Capital'e abone olun.
400 BİN AĞAÇLIK, ASIRLIK İŞ!

400 Bin Ağaçlık, Asırlık İş!

Intercity Rent A Car Genel Müdürü Vural , yıldır tarımla ilgileniyor. Kendi çiftliklerinde badem, ceviz, nar ve kiraz yetiştiriyor. Bir hobi olarak başlayan çiftçilik, şimdi 400 bin ağaçlık profesy...

Son Güncelleme: 01.05.2010

Intercity Rent A Car Genel Müdürü Vural , yıldır tarımla ilgileniyor. Kendi çiftliklerinde badem, ceviz, nar ve kiraz yetiştiriyor. Bir hobi olarak başlayan çiftçilik, şimdi 400 bin ağaçlık profesyonel bir iş haline gelmiş durumda. Ak, geldiği noktadan memnun. Çiftçiliğin hayata bakışını ve kişiliğini tamamen değiştirdiğini söylüyor. Keyif aldığı bu işe dair hedefleri ise büyük. “Şu an ülkemizdeki en büyük badem-ceviz plantasyonunu yapar hale geldik, ama hayalimiz dünyanın en büyüğü olmak” diyor. Bu uzun ömürlü ağaçların gelecek nesillere meyve verecek olması da onu heyacanlandırıyor.

hed“Küçük bir tohumun dev gibi bir ağaca dönüşümü çok etkileyici… Hayata ve çevreye değer katıyorsun. Bütün bunlar da gözünün önünde oluyor. Kendini çok küçük olarak görüyor ve aslında kötü duygulardan uzaklaşıyorsun. İnsani yanın çok daha öne çıkıyor.”

Bu sözler Intercity Rent A Car Genel Müdürü Vural Ak’a ait. Ak, işinin yanı sıra 6 yıldır tarımla ilgileniyor. Türkiye’nin ithal ettiği bademi ve cevizi üreterek ülkeye ciddi bir katma değer yaratmaya çalışırken, kendi hayatına da anlam katıyor.

Çanakkale Ezine’de ve Manisa Kula’da 400 bin ağaçlık bir arazide ağırlıklı badem ve ceviz üretimi gerçekleştiren Ak’ın ilk etapta hobi olarak başladığı çiftçilik deneyimi, kısa zamanda profesyonel bir iş kolu haline gelmiş durumda. Kendisi de “Hobi diye başlamıştık ama şu an çok ciddi, iddialı ve büyük bir yatırım. Artık ayrı bir profesyonel kadronun yönettiği, farklı bir stratejisi olan geleceği parlak bir işe dönüştü” diyor.

Çiftçiliğin sabır ve sermaye isteyen zor bir yatırım olduğunu belirten Ak, uzun vadeli bir perspektifle bakıldığında ise bu işin çok kârlı ve sağlam bir yatırım olduğunu ifade ediyor.

Ak, iş dışında kalan tüm zamanını da çiftliklerde geçiriyor. “Orada küçücük bir fidanın ağaç olmaya çalışma mücadelesini gözlemlemek çok değişik bir gurur veriyor. Çiftlikten hiç dönmek istemiyorum. Aslında bu tecrübe hayata bakışımı değiştirdi diyebilirim. Çok daha kısa vadeli ve bencil düşünceliyken, bu sakin ve yakışıklı ağaçlar beni çok daha kapsamacı, sakin, olgun ve üretme telaşı içinde birine dönüştürdü” diye konuşuyor.

Çiftçiliği çok seven Ak’ın hedefi ise işi daha da büyütmek ve 2 milyon ağaca ulaşmak.

Intercity Rent A Car Genel Müdürü Vural Ak tarımla nasıl ilgilenmeye başladığını, geldiği noktayı ve hedeflerini anlattı.

* Ne Zamandır Tarımla İlgileniyorsunuz?
6 yıldır tarımla ilgili üretim çalışmaları içindeyim. Tarımla iç içe yaşayan bir aileden gelmiyorum, ailemizde böyle bir tecrübe yok. Tarımda büyük ölçekli, bilimsel metotlar ve yeni yaklaşımlarla yüksek katma değerli sonuçlar alınabileceğini fark ettiğim için ilgilenmeye karar verdim. 6-7 yıl önce ilk arazimizi Çanakkale’nin Ezine bölgesinde alarak denemelere başladık. Ardından Manisa–Kula’da daha büyük miktarda araziler alarak yatırımı büyüttük.

* Çiftlik Kurmaya Nasıl Karar Verdiniz?
İlk zamanlar sadece arazi alarak ve bir şeyler dikerek uzaktan kumanda ile yönetebileceğimizi zannettik. İlk 2 yıl böyle devam etmeye çalıştık. Sonraları bunun epey zaman ve emek harcanarak, disiplin içinde yapılması gerektiğini anladık. Özellikle aldığımız araziler çoğalınca merkezi yönetimin önemi ortaya çıktı, makine parkı büyümeye başladı. Traktör filosu, su kuyusu açmak için sondaj kulesi, tankerler, dozerler, iş makineleri, kamyonlar, yardımcı ekipmanlar artınca bunların ehil kişilerce kullanılması ihtiyacı ortaya çıktı.

* Tarım Ve Çiftçilik Konusunda Kendinizi Nasıl Geliştirdiniz, Bu Konuda Ne Tür İncelemelerde Bulundunuz?
İlk başta internetten genel araştırmalarla işe başladım. Çünkü söz konusu olan bana tamamen yabancı bir sektördü ve hiç tecrübem yoktu. Sonra birebir görüşmeler ve ziyaretler başladı. Çiftçilerle, ziraat mühendisleriyle ve üniversitelerden hocalarla görüştüm. Tecrübemizi ve bilgimizi geliştirmeye çalıştık. Ne kadar bilimsel ve kitaba uygun olmaya çalışsanız da eski tecrübelere de gereken önemi vermeniz gerektiğini gördük. Bulabildiğimiz her kaynaktan faydalanmaya çalıştık. Ama bu sefer de bulduğumuz bilgi ve tecrübelerin birbiriyle çeliştiğini görmeye başladık. En sonunda kendi tecrübemizi kendi denemelerimizle oluşturmaya karar verdik.

* Çiftliği Oluştururken Birtakım Engeller Ya Da Zorluklarla Karşılaştınız mı?
Hem de nasıl! Yerli halk İstanbul’dan gelmiş şehirliler olarak önce bizi küçümsedi, ciddiye almadı. Hatta bazı iyi niyetli olmayanlar fahiş fiyatlarla bizimle iş yapmaya çalıştı.

Örneğin bize güzel bir araziyi gösterip satmak istediler. Biz de amatörce ölçüm yaptırıp aldık. Ama sonra tapu kayıtlarına göre bize satılan arazinin tam tersi istikamette ve tamamen kayalık bir alanda binlerce yıldır hiç tarım yapılmamış yerler olduğu ortaya çıktı. Çok fena kandırılmıştık. Arazi düzenlemesi bize çok pahalıya mal oldu. Ama kısmete bakın ki daha önce hiç tarım yapılmadığı için organik açıdan çok saf ve temiz bir toprak ortaya çıktı.

Ayrıca önümüzde örnek alacağımız tecrübelerin olmaması ve yetişmiş eleman eksikliği bizi çok zorladı. İlk yatırım miktarımızın ve denemelerimizin maliyeti epey yüksek oldu. Ancak hiç beklemediğimiz şekilde kamu çalışanlarından çok destek gördük. En alt seviyedeki memurdan en üst seviyedeki yetkiliye kadar herkes çok yardımcı oldu. İlerleyen zamanlarda yaptığımız yatırım büyüklüğü ve iddialı tavrımız iyice ortaya çıkınca, ilk başlarda olumlu bakmayan çevre halkı da bize daha samimi davranmaya ve güvenmeye başladı. Hırsla çalışma ve işi büyütme arzumuz onları da olumlu etkilemiş olsa gerek zamanla kurulan dostluklar pekişti ve medeni ilişkiler büyük bir aileye dönüştü.

* İlk Etapta Ne Kadarlık Bir Yatırımla Yola Çıktınız?
İlk başta 1.000 dönüm kadar bir arazi aldık ama bunun yeterli olmayacağı kısa süre sonra ortaya çıktı. 3-4 yılda tamamı olmasa da epey bir geri dönüş alacağımızı düşünmüştük. 6’ncı yılı geçtik ve hala yatırım devam ediyor, daha cebimize kuruş girmedi. Habire yatırım, habire masraf… Ama bundan şikayetçi de değiliz, içine girdikçe öyle sevdik ve inandık ki bu işte büyüyebildiğimiz kadar büyümek istiyoruz. 2 yıldır meyve mahsulüne başladık, yaptığımız yatırımın büyüme hızı o kadar çok ki, aldığımız mahsul devede kulak kalıyor, çünkü tarım bir ölçek ekonomisi. Optimum büyüklüğünüze karar vermeniz ve yatırımınızı ona göre yapmanız gerekiyor. Biz de büyümeye devam ediyoruz.

* Toplam Ne Kadarlık Bir Alanda Üretim Gerçekleştiriyorsunuz?
Şu an toplam 6 milyon metrekare alanda ekim yapmış durumdayız. Bu arazilerin çoğu da Manisa-Kula’da, kalanı Çanakkale Geyikli bölgesinde bulunuyor.

Öncelikle badem, ceviz, nar ve kiraz yetiştiriyoruz. Üretimde ağırlığı bademe ve cevize vermemizin nedeni her iki meyvenin de kabuklu cinsler olması. Toplayınca hemen satmak zorunda değilsiniz. Uzun vadeli birer yatırım olabiliyor. Bunlar herkesin yapamayacağı, çok sabır ve sermaye isteyen zor yatırımlar. Ayrıca ciddi bir hacme ulaşabilmek için çok büyük arazi genişliğine ihtiyaç duyuluyor. Uzun vadeli bir perspektifle bakıldığında ise çok kârlı ve sağlam bir yatırım. Ayrıca ürün de sağlık açısından oldukça faydalı. Üstelik ülkemizde tüketilen bademin ve cevizin yarıdan çoğu da yurtdışından ithal ediliyor.

Çiftliklerimizde halihazırda meyve vermeye başlayan 400 bin adet ağacımız var. Hedefimiz ise 2 milyon ağaca ulaşmak.

* Çiftliklerinizden Elde Ettiğiniz Ürünleri Nasıl Değerlendiriyorsunuz?
Şu ana kadar aldığımız tüm mahsulleri çevremize ve çalışanlarımıza dağıttık. Ticari bir bedel karşılığı satış yapmadık. İlk olarak bu yıl alacağımız ürünleri satmaya başlayacağız.

* Çiftlikle İlgilenmek Sizin İçin Bir Hobi Mi Yoksa Farklı Bir İş Kolu mu?
Hobi diye başlamıştık aslında ama tabii şu an çok ciddi, iddialı ve büyük bir yatırım. Artık ayrı bir profesyonel kadronun yönettiği, farklı bir stratejisi olan geleceği parlak bir işe dönüştü.

* Yakınlarınız Bu Duruma Nasıl Bakıyor?
Ailem ilk başlarda ciddiye almadı. İlk yıllarda eksik bilgi ve yetersiz insan kaynağımız neticesinde başarılı olamayacağımızı düşünmeye başlayınca, “Sen gel bu sevdadan vazgeç” diye baskı kurmaya başladılar. Ama başladığım hiç bir şeyi yarım bırakmadığım ve mağlup olmayı da sevmediğim için inat ve ısrarla üstüne üstüne gidip problemleri çözdük. Hatta işin hacmini başlangıçtaki hedeflerimizin çok üstüne çıkardık.

 * Çiftlikte Ne Kadar Zaman Geçiriyorsunuz?
İlk zamanlar çiftlik için epey zamanımı harcıyordum, çok fazla seyahat etmek ve arazide emek harcamak gerekiyordu. Ancak zamanla kurduğumuz profesyonel kadro bu yüklerin büyük kısmını üstümden aldı. Ben sadece mevsim dönümlerinde gidip kısa ziyaretlerde bulunur hale geldim. Her gidişimde ciplerle arazilerin her yerini gezmeyi ve neredeyse her ağacı tek tek görmeyi çok seviyorum. Fakat büyüklük arttığı için maalesef bu pek mümkün olmuyor. Kurşun kalem büyüklüğünde diktiğim fidanların 3-4 metreye ulaşıp kilolarca meyve veriyor olmalarını görmenin hazzı anlatılamaz. Her 3 ayda bir gittiğim zaman aynı ağaçlarla yan yana resim çektiriyor ve arşivliyorum. Daha sonra bu resimlere bakınca 6 yılda nereden nereye geldiklerini görüyorum. Bu tek kelime ile muhteşem bir şey.

* Aklınızda Başka Ne Tür Ürünler Yetiştirmek Var?
Başka ürünlere girmeyeceğiz. Badem ve cevizde dünya markası olmayı kafaya koyduk. Bu iki ürünü “Kula Bademi”  ve “Kula Cevizi” olarak literatüre sokmak istiyoruz.

* Bu Konuya Sıcak Bakanlara Tavsiyeleriniz Neler? Nasıl Hareket Etmeli, İlk Neyle Başlamalı, Nasıl Davranmalılar?
Her ölçekte, herkesin gücü nispetinde ilgilenmesini ısrarla öneririm. İster hobi, ister ticari ya da uzun vadeli yatırım olsun, mutlaka bir yerinden başlasınlar. Bugün artık bilgiye ulaşmak çok kolay, önce neye ilgi duyduklarını tespit etsinler, bu konuda biraz teorik bilgi toplasınlar. Sonra arazi seçimi ve toprak analizini yaptırsınlar. Aynı şekilde o bölgenin geçmişe dönük hava şartlarını incelesinler. Doğru ürün, doğru toprak ve doğru iklim üçlemesini mutlaka sağlamak gerekir. Bu konuda beni şaşırtan çok güzel bir durumu da belirtmeden geçemeyeceğim. Bu işe başlamadan önce bu konuda kamudan hiç destek göremeyeceğimi düşünüyordum, oysa şahit olduğum güzel tecrübeler beni çok yanılttı. Örneğin tarım ve orman il müdürlükleri ve ilgili alt bölümlerde çalışan genç arkadaşlar, bıkmadan usanmadan her türlü soruna çare bulmaya çalışıyor. Aynı şekilde meteoroloji müdürlükleri size geçmişe yönelik her türlü istatistiği anında sağlıyor. Orman müdürlükleri toprak analizleri yapıyor, ürün çeşitleri konusunda çok faydalı ve doğru bilgileri hem de ücretsiz olarak veriyor. Bu işler ölçeği küçük tutmak şartıyla çok küçük sermaye ile de yapılabilir. 
 
“Bu Tecrübe Hayata Bakışımı Değiştirdi”

* Çiftlikte Geçirdiğiniz Zamanların Yaşamınıza Katkısı Nedir?

“Değişik Bir Gurur Veriyor”
Intercity bir dünya şirketi olma yolunda hızla ilerlerken, benim de işlerim çok yoğunlaşıyor. Her geçen gün boş vakitlerim azalıyor. Kalan tüm vaktimi çiftliklerde geçirmeye çalışıyorum. Orada küçücük bir fidanın ağaç olmaya çalışma mücadelesini gözlemlemek çok değişik bir gurur veriyor.

“Şehir Hayatının Panzehiri Gibi”
Aslında çiftlikten hiç dönmek istemiyorum. Orada fiziksel olarak fazladan yorulsam da temiz hava, toz toprak, mis gibi kokular telaş içindeki şehir hayatının panzehiri gibi geliyor. İstanbul’a dönünce hemen tekrar ne zaman geri döneceğimi hesap ediyorum.

Ağaçların Kişiliğe Etkisi
Aslında bu tecrübe hayata bakışımı değiştirdi diyebilirim. Çok daha kısa vadeli ve bencil düşüncede biriyken, bu sakin ve yakışıklı ağaçlar beni çok daha kapsamacı, sakin, olgun ve üretme telaşı içinde birine dönüştürdü. Bizler nihayetinde ölümlü varlıklarız. Bizden sonra da yıllarca meyve verecek bu ağaçlardan elbette başkaları faydalanacak. Arkamızda iyi bir eser bırakacak olmak da ayrı bir güç ve tatmin veriyor.

“Hayalimiz Dünyanın En Büyüğü Olmak”

* Çiftçilikte Geleceğe İlişkin Planlarınız, Hayalleriniz Var Mı?

Büyük Arazi Bulunamıyor
Şu anki planlara göre arazi büyüklüğümüzü 20 milyon metrekareye çıkarma hedefimiz var. Ülkemizde büyük ölçekli tarım faaliyeti yapma zorluğunun başında tek parça halinde büyük arazilerin bulunamaması geliyor. Genelde bu tür büyük araziler ya doğudaki eski ailelerin ya devletin elinde…

Büyüme Neden Yavaş İlerliyor?
Şu ana kadar devletten arazi kiralamayı beceremedik, hep satın aldığımız tapulu arazilerimizde ekim yaptık. Hızla büyüme ihtiyacımız ve istediğimiz kadar büyük arazi bulamadığımızdan büyüme yavaş ilerliyor. Belki şu an ülkemizdeki en büyük badem-ceviz plantasyonunu yapar hale geldik ama hayalimiz dünyanın en büyüğü olmak.

“Rasyonel İşler İçinde En Kârlısı”

 * Çiftçiliğin İncelikleri Neler?

Başarıyı Getiren Formül
Köylülük ile modern çiftçiliğin arasını ayrı açmak lazım. Eski tecrübelerle, modern tekniklerin, güncel iş yönetimi ve insan kaynakları tecrübelerinin güzel bir harmanlaması sonuçta başarıyı getiriyor.

Önlemler Riskleri Bertaraf Eder
Bu işte tabiat şartlarının çok belirleyici rolü bulunuyor. Ama alınan önlemler ve dikkatli seçimlerle bu konudaki riskler önemli ölçüde bertaraf edilebiliyor.

Acelesi Olanın İşi Değil
Ayrıca tarım çok uzun vadeli bir yatırım, uzun vadede daha çok mahsul alabilmek için ağaçlara yüklenmemek gerekir. Bu acelesi ve telaşı olanın yapacağı iş değil. Fakat olaya 10-20 yıllık bir vadede bakarsanız şu an rasyonel işler içindeki en kârlı iş.

Nilüfer Gözütok
ngozutok@capital.com.tr

  

Etiketler:

İsminiz:

Yorumunuz:


FOTO HABER