Capital'e abone olun.

Babamdan Ne Öğrendim?

Öğrenme yolculuğunda babaların rolü büyük. Çünkü onlar ilk rol model ve ilk öğreticiler. Özellikle de bu babalar, iş dünyasındalar ve çocukları da onların izinden bir şekilde gidiyorsa bu önem daha...

Son Güncelleme: 01.07.2006

Öğrenme yolculuğunda babaların rolü büyük. Çünkü onlar ilk rol model ve ilk öğreticiler. Özellikle de bu babalar, iş dünyasındalar ve çocukları da onların izinden bir şekilde gidiyorsa bu önem daha da artıyor. Ahmet Zorlu?dan, Feyhan Kalpaklıoğlu?na, Zeynep Bodur?dan Kemal Şahin?e kadar birçok iş insanı babalarının hayatlarındaki önemini yadsımıyor. Hatta iş felsefelerinde babalarının kendilerine olan katkılarını anlatmakla bitiremiyorlar. Ahmet Zorlu, bugün sahip olduğu tüm maddi serveti bütünüyle babasından aldığı öğretilerle oluşturduğunu söylüyor. Feyhan Kalpaklıoğlu ise, yeniliklere açık ve iyi bir işveren olmayı, toplumsal sorunlara karşı duyarlılık kazanmayı babasından öğrendiğini dile getiriyor. 
 
hedZeynep Bodur, Çalışanlarla Aile Gibi Olmayı Öğrendi
Kale Grubu Şirketleri İcra Kurulu Başkanı Zeynep Bodur Okyay, babası İbrahim Bodur?la ilişkisini ifade ederken ilk olarak, ?Bizim baba-kız ilişkimiz her zaman farklı olmuştur? diyor.

Okyay, bu farklılığı da şöyle anlatıyor:
?Çok sevgi dolu, birbirini yönlendiren ve sınırları zorlayan bir ilişkiye sahibiz. İlişkimizin çok korumacı ama aynı zamanda çok beklenti içersinde olan bir tonu var. Babam zor beğenir. İnce eleyip sık dokur. Ben ise sabırsızım. Bana ?acelecisin? diye kızar ve eleştirir. Babamın bir diğer öne çıkan özelliği de inatçı ve kararlı oluşu. Ama ben de inatçıyım. Bu nedenle birbirimizi ikna etmek için uzun uzun tartışırız.?

?Ona hep hayranlık duydum?
Bu birbirini zorlayan ilişkide Zeynep Bodur Okyay?ın babasından öğrendiği çok şey de olmuş. Okyay babasından öğrendiklerini de şöyle anlatıyor:

?Babam kendi kendini yetiştirmiş, başarısını kendisine borçlu bir insan. O nedenle ona hep hayranlık duydum. Onun başardıkları sayesinde geleceğe güvenle bakabiliyoruz. Babamın her şeyden çok önem verdiği tek bir şey var, o da itibar. Biz Kale Grubu olarak onun yaptığı seçimler ve işler sayesinde buna sahibiz ve aynı ilkeleri sürdürmeye kararlıyız. Babamın bir diğer önemli özelliği de insanları sevmesi ve yardımsever oluşu. Çalışanlarını bir aile gibi görür. Bana da ?Kale Ailesi senin ailendir? diye telkinde bulunurdu. Çalışanlarımız ile beraber büyüdüm ve onları ailem gibi gördüm. Bu nedenle tek çocuk olmama rağmen hiç yalnızlık çekmedim.?

Şule Zorlu: ?Çoşku Ve Heyecanı Ondan Aldım?
Linens Genel Müdürü Şule Zorlu, ?Babam Ahmet Zorlu?dan öğrendiklerim, bir de öğrenmeyi hedeflediklerim var? diyor. Zorlu, meraklı ve sosyal oluşunun, iş yorgunluğu ve stresi spor ile yenmesinin babasından gelen özellikleri olduğunu belirtiyor. Disiplin, düzen, hız, dürüstlük ve mükemmeliyetçilik konularında ise babasından aldığı birçok ders olduğunu ifade ediyor.

Şule Zorlu?nun babasından öğrenmek istediklerinin listesi oldukça uzun. Zorlu bu listeyi şöyle sıralıyor:

?Babamdan öğrenmek istediğim pek çok şey var. Bunların başında ülkesine olan sevdası, tüm dünyayı ve gelişmeleri hiç tükenmeyen bir ilgi ve merakla izlemesi geliyor. Babam, işine ve yaşamına gösterdiği özeni, hayata karşı coşku ve heyecanını her an koruyabiliyor. İnsanlara ve olaylara karşı her zaman iyimser yaklaşıyor. Bu onda görüp bende de olması için büyük istek duyduğum özellikler. Böyle olabilmeyi ve yıllarca böyle kalabilmeyi nasıl başardığını anlamaya ve öğrenmeye çalışıyorum. Bunun için onu izliyor, sorguluyorum.

Ayrıca zeka, güçlü hafıza ve öngörü gibi yeteneklerinin de genetik olarak bana geçmiş olmasını diliyorum. Babamda gördüğüm ve öğrenmeye çalıştığım başka bir özellik de liderliği. Ben bugün Ahmet Zorlu?yu sadece Zorlu Grubu için değil, Türkiye için örnek bir toplumsal lider olarak görüyorum. Aldığı birçok kararda, attığı birçok adımda bir liderde olması gerekenler konusunda çok önemli ipuçları var. Ben de bu ipuçlarını mümkün olduğunca fark etmeye ve kendi hayatıma geçirmeye çalışıyorum.?

Şahin, Büyük Düşünmeyi Babasına Borçlu
 Şahinler Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Şahin?in babasından öğrendikleri ise diğerlerinden bir parça farklı. Çünkü, Şahin?in babası bir çiftçi. Okumayı çavuş olarak yaptığı askerde öğrenmiş. Okuma sevgisini de oğluna aşılamış. Henüz okula gitmeden Kemal Şahin?e ilk okuma yazmayı babası öğretmiş. O yıllarla ilgili olarak Şahin şöyle konuşuyor:

?Köyde ilkokul yoktu. Babam bu nedenle okula gidememiş. Ama buna karşın bilge bir insandı. Bilginin ve okulun önemini bana çok iyi aşıladı. Ben o yıllarda okuyup öğretmen olmak istiyordum. Babamsa derslere ilgimi görünce, ?Sen başbakan olacaksın? diyerek beni motive etmeye başladı. Büyük düşünmemi sağlayarak bir vizyon verdi. Eğitimli ve kültürlü olmamasına rağmen benim daha yüksek hedeflere ulaşmam için altyapı hazırladı. Bizim başarılarımızla gurur duyardı. Böylelikle daha başarılı olmaya çalışırdık. Kasabada okula gidiyordum. Sınıfımda hakim ve öğretmen çocukları vardı. Benim sınıftaki en başarılı öğrenci olduğumu öğrendiğindeki sevincini hatırlıyorum. Bana anlatılanlara göre o dönem kahvede muazzam da bir sükse yapmış, müthiş gurur duymuş. Başarılı olmamızın onu mutlu etmesi de bizi motive ediyordu.?

Babasının sert mizaçlı olduğunu ve kendisinden çok şey beklediğini de belirten Kemal Şahin, babasının çocukluğunu bile yaşamayacak kadar kendisine baskı yaptığını da sözlerine ekliyor. Ancak bu davranışların hayatını olumlu etkilediğini ifade eden Şahin şöyle konuşuyor:

?Tarlada çalışır, hayvan otlatırdık. Bu bizim hoşumuza gitmezdi, ama bu zorlu deneyimin hayata hazırlanmamızda çok büyük katkısı oldu. En önemlisi hayatın kolay olmadığını öğretti.?

hedFeyhan Kalpaklıoğlu?nun Titizliği Babasından Geliyor
Yaşar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Feyhan Kalpaklıoğlu, babası Selçuk Yaşar?ı, ?Babam yeni fikirlere açık, müteşebbis bir kişi? diyerek tanımlıyor. Ardından da kendisinden yaratıcılık, yeniliklere açık iyi bir işveren olmak ve toplumsal konulara duyarlı bakmak anlamında sayısız şey öğrendiğini belirtiyor.

Feyhan Kalpaklıoğlu, babasıyla ilişkisi ve ondan öğrendiği diğer şeylere ilişkin de şöyle konuşuyor:

?Eğitim ve tecrübe açısından babamla farklı birikimlerimiz olduğunu görüyorum. Babam risk almayı seven bir işadamı. Deneyimlerim bana, olayları detaylıca analiz etmeyi ve karar alırken titiz olunması gerektiğini öğretti. Karar alırken tüm bilgileri almanın, üst yönetim ekibi ile bu bilgileri paylaşmanın önemli olduğunu düşünüyorum.

Babamsa bir sanayici ve işveren olmanın ötesinde sosyal sorumluluk bilinci açısından bana örnek oldu. Kurmuş olduğu vakıflar ve dernek faaliyetleri ile öncülük ettiği çeşitli sektörler var. Babam Türkiye?nin sorunlarına katkıda bulunmayı benimsiyor ve bunu çalışma felsefesi yapmış durumda. Düşüncelerini paylaşmak onun için önemli. Ben de bu yönlerini benimseyerek uyguluyorum.?

hedErol Bilecik, Girişimciliği Baba Genlerinden Almış
Index Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik?in babasından iş ve özel hayat anlamında öğrendiği pek çok şey var. Bilecik, bu derslerden birini ilk gençlik yıllarından bir anıyla aktarıyor: ?Güzel bir yaz sabahı, okulların tatil olması nedeniyle babamla birlikte sabah erkenden mobilya satış mağazasına gitmiştik. O sabah her zamankinden fazla müşteri ilgisi olmuştu.

Bir iki satış işlemi gerçekleştikten sonra yeni bir müşteri daha geldi. Bu müşteriye babamın biraz daha yüksek bir fiyat vererek adeta satış yapmak istemediğini gördüm. Usulca kulağına eğilerek neden böyle davrandığını sordum. O da yine aynı sessizlikle, biraz da yan dükkanlara müşteri gitmesinin çok daha doğru olduğunu söyledi. O anda ne demek istediğini pek anlayamamıştım. Fakat ileriki günlerde, rekabet yoğun ve acımasız bile olsa komşu dükkanların da o müşteriden hak alması gerektiğini ve bunun doğru bir felsefe olduğunu anladım.?

?En büyük şansım, girişimci babam?
Erol Bilecik, girişimci bir babaya sahip olmanın, kendisi için iş hayatındaki en büyük şanslarından biri olduğunu söylüyor. Özellikle ortaokul ve lise yıllarında deneyimlediği usta-çırak ilişkisinin çok önemli olduğunu düşünüyor. Bilecik bu deneyimler ve babasından öğrendiklerini de şöyle anlatıyor.

?Babamdan iyi bir ticaret adamı olmak adına, dürüst, iyi ahlaklı, borcuna sadık olmak gibi temel ticari ilkelerdeki kazanımların yanı sıra 3 ayrı noktada çok etkilendim. Birincisi, müşterinin ihtiyacını iyi anlamak. Bu belki de kurumsal olmayan bir eğitimin parçası. Müşteriyi anlamak, satışın önemli noktalarından biri. İkincisi ise maliyetlerin hep kontrol edilmesi. Kısaca ayağınızı yorganınıza göre uzatmak felsefesi. Babamdan öğrendiğim üçüncü konu da müşteriyle sıcak bir ilişkinin kurulması.?

hedAhmet Zorlu/Zorlu Grubu Yönetim Kurulu Başkanı

?Babam Bilgi Ve Görgüden Oluşan Bir Servet Bıraktı?

?İlk Yöneticim Ve Ustam? Zorlu Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Zorlu, babası Mehmet Zorlu?dan bahsederken söze şöyle başlıyor: ?Babamız merhum Mehmet Zorlu bize çok büyük bir servet bıraktı. Bu servet gelip geçici maddi bir servet değil. Bilgi, görgü ve kültürden oluşan kalıcı bir servetti. Bugün sahip olduğumuz tüm maddi serveti bu ilke ve prensipler sayesinde oluşturduğumuzu söyleyebilirim.?

Babasının aynı zamanda hocası olduğunu da söyleyen Ahmet Zorlu, iş dünyasındaki ilk yöneticisinin, hamisinin ve ustasının da yine babası olduğunu ifade ediyor.

Zaman Yönetimini Öğrendik Zorlu babasını ve babasından öğrendiklerini anlatmaya devam ediyor: ?Tekstil sektöründe üretim, satış ilkeleri, müşteri ilişkileri, çalışanlarla ilişkiler ve yönetim prensipleri derslerini babamızdan uygulamalı olarak aldık. Babamızın temel öğretilerinin başında da dürüstlük, başarı için çalışmak, zamanı iyi yönetmek ve bugünün işini yarına bırakmamak geliyordu. Babam bize, birlikte çalıştığı kişilere ve ilişkide olduğu herkese karşılı saygılı ve prensipli olmayı, hak yememeyi ve yedirmemeyi öğretti.

Öğretilerinin Başarıdaki Payı Kendisi birlikte çalıştığımız kişilerin hak ettikleri ücretlerin zamanında ve tam ödenmesi konusunda çok hassastı. Ben de iş hayatım boyunca bu ilkeden hiç taviz vermedim. Aynı zamanda babam iş yerinde ve evinde düzen, sistem ve temizlik konularında hassastı. Bugün Zorlu Grubu?nun bünyesindeki tüm birimlerde açıkça gözleyebileceğiniz bir özellik olan düzen, sistem ve temizlik babamızdan bize kalan ve başarımızda önemli payı olan bir unsur.?

hedBarış Özaydınlı/Brand-It Reklam Ajansı Yönetici Ortağı

?Aldığım İlk Ders Büyük Düşünmek Oldu?

?Babama Yeni Fikirlerle Giderdim? Koç Holding CEO?su Bülend Özaydınlı?nın oğlu Barış Özaydınlı, bugün Brand-it Reklam Ajansı?nın yönetici ortaklarından. Barış Özaydınlı, babasından aldığı en temel öğretinin ?büyük düşünmek? olduğunu belirtiyor. Özaydınlı bu öğretiyi nasıl benimsediğini çocukluğuna dönerek anlatıyor: ?Hep kendi işimi kurmak istedim. Küçükken sürekli babama bir fikirle giderdim. Hamburgerci dükkanı açmaktan, kocaman eğlence parkları kurmaya kadar daha birçok fikir üretirdim.

?Küçük Düşünürsen Başaramazsın? Babam ise büyük başarılarla dolu iş hayatında kendi işini kurmak yerine profesyonel kariyeri tercih etmişti. Bana da hep ?büyük düşün? derdi, ?Küçük düşünürsen büyük işler beceremezsin.? Bu nedenle benim de hedeflerim hep büyük olmuştur.?

Barış Özaydınlı?nın babasından aldığı bir diğer önemli tavsiye de kendi işini kurmadan önce işin mutfağında çalışmak olmuş. Babasının bu tavsiyesini dinlediğini belirten Özaydınlı, işe ilk olarak Unilever?de marka asistanı olarak başlamış.

Hayallerimi İzleyecek Cesareti Aldım Özaydınlı bu deneyimle ilgili olarak da şöyle konuşuyor: ?Genç yaşımda hayallerimi izleyecek cesareti, kendi işimi kuracak gücü ve birikimi Unilever?deki profesyonel kariyerim sayesinde edindiğimi düşünüyorum.?

Barış Özaydınlı?nın hayranlıkla bahsettiği babasından görüp öğrendiği diğer konular ise onun ifadesiyle şöyle: ?Hayatta en önemli şey temiz, güvenilir ve saygın bir isim. Bence saygın bir isminiz yoksa hiçbir şeyiniz yok demektir. Babamın en takdir ettiğim, gurur duyduğum yanlarından biri bu. Çalışanlarından, üstlerinden ve hatta rakiplerinden gördüğü saygıya tanık olduğumda iyi bir isme sahip olmanın ne demek olduğunu çok iyi anladım. Dahası bunun için, dürüstlük ve prensiplerden ödün vermemenin, inanılan şeyleri sonuna kadar savunmanın şart olduğunu da!?

hedİdil Yiğitbaş/Yaşar Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili

?Babam Sezgilerine Ben Verilere Güveniyorum?

?Yenilikçiliğe Teşvik Edildim? Yaşar Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili İdil Yiğitbaş tıpkı ablası Feyhan Kalpaklıoğlu gibi babasının çok yenikçi ve yeniliklere açık bir insan olduğunu söylüyor. Yiğitbaş, ?Babam yenilikçiliği her zaman desteklemiştir. Sürekli cezalandırma korkusu olan yöneticiler yenilik de yapamaz. Çünkü her yenilik beraberinde bir risk içerir. Yaşar?da yenilikçilik teşvik edildiği için zaman zaman hata da yapılmıştır. Ama yenilikçilik sayesinde büyük başarılara da imza atılmıştır? diyor.

?Yöneticiyi Kontrol Etmeli? İdilbaş babasının beğendiği yönlerini anlatırken, hemen sonrasında da ondan aldığı dersleri dile getiriyor: ?Babam insana değer verir, değeri hissettirir. Bu da işinize daha fazla bağlanmanıza neden olur. Beğendiği yöneticilere, ilk başta tam anlamıyla güvenir, destek verir. Bu da bazen yöneticileri kontrol etmekte zaaflara neden olmuştur. Benim aldığım ders, yöneticiye güvensen de kontrol etme hakkını hiçbir zaman veremezsin. Belli periyodlarda, yönetim kurulu ve ortaklar olarak kontrol etmek şart. Ayrıca sadece yönetim kurulu ve ortakların vermesi gereken ve verebileceği kararlar var.

?Karar Almada Babamdan Farklıyım? Babamın takdir ettiğim bir diğer özelliği karşısındakini dinleyip, görüşlerini söyleme fırsatı tanıması. Ben de bu yönümle ona benzediğimi düşünüyorum. Ben yöneticilerin en kötü haberi bile bana korkusuzca verebileceği, gerçekleri çekinmeden söyleyebilecekleri bir yönetim tarzından yanayım. Karar almada ise babamdan farklılaşıyoruz. Babam sezgilerine önem veren bir işadamı. Ona göre ben daha fazla verilerle karar vermeyi seviyorum. Sezgiler tabii ki önemli, ama bugün pazarlama kararlarının bile objektif verilerle alınması gerekiyor. Kişisel tercihlerimizi bir yana bırakıp, kararlarımızı objektif kriterlere dayandırmalıyız. ?

Nilüfer Gözütok
ngozutok@capital.com.tr

  

Etiketler:

İsminiz:

Yorumunuz:


FOTO HABER