelinde bu yılki rakamlarda kalacağını belirten Indeks Pazarlama Müdürü Orkun Dizdar, Türkiye pazarında ise yine yüzde 10-15 düzeyinde bir büyüme beklendiğini söylüyor. Dizdar ilginç bir gelişme olarak, 2002 yılında ilk defa Intel tabanlı server satışlarının, UNIX ve Mainframe'li server satışlarını ciro bazında geçtiğine dikkat çekiyor. Yetkililere göre, bu durum, Intel’deki maliyet avantajlarından kaynaklanıyor.  
Orkun Dizdar server pazarında önümüzdeki dönem beklenen gelişmeleri şöyle değerlendiriyor:  
 
“Üretici firmaların yorumlarına göre serverler gelişimleri boyunca üç ayrı asamadan geçmiş durumda. Öncelikle Server’larla ‘Storage’ların ayrılması bir dalga oldu. Pazar bunu kabullenip, ‘Storage’ları, Server’lardan ayrı bir grup olarak algılamaya başlayınca ikinci bir dalga olarak da ‘Storage’ların virtual olarak tek bir noktadan idaresi, paylaşılması gündeme geldi.  
 
Şimdi ise gelinen son noktada ‘Blade Server’lar var. Kasa tipi olarak tek başlarına duran ‘Tower’ modellerden, ‘Rack’ dediğimiz kabinetlere yerleştirilen Rack tipi Server’lara, oradan da şimdi aynı ‘Storage’larda olduğu gibi CPU'ların da ortak paylaşılarak kullanılabildiği ve Serverların hot-plug olarak, yani sistem bir Serverlar bütünü olarak çalışırken içlerinden birini sistemi durdurmadan değiştirebildiğiniz ‘Blade Server’lara geçiş başladı. Bunun da üçüncü dalga olması bekleniyor”.  
 
“PAZAR 2005’TE TOPARLANACAK”  
 
Özhan Toktaş/Sun Microsystems Pazarlama Müdürü
 
 
Sun Microsystems Türkiye Pazarlama ve Satış Kanalları Müdürü Özhan Toktaş, server pazarında beklentilerin 2005-2006 yıllarına yönelik olduğunu ifade ediyor ve şu değerlendirmeyi yapıyor:  
 
“Hepimizin bildiği gibi, bütün dünyada bir ‘.com’ devri yaşandı. Bu aslında gerçek olmayan bir potansiyeldi. Gerçekçi olmayan iş planlarıyla, gerçekçi olmayan bir iş düzeniyle çok yüksek paraların kazanılması hedeflendi. Belli şirketlerin hisse senetleri bu şekilde şişirildi. Bu dönemde bütün bu şirketler iş planlarını çok yüksek teknolojiyi kullanarak yaptılar. Teknolojilerini internet üzerinden iş yapmak, servis sağlayıcılardan hizmet almak üzere geliştirdiler.  
 
Bu modelde hem servis sağlayıcılara hem de diğer teknoloji şirketlerine çok yüksek bir server satışı gerçekleştirdik. Ancak, gerçek bir iş planının mutlu ve mesut müşteri sayısından çok karlılığa dayalı bir iş planı olacağı ortaya çıkınca bu tür şirketler işlerini sürdüremediler, teknolojiyi kullanmamaya başladılar, servis sağlayıcılar hizmetlerini götüremediler. Dolayısıyla, biz de ürünlerimizi satmakta zorluk çekmeye başladık. Bundan sonra düşü başladı.  
 
İnternet üzerinden iş yapmak yanlış bir modeldir diyemeyiz. Yanlış olan yanlış bir iş modeli ile iş yapmaktır. Bizim inancımıza göre, bu başlangıcın bir sonu oldu. Bundan sonra internet üzerinden yapılan işler çok sağlıklı bir şekilde, çok hızlı olmayan ama güvenli adımlarla büyüyor olacak. Dolayısıyla, 2005-2006 senelerinde her şeyin yerine oturduğu, ve artık gerçek anlamda yeni kar modelleriyle internet üzerinden iş yapan firmaların, internet üzerinden yapılan işin arttığı bir sürece gireceğiz. Bu süreçte hem dünyada hem Türkiye’de kesinlikle bir tekrar toparlanma bekleniyor. 2005-2006 yıllarında da server pazarı sağlıklı büyümeler görecek”.  
 
“MARKA BAĞIMLILIĞI ORTADAN KALKIYOR”  
 
Murat Gün/ Meteksan Satış Ve Pazarlama Müdürü
 
 
Türkiye Server pazarında satış gelirleri bakımından ön sıralarda yer alan Meteksan’ın Satış ve Pazarlama Müdürü Murat Gün, server konusunda marka bağımlılığının ortadan kalktığını söylüyor. Gün pazardaki gelişmeleri şöyle değerlendiriyor:  
 
“Pazarda sistemler gitgide birbirine daha benzer hale gelmeye bağladı. Bu da müşteri tarafında marka bağımlılığını azaltıyor. Eskiden takım tutulur gibi IBM, HP tercihleri vardı. Bu ortadan kalkmış durumda. Bugün talep ağırlıklı olarak maliyet avantajı nedeniyle Intel bazlı sistemlere yöneliyor. Rekabetten kaynaklı olarak fiyatların düşmesi söz konusu. Uygulama sıkıntısı kalmayınca da ucuz olan tercih ediliyor.  
 
Özellikle son dönemde Microsoft’un kurumsal pazara yönelmesiyle birlikte bu trend güçlendi. Bugün sadece Intel herkese satabilen bir konumda. İşlemci pazarı işletim sistemi ile de desteklendiği için burada avantaj sağlamak ancak ölçek ekonomisi ile mümkün. Bu nedenle İşlemci pazarının küçülmesi işletim sistemi pazarı da küçülecek. Bu noktada IBM ve HP’nin mevcut müşteri ağının büyüklüğünden dolayı şansı var.  
 
Özellikle alt giriş seviyesinde sunucular PC’ye yaklaşır duruma geldi. Zaman içerisinde kategorilerde kaymalar oldu. Server pazarının geneline bakarsak son dönem ciddi bir büyüme olmadığı gibi, göreceli olarak bir küçülme yaşanıyor. Ama tabii Server’lardan tamamen vazgeçmek söz konusu değil. Bugün hiçbir şey olmasa finans kuruluşları, askeri kuruluşlar gibi ciddi server parkı olan kuruluşlar var. Bunlar yatırımlarını bir anda bitiremezler”.    
 
“KONSALİDASYONLAR ARTACAK”  
 
Bülent Şahin/HP Türkiye Kritik Sistemler Satış Müdürü
 
 
HP Türkiye Kritik Sistemler Satış Müdürü Bülent Şahin, dünyada ve Türkiye’de server pazarında önümüzdeki dönem beklenen gelişmeleri şöyle değerlendiriyor:  
 
ITANIUM TEMELLİ ÜRÜNLER Öncelikle, gelir bazında 2003'de bütün sunucu pazarında bir büyüme bekleniyor. Ayrıca, özellikle üzerinde Linux sunucu sayısının artacağı ve bir de Intel CPU temelli sunucu gelirlerinin, RISC temelli sunucu gelirlerini aşması bekleniyor.  
 
Sunucuları Intel-32bit, RISC ve Intel-64bit seklinde üç farklı kategoriye ayıracak olursak; Intel-32bit ve RISC temelli sunucularda çok fazla değişim veya yenilik beklenmediğini söyleyebiliriz. Geleneksel şekilde sadece CPU hızlarını artırarak müşterinin performans ihtiyacına cevap vermeye çalışacakları öngörülüyor. Ancak, artan ve farklılaşan ihtiyaçlara cevap vermek için yeni teknoloji arayışları devam edecek ve yeni CPU mimarileri beklenebilir. Bu yeni arayışın bir sonucu olarak ortaya çıkan Intel-64bit ya da EPIC mimariyi kullanan Itanium CPU’ların kullanıldığı sunucular, pazardaki paylarını artıracak.  
 
SUNUCUDA KONSOLİDASYAN DÖNEMİ Bu sunucular, hem Intel-32bit, hem de RISC sunucu pazarında pay alacak. Şu anda açık ara HP'nin lider olduğu bu pazara, diğer üreticilerde pazarın olgunlaşmasıyla birlikte girecek ve Itanium temelli ürünlerini duyuracaklar. Sunucu konsolidasyonu öne çıkacak  
 
Diğer bir önemli nokta da, Intel-64bit mimari ile birlikte, aynı CPU’nun birden fazla işletim sistemini desteklemesi ile, aynı sunucu üzerinde aynı anda, eşzamanlı olarak birden fazla işletim sistemi çalıştırabilmesi. Bu durumda da, sunucu konsolidasyonu öne çıkıyor ve birçok dağıtım sistemi, bir iki büyük sistem içinde konsolide edilebiliyor.  
 
TÜRKİYE’DE NELER OLACAK? Eğer savaş dönemini kazasız belasız atlatabilirsek, kriz dönemindeki duran yatırımların hızlı bir şekilde yatırıma döneceğini düşünüyoruz. Yine de seçim sonrasında iyiye doğru bir gidiş olduğunu gösteren sinyaller alıyoruz. RISC ve Intel-32bit’lerin yanında, Türkiye’de de Itanium temelli sunucular öne çıkmaya başlayacak.  
 
Türkiye pazarı ve müşterisi Itanium'a istekli; bu sebeple, Itanium'un hızla yayılmaya başlayacağını düşünüyoruz. Ayrıca sunucu konsolidasyonlarının da hızlanarak artacağını düşünüyoruz. Temel olarak dünya pazarındaki yönelimler, Türkiye’ye de yansıyor”.  
 
 
Arşiv
Capital Arama
Detaylı Arama
Copyright © 2008 by G+J International Magazines GmbH, Hamburg This magazine is published under license from G+J International Magazines GmbH.
All rights to the licensed title/trademark, concept and material are owned by G+J International Magazines GmbH. Reproduction whether in whole or in G+part without permission of G+J International Magazines GmbH is prohibited. The title CAPITAL and the logo thereof are registered trademarks of or in trust of G+J International Magazines GmbH.