Capital'e abone olun.
"EN BÜYÜK DEĞİL EN İYİ OLACAĞIZ"

"En büyük değil en iyi olacağız"

Alessandro Profumo,"Yeni dönemde en büyük değil en iyi banka olmak hedefiyle yola devam edeceğiz"

Son Güncelleme: 01.08.2009

İtalyan UniCredit, Yapı Kredi’nin yüzde 50’sini, 2005 yılında Koç Holding ile ortak olarak Çukurova Grubu’ndan satın aldı. UniCredit CEO’su Alessandro Profumo, sahip oldukları bu ortak girişimi çok başarılı bulduklarını söylüyor. “Sürekli gelişen bu yapıdan mutluyuz. Krizde de başarılı olunabileceğini Yapı Kredi’den öğrendik” diye konuşuyor.
UniCredit Yapı Kredi’yi gelecekte Türkiye’nin en iyi bankası olarak görmek istiyor. “Ölçek her zaman kötü bir arkadaştır” diyen Profumo, şu dönemde en büyük olma planı yapmadıklarını söylüyor.
Zaman zaman Yapı Kredi’yi Koç Holding’e satacakları yönünde çıkan söylentiler konusunda ise yanıtı net. “Böyle bir şey mümkün değil” diye konuşuyor.
Global krizin tüm finans devleri gibi Unicredit’i de etkilediğini söyleyen Profumo, “Yaşananlar önceliklerimizi değiştirdi. Müşteri memnuniyetine en üst noktada odaklanmaya başladık. Kredi ve kredi işlemlerindeki kalitemizi yükselttik. Maliyet yapısına ilişkin yaklaşımımızı değiştirdik” diyor. Yeni dönemde inorganik büyüme öngörmediklerini söyleyen yönetici, Türkiye’de Yapı Kredi’yi desteklemeye devam edeceklerini ancak yeni bir yatırım planlamadıklarını belirtiyor.
Geçtiğimiz ay Türkiye’yi ziyaret eden UniCredit CEO’su Profumo ile özel bir söyleşi yaptık. Sadece Capital’e konuşan yönetici krizin etkilerine, yeni dönem plan ve hedeflerine yönelik önemli açıklamalar yaptı.
UniCredit CEO’su Alessandro Profumo’nun sorularımıza verdiği yanıtlar şöyle:
Capital:  UniCredit global krizden nasıl etkilendi?
Krizden etkilendik. Fakat buna rağmen 2008 yılını 4 milyar Euro net kârla kapattık. Bu da iyi bir rakam. 2009’un ilk çeyreğini de hedeflediğimiz gibi 50 milyon Euro net kârla tamamladık. Krizden etkilenme boyutumuz Avrupa finans sektöründeki diğer büyük oyunculara kıyasla daha düşük seviyelerde gerçekleşti.
Krizin üzerimizdeki ana etkisi yatırım bankacılığında ve varlık yönetiminde oldu. Kriz, yatırım bankacılığındaki performansı ciddi şekilde değiştirdi. Şu anda gördüğümüz kadarıyla pazarlar yavaş bir şekilde toparlanıyor.  
Orta ve Doğu Avrupa ülkelerine ciddi açılma yaşayan bir finansal kuruluş olduğumuz için krizin hisse senetlerimiz üzerinde de etkisi oldu. Geçtiğimiz ocak ayında bölgeye yönelik kaygılar ciddi boyuttaydı. Bu kaygılar bugün de sürüyor. Bu nedenle hisse senedi fiyatlarımız etkilendi. Ayrıca pazar Doğu Avrupa’ya yönelik yanlış yönde kaygılara da sahipti. Bunun nedeni de Doğu Avrupa’nın tek bir ülke gibi görülüyor olmasıydı. Ancak Doğu Avrupa’da her bir ülke farklı performans sergiliyor.
Capital:  Geçtiğimiz dönemde “Krizi hafife aldık” demiştiniz. Krizin büyüklüğünü ne zaman ve nasıl fark ettiniz? Krizi neden hafife aldığınızı düşündünüz?
-  Ben aslında tam olarak krizi hafife aldık demedim. Biz stratejik bir seçim yaptık. Bu seçimi yaparken krizi düşünmedik. Örneğin 2007 yılında Bank Austria için HVB’nin azınlık hissesini aldık ve bunun lansmanını yaptık. Eğer konjonktürün değişeceğini görmüş olsaydık bu işlemi yapmaz, beklerdik. Tabii hiç kimse krizin bu kadar derin olacağını düşünemedi. Hatırlarsanız krizin başlangıcında, yani 2007’nin ikinci yarısında herkes krizin etkisinin 2008’in ikinci yarısında geçmeye başlayacağı yönünde görüş belirtiyordu. Şimdi 2009’dayız ve kriz hala devam ediyor. Kriz, Lehman Brothers’dan sonra gerçekten çok zorlayıcı olmaya başladı. Lehman Brothers’ın batışı dünyayı önemli ölçüde değiştirdi. Güvende inanılmaz bir düşüş yaşandı. Sadece finans sektöründe değil, tüketici sektörlerinde ve tüketici davranışlarında da aynı güven düşüşü gerçekleşti. Şimdi esas mesele tekrar güven kazanmakta.  
  • 1
  • 2
  • 3

  • Etiketler:

    İsminiz:

    Yorumunuz:


    FOTO HABER