Capital'e abone olun.
OFİSİNE POZİTİF FENG SHUİ ENERJİSİ KATTI

Ofisine Pozitif Feng Shui Enerjisi Kattı

Feng-Shui, yaklaşık 5 yıldır Türkiye’nin gündeminde. Başarı, sağlık ve zenginlik getiren bir felsefe olarak tanımlanıyor. Bu felsefeyi benimseyen, hatta hayatını buna göre şekillendiren pek çok kiş...

Son Güncelleme: 01.03.2009

Feng-Shui, yaklaşık 5 yıldır Türkiye’nin gündeminde. Başarı, sağlık ve zenginlik getiren bir felsefe olarak tanımlanıyor. Bu felsefeyi benimseyen, hatta hayatını buna göre şekillendiren pek çok kişi mevcut. Superonline Murahhas Azası Savaş Ünsal ve eşi Ferda Ünsal da bu yöntemin sihrine inananlardan. Ferda Ünsal, bu felsefeyle 17 yıl önce tanışmış. O gün bugündür de ailesinin yaşam çizgisini bu felsefe doğrultusunda oluşturmayı tercih ediyor. Hatta bu işi Türkiye’de profesyonel olarak yaparak başkalarının hayatına da dokunuyor. Ünsal’a göre kader denilen doğuştan gelen şansın hayat üzerinde sadece yüzde 35’lik bir etkisi var. Onun dışındaki tüm şansı kendimizin yarattığına inanan Ünsal, “Feng-Shui de bu şansı yaratmak için en uygun yöntem” diye konuşuyor.

Feng-Shui’yi sadece mekan düzenlemesi olarak tanımlayanlar yanılıyor. Bu Uzakdoğu felsefesi, aynı zamanda kişilerin yaşamını da değiştiriyor. Hatta bu felsefeye inanan çoğu kişi, hayatlarının olumlu yönde geliştiğine inanıyor. Bu yöntemi iş hayatında uygulayanların sayısı da her geçen gün artıyor. Superonline Murahhas Azası Savaş Ünsal da bu isimlerden biri. Aslında Ünsal, eşi Ferda Ünsal’ın bu işle profesyonel olarak ilgilenmesiyle bu konuya merak salmış. Ferda Ünsal ise Feng-Shui ile ilk kez 17 yıl önce tanışmış ve hayatı o günden sonra tam anlamıyla değişime uğramış.

hedMekanların yogası olarak tanımladığı Feng -Shui’nin her ortama nefes aldırdığını söyleyen Ferda Ünsal, “Feng-Shui, her türlü enerjiyi gözlemlemeyi sağlıyor” diye konuşuyor. Feng-Shui’yi kısaca, tıkanmış yerlerdeki enerjileri açma, olumsuz enerjiyi de önleme yöntemi olarak tanımlıyor. Bu sayede kişisel mutsuzlukların giderilebildiğini, hastalıkların düzelebileceğini ve hatta hayatın tümüyle yoluna girebileceğini düşünüyor.

Superonline Murahhas Azası Savaş Ünsal’ın eşi Ferda Ünsal’la Feng-Shui ile nasıl tanıştığını ve bu felsefenin hayatlarını nasıl değiştirdiğini konuştuk:

*Ne zamandan beri Feng-Shui ile ilgileniyorsunuz?
Ben 1987 yılında Kanada’dan Malezya’ya gittim. Savaş, benden daha önce gitmişti. Daha sonra ailemizi genişletmeye karar verdik. 1988’de bir kız çocuğumuz oldu. 1992 yılında oğluma hamileyken Feng-Shui ile ilgili konulara yöneldim.

*Peki neden Feng-Shui’ye yönelme ihtiyacı hissettiniz?
O dönem Savaş’ın işlerinde çok istemediğimiz yönde gelişmeler oldu. Hep beklememiz ve sabretmemiz gerekiyordu. Açıkçası biraz bunalmıştık. Ben de Feng-Shui ile ilgili konulara merak saldım ve araştırmaya başladım. Kitaplar okudum ama yetmedi. Sonra bu işleri öğreten 70 küsur yaşında birisini buldum. Daha sonra Malezya’da ilk kez kendi uygulamamı gerçekleştirdim. Ailecek çok olumlu sonuçlar aldık. Türkiye’ye 1998’in sonlarında geldik. Ben Feng-Shui’yi insanlara anlatmaya başladım. Türkiye’de bu konularla ilgili hiçbir çalışma yoktu. Çoğu kişi bana, “Bu işi Türkiye’de yapma. Yanlış anlayabilirler. Din ya da falcılık gibi görülebilir” dedi. Bu konuyla ilgilendiğim duyulunca bana söyleşi teklifi geldi. O söyleşiden sonra bu işi meslek edinip Türkiye’de profesyonel anlamda yapmaya başladım. Feng-Shui Dünyası’nı biz 5 yıl önce kurduk. Evlere, iş yerlerine, otellere, ofislere ve alışveriş merkezlerine danışmanlık yapıyoruz. Şirketlere eğitim seminerleri veriyoruz. Talep çoğalmaya başladı.

*Feng-Shui felsefesinin temelinde neler yatıyor?
Biz sihir yapıyoruz. Feng-Shui, çok eski bir felsefe. Yaklaşık 3 bin 500 yıl önce Çin’de uygulanmaya başlanmış. Çok önceden, evleri arazilerin üstüne yerleştirirken “Ne şekilde yerleştirelim de bize şans getirsin” diye düşünmüşler. Ayrıca mezarlar nasıl konumlansın ki oradan gelecek olan iyi şans, gelecek nesillere geçsin diye araştırmışlar. Pusulayı bulduktan sonra da bu yöntemi daha sağlıklı kullanmaya başlamışlar. Feng rüzgar, Shui su demek. Bunlar evrende akıcı olan, kontrol edilmediği zaman yıkıcı ama kontrol edildiğinde de yapıcı olan iki çok büyük enerji. Feng-Shui, mekanlara uygulanıyor. Biz bedenimizi sağlıklı tutmak için yoga ya da meditasyon yapıyoruz. Kimi namaz kılıyor kimi başka yöntemler kullanıyor. Feng-Shui de aslında mekana yoga yaptırmayı sağlıyor. Mekanın doğru nefes almasını, enerjilerini gözlemlemeyi sağlıyor. Eğer tıkanmış yerler varsa oradaki enerjileri açma, olumsuz enerjiyi de önleme yöntemi diyebiliriz.

*Bu yöntemi pratikte nasıl uyguluyorsunuz?
Önce o mekanda yaşayan kişilerin doğum tarihlerini alıyoruz. Mekanın ölçekli planını çıkarıyoruz. Bir de pusulamız var. O plan üzerinde o kişileri o mekana koyduğumuz zaman, kişilerle ilgili tüm enerji hareketini görebiliyoruz. Sağlıkla ilgili, işle ya da aileleriyle ilgili sorunları görebiliyoruz. Tüm bunların haritasını çıkarıp ona göre bir düzenleme gerçekleştiriyoruz.

*Feng-Shui ile birlikte sizin hayatınızda ne gibi değişiklikler oldu?
Bu felsefenin Malezya’da işle ilgili sıkıntılar yaşadığımız dönemde bize çok olumlu yansımaları oldu. Türkiye’ye döndüğümüzde İstanbul’daki evimizde de bu felsefeyi uygulamaya devam ettim. Olağanüstü güzel günler geçirdim. Daha sonra aynı sitenin içinde bir ev aldık. O evde de bir sürü şeyi değiştirdim. Örneğin giriş kapısının üstünde yani ikinci katta tuvalet ve banyo vardı. Feng-Shui felsefesinde bu, çok olumsuz bir etki yaratır. Bu durumu ağzı üzerine burnu akan bir insan gibi düşünebilirsiniz. Yani devamlı tuvaletten gelen sular, kötü bir enerji yaratır. Evin bereketini götürüyor. Ben tuvalet ve banyoyu iptal ettim. Orayı giyim odası yaptım. Giriş kapısından sonra iki kapı daha vardı. Kapıdan girdiğimizde bir kapı açıyor, salona giriyorduk, bir kapı daha açılıyor mutfağa giriyorduk. O aradaki kapıyı da kaldırdım. Çünkü direkt kapılardan gelen enerji çok hızlı ve diktir. Bir kapıyı açarsınız karşınıza bir kapı daha, yani bir engel daha çıkar.

* Bu felsefenin hayatınıza getirdiği somut olumlu etkilerden bahsedebilir misiniz?
Bizim hayatımızda her şey çok iyi gidiyor. Aslında hayatımızın kontrolü bir yere kadar bizim elimizde. Kader dediğimiz doğuştan gelen şansın yüzde 35 etkisi olduğunu düşünüyorum. Onun dışındaki tüm şansı biz kendimiz yaratıyoruz. Feng-Shui de bu şansı yaratmak için ideal bir yöntem. Ben bunu kendi yaşam felsefem haline getirdim.

*Savaş Bey’in iş yerini de Feng-Shui felsefesi ile mi düzenlediniz?
Evet onun iş yerini de Feng-Shui’ye göre düzenledik. Savaş, hep şirketi birleştirmek istiyordu. Bunu gerçekleştirdikten sonra yeni binaya geçtiler. Burayı düzenledik. Yeni binaya gelen herkes burada çok güzel bir enerji var diyordu. Çok renkli bir ofisti. Genellikle ofislerde yorgun enerjiler vardır. Biz yeni ofisi çok canlı bir hale getirdik. Yeşil, kırmızı, turuncu renklerini kullandık. Bölüm ve departmanlara göre bu renkleri düzenledik. Bir şirkette her bir çalışana göre bir ayarlama yapmanız mümkün değil ama hangi departmanda hangi iş varsa ona göre Feng- Shui uygulayabiliyorsunuz. Yöneticilerin kendi özelliklerine göre düzenleme de yapabiliyorsunuz. Masalarında oturma pozisyonlarını, burçlarından yola çıkarak düzenliyor, onlara en iyi enerji ortamını yaratmaya çalışıyoruz.

*Feng-Shui felsefesine göre bir evin düzeninde en belirgin özellikler neler olmalı?
Bazı insanlarla karşılaştığınızda iyi elektrik alamadığınızı söylersiniz. Mekanlar da aynı insanlar gibidir. Bir mekana kapıdan girdiğiniz zaman hemen bir enerji alırsınız. Bunu bilimsel olarak kağıda döküp, etkileri ölçmeniz ve görmeniz mümkün. Hissetme olayı her yerde var. Kapıdan içeriye girdiğinizde ilk karşınıza çıkacak olan şey çok önemli. Hayatta karşımıza çıkan şeyler gibi... Örneğin kapıdan içeriye girildiğinde ayna var. Bu hiç iyi bir enerji değil. Çünkü aynaya gelen enerji aynadan yansıyarak tekrar dışarıya çıkar. Onun için Uzakdoğu felsefelerinde aynalar kapının yan konumlarında yer alır. Tuvalet ve banyolar evlerde kaçınılmaz bölgeler. Bunların olduğu yerlerde mümkün olduğu kadar enerjiyi artırma eğilimi değil bastırma eğilimi yapıyoruz.

*Peki Feng-Shui uygulandıktan ne kadar zaman sonra kişinin hayatında etkileşimlerini görmek mümkün?
İnsanlar hep sihirli değneği elimize alıp o mekana değdirdikten sonra Sinderella’nın hikayesi gibi burada bir şeyler değişecek sanıyor. Bu uygulamayı yaptıktan sonra en az 3-4 hafta beklemek lazım.

“İşime Olumlu Katkısı Oldu“

Superonline Murahhas Azası/ Savaş Ünsal

Donald Trump Bile Kulanıyor
Feng-Shui’nin iş hayatına uygulanması Uzak Doğu’da oldukça fazla. Çinliler yeni yapacakları bir iş yeri merkezini ilk olarak Feng-Shui uzmanına gösterir, ondan sonra o mekana adım atarlar. Donald Trump bile yeni otellerini Feng-Shui uzmanlarının önerilerine göre yaptı. Çinliler’in her şeyi Feng-Shui’ye göre ayarlanmış durumda. Feng-Shui’nin benim işime de çok olumlu katkıları oldu.

“Enerjisini Paylaşıyor”
Eşim Ferda bu işle profesyonel olarak uğraşıyor. Onun her zaman pozitif bir enerjisi vardır. Enerjisini insanlarla paylaşan bir yapıya sahiptir. İnsanlar da Ferda’nın enerjisine inanarak hayatlarında yaşayabilecekleri değişikliklere daha çok inanıyor. Örneğin, bir kadın Ankara’dan Ferda’nın seminerlerinden birine gelmişti. İşini ve eşini kaybetmişti, çocuğu da hastaydı. Ferda, hiçbir maddi karşılık beklemeden Ankara’ya, evlerine bakmaya gitti.

İnsanların Mutluluğu Önemli
Bir gün o kadın için Ankara’da kaldı. Çocuğunun odasında birtakım değişiklikler yaptı. Ferda, Gandhi gibi bir kadın… Çocuğun doğum yılına göre, nerede yatması gerektiğini saptadı. Çocuğun renkleri ortaya çıkarıldı. İnanmayacaksınız 6 ay sonra kadının çocuğu iyileşmiş, kadın yeni bir iş bulmuş, işte yeni birisi ile tanışmıştı. Ferda’yı arayıp “Siz benim hayatımı değiştirdiniz” demiş. O, bu işi sadece insanların mutluluğu için yapıyor.

“Superonlıne’ı Feng-Shui’ye Göre Düzenledik”

Superonlıne Murahhas Azası/ Savaş Ünsal

Satışçı Ateşli Olmalı
Şirket olarak Superonline’ın yeni binasına geçtiğimiz zaman, eşim Ferda’dan binanın enerjisine bakması için ricada bulundum. Öncelikle her katta farklı departmanlar var. Bu nedenle departmanın başındaki kişiler önemliydi. Ferda, onların pusulaya göre nereye doğru oturması, yüzlerinin nereye dönük olması gerektiğine baktı ve bu doğrultuda tasarımlar yaptı. Ardından da bu kişilerin enerjileri konusunda çalışmalar gerçekleştirdi. Örneğin satış departmanı bir şirketin genişlemesi için çok önemlidir. Satıcının “ateşli” olması gerekir. Bu nedenle bu bölüm için kırmızı ve metal renkleri kullandık. Halılar gri renkli, koltuklar ise kırmızı oldu.

Her Bölüme Ayrı Renk
Bu departmanın bir alt katında benim ofisim vardı. Ofisimi kişisel özelliklerime dayanarak oluşturduk. Ferda, benim ofisimin yanındaki finans departmanı için yeşil ve mavi renkleri kullandı. Yani satış bölümü ateşle satarken, finans bölümü de yeşil dolarlar mavi sular gibi aksın diye düşündük. Onun bir alt katında teknik bölüm vardı. İnternet sektöründe hizmet çok önemli. Aynı zamanda kaliteli bir internet altyapısının olması gerekiyor ki insanlar sizden devamlı hizmet alsın. Orayı da turuncu ve toprak rengi halılarla kapladık. Orada da şunu söylemeye çalıştık; Teknik departman ayağınızın bastığı yer. Bu bölümün sağlam olması lazım.

Feng Shui
"İş ve özel yaşamınıza dair isteklerinizi gerçekleştirmek için, ayrıcalıklı Seyahat ve Concierge hizmetleriyle fark yaratan American Express dünyasında tek bir numara size yeter. American Express Seyahat ve Concierge Hattı : 0 212 310 23 15."

Hande Yavuz
hyavuz@capital.com.tr

  

Etiketler:

İsminiz:

Yorumunuz:


FOTO HABER