Capital'e abone olun.

"2010'da sepet yapın"

Ar; "Hissede yüzde 50 reel, yüzde 50 finanstan oluşan bir sepet yapın."

Son Güncelleme: 01.01.2010

2008’in son çeyreğinde 2009’un çok kötü geçeceğine yönelik büyük bir endişe vardı. Gelişmekte olan ülke ekonomileri içinde ayrışan Türkiye, bazı gelişmiş ekonomilere göre de bir adım öne geçti. Rating kuruluşlarının Türkiye’nin kredi notunu artırması ve ‘yatırım yapılabilir ülke’ seviyesinin bir alt basamağına kadar çıkarması, bunun önemli göstergesi oldu. Garanti Yatırım İcra Kurulu Başkanı Metin Ar, yatırım yapılabilir ülkelere bakıldığında Türkiye’nin mevcut indikatörleriyle bu ülkeler arasında yer alması gerektiğini söylüyor. Ar, mevcut durum bozulmaz ve iyileştirmeler sağlanırsa, yeni not artırımları bekliyor.
2010’da bütçe açığı ve özeleştirme konularına dikkat edilmesi gerektiğini kaydeden Metin Ar, “2010 zor bir yıl olacak. Risklerin artacağı bu dönemde sepet hazırlamak doğru strateji olur” diyor. Metin Ar’ın 2009 değerlendirmesi, 2010 beklentileri ve yatırımcıları tavsiyeleri şöyle:

Türkiye piyasaları, 2009’da krizin yaralarını büyük ölçüde sardı. Bu durumunu açıklayan faktörleri anlatır mısınız?
Bunun ilk nedeni, Türk finans sektörünün sağlam yapısı. İkinci nedeni ise görülmeyen kalemlerden Türkiye’ye ciddi bir para girişi olması. 2001 krizinden sonra kurulan BDDK sistemi, çok başarılı bir şekilde çalıştı. 2001’de kriz aşısını olan Türk bankaları, bu sarsıntıda sağlam durdu. 2007 sonunda BDDK Başkanı yaptığı bir açıklamada, bankalara 2008 yılının kötü geçeceğini söyleyerek, 2007 kârını dağıtmamalarını, özsermayelerini kuvvetli tutmalarını tavsiye etti. Ortada kriz yokken, şirket değerlemeleri en üst seviyedeyken BDDK’nın yaptığı bu açıklama, öngörüsünün ne kadar güçlü olduğunun önemli bir göstergesi.
Sonuçta tüm Batı Avrupa ülkelerinde ve OECD’de bankalar devletten yardım alırken, yardıma ihtiyaç duymayan tek finans sektörü Türkiye’de vardı. Türk bankaları bu süreçte devletten katkı almazken, aksine çok likit durumda oldukları için, likiditesinin önemli kısmıyla Hazine bonosuna yatırım yaptı. Faizler düşünce de kârları arttı. Sonuçta bankalar 2007’de iyi durumdaydı. 2008’de daha sağlam hale geldiler. 2009’da 2008’in de üzerinde iyi durumdalar. 21 sermaye yeterlilik rasyosu, yüzde 27-28 sermaye kârlılığı oranı dünyada yok. Kötü kredi oranı yüzde 5’lerde. Bu da iyi bir oran.

Görülmeyen kalemlerden para girişini açar mısınız?
Bunun biz tam izahını yapamadık, tam izahını yapana da rastlamadık. Görülmeyen kalemlerden Türkiye’ye ciddi bir para girişi oldu. Bazı izahlar var ama bu izahlar gelen paranın büyüklüğünü açıklayamıyor. İhracat yapan şirketlerin ihracat dövizlerini eskisinden daha erken ülkeye getirdikleri söyleniyor. İthalat yapan şirketlerin daha uzun vadede iş yaptıkları belirtiliyor. Şirketlerin yastık altındaki dövizleri altınları sermayeye ilave ettikleri konuşuluyor. Tüm bunlar olsa olsa 4-5 milyar dolar eder. Yani Türkiye’ye görülmeyen kalemlerden giren 15-20 milyar doları tam anlamıyla açıklayıcı nitelikte değil. Sonuçta Türkiye’nin gizli rezervleri devreye girince geçen yıl ‘1 TL= 2 dolar’ senaryoları, düşen doğrudan yabancı sermaye girişine, olmayan IMF anlaşmasına rağmen  
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

  • Etiketler:

    İsminiz:

    Yorumunuz:


    FOTO HABER