Capital'e abone olun.

Yeni ajanda çok zorlu

Türkiye’nin en büyük şirketlerini yöneten 8 CEO’nun zorlu gündemi...

Son Güncelleme: 01.09.2009

“AYNI ANDA pek çok konuyu önceliklendirerek yönetmemiz gerekiyor. Bunlardan en önemlisi büyüme alanlarımızı tespit etmek. Özellikle yurtdışı piyasalarda markalarımızın konumlandırılması ve yönetilmesi öncelikli konularım arasında. Tüm bunları gerçekleştirebilmek için kuvvetli bir tedarik zinciri yönetimine ihtiyaç var. Dolayısıyla tedarik zinciri sürecimiz de ajandamda çok üst sıralarda yer alıyor. Verimlilik projeleri diğer ajanda konularım arasında. Dünya değişiyor, sektörümüz değişiyor. Her şeyin değiştiği bir dönemde, Arçelik’te de bir değişim ihtiyacı var. Bu da bu değişimi sağlayacak çalışmaları yapmamızı, ihtiyacı belirleyip ona göre gerekli tedbirleri almamızı gerektiriyor.”
Arçelik Genel Müdürü Levent Çakıroğlu, “zor ajandasını” yukarıdaki sözlerle anlatıyor. Gerçekten de Çakıroğlu için 2009 ve takip eden yıl zorlu
geçecek. Benzer durum, “Bu yıl kriz nedeniyle stok yönetimi ve risk yönetimine daha çok ağırlık verdik. Daha ziyade fiziksel hedge ile kendimizi korumaya çalışıyoruz” diyen Tüpraş Genel Müdürü Yavuz Erkut için de geçerli. Onun ajandası da zor işlerle dolu. Zamanının büyük bir kısmını riskleri yönetmenin aldığını söyleyen Erkut, “Ajandamın en zorlu maddesi değişen piyasa şartlarında Tüpraş’ın ticari faaliyetlerini konumlandırmak” diye konuşuyor. Çakıroğlu ve Erkut gibi Türkiye’nin dev şirketlerini yöneten CEO’ların ajandası zor işlerle dolu. 2008’de krizle boğuşan CEO’lar, 2009’un ilk çeyreğinde ciddi piyasa daralmaları ile savaştı. Krizin ne zaman biteceği ise hala belli değil. Dolayısıyla dev şirketlerin CEO’larının işi 2009 ve 2010’da, 2008’den çok daha zor.
TÜRKER’İN LİDERLİK HESABI
İşi zor CEO’ların başında Türkiye’nin en büyük akaryakıt dağıtım şirketi Petrol Ofisi’nin CEO’su Melih Türker geliyor. Petrol Ofisi, 2008 yılını yüzde 28,2 büyüyerek 17,2 milyar TL ciroyla kapattı. Ancak petrol fiyatlarındaki gerileme ve sektörün daralması, Petrol Ofisi’nin 2009 ilk çeyrek sonuçlarına yüzde 14’lük ciro azalması olarak yansıdı. Aslında bu ciro düşüşü, sektör ortalamasının altında kaldı. Şirket tüm segmentlerde liderliğini korudu. Üstelik aynı dönemde Petrol Ofisi’nin vergi ve amortisman öncesi kârı yüzde 41 oranında artarak, 204 milyon TL’ye ulaştı. İşte Türker’in işinin daha da zorlaşmasının nedeni bu.
Türker, bu başarıyı 2009’un tamamına yayabilmek ve pazar payını korumak için çalışacak. “Ekip olarak verimliliği artırmak için yoğun çaba harcıyoruz. Masrafları sürekli gözden geçiriyorum. 2008 ve 2009 ilk çeyrekte elde ettiğimiz başarının en önemli nedeni, maliyet kontrolü ve verimlilik çalışmalarımız” diye konuşan Türker, 2009 ve 2010’daki önceliklerine ilişkinse şöyle devam ediyor:
“Her zaman ilk önceliğimiz tüketicilere en üstün kaliteli ürün ve hizmet sunmaya devam etmek olacak. Gündemimin en önemli maddeleri pazar payımızı korumak, sektörün gelişimine yön veren projelere devam etmek ve tüketicilerimize fayda sağlayan uygulamaları sürdürmek.” EPDK’nın akaryakıt fiyatlarına müdahalesini de gündemini meşgul eden en önemli konular arasında sayan Türker, sektörün de kendilerinin de bu durumdan dolayı endişeli olduklarını belirtiyor. Makro bazda ise 2009’u krizin etkisini minimumda tutarak tamamlamayı; 2010 ve sonrasında ise sürdürülebilir büyüme planları doğrultusunda yatırımlarını sürdürmeyi hedeflediklerini ifade ediyor.
KOTİL FIRSAT PEŞİNDE
2008, hava taşımacılığı sektörü için tam anlamıyla dünyada yıkım yılıydı. Tüketicilerin kriz dönemlerinde havayolu dışındaki alternatiflere yönelmesi, dünya havayolu devlerini dar boğaza soktu. Sektörde önemli satın alma ve birleşmeler yaşandı.  
  • 1
  • 2
  • 3

  • Etiketler:

    İsminiz:

    Yorumunuz:


    FOTO HABER