Capital'e abone olun.
GÜÇLÜLER KLÜBÜNE YENİ ÜYELER KATILDI

Güçlüler Klübüne Yeni Üyeler Katıldı

Aralarında dev grupları yönetenler var. Binlerce kişiye iş sağlıyor, ülkeye milyonlarca dolar kazandırıyorlar. Bir bölümü yaptığı ihracat ile liderlik koltuğunda. Kimisinin ise sahip olduğu şirketl...

Son Güncelleme: 01.09.2004

Aralarında dev grupları yönetenler var. Binlerce kişiye iş sağlıyor, ülkeye milyonlarca dolar kazandırıyorlar. Bir bölümü yaptığı ihracat ile liderlik koltuğunda. Kimisinin ise sahip olduğu şirketlerin yanı sıra özel bir etkisi var ve her yorumu yankı uyandırıyor. Bazıları sivil toplum örgütleri aracılığıyla üyelerinin sesini duyuruyor, iş dünyasını temsil ediyor, baskı gurubu oluşturuyor. İşte bu kişilerin ortak özelliği, Türkiye çapında büyük bir “güç” (Power) sahibi olmaları… Capital, geçtiğimiz yıl olduğu gibi, Türk iş dünyasının en güçlü 30 işadamı ve yöneticisini belirledi. Listede özellikle üst sıralarda önemli değişiklikler dikkati çekiyor.

GÜÇLÜLER KULÜBÜ’NE YENİ ÜYELER KATILDI
 
Güç zamanın her diliminde farklı tanımlandı, farklı göstergelerle ifade edildi. İlk çağlarda tamamen fiziksel güç olarak algılanırken daha sonra toplumsal statülere göre belirlenmeye başlandı. Özellikle liderlerin güç ve etkinlik seviyeleri her dönemde tartışıldı. Artık liderlerin gücünün doğuştan geldiğine inanılan dönem geride kaldı. Bugün gücü yalnızca fiziksel özelliklerle ya da toplumsal statüyle ilişkilendirerek tanımlamak olanaklı değil. İş dünyasında güçlü olmak için kazanılmış becerilere ve kişisel özelliklere ihtiyaç var.

Dünyanın önde gelen yönetim gurularından Warren Bennis, liderlerin tek başlarına olduklarını ve bu şekilde kabul edildiklerini söylüyor. Bu nedenle de güçlerini oluşturan unsurlardan biri olan koalisyon kurmanın ne kadar önemli olduğunun unutulduğuna dikkat çekiyor. Bennis sözlerine şöyle devam ediyor:

“Özgür toplumlarda liderlik, fikir birliği yaratmak ve koalisyon kurmaktan ibarettir. Liderlik hiçbir zaman tek taraflı değildir. Bireyler öncelikle bir vizyon oluşturarak, sonrasında da bu vizyonu diğerlerine satarak lider olurlar. Bireyler liderlik etmeye çok hevesli olabilirler. Ama liderler, ne kadar güçlü görünürlerse görünsünler, ancak takipçilerinin kalplerini ve düşüncelerini kazandıklarında gerçek güçlü lider olurlar.”

Gücün kaynakları farklı
Günümüzde iş dünyasında güç pek çok kaynaktan gelebiliyor. Kimi yönetici ya da liderler güçlerini karizmalarından, kimileri sahip oldukları mal varlığından, kimileri de sivil toplum örgütlerindeki etkinliklerinden alıyor. Liderlerin, yönetimlerindeki şirketlerinin ya da çalışanlarının sayısı, güçlerini oluşturabildiği gibi, iş dünyasında ve ülke politikalarının belirlenmesinde etkili lider ve yöneticiler de güçlü olarak nitelenebiliyor.
TÜSİAD eski başkanı ve Anadolu Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan, bu isimlerden biri. Özilhan TÜSİAD Başkanı olduğu dönemde Ankara üzerinde oldukça etkili bir isimdi. Başkanlığı devretmesinin ardından da bu etkinliği devam ediyor. Çünkü, başında olduğu şirketler grubu bugün Türk ekonomisinin temel taşlarından biri niteliğinde. Bir diğer isim ise Akkök Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Dinçkök. Dinçkök de iş yaşamındaki etkinliğinin yanında sivil toplum örgütlerine verdiği destekle güç kazanıyor.

Güç verilmez, alınır
İş dünyasında güç kaynaklarının yanında gücün nasıl ortaya çıktığı da önem taşıyor. Liderler ya da yöneticiler bulundukları konuma geldiklerinde doğrudan güç sahibi olmuş gibi görünseler de işin aslı böyle değil. Heidrick&Struggles Türkiye Yönetici Ortağı Ayşegül Aydın, yöneticilere asıl olarak otorite ve yaptırım gücü verildiğine dikkat çekiyor. “Güç verilmez, alınır” diyor. Aydın’a göre, gücü kişinin kendisinin yaratması gerekiyor. Ama en ideal olan gücün ve otoritenin aynı yerde toplanması.

Stanford Üniversitesi’nde öğretim üyesi olan ve yönetim dünyasının bir numaralı isimleri arasında yer alan Prof. Jeffrey Pfeffer ise gücü liderliğin bir parçası olarak tanımlıyor. Bunun nedeni olarak da liderliğin, işlerin yerine getirilmesini sağlamak anlamına gelmesini gösteriyor. “Bu da genellikle diğerlerini, işin yerine getirilmesine yardım etmeleri için etkilemeyi gerektirir” diyen Pfeffer, “Dolayısıyla başarılı ve etkili liderler diğerlerini etkileri altına alarak yapılması gereken her şeyin yerine getirilmesini sağlayabilmelidirler. Güç ancak bu şekilde kendini gösterir” yorumunu yapıyor.

Güç için neler gerekli?
Peki liderler bu gücü nasıl ele geçirecekler? Bu aşamada en kritik konu bu oluyor. Ayşegül Aydın, bir lideri güçlü kılan, onu lider yapan ve otoriteyle bir araya getiren birkaç gerçek olduğunu belirtiyor. Bunlardan birincisi otoriter ve güç sahibi olan liderin bilgi akışını kontrol edebilmesi, merkezi bir noktadan her yeri izliyor, görüyor ve anlayabiliyor olması... Bunun yanında bilgi odağı olması da şart. Aydın, “Türkiye’de pek çok yöneticide maalesef bilgi eksikliği olduğunu görüyoruz. Sadece konumlarını ve otoritelerini kullanarak iş yapmaya çalışırlar ama derinlemesine bilgi sahibi değildirler” diyor.

Liderlerin güç sahibi olabilmeleri ve bu gücü koruyabilmeleri için sürekli okuyup araştırmaları ve kendilerini bir öğrenci konumunda görmeleri gerekiyor. Çünkü, güçlü ve gerçek bir liderin aynı zamanda bilgi odağı olması da şart. Aydın’a göre güçlü bir lider, başkalarını ödüllendirebilme yeteneğine de sahip olmalı. Her şeyi kendisinin yaptığını düşünüp tüm ödüllendirmeyi kendi üzerinde toplamak yerine ekibinin de bu başarıda pay sahibi olduğunu yadsımamalı. İnsanları yetiştirmeli, onların güvenlerini pekiştirmeli ve başarıyı onlarla paylaşmalı.

Türkiye’nin en güçlüleri
Capital’in “İş Dünyasının En Güçlüleri” araştırması, Türkiye’nin en güçlü isimlerini bir araya getirmesi açısından büyük önem taşıyor. Türkiye’nin her alanda önde gelen isimlerinin görüşlerine başvurularak gerçekleştirilen bu araştırmada, iş dünyasının en güçlü 30 ismi, neden güçlü oldukları da açıklanarak sıralanıyor.
hed



 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 




2004 yılının en güçlü isimleri arasında ilk sırada geçtiğimiz yıl olduğu gibi, yine Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç var. Koç, 2003 yılı konsolide cirosu 11.1 milyar dolar olan holdingde, her ne kadar işleri oğlu Mustafa Koç’a devretmiş olsa da, etkinliğini sürdürüyor. Ayrıca Ankara üzerindeki etkisi de oldukça büyük.

İkinci sırada ise, amcası Sakıp Sabancı’nın vefatından sonra Sabancı Holding’in yönetim kurulu başkanı olan, Güler Sabancı var. Çalışma yaşamına Lassa’da başlayan Güler Sabancı, 14 yıldır Kordsa genel müdürüydü. Şimdi ise 5 kıtada yatırımları olan, Türkiye’nin en önemli holdinglerinin başında. 40 bine yakın kişiyi istihdam etmesiyle Türkiye’de pek çok dinamiği etkileyen Sabancı Holding’in bir numaralı ismi.

Medya da güç kaynağı
Bu yılki listede medyanın getirdiği bir güç olduğu gerçeğiyle karşı karşıya kalıyoruz. Çünkü sıralamada yer alan 4 isim, aynı zamanda büyük medya kuruluşlarının da patronu. Bunlardan biri sıralamada üçüncü olan Aydın Doğan. Doğan Şirketler Grubu Başkanı olan Doğan, gazeteleriyle her gün milyonlarca kişiye ulaşıyor. Ayrıca, televizyon ve radyo kanalları ve dergileriyle de Türkiye’de hem iş dünyası hem de Ankara üzerinde büyük etkiye sahip.

Doğuş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk de bir medya patronu olarak iş dünyasında güç kazanıyor. Listede yer alan bir diğer güçlü medya patronu ise bu alana yeni girmiş olan Turgay Ciner. Ciner, sahibi olduğu Sabah Gazetesi ve ATV ile Park Holding’den gelen gücünü ve etkinliğini pekiştirdi.

Bir dönem dünyanın en zengin işadamları listesinde yer alan Mehmet Emin Karamehmet, son dönemde kötü günler geçirmesine rağmen gerek Türkiye’nin en büyük GSM operatörü Turkcell, gerekse sahibi olduğu gazete ve televizyonlarla iş dünyasındaki gücünü ve etkinliğini koruyor.
Finans güç getiriyor.

“İş Dünyasının En Güçlüleri” sıralamasında finans sektöründen 7 isim bulunuyor. Türk bankacılık sektörünün bir dönem en önemli ismi olan Engin Akçakoca’dan BDDK başkanlığını devralan Tevfik Bilgin, bugün bankacılık sektörünün bir numaralı sorumlusu olarak büyük bir güce sahip.

Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Ersin Özince ise aynı zamanda 56 şirkette doğrudan, 64 şirkette dolaylı iştiraki bulunan, aktif büyüklüğü 31.6 katrilyon olan İş Bankası’nın genel müdürlüğünü yürütüyor.
Akbank Yönetim Kurulu Başkanı ve Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Erol Sabancı da Türkiye’de muhafazakar bankacılık” akımının temsilcisi olarak öne çıkıyor, sektörün en etkili isimlerinin başında geliyor.

Fiba Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Özyeğin, Pamukbank ve Yapı ve Kredi Bankası’nın genel müdürlüğünün ardından Finansbank’ı kurarak patronluğa geçti. Geçmişten gelen deneyimleriyle gücü ve etkinliği yüksek.

Türkiye’nin üçüncü büyük bankası Garanti’nin genel müdürü Ergun Özen, son dönemde büyük atak yapan HSBC Bank genel müdürü Piraye Antika ve TMSF Başkanı Ahmet Ertürk de finans sektöründen sıralamaya giren diğer güçlü isimler.

Listede 5 CEO var
Listeye yeni giren isimlerden biri olan Cahit Paksoy, Aycell ve Aria’nın birleşmesinden doğan Avea’nın CEO’su. Avea ile 1 yıl içinde GSM pazarının yüzde 25’ini ele geçirmek gibi iddialı bir hedefi var.

Doğan Holding CEO’su Tufan Darbaz da iş dünyasında son yıllarda en etkili yöneticiler arasında yer alıyor. 13 bin çalışanı ve 11 halka açık şirketi ile Türkiye’nin en büyük holdinglerinden birinin başındaki isim.
Celal Metin ise 2003 yılında Sabancı Holding’in CEO’su ve yönetim kurulu üyesi oldu. Bu konumu iş dünyasındaki etkinliğinin artmasını sağladı. Ayrıca uluslararası girişimci kimliği de ona güç getiren bir başka unsur.
Koç Holding CEO’su Bülend Özaydınlı, Koç Grubu’nun gelecek hedeflerini belirleyen isimlerden biri. Gruba bağlı 103 şirketi ve 75 markayı yönetiyor. Bu şirket ve markaların başarılarında onun stratejilerinin payı büyük.

Türkiye’nin en büyük medya kuruluşu olan Doğan Yayın Holding’in CEO’su Mehmet Ali Yalçındağ’ın yönetiminde 2 ulusal, 1 uluslararası ve 2 kablolu TV kanalı, 8 gazete ve 3 radyo istasyonu ile 23 dergi var. Bu da önemli bir güce ve etkinliğe sahip olmasını sağlıyor.

JEFFREY PFEFFER/Stanford Üniversitesi

“GÜÇLÜ LİDERİN ÖZELLİKLERİ”

LİDER KİMDİR? Liderler başkalarıyla birlikte ya da onlar aracılığıyla çalışarak, onlara enerji vererek işlerin yapılmasını sağlayan kişilerdir. Başarılı liderler insan psikolojisini ve duygularını anlayabilir. Kendilerini, kendi duygularını, bu duyguların yansımalarını yönetebilirler. Çünkü örneğin korku ya da sinir gibi duygular, bu duyguların yansımaları başkalarına erişmeye engel olabilir.

BİREYSEL ÖZELLİK ÖNEMLİ “Managing with Power” (Güç ile Yönetmek) adlı kitabımda gücün pek çok kaynağı yer alıyor ve bu kaynaklar tanımlanıyor. Gücün kaynaklarından bazıları, bireysel özelliklerle yakın ilişki içindedir. Bu bireysel özellikler elbette çaba ve denemeyle bir düzene sokulabilir ve ortaya çıkarılabilir. Enerji ve fiziksel dayanıklılık bunlardan biridir.

TUTKU SAHİBİ OLMALILAR Ayrıca sadece bazı temel şeylere odaklanmak, gerektiğinde anlaşmazlıkları tolere edebilme becerisi de önemlidir. Güçlü liderler birisinin egosunu gizleyerek diğerlerinin de kendilerini iyi hissetmelerini sağlayabilmelidir. İçinde bulundukları endüstriler ve kurumlar hakkında bilgi sahibi olmaları, işlerine tutkuyla bağlanmaları gerekir.

İLETİŞİM GÜÇ GETİRİR Güç aynı zamanda, kişinin sosyal yapı içindeki konumundan da gelir. Bunu sadece hiyerarşik pozisyon olarak almak hatalı olur. Diğerleriyle iyi bağlantılar içinde olan, iletişim yapısında merkezde yer alan kişi de güç sahibi olabilir. Bir kişi daha güçlü bir alt birimdeyse, kurumu içinde bulunduğu belirsizlikten kurtaracak kaynaklara ve gereçlere erişimi varsa o kişi de güçlüdür. Ayrıca kuruma kritik kaynaklar kazandıran kişiler de aynı zamanda güç sahibidirler.

AYŞEGÜL AYDIN/Heidrick&Struggles

“GÜCÜ OLUŞTURAN UNSURLAR”

REFERANS GÜCÜ OLMALILAR Güçlü bir liderin başka güçlü olan tepe isimlere yakınlığı çok önemlidir. Bu tüm dünyada geçerli ve buna referans gücü deniyor. Güçlü liderlerin referans noktası haline gelmeleri ve başka referans noktası insanlarla tanışmaları, yakın ilişkide olmaları önemli.

TAKİPÇİ YARATMALARI GEREK Lideri güçlü kılan şeylerden biri de aşağıdan yukarıya giden otoritedir. Güçlü bir liderin takipçiler, destekçiler yaratabilmesi, insanların kendisini takip etmesini sağlayabilmesi gerekiyor. Liderliği ve gücü meşru kılan şey takipçiler yaratabilmek, insanlara fikirlerini kabul ettirmek, o fikirlere inanmalarını sağlamaktır. Bu şekilde tepeye, gerçek güçlü liderliğe ulaşılabilir.

YENİ GÜÇ UNSURLARI 21’inci yüzyılın gücü oluşturan unsurlara ek olarak getirdiği şeyler var. Bunlar arasında esneklik, hızlı uyum sağlayabilme, açıklık, şeffaflık, hız, risk alabilme, otoriterlikten çok paylaşımcı yönetim tarzı benimseme bulunuyor. Başkalarına emrederek bir şeyler yapmak yerine onlara bazı şeyleri öğreterek, hizmet sunarak kendini kabul ettirebilmek gücü pekiştiriyor.

VİZYONER, YENİLİKÇİ LİDER Kendi kendisini yöneten şirketlerde iyi kurulu bir düzen şirketin kendi kendisini verimli kılmasına, yönetebilmesine yardımcı oluyor. Şeffaflık ve kurumsal yönetişim de doğru işletildiğinde aslında çok kuvvetli ve otoriter liderlere gerek kalmamış oluyor. Güçlü liderlerin vizyoner olması, her şeyin sürekli değiştiğini bilmesi, yeniliklere açık olması ve yenilikleri izlemesi gerekiyor.

N. ASLI TEKİNAY
atekinay@capital.com.tr

  

Etiketler:

İsminiz:

Yorumunuz:


FOTO HABER