Capital'e abone olun.
İŞİNİ BIRAKTI, BUTİK OTEL YARATTI

İşini bıraktı, butik otel yarattı

İsviçre’de otelcilik ve işletme eğitimi alan Pir, 13 yıl lojistik sektöründe çalıştıktan sonra şimdi yılın 6 ayını Datça’da geçiriyor.

Son Güncelleme: 01.01.2010

Türksped’in sahibi Pir Ailesi, 7 yıl önce Datça’da 200 yıllık tarihi Mehmet Ali Ağa Konağı’nı satın alarak restore ettirdi. Yöre’de “Kocaev” olarak anılan, 5 yıldır da butik olarak hizmet veren konağın başında ailenin ikinci kuşak temsilcisi Sena Pir Çakır var. İsviçre’de otelcilik ve işletme eğitimi alan Pir, 13 yıl lojistik sektöründe çalıştıktan sonra şimdi yılın 6 ayını Datça’da geçiriyor. “Datça’da kendimi buldum” diyen Pir, tarihi konak için “Dünyada mutlaka görülmesi gereken 20 yer arasında 7’nci sırada yer aldık” diyor ve ekliyor: “Bu bizi çok gururlandırdı. Ailece hedefimiz gelecek nesillere güzel bir doğa ve bir kültür mirası bırakmak. Sena Pir Çakır, Türkiye’nin en büyük ilk 10 uluslararası lojistik şirketinden Türksped’in patronu Mehmet Pir’in kızı. Aynı zamanda uluslararası ödüllü Mehmet Ali Ağa Konağı'nın işletmecisi Sena Pir Çakır, 13 yıl babası Mehmet Pir’le birlikte lojistik işinde çalıştıktan sonra turizm sektörüne girdi. Sadece mesleğini değil yaşadığı şehri de değiştirdi. Son 5 yıldır da yılın 6 ayını Datça’da geçiriyor. Pir, hayatındaki bu değişimden oldukça mutlu olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Datça’da kendimi buldum.2002 yılında Sena Pir’in babası Mehmet Pir tarafından satın alınarak restore edilen Mehmet Ali Ağa Konağı'nın en önemli özelliği, eski mahrem ortamının büyüsünü hala taşıyor olması. Yaklaşık 200 yıl boyunca Datça’da söz sahibi olan Tuhfezade Ailesi’nin malikanesi olan yapı, yöre halkı tarafından “Kocaev” olarak anılıyor. İşadamı Mehmet Pir tarafından çok berbat bir haldeyken satın alınıp restore edilen tarihi konağın restorasyonu ise tam 2,5 yıl sürmüş. Konağı restore ettiren baba Mehmet Pir’in en büyük tutkusu tarih. Özellikle de eski Osmanlı eserlerini topluyor. Datça’daki Mehmet Ali Konağı gibi İstanbul’da da tarihi köşkleri satın alıp restore ediyor. Anne Pir, minyatür yapıyor. Sena Pir de tarihe meraklı, ancak “Daha çok resim ve seramikle ilgileniyorum” diyor. Conde Nast Traveller dergisi tarafından dünyada mutlaka görülmesi gereken 20 yer arasında 7’nci sırada yer alan konağın müdavimleri arasında dünyaca ünlü bilim adamları ve sanatçılar var. Mehmet Ali Ağa Konağı'nın patronu Sena Pir Çakır ile butik otelciliği ve 13 yıl aktif iş hayatından sonra Datça’ya yerleşme kararını konuştuk:Datça aşkı mavi turla başladı Datça’da Mehmet Ali Ağa Konağı'nı satın almamız biraz tesadüf oldu. 30 yıldır Datça ve civarına tekneyle giderdik. Datça, yazları hep tatile gittiğimiz ve çok sevdiğimiz bir yerdi. Aynı zamanda yazlık evimiz de vardı. 200 yıllık Mehmet Ali Ağa Konağı'nı ise yıkılmaya yüz tutmuş bir haldeyken satın aldık. İlk etapta amacımız butik otel açmak değildi. Yıkılmak üzere olan konağı alıp kurtarmak ve yeni nesillere kazandırmak istedik. Ancak böyle bir yeri müze olarak açtığımızda konağın yaşaması pek mümkün değildi. Biz de insanlarla devam etmesi için butik otel haline dönüştürmeye karar verdik. Yarımadaya ikinci ismini veren Reşadiye mahallesinin tepesine kurulmuş olan Mehmet Ali Ağa Konağı'nı aslına uygun restore ettirmek zorlu bir süreç oldu. Restorasyon iki yıl sürdü Yöre halkımın Kocaev diye andığı ve Türkiye’nin Akdeniz bölgesindeki en eski mimari örneklerinden biri olan konakta 2002 yılında restorasyon çalışmalarına başladık. Konağın restorasyonu tam 2,5 yıl sürdü ve 2004 yılının sonunda bitti. Taş, ahşap ve kalem işçiliği konusunda Türkiye’nin en önemli profesörleri projede görev aldı. Bunun dışında İstanbul ve İzmir’den restorasyon konusunda uzman 3 mimar geldi. Restorasyonda 80 taş ve ahşap ustası geceli gündüzlü çalışarak restorasyonu ancak 2,5 yılda bitirebildi. Bugün, konak Akdeniz mimarisinin en iyi örneklerinden biri olarak kabul ediliyor.“Sözlü tarihi araştırdık”  Restorasyon yapılırken sözlü tarih de araştırıldı. Datça’da yerel bir tarih grubu var. “Konak eskiden nasıldı? Kimler yaşadı, nerede yattılar ve nasıl bir yaşam sürdüler?” Tüm bu soruların cevaplarını araştırdık. Böylece otelin odaları, yörede yaşayanların anlattığı sözlü tarihle de şekillendi. Aslında konağın tarihi çok ilginç. Konak, Mehmet Ali Ağa’nın babası Mehmet Halil Ağa tarafından 1809 tarihinde yaptırılıyor.Bu aile Tuhfezade Ailesi olarak geçiyor. “Tuhfe” Arapça’da hediye anlamına geliyor. Bu aile Rodos’da ve Girit’te çok uzun süre beylik yapmış. Osmanlı döneminde askeri başarılarından dolayı bütün Datça yarımadası kendilerine hediye olarak veriliyor. “Kocaev”, en görkemli dönemini Mehmet Ali Ağa’nın sağlığında yaşıyor. 1890’ların ilk yarısında, ağa Rodos’da belde yöneticisi oluyor. Hukuk öğrenimi gören iki oğlu Fehmi ve Halil Beyler çocuksuz ölüyor. İki kızından Seza da evlenmeden ölüyor. Münire ismindeki öteki kızı, Kırım’dan Rodos’a göçmüş hanedan ailesinden Hidayet Şahingiray’la evleniyor. uyurların isimleri Ne var ki onların da çocukları olmuyor. 50’li yılların başında, önce Münire Hanım, ardından da Hidayet Bey hayata veda ettiklerinde Tuhfezadeler’in tüm mirasıyla birlikte konak da Tereke Hakimliği’nce satışa çıkarılıyor. Kocaev bundan sonra birkaç kez el değiştiriyor.   
  • 1
  • 2
  • 3

  • Etiketler:

    İsminiz:

    Yorumunuz:


    FOTO HABER