Capital'e abone olun.

Satanlar Şimdi Nerede?

Barış Küce Limon’a, Erol Simavi Hürriyet’e yıllarını verdi. Kamil Özoflu, bir zamanlar Bozkurt Gıda ile alanında neredeyse rakipsizdi.  Özakat Ailesi, İzmir iş dünyasına adeta damgasını vurmuş...

Son Güncelleme: 01.08.2001

Barış Küce Limon’a, Erol Simavi Hürriyet’e yıllarını verdi. Kamil Özoflu, bir zamanlar Bozkurt Gıda ile alanında neredeyse rakipsizdi.  Özakat Ailesi, İzmir iş dünyasına adeta damgasını vurmuştu... Sadece bu kadar mı? Çok sayıda işadamı yıllarını verdikleri işlerini satıp yeni bir dünyaya yöneldiler. Bazıları hayatın tadını çıkarıyor, bazıları da yeni fırsatlar peşinde koşuyor... Aralarında ikinci baharlarını yaşayanlar da var...

Birleşme ve satın alma yöntemi, çok eski yıllardan beri başvurulan büyüme stratejilerinden biridir... Ancak, son dönemde küreselleşme ile birlikte bu trend giderek yaygınlaşıyor. Belli bir yere kadar büyüyen şirketler, globalleşen dünyada daha fazla rekabetçi olabilmek için sahipleri tarafından daha büyük şirket veya gruplara satılıyorlar. Diğer tarafta ise büyümek isteyenler satın alma yolunu tercih ediyorlar.

Limon Company, Tikveşli, Bozkurt Gıda ve Pamir Gıda’nın satışının temelinde bu gerçek yatıyor. Belli sektörlere girmek isteyen büyük şirketler satın alma yöntemini kullanıyorlar. Bu şirket veya grupların ortaya koydukları “cazip” teklifler de, şirketlerin satılmasında belirleyici olabiliyor. Uzay Gıda’nın Pepsi Co’ya, Karsa Gıda’nın Ülker’e satılması bu gelişmenin bir sonucu aslında.

1990’ların ikinci yarısından itibaren genç girişimcilerin bilişim sektöründe yarattığı hareket ise satın almalara farklı bir yön verdi. Genç girişimcilerin kurduğu bilişim şirketleri, bu alana girmek isteyen büyük gruplar için cazip fırsatlar oluşturdu. Turk Nokta Net, Karma Bilgisayar, Fornet ve Bilkom da büyüklerin ilgisi nedeniyle sahipleri tarafından satıldı.

Bu trendin etkisiyle çok sayıda el değiştirme yaşanırken, bir önemli gerçek göz ardı edildi ya da pek üzerinde durulmadı. Şirketlerini satan işadamlarından bir bölümü işlerini devam edip, kamuoyunda görülürken, bir kısmı adeta ortadan yok oldu, farklı alanlara yöneldiler. Capital, işte bu işadamlarını, şirketlerini satıp gözlerden uzaklaşanları araştırdı...

Kamil Özoflu’nun özel stratejisi

1990’lı yıllarla birlikte yavaş yavaş başlayan satın alma trendine ilk uyan işadamlarından en dikkati çekenin Kamil Özoflu olduğu söylenebilir. Önce Bozkurt Helva Reçel Sanayi adlı şirketini satan Özoflu Ailesi, ardından kurdukları Pamir Gıda’yı elden çıkarma yoluna gitti. 

Bozkurt Helva Reçel Sanayi, 1933 yılında Cahit Özoflu tarafından kuruldu. Şirketi ailenin ikinci kuşağından Kamil Özoflu yönetti. O dönem Bozkurt hem helva hem de reçel alanında yurtiçinde en çok tanınan markalardan biriydi.

Bozkurt’un yurtiçindeki başarısını Kamil Özoflu yurtdışına da taşıdı. Doğu Avrupa, ABD, Avrupa ve Ortadoğu’daki birçok ülkeye reçel ve helva sattı. Ancak, Kamil Özoflu, Bozkurt’u 1990’lı yılların başında dünyanın gıda devlerinden biri olan Knorr’a, kendi deyimiyle, “çok iyi bir fiyata” sattı.  Kamil Özoflu, “Helvada büyük bir gelecek olmadığını düşündük” diyor.

Kamil Özoflu, Bozkurt’u sattıktan sonra 1993 yılında Pamir Gıda’yı kurdu. “Hemen tüketilen bir ürün” hayalini jel şekerleme ile gerçeğe dönüştürdü. Canla başla çalışan Kamil Özoflu, 8 yılda Pamir Gıda’yı 14 milyon dolarlık ciroya ulaştırdı.

Kamil Özoflu, geçtiğimiz mayıs ayında şirketinin hisselerinin yüzde 76 çoğunluk hisselerini jel şekerlemede dünya devi olan Alman kökenli Harribo’ya sattı. Satış bedelini açıklamayan Özoflu, bu satışının öncekinden farklı bir nedenden kaynaklandığını söylüyor. Globalleşen dünyada tek başına devlerle mücadele edemeyeceklerine inanan Kamil Özoflu, rekabet gücünü artırmak için Pamir Gıda’yı sattığını belirtiyor.

İki şirket satan Kamil Özoflu, Pamir Gıda yönetim kurulu başkanı olarak görevini sürdürüyor. Kelimenin tam anlamıyla çok iyi bir girişimci olan Kamil Özoflu, yakın bir zamanda gıda ambalajı işine girmeyi düşünüyor.

Yeni ekonominin girişimcileri

İzi Adato ve Emre Kurttepeli, yeni ekonomi alanında yetişmiş iki genç girişimci. Onları şirketleri Fornet’i Koç Holding’e satınca tanıdık. İkisi de internetin geleceğine inanıyor.

İzi Adato, İngiltere’de bilgisayar eğitimi aldıktan sonra, Amerika’da bir şirkette sistem analisti olarak çalışmaya başladı. Türkiye’ye 1986 yılında döndü ve daha 23 yaşındayken Enter Bilgisayar’ı kurdu. IBM, Microsoft, HP gibi markaların ürün ve hizmetlerini kullanıcıya ulaştıran Enter Bilgisayar, ayrıca network hizmetleri de veriyor. Bilişim sektöründe son derece başarılı bir grafik çizen İzi Adato, Amerika’dan dönen arkadaşı Emre Kurttepeli internet projesi ile ilgili olarak çalışmaya başladı.

Ortağı Emre Kurttepeli ise ünlü bir sanayici aileden geliyor. Babası Yücel Kurttepeli, Adanalı bir tekstil mühendisi. Ancak, Yücel Kurttepeli, tekstil sektöründe çalışmak istemediği için gaz işine girdi, 1961 yılında İpragaz’ı kurdu. Gaz işi o dönemde boş bir alandı. İşte bu boşluk Yücel Kurttepeli’nin başarısının da temelini oluşturuyor. Bugün Türkiye’nin her bölgesine yayılan İpragaz’ın bin 800 bayisi bulunuyor.

Emre Kurttepeli de babasının işinde 1,5 yıl genel müdür yardımcısı olarak görev aldı. Ancak, gelecek gördüğü internet işinde yükselmek istiyordu. Amerika’daki eğitimi sırasında interneti keşfeden Emre Kurttepeli ile İzi Adato’nu yolları kesişti ve 1996 yılında Fornet’i kurdular.
Kurumsal müşterilere hizmet veren Fornet, iki ortağın başarısıyla çok kısa bir sürede büyüdü.

Bu başarı büyük şirketlerinde dikkatini çekti. İki ortak çok cazip bir teklifle gelen Koçnet’e şirketlerini 7,1 milyon dolara sattılar.

Bugün İzi Adato, Enter Bilgisayar ile çalışma hayatını sürdürüyor. Ayrıca, elektronik ticaret yapan e-store.com ile yoğun bir şekilde uğraşıyor.

Emre Kurttepeli ise şirketini sattıktan sonra kopamadığı internet işine devam etti. Mynet projesi üzerinde çalışmaya başlayan Emre Kurttepeli, 1999 yılının sonunda projesini hayata geçirdi. Türkçe içerikli ilk portal olan Mynet’le Emre Kurttepeli, internet konusunda öncü isimlerden biri oldu. Emre Kurttepeli, interaktif içerik konusunu en erken fark eden isimlerden biri olarak hafızalara yerleşti. 

Limon’un babası şimdi nerede?

Barış Küce, aslında eski bir  basketbolcü. 1978 yılına kadar Ankara Koleji, Fenerbahçe ve Altınordu takımlarında basketbol oynadı. Avrupa sayı kralı olduğu 1978-1979 sezonunda ise basketbolü bıraktı.

Basketbol oynadığı dönemde moda mağazacılığı işine giren Küce, kısa zamanda hazır giyimde marka yaratan önemli isimlerden biri oldu. Uzun yıllar Barış Küce adı altında faaliyetlerini sürdürdükten sonra Tiffany markasını yarattı. 14 yıl bu marka için çalıştı ve sonunda ortağına bırakıp ayrıldı.

Kısa bir süre sonra Limon Company markasıyla iş dünyasına dönüş yaptı. Kendi alanında çok başarılı olan bu mağazalara tam 18 yıl verdi.  Türkiye’deki genç nüfusu spor giyimle tanıştırarak kendi alanında öncü rol üstlendi. Ancak, 2000 yılının sonunda Limon Company’i Boyner Holding’in Beymen, Benetton ve Divarese markalarını yöneten şirketi BBA’ya sattı. Böylece, basketbolde olduğu gibi, bu işe de zirvedeyken veda etti.

Küce, bu tercihini açıklarken, “18 yıl önce yarattığım Limon, artık büyüdü. Harvard’a gitmesi gerekiyor. Bebeğim, Boyner Grubu’na geçerek Harvard’da okuyacağı için çok mutluyum” şeklinde konuşuyordu.

Limon Company satıldığında Türkiye genelinde 14 mağazası bulunuyordu. Satıştan önce 9 mağazasını kapatan Küce, şirketi oğlunun yürütebileceği bir yapıya kavuşturmak istiyordu. Ancak, oğlu sağlık nedenleriyle şirketi yürütmek istemediğini söyleyince, satış kararını aldı. sattı.

Gerçi “Artık zevk almıyorum “diyerek şirketlerini satmıştı. Ancak, Barış Küce, hala aynı sektörde faaliyet gösteriyor. Barış Küce Giyim adlı yeni bir şirketi var ve burada şimdi yeni markalar yaratmak peşinde olduğunu söylüyor.

Onlar dinlenmeyi tercih ediyor

1994 yılında yaşanan ekonomik krizde Doğan Grubu aldığı önlemlerle güçlenerek çıktı. Bu sırada Hürriyet Holding’in sahibi Erol Simavi şirketini satarak medya işinden çıkmayı planlıyordu. Doğan Grubu krizi iyi değerlendirerek medyanın önemli şirketlerinden biri olan Hürriyet Holding’i Erol Simavi’den satın aldı. Basın duayenlerinden biri olan Erol Simavi bu satıştan sonra İsviçre’de yaşamaya başladı. Faal iş dünyasıyla ilgisi ise kalmadı. O dinlenmeyi tercih edenler listesinde...

İpek Sıvı, başını Halit Fuat Alancanlı’nın çektiği 6 ortaklı orta ölçekli bir şirket. Son dönemlerin en cazip alanlarından biri olan su sektöründe faaliyet gösteren şirket, Sabancı Holding’ten gelen cazip teklifi değerlendirdi. Markası Flora’yı ve fabrikasını Sabancı Holding’e 2000 yılının sonunda sattı. Şirket İpek Sıvı adıyla varlığını bugünde sürdürüyor.

Ancak, faaliyetlerine devam etmiyor. Şirketin yönetim kurulu başkanı Halit Fuat Alacanlı ise yurtdışında yaşıyor.

Birtat, süt ürünlerinden yoğurt alanına odaklanan orta ölçekli bir şirket. Merkezi Ankara’da olan şirket, Nurettin İren ve Nizamettin İren tarafından kuruldu. Ankara ve çevresinde kendine önemli bir pazar yaratan şirket, 2000 yılında Sabancı Holding tarafından satın alındı ve Danonesa bünyesine dahil edildi. Birtat markası, Danone tarafından kullanılmaya devam ediyor. Şirketin sahipleri Nurettin ve Nizamettin İren ise henüz yeni bir yatırım yapmadılar.

Karaman bölgesinde Rus pazarına ihracat yapmak için kurulan bisküvi şirketlerinden biri olan Ülfet, Hasan Özdal tarafından kuruldu. Ancak, Rus pazarına yönelik çalışan bütün bisküvi şirketleriyle benzer sorunlar yaşadı. Pazarda beklenen gelişme olmayınca, Ülfet Bisküvi Kombassan Holding’e satıldı. Şirketini sattıktan sonra yeni bir iş kurmayan Hasan Özdal şu anda çalışmıyor.

Yola devam edenler

Türkiye’de son dönemlerin gözde yatırım alanlarından biri de PVC pencere sektörü. Son yıllarda sektöre yönelik irili ufaklı birçok şirket kuruldu. İşte Plaspen de bu alandaki hızlı büyümeden yararlanmak üzere kurulan küçük ölçekli bir şirket. Sahibi ise Remzi Kambur.

Başlangıçta Remzi Kambur esas olarak Makplas adlı şirketiyle makine işiyle uğraşıyordu. Aynı dönemde Plastek adında bir enjeksiyon işine yönelik bir şirketi daha vardı.Remzi Kambur, 2000 yılında şirketi Plaspen’i, Antalyalı Çağlar Plastik’in pencere şirketi olan orta ölçekli Adopen’e sattı. Şirketini satarak pencere sektöründen çıkan Remzi Kambur diğer şirketleriyle iş hayatındaki varlığını sürdürüyor.

Yorgi Toprakçıoğlu, boya sektörünün duayenlerinden biri. Türkiye’nin en büyük boya şirketlerinden biri olan Marshall’ı 1954 yılında 20 kişilik bir atölye olarak kuran Yorgi Toprakçıoğlu, Marshall’ın bugünlere gelmesinde önemli bir rol üstlendi. Daha sonra Akzo Nobel’e hisselerini devrenden Yorgi Toprakçıoğlu, Marshall’dan ayrıldı. Aysan Boya adında yeni bir şirket kurdu. Safran markasıyla boya üreten Yorgi Toprakçıoğlu, ilerleyen yaşına rağmen hala sektörde yer alıyor.

Büyük gruplar ne yapıyor?

Özakat Holding, 1990 öncesinde Yaşar Holding’ten sonra Ege bölgesinin en büyük ikinci grubuydu. 1990 yılına kadar otomobil ve otomotiv yan sanayinde çok etkiliydi. Ancak, daha sonra Ergun ve Melih Özakat kardeşler arasında görüş ayrılıkları yaşanmaya başladı.
Yönetime yeni ortaklar alındı. Bu gelişmeler grubun yok oluşunun da başlangıcını getirdi.

Daha sonra iki kardeş grubun lokomotif şirketleri Ege Bank, Ege Fren ve Ege Endüstri’deki hisselerini Hüseyin Bayraktar Holding’e sattı. Ergun Özakat şu an Çeşme yakınlarındaki Alaçatı’da turizmle ilgileniyor. Melik Özakat ise emekli oldu.

Uzay Gıda’yı alarak 1987’de Ülker’den ayrılan Asım Ülker ile oğulları Faruk Berksan ve Selçuk Berksan, Türkiye’de ilk cips üretimini gerçekleştirdiler. Üretime başladıktan üç ay sonra dünya çerez devlerinden teklif alan Berksan Ailesi, tercihlerini Pepsi Co.’dan yana kullandılar. Çok bir fiyatla gerçekleşen satıştan aldıkları parayla Kar Gıda’yı kuran Berksan kardeşler, şimdi yeni markalarıyla eski markalarına rakip oldular. Kar Şirketler Topluluğu adında gıda, inşaat malzemeleri ve havacılık alanında faaliyetlerini sürdürüyorlar.

Halis Komili, zeytinyağı ve sabun üretiminde gösterdiği performansla öne çıkan başarılı bir isim. 1992 yılında Komili Yağ’ın yüzde 51’ini Unilever’e satan Halis Komili, kalan hisselerini de 1995 yılının sonunda devretti. Halis Komili bu satışlardan elde ettiği geliri diğer şirketlerinde değerlendirdi. Önce sabun üretimini geliştirdi, ardından Komili Su’yu kurarak su sektörüne girdi. Ancak, su sektöründe başarılı olamadı. Komili Su şu an faaliyette bulunmuyor. Halis Komili ayrıca Bilkom adlı bilgisayar şirketinin de yüzde 70 hissesini Koç Holding’e sattı. Halis Komili, sabun üretimine odaklanmış durumda.

Alo ve Mintax markalarının yaratıcısı Dürüst Ailesi, 1987 yılında Procter and Gamble ile ortak oldu. Daha sonra aile bütün hisselerini Procter and Gamble devretti. Şirketi yöneten üç kardeşten Ekrem Dürüst vefat etti. Ali ve Osman Dürüst ise kurdukları Atlas Ofset ve Optika Kimyevi Maddeler adlı iki şirketle iş hayatlarına devam ediyorlar.

 

 


 

  

Etiketler:

İsminiz:

Yorumunuz:


FOTO HABER